Anasayfa/ Makale/ Mobbingin İşgören Psikolojisi Üzerindeki Yıkıcı Etkisi

Mobbingin İşgören Psikolojisi Üzerindeki Yıkıcı Etkisi

İşyerinde uygulanan psikolojik taciz (mobbing), çalışanların ruh sağlığı ve iş verimliliği üzerinde telafisi güç yıkımlara yol açmaktadır. Bu yazıda, mobbingin işgören psikolojisine olan yıkıcı etkileri, çaresizlik, değersizlik ve duygusal tükenmişlik gibi olumsuz sonuçlar üzerinden hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma yaşamında sıkça karşılaşılan ve hukuki bir ihlal olan psikolojik taciz, bir veya birkaç kişi tarafından bir diğer kişiye yönelik sistematik bir şekilde yürütülen düşmanca ve uygun olmayan davranışlar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Literatürde de vurgulandığı üzere, bu tür sistematik davranışlar sonucunda işgören savunmasız ve çaresiz bir duruma itilmektedir. Hukuki açıdan değerlendirildiğinde, işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğünün ağır bir ihlali olan bu durum, çalışanın fiziksel ve psikolojik iyilik halini doğrudan hedef almaktadır. Çalışma ortamında böylesi bir muameleye maruz kalan çalışanlar, kendilerini sürekli bir tehdit ve baskı altında hissederek, zamanla işyerine olan aidiyetlerini yitirmektedirler. Uzman bir mobbing avukatı perspektifiyle yaklaştığımızda, bu olgunun yalnızca bireysel bir iletişim problemi olmadığını, aynı zamanda çalışanın ruh sağlığını ve bütünlüğünü derinden sarsan, telafisi zor psikolojik yıkımlara zemin hazırlayan kritik bir iş hukuku sorunu olduğunu görmekteyiz.

İşyerinde Mobbingin Neden Olduğu Psikolojik Tahribat

Mobbing mağduru işgörenler, çalışma alanlarında maruz bırakıldıkları sistematik kötü davranışlar nedeniyle yoğun bir psikolojik tahribat yaşamaktadır. Özellikle insanlarla sürekli iletişim halinde olunan ve iş yükünün yüksek olduğu sektörlerde, çalışanların üstleri veya hizmet sundukları kişiler tarafından sürekli şikayet edilmekle tehdit edilmesi, damgalanması ve dışlanması ciddi bir yıkıma yol açar. Bu süreçte çalışanlar, işle ilgili haklı oldukları noktalarda bile işini kaybetme, tutanak tutulması veya işten uzaklaştırma gibi korkularla boyun eğmek ve sessiz kalmak zorunda bırakılmaktadır. Yaratılan bu çaresizlik hali, kişinin çevresine ve kendisine olan saygısını azaltarak derin bir umutsuzluk duygusuna kapılmasına neden olmaktadır. Hukuki boyutta bu tür psikolojik baskılar, işçinin kişilik haklarına açık bir saldırı niteliği taşımakta ve çalışma huzurunu ortadan kaldırmaktadır.

Tükenmişlik, Kaygı ve Değersizlik Hissi

Mobbing sürecinin en belirgin psikolojik yansımaları, çalışanlar üzerinde oluşan değersizlik, kaygı ve duygusal tükenmişlik sendromudur. İşgörenler; sürekli olarak sorgulanamayan, düşünülemeyen ve tartışılamayan bir ortamda, haksız ithamlara ve küçük düşürücü konuşmalara maruz bırakıldıklarında büyük bir ruhsal çöküntü yaşarlar. Kendilerine yöneltilen yalan beyanları ve suçlamaları ispatlamaya çalışırken tükenen çalışanlar, her gün işe giderken içlerinde korku ve ürperti hissederek kendilerini savunmasız bir konumda bulurlar. Yöneticilerin, çalışanın yaşadığı bu zorlukları kişisel sorunlar olarak nitelendirip gerçek psikolojik tacizi örtbas etmeye çalışması, hukuki anlamda oldukça sorunlu bir yaklaşımdır. Ayrıca, mağdurun her gün iş yerinde karşılaşacağı muameleyi düşünerek sosyal kaygı yaşaması, sadece iş performansını düşürmekle kalmayıp aynı zamanda bireyin özel yaşamını da zehirlemektedir.

Psikolojik Etki İşgören Üzerindeki Yansıması
Duygusal Tükenmişlik İş yerindeki sürekli baskı ve çaresizlik hissiyle ruhsal çöküntü yaşanması.
Değersizlik Hissi Küçük düşürücü konuşmalar ve dışlanma sonucu kendine olan saygının azalması.
Yoğun Kaygı ve Stres İşini kaybetme veya asılsız tutanaklarla karşılaşma korkusunun sürekli hale gelmesi.

Mobbingin Psikolojik Etkilerine Karşı Hukuki Değerlendirme

İş hayatında karşılaşılan yıldırma ve baskı politikaları, çalışanların çalışma ortamından tamamen soğumasına, ekstra yorgunluk hissetmesine ve yaptığı işe olan saygısını kaybetmesine neden olmaktadır. Bir işgörenin iş çıkışı alma veya asılsız disiplin süreçleriyle karşılaşma korkusuyla haksızlıklara karşı sessizliğe itilmesi, işverenlerin yönetim yetkisini kötüye kullandığının en belirgin kanıtıdır. İş hukukunun temel prensiplerinden biri, işgörenin kişilik haklarının korunması ve insan onuruna yaraşır sağlıklı bir çalışma alanının tesis edilmesidir. Bu tür yıkıcı psikolojik baskılara maruz kalan mağdurların yaşadıkları yoğun stres ve hissettikleri dışlanmışlık duygusu, hukuki düzlemde mağduriyetin boyutunu gözler önüne sermektedir. Sonuç itibarıyla, mobbing sadece iş akışını bozan sıradan bir etken değil, çalışanın insan onuruna ve ruh sağlığına yapılmış, yasal yollarla mücadele edilmesi gereken ağır bir ihlaldir.

İş yerinde sürekli tutanak tutulmakla ve kovulmakla tehdit ediliyorum, ne yapabilirim? expand_more
İşyerinde üstleriniz tarafından asılsız tutanaklarla veya işten çıkarılmakla sürekli tehdit edilmeniz, mobbingin (psikolojik tacizin) açık bir göstergesidir. İşverenlerin, sizi korkutarak haksızlıklara karşı sessizliğe itmesi ve boyun eğmeye zorlaması, yönetim yetkisinin açıkça kötüye kullanılması anlamına gelir. Bu tür yıldırma politikaları doğrudan kişilik haklarınıza ağır bir saldırı niteliği taşımaktadır. Dolayısıyla, bu hukuksuz duruma katlanmak zorunda değilsiniz ve yasal yollara başvurarak hakkınızı arayabilirsiniz.
İş yerindeki baskı yüzünden psikolojim tamamen bozuldu, yasal hakkım var mı? expand_more
Evet, maruz kaldığınız bu durum karşısında yasal haklarınız kesinlikle bulunmaktadır. İş yerindeki sistematik baskıların yarattığı çaresizlik, yoğun kaygı ve duygusal tükenmişlik tablosu, işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiğini göstermektedir. Mobbing, sadece sıradan bir iletişim problemi değil; doğrudan ruh sağlığınıza, fiziksel bütünlüğünüze ve insan onuruna yapılmış yasa dışı bir saldırıdır. Yaşadığınız bu yıkıcı tahribat nedeniyle, iş hukukunun koruyucu prensipleri çerçevesinde yasal yollarla mücadele etme hakkınız mevcuttur.
Yöneticiler yaşadığım eziyeti kişisel sorunum diyerek örtbas ediyor, bu yasal mı? expand_more
Hayır, yöneticilerinizin bu iddiaları ve örtbas etme çabaları hukuken yasal değildir. Uğradığınız psikolojik tacizi ve hissettiğiniz çaresizliği sizin "kişisel sorununuz" gibi nitelendirerek gerçeği gizlemeye çalışmaları, hukuki anlamda oldukça sorunlu bir yaklaşımdır. Oysa iş hukukunun temel prensiplerine göre işveren, çalışanlarının kişilik haklarını korumak ve insan onuruna yaraşır sağlıklı bir çalışma alanı tesis etmekle zorunludur. Yöneticilerinizin bu tutumu, işverenin hukuki gözetim borcunu yerine getirmediğinin bir kanıtı olarak yasal süreçlerde aleyhlerine kullanılabilir.
Haklı olduğum halde sürekli haksız suçlamalara maruz kalıyorum, dava açabilir miyim? expand_more
Evet, bu haksız duruma karşı yasal süreç başlatma ve dava açma hakkınız bulunmaktadır. İş ortamında haklı olduğunuz noktalarda dahi sürekli asılsız ithamlara, yalan beyanlara ve küçük düşürücü konuşmalara maruz bırakılmanız, doğrudan psikolojik taciz (mobbing) eylemidir. Bu tür sistematik düşmanca davranışlar, sizi kasten savunmasız bir konuma itmeyi amaçlayan ve kişilik haklarınıza saldıran hukuka aykırı tutumlardır. İş hukukumuz, bir çalışanın bu derece haksız bir dışlanmışlık ve baskı altında ezilmesini engellemek için gerekli koruma yollarını açıkça sunmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir