Anasayfa/ Makale/ Mobbingin Psikososyal Doğası ve Eylem Süreci

Mobbingin Psikososyal Doğası ve Eylem Süreci

İş yerinde sistematik psikolojik şiddet olan mobbing, mağdurun çalışma hayatını ve ruh sağlığını sarsan karmaşık bir süreçtir. Bu makalede, mobbingin psikososyal temelleri, uygulayıcı ile mağdurun psikolojik profilleri ve çatışmadan işin feshine kadar uzanan beş aşamalı yıkıcı eylem süreci hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

İş hukuku uygulamalarında sıkça karşılaştığımız mobbing, basit bir iş yeri uyuşmazlığının ötesinde, bireyin sistematik olarak küçümsenmesi, dışlanması ve yoğun bir psikolojik baskı altına alınması sürecidir. Bir eylemin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için, rastgele veya anlık tartışmalardan ziyade, süreklilik ve sıklık arz eden, genellikle en az altı ay boyunca ve haftada en az bir kez tekrarlanan sistematik düşmanca davranışlar bütününü içermesi gerekir. Bu kavram, kaba kuvvetten ziyade mağdurun sosyal izolasyonunu ve pasifize edilmesini hedef alan, somut olmayan ancak yıkıcı etkileri olan bir psikolojik şiddet türüdür. Sürecin psikososyal doğası, işverenlerin gözetme borcu ve işçinin kişiliğini koruma yükümlülüğü çerçevesinde değerlendirildiğinde, olayın sadece bireysel bir çatışma değil, aynı zamanda örgütsel bir yönetim zafiyeti olduğu görülmektedir.

Mobbingin Psikososyal Temelleri ve Tarafların Profili

Hukuki uyuşmazlıkların kökenine inildiğinde, mobbing uygulayanın kişiliği ve mağdurun karakteristik özelliklerinin bu sürecin temelini oluşturduğu görülmektedir. Uygulayıcılar genellikle duygusal zeka eksikliği yaşayan, empati yoksunu, iktidar arzusu güden ve kendi mesleki ya da kişisel yetersizliklerini saldırgan eylemler ile örtbas etmeye çalışan bireylerden oluşmaktadır. Buna karşılık, failin hedefi haline gelen mağdurlar çoğunlukla işlerini mükemmel yapan, örgüte sadakat gösteren, bağımsız ve yaratıcı düşünce yapısına sahip, çevresiyle olumlu ilişkiler kuran başarılı çalışanlardır. Hukuk uygulamalarında mağdurun bu yüksek performans ve dürüstlük özellikleri, failin kıskançlık ve rekabet duygularını tetikleyen ana unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Fail, mağdurun doğrudan şahsına değil, temsil ettiği bu üstün değerlere ve başarılara saldırmakta, kişiyi iş yerinden uzaklaştırmak amacıyla onu kasten çaresizliğe sürüklemektedir.

Psikolojik Tacizin Beş Aşamalı Eylem Süreci

Hukuk literatüründe ve klinik çalışmalarda mobbing, aniden ortaya çıkan bir durumdan ziyade, planlı işleyen beş aşamalı bir eylem süreci olarak kabul edilir. Bu sürecin ilk aşaması olan anlaşmazlık ve çatışma, başlangıçta sıradan bir görüş ayrılığı gibi görünse de zamanla mağdur hakkında yayılan asılsız söylentiler ve itibar zedeleyici kampanyalarla sistematik bir hale bürünür. İkinci aşamada ise durum tamamen açık saldırgan eylemlere dönüşür. Mağdur, doğrudan entrikalara, aşağılayıcı tutumlara ve yoğun psikolojik şiddete maruz kalarak hem bireysel hem de mesleki itibarını kaybetmeye başlar. Bu evrede sergilenen dışlayıcı ve tehditkâr davranışlar, işçinin manevi bütünlüğüne yönelik ağır bir haksız fiil niteliği taşır ve hukuki açıdan kişiliğin ihlali olarak değerlendirilir.

Yönetimin İhmali ve Fesih Süreci

Sürecin üçüncü aşaması, yönetimin devreye girmesi ve ne yazık ki durumu görmezden gelerek faili dolaylı olarak desteklemesidir. Yönetimin bu kayıtsızlığı, işverenin işçiyi koruma yükümlülüğünün açık bir ihlali anlamına gelmektedir. Dördüncü evrede mağdur, yaşadığı stres ve haksızlıklar neticesinde zor insan veya paranoyak gibi yakıştırmalarla damgalanır. Ruh sağlığı bozulan çalışan, kurum içinde tamamen yalnızlaştırılır. Beşinci ve son aşama ise sürecin doruk noktası olan işine son verme veya istifaya zorlanmadır. Yönetimin kasıtlı olarak performansı düşük göstermesi ve haksız disiplin cezaları uygulaması sonucunda mağdur, iş akdini sonlandırmak zorunda bırakılır. Bu noktada mağdurda genellikle travma sonrası stres bozukluğu gibi kalıcı psikolojik hasarlar meydana gelir ki bu durum tazminat davalarının en temel argümanlarındandır.

Aşama Sürecin Adı Psikososyal Özellikler ve Hukuki Etkiler
1. Aşama Çatışma ve Anlaşmazlık Görüş ayrılıkları, asılsız söylentiler ve uyuşmazlığın doğuşu.
2. Aşama Saldırgan Eylemler Sistematik psikolojik şiddet ve mesleki değerin düşürülmesi.
3. Aşama Yönetimin İhmali İşverenin sessiz kalması ve işçiyi gözetme borcunun ihlali.
4. Aşama Damgalanma Mağdurun haksız yere sorunlu ilan edilmesi ve ruhsal yıpranma.
5. Aşama İşin Sonlandırılması Haksız disiplin cezaları, istifaya zorlanma ve TSSB oluşumu.
Patronum bana sürekli takıyor, mobbing sayılması için ne kadar sürmeli? expand_more
Bir eylemin hukuken mobbing (psikolojik taciz) olarak nitelendirilebilmesi için rastgele veya anlık tartışmalardan ziyade, eylemlerin süreklilik ve sıklık arz etmesi gerekir. Hukuki uygulamalar ışığında, bu sistematik düşmanca davranışların genellikle en az altı ay boyunca ve haftada en az bir kez tekrarlanması aranmaktadır. Kaba kuvvetten ziyade sosyal izolasyonu hedef alan somut olmayan eylemler bu hukuki kavrama girer. Dolayısıyla, uzun süreye yayılan ve sizi pasifize etmeyi amaçlayan bu psikolojik baskı bütünü mahkemelerce mobbing olarak değerlendirilir.
İşimi çok iyi yapmama rağmen neden bana kafayı taktılar, dışlıyorlar? expand_more
Mobbing uyuşmazlıklarının kökenine inildiğinde, mağdurların çoğunlukla işini mükemmel yapan, örgüte sadakat gösteren ve yüksek performanslı yaratıcı çalışanlar olduğu görülmektedir. Fail konumundaki kişiler ise genellikle duygusal zeka eksikliği yaşayan ve kendi yetersizliklerini saldırgan eylemlerle örtbas etmeye çalışan bireylerdir. Dolayısıyla fail, doğrudan şahsınıza değil, iş yerinde temsil ettiğiniz bu üstün değerlere ve başarılara karşı kıskançlık güderek size saldırmaktadır. Amaçları, sergilediğiniz yüksek performansı bastırmak ve sizi kasten çaresizliğe sürükleyerek iş yerinden uzaklaştırmaktır.
Durumu üst yönetime anlattım ama hiçbir şey yapmıyorlar, bu yasal mı? expand_more
Üst yönetimin yaşanan sistematik psikolojik şiddete kayıtsız kalması ve durumu görmezden gelmesi kesinlikle yasal değildir ve hukuka aykırıdır. Bu sessizlik, yönetim basamağının faili dolaylı yoldan desteklediği anlamına gelir ve işverenin işçiyi koruma yükümlülüğünün açık bir ihlalidir. Hukuki perspektiften değerlendirildiğinde, sürecin bu aşamaya gelmesi olayın bireysel bir çatışmadan ziyade örgütsel bir yönetim zafiyeti olduğunu gösterir. İşverenin gözetme borcuna aykırı olan bu eylemsizlik hali, meydana gelen zararlardan doğrudan sorumlu tutulmasına zemin hazırlar.
Beni haksız tutanaklarla istifaya zorluyorlar, tazminat hakkım var mı? expand_more
Mobbing sürecinin son aşamasında yönetimin kasıtlı olarak performansı düşük göstermesi ve haksız disiplin cezaları uygulaması, hukuka aykırı sistematik bir eylemdir. Sizi haksız yere "sorunlu" olarak damgalayıp istifaya veya iş akdinizi sonlandırmaya zorlamaları, manevi bütünlüğünüze yönelik ağır bir haksız fiil niteliği taşır. Bu psikolojik şiddet ve baskı süreci neticesinde yaşayabileceğiniz travma sonrası stres bozukluğu gibi kalıcı ruhsal hasarlar, açacağınız davalarda tazminat taleplerinizin en güçlü hukuki dayanağını oluşturacaktır. Dolayısıyla, bu yıkıcı eylem süreci karşısında kişilik haklarınızı korumak ve maruz kaldığınız zararları gidermek adına tazminat davası açma hakkınız kesinlikle bulunmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir