Anasayfa Makale Özel Nitelikli Kişisel Veriler: Mahkûmiyet ve...

Makale

İş hukukunda işçi adaylarının ve çalışanların mahkûmiyet ile güvenlik tedbirlerine ilişkin verileri, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında özel nitelikli kişisel veri olarak kabul edilmektedir. Bu verilerin işlenmesi, ayrımcılığı önlemek amacıyla sıkı şartlara, Kurul kararlarına ve ölçülülük ilkesine bağlanmıştır.

Özel Nitelikli Kişisel Veriler: Mahkûmiyet ve Sabıka Kaydı

İş ilişkisinin kurulması ve devamı aşamalarında işverenler, güvenlik ve işin gereklilikleri sebebiyle işçilerin geçmiş suç kayıtlarını talep edebilmektedir. Ancak, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca kişilerin ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri özel nitelikli kişisel veri statüsündedir. Bu verilerin yetkisiz kişilerce öğrenilmesi, çalışanlar üzerinde telafisi güç zararlara veya çalışma hayatında ayrımcılığa yol açma riski taşır. Dolayısıyla yasa koyucu, mahkûmiyet ve sabıka kayıtlarının işlenmesini standart kişisel verilere göre çok daha sıkı koruma kalkanları ile çevrelemiştir. İşverenlerin veri sorumlusu sıfatıyla bu tür hassas bilgileri işlerken yasal mevzuata, Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli önlemlere ve özellikle dürüstlük kuralı ile ölçülülük ilkelerine riayet etmesi hukuki bir zorunluluktur. Hassas verilerin güvence altına alınması sadece idari yaptırımları engellemekle kalmaz, aynı zamanda işyerinde güvene dayalı sözleşme ilişkisinin temelini de sağlamlaştırır.

Mahkûmiyet ve Güvenlik Tedbirlerine İlişkin Verilerin Hukuki Niteliği

İlgili kanunun altıncı maddesi açıkça kişilerin ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirlerine ilişkin verilerini özel nitelikli kişisel veri olarak sınıflandırmıştır. Bu verilerin başkaları tarafından bilinmesi durumunda işçinin ayrımcılığa maruz kalma ihtimali yüksek olduğundan, yasaklayıcı genel kural bu verilerin işlenmesinin yasak olduğu yönündedir. Ancak kanunlarda açıkça öngörülen hallerde veya ilgili kişinin rızası çerçevesinde işlenmesi mümkündür. İlaveten, öğrenilmeleri halinde doğabilecek mağduriyetleri bertaraf etmek adına, işlenmeleri sürecinde yetkili kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması kesin bir şarttır. Veri sorumlusu statüsündeki işverenler, söz konusu verilerin yetkisiz erişimlere karşı korunmasından ve sadece meşru amaçlar doğrultusunda, aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilerek işlenmesinden birebir sorumludur.

İşe Alım Sürecinde Sabıka Kaydının İstenmesi ve Ölçülülük

İşçi adaylarından sabıka kaydı istenmesi iş dünyasında yaygın bir pratik olsa da, bu bilgilerin toplanması rastgele yapılamaz. İşveren, şeffaflık ilkesi gereği hangi amaçla bu kaydı talep ettiğini ilgili kişiye açıklamalıdır. Toplanan adli sicil bilgileri işin niteliğiyle doğrudan ilgili olmak zorundadır. Aksi yöndeki uygulamalar veri işleme ilkelerine aykırılık teşkil eder. İşverenin mahkûmiyet verilerini toplama sürecini şu temel hukuki sınırlarla çerçeveleyebiliriz:

  • Ölçülülük ve İlgililik: Sadece işin mahiyetinin gerektirdiği suç kayıtları sorgulanmalıdır. Yüksek meblağlı para transferi yapacak işçi için malvarlığı suçlarının sorgulanması meşru bir menfaatken, her pozisyon için detaylı sicil taraması yapılamaz.
  • Aydınlatma ve Şeffaflık: İşçi adayına verilerinin neden işlendiği açıkça ve tereddüde mahal vermeyecek şekilde bildirilmelidir.
  • Veri Güvenliği: Elde edilen sabıka kayıtları yetkisiz üçüncü kişilerle kesinlikle paylaşılmamalıdır.
  • Güncellik ve Silme: İşe alım gerçekleşmezse veya sözleşme sona erdiğinde saklama amacı ortadan kalkarsa bahsi geçen veriler usulüne uygun şekilde imha edilmelidir.

Adli Sicil Kayıtlarının Eksik veya Yanıltıcı Verilmesi

İş görüşmeleri esnasında işçi adaylarının geçmişteki bazı mahkûmiyet durumlarını, iş bulamama kaygısıyla gizleme eğiliminde oldukları bilinmektedir. Eğer aday gerçeğe uygun olmayan bilgiler vererek işvereni yanıltırsa, bu durum iş hukuku kapsamında ciddi sonuçlar doğurur. İşverenin talep ettiği sabıka kaydının temiz olduğunu beyan edip fiilen yüz kızartıcı veya işin mahiyetine engel bir suçtan mahkûmiyeti olduğu sonradan ortaya çıkan işçinin sözleşmesi, işvereni yanıltması sebebiyle haklı nedenle derhal feshedilebilir. Öte yandan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, ceza hükmünün tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kalkması anlamına geldiğinden özel bir sicilde tutulur ve adli sicil belgesinde yer almaz. Bu tür kararların varlığı, kural olarak adayın işe girmesinde aleyhe kullanılamaz ve işverenin bu kaydı bahane ederek iş ilişkisinde ayrımcılık yapması hukuka aykırı kabul edilir.

3 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: