Anasayfa/ Makale/ Kripto Varlıkların Hukuki Düzenlemeleri ve Dijital Rekabet

Kripto Varlıkların Hukuki Düzenlemeleri ve Dijital Rekabet

Avrupa Birliği ve Türk hukukunda kripto varlıklara yönelik yasal düzenlemeler, teknolojik gelişmelerle hız kazanmıştır. Dijital pazarlardaki büyük teknoloji şirketlerinin rekabeti bozucu eylemlerine karşı alınan hukuki önlemler ve kripto varlıkların yasal sınırları, bilişim hukukunun en güncel tartışma konuları arasındadır.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde dağıtık defter teknolojisi ve blok zincir uygulamalarının yaygınlaşması, finansal piyasalarda yepyeni bir aktör olan kripto varlıkları hukuk sisteminin merkezine yerleştirmiştir. Bir taraftan inovasyon teşvik edilirken, diğer taraftan bu varlıkların regüle edilmesi zorunluluğu doğmuştur. Zira kripto varlıkların spekülatif doğası, kara para aklama riskleri ve merkeziyetsiz yapıları, kesin yasal bir çerçeve çizilmesini elzem kılmıştır. Eş zamanlı olarak, ana faaliyet konusu teknoloji olan devasa şirketlerin, yani büyük teknoloji ortaklıklarının (bigtech) bu alanlara yönelmesi, dijital pazarlarda rekabet hukuku ihlalleri açısından ciddi yasal endişelere yol açmıştır. Bu bağlamda, hem Avrupa Birliği mevzuatında hem de Türk hukukunda, piyasa hâkimiyetini kötüye kullanmayı engellemeye yönelik öncül (ex-ante) koruma mekanizmaları hayata geçirilmektedir. Bilişim hukuku perspektifinden bakıldığında, dijitalleşen ekonomide adil bir yarışma ortamının yasal tesisi, regülasyonların en temel hedefidir.

AB ve Türk Hukukunda Kripto Varlık Regülasyonları

Avrupa Birliği düzeyinde yasal bir çerçeve sunan MiCAR (Markets in Crypto-Assets Regulation), kripto varlıkları ve hizmet sağlayıcıları düzenleyerek yasal belirsizlikleri ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Bu tüzük, varlıkları niteliklerine göre ayırarak yasal sorumlulukları belirler. Türk hukukunda ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yürürlüğe konulan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik, konuya ilişkin en katı adımlardan biridir. Bu mevzuat kapsamında ilgili varlıklar; itibari para, kaydi para veya elektronik para niteliğinde olmayan gayri maddi varlıklar olarak tanımlanmıştır. Mevzuat, ödemelerin gerçekleştirilmesinde ve elektronik para ihracında kripto varlıkların doğrudan veya dolaylı kullanımını yasaklamaktadır. Ayrıca, aracı kuruluşların kripto varlık hizmet sağlayıcılarına fon aktarımında bulunması da engellenmiştir. Bu yaklaşım, sistem güvenliğini önceleyen yasal bir tedbir niteliğindedir.

Büyük Teknoloji Şirketleri ve Dijital Rekabet

Piyasalara yönelen büyük teknoloji şirketleri, devasa müşteri kitleleri, topladıkları büyük veri ekosistemleri ve güçlü sermaye yapıları sayesinde hâkim duruma gelme potansiyeli taşımaktadır. Bu platformlar, kullanıcıları kendi ağlarına hapsederek rekabeti sınırlayıcı eylemlerde bulunabilmektedir. Klasik rekabet hukukunun ardıl müdahalelerinin hızla gelişen bu pazarlara yetişememesi nedeniyle Avrupa Birliği, Dijital Piyasalar Yasası (DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası (DSA) metinlerini yasalaştırmıştır. Bu yasal düzenlemelerle, piyasada geçit bekçisi (gatekeeper) konumunda olan platformlara çeşitli kısıtlamalar getirilerek adil rekabet ortamının oluşturulması hedeflenmiştir. Türk hukukunda da Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında hazırlanan değişiklikler, söz konusu dijital platformların yan hizmetleri temel hizmetlerine bağlamasını yasaklamayı ve pazardaki yasal dengeleri korumayı öngörmektedir.

Rekabet Hukukunda Birlikte İşlerlik ve Platform Düzenlemeleri

Dijital rekabetin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi noktasında, platformların sunduğu teknolojik altyapıların diğer sağlayıcılara açılması hukuki bir gereklilik haline gelmiştir. Bu kapsamda, birlikte işlerlik (interoperability) kavramı, rekabetin korunması adına temel bir argüman olarak karşımıza çıkar. Piyasayı yönlendiren şirketlerin rekabet hukukuna aykırı davranışlarını hukuken sınırlamak için getirilen veya planlanan zorunluluklar şu şekildedir:

  • Önemli pazar gücüne sahip şirketlerin veri paylaşımlarında dışlayıcı eylemlerden yasal olarak kaçınması,
  • Bağımsız sağlayıcıların, platformların teknolojik arayüzlerine erişiminin hukuki güvence altına alınması,
  • Kullanıcıların farklı alternatiflere ulaşmasını engelleyen bağlama kurallarının kesin olarak yasaklanması,
  • Platform sağlayıcıların haksız ticari koşullar yaratarak oluşturduğu yasal giriş engellerinin öncül denetim mekanizmalarıyla engellenmesi.

Tüm bu yasal standartlar, bilişim hukuku çerçevesinde, kripto varlıklar ve dijital ekosistemde faaliyet gösteren bağımsız girişimlerin dev ortaklıklar karşısında korunmasını temin etmektedir.

Kripto paralarla marketten alışveriş yapabilir miyim veya ödeme alabilir miyim? expand_more
Mevcut düzenlemeler ışığında, Türkiye'de kripto varlıkları kullanarak doğrudan veya dolaylı yoldan ödeme yapmanız hukuken mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından yayımlanan yönetmelik uyarınca, kripto varlıkların ödeme işlemlerinde kullanılması kesin bir dille yasaklanmıştır. Ayrıca, elektronik para ihracında da bu varlıkların kullanılmasına izin verilmediği gibi, ödeme kuruluşlarının kripto varlık hizmet sağlayıcılarına fon aktarması da engellenmiştir. Bu katı yasal çerçevenin temel amacı, piyasa sisteminin ve finansal işlemlerin güvenliğini korumaktır.
Hukuken kripto paraların Türkiye'deki durumu nedir, para olarak geçiyor mu? expand_more
Türk hukuku kapsamında kripto varlıklar; itibari para, kaydi para veya elektronik para olarak kesinlikle kabul edilmemektedir. İlgili Merkez Bankası mevzuatında bu varlıklar yalnızca "gayri maddi varlıklar" statüsünde tanımlanmıştır. Özellikle bu varlıkların spekülatif doğası ve kara para aklama riskleri barındırması nedeniyle, idare tarafından regülasyonlar getirilmesi elzem görülmüştür. Dolayısıyla kripto varlıkların hukuki niteliği, klasik bir ödeme aracı veya para birimi olmaktan ziyade, yasal çerçevesi çizilmiş özel bir dijital mülkiyet türüdür.
Dev teknoloji şirketlerinin bizi sadece kendi uygulamalarına mecbur bırakması yasal mı? expand_more
Dijital pazarlarda, büyük teknoloji şirketlerinin pazar gücünü kötüye kullanarak kullanıcıları kendi ekosistemlerine hapsetmesi açık bir rekabet hukuku ihlalidir. Avrupa Birliği bu tarz tekelci eylemleri engellemek için Dijital Piyasalar Yasası (DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası (DSA) gibi yasal metinleri hayata geçirmiştir. Türk hukukunda da Rekabetin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde, dijital platformların sundukları yan hizmetleri temel hizmetlerine bağlamasını yasaklayan benzer koruyucu adımlar atılmaktadır. Hukuken "birlikte işlerlik" ilkesi gereği, kullanıcıların farklı alternatiflere ulaşmasını engelleyen dayatmaların hukuken önüne geçilmesi ve platform arayüzlerinin dış sağlayıcılara açılması güvence altına alınmaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir