Anasayfa/ Makale/ Kişisel Verilerin Korunması Hukukunda Temel Kavramlar ve Veri İşleme Şartları

Kişisel Verilerin Korunması Hukukunda Temel Kavramlar ve Veri İşleme Şartları

Kişisel verilerin korunması hukuku, bireylerin özel hayatının gizliliğini güvence altına almaktadır. Bu makalede, 6698 sayılı Kanun kapsamında kişisel veri, veri sorumlusu, ilgili kişi gibi temel kavramlar ile veri işleme ilkeleri ve hukuka uygunluk sebepleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde bilimsel ve teknik alandaki gelişmeler, bilgi paylaşımını ve hızını büyük ölçüde artırmış, bu durum kişisel verilerin korunması ve mahremiyet endişelerini beraberinde getirmiştir. Türk hukuk sisteminde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), bireylerin özel hayatının gizliliğini ve temel haklarını güvence altına alan en önemli hukuki düzenlemedir. Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan bu hak, kişisel verilerin işlenmesi süreçlerinde uyulması gereken katı kurallar ve ilkeler ihdas etmiştir. KVKK'nın temel amacı, verilerin işlenmesi sürecinde bireylerin temel hak ve özgürlüklerini güvence altına almak ve veri işleyen ile veri sorumlusu sıfatını haiz kişilerin yükümlülüklerini net bir biçimde ortaya koymaktır. Hukuki uygulamalarda, veri koruma mevzuatına uyum sağlamak sadece idari yaptırımlardan kaçınmak için değil, aynı zamanda anayasal hakların ihlalini engellemek için de mutlak bir zorunluluktur. Bu makalede, kanunun temel prensipleri ve verilerin hukuka uygun şekilde işlenebilmesi için aranan şartlar ele alınacaktır.

Temel Kavramlar

Hukukumuzda kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olarak tanımlanmıştır. Bu kavram, yalnızca bireyin doğrudan kimliğini ifşa eden bilgilerle sınırlı kalmayıp, dolaylı yollardan bir kişinin tanımlanmasına olanak sağlayan geniş bir yelpazeyi kapsar. Bilginin formatı veya tutulduğu ortam fark etmeksizin, kişinin adı, iletişim bilgileri, özgeçmişi veya görüntü kayıtları bu kapsamda değerlendirilir. Bununla birlikte, bireyin mahremiyetine en yüksek düzeyde etki edebilecek ve ayrımcılığa yol açma riski taşıyan bilgiler özel nitelikli kişisel veriler olarak adlandırılmaktadır. Irk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, dini inanç, sağlık bilgileri, kılık kıyafet, ceza mahkûmiyeti, biyometrik ve genetik veriler bu kategoride yer alır. Bu tür hassas verilerin işlenmesi, kanun koyucu tarafından çok daha sıkı koruma rejimine ve istisnai hukuka uygunluk şartlarına bağlanmıştır.

Kanun kapsamında hakları korunan ve kişisel verisi işlenen gerçek hak öznesi ilgili kişi olarak tanımlanmaktadır. Tüzel kişilere ait veriler KVKK korumasından yararlanamaz; koruma yalnızca yaşayan gerçek kişilere özgülenmiştir. Veri işleme süreçlerinin karar alıcı mekanizmasında ise veri sorumlusu bulunur. Veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden hukuken sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. Kamu kurumları veya özel şirketler bu sıfatı taşıyabilir. Öte yandan, veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına verileri işleyen, daha çok sürecin teknik yönlerini üstlenen kişi ise veri işleyen olarak adlandırılır. Hukuki sorumluluk noktasında, veri sorumlusu ve veri işleyen, veri güvenliğinin sağlanması bakımından Kanun'un 12. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluk altındadır. Bu aktörlerin tanımlanması, uyuşmazlıklarda muhatabın belirlenmesi açısından elzemdir.

Kişisel Verilerin İşlenmesinde Uyulacak Genel İlkeler

Kanunun 4. maddesi uyarınca, tüm veri işleme faaliyetleri istisnasız olarak belirli genel ilkelere uygun yürütülmek zorundadır. Bu ilkeler veri işleme sürecinin her aşamasında gözetilmelidir:

  • Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma: Veri işlemenin mevzuata ve şeffaflık ile adiliyet esaslarına uygun olmasını gerektirir.
  • Doğru ve güncel olma: İşlenen verilerin gerçek durumu yansıtması ve yanlış kayıtların derhal düzeltilmesini ifade eder.
  • Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme: Veri toplama amacının baştan net, anlaşılır ve hukuken geçerli bir temele dayanması şartıdır.
  • Amacıyla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma: Veri minimizasyonu ilkesi gereği, sadece amaca ulaşmak için zorunlu olan asgari miktardaki verinin işlenmesi kuralıdır.
  • Gerekli olan süre kadar muhafaza edilme: Amacın ortadan kalkması veya yasal saklama sürelerinin dolması halinde verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi zorunluluğudur.

Kişisel Verilerin İşlenmesinde Hukuka Uygunluk Sebepleri

Kural olarak kişisel verilerin işlenmesi, ilgili kişinin açık rızası bulunmadığı sürece yasaktır. Açık rıza, belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve bireyin özgür iradesiyle açıkladığı onaydır. Ancak Kanun'un 5. maddesi, pratik hukuki ve ticari hayatın devamlılığını sağlamak amacıyla açık rıza aranmaksızın veri işlenebilecek istisnai hukuka uygunluk sebepleri öngörmüştür. Bunlar arasında; kanunlarda açıkça öngörülmesi, fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak kişinin hayatının korunması için zorunlu olması, bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması gibi haller bulunur. Ayrıca, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, verinin bizzat ilgili kişi tarafından alenileştirilmiş olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması ve ilgili kişinin temel haklarına zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaatleri için işlemenin zorunlu olması durumları yasal işleme şartları olarak düzenlenmiştir.

Şirketler bana hiç sormadan kişisel bilgilerimi kafasına göre kullanabilir mi? expand_more
Kural olarak kişisel verilerinizin işlenebilmesi için ilgili kişi olarak özgür iradenizle ve bilgilendirilmeye dayalı olarak "açık rıza" vermiş olmanız şarttır. Ancak Kanun, ticari ve hukuki hayatın olağan akışını sürdürebilmek adına rıza aranmaksızın veri işlenebilecek bazı istisnai hukuka uygunluk sebepleri de öngörmüştür. Örneğin; bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan ilgili olması, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirmesi veya ilgili kişinin temel haklarına zarar vermemek kaydıyla meşru menfaatlerin bunu zorunlu kılması gibi durumlarda sizden rıza alınmaksızın da verileriniz işlenebilir. Bu kanuni istisnalar haricinde, rızanız dışında verilerinizin işlenmesi hukuka aykırıdır ve anayasal haklarınızın ihlali anlamına gelir.
İşim bitmesine rağmen bilgilerimi sonsuza kadar ellerinde tutmaya hakları var mı? expand_more
Hayır, hiçbir kurumun kişisel verilerinizi sınırsız bir süre boyunca saklama hakkı hukuken bulunmamaktadır. Kanun'un 4. maddesinde belirtilen veri işleme ilkeleri gereği, verilerinizin yalnızca işlenme amacıyla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak tutulması zorunludur. Verilerin toplanma amacı ortadan kalktığında veya yasal saklama süreleri dolduğunda, bu bilgilerin derhal silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi kanuni bir mecburiyettir. Aksi bir uygulama, ölçülülük ve muhafaza süresi ilkelerinin açık ihlali olacaktır.
Şirketimin ticari sırları ve bilgileri de bu KVKK koruması kapsamına giriyor mu? expand_more
Hayır, tüzel kişilere yani şirketlere ait veriler Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) sağladığı bu korumalardan yararlanamaz. Kanun kapsamında hakları korunan ve kişisel verisi işlenen "ilgili kişi" statüsü, yalnızca yaşayan gerçek kişilere özgülenmiştir. Dolayısıyla KVKK koruması sadece gerçek kişilerin mahremiyetini kapsar; şirketinizin ticari bilgileri bu kanunun inceleme alanı dışındadır.
Bilgilerimi verdikleri taşeron firma verilerimi sızdırırsa kimi dava etmeliyim? expand_more
Veri güvenliğinin sağlanması noktasında hukuki muhatabınız tek bir taraf değildir. Kanun sistematiğinde, verilerinizin işleme amaçlarını belirleyen ana kurum "veri sorumlusu", onun adına teknik işlemleri yürüten taşeron firma ise "veri işleyen" sıfatını haizdir. Kanun'un 12. maddesi uyarınca, veri güvenliğinin tesis edilmesi bakımından veri sorumlusu ve veri işleyen müteselsil sorumluluk altındadır. Bu durum, yaşanacak bir güvenlik ihlalinde zararlarınızın tazmini veya şikayet süreçleri için her iki tarafa da başvurabileceğiniz anlamına gelir.
Hastalık geçmişim veya siyasi görüşüm gibi hassas bilgilerim de aynı kurallara mı tabi? expand_more
Hayır, bahsettiğiniz bu bilgiler hukukumuzda "özel nitelikli kişisel veri" olarak sınıflandırılmaktadır ve çok daha sıkı bir hukuki koruma rejimine tabidir. Irk, siyasi düşünce, dini inanç, sağlık bilgileri, ceza mahkûmiyeti veya biyometrik veriler, bireyin mahremiyetine en yüksek düzeyde etki eden ve ayrımcılığa yol açma riski taşıyan bilgilerdir. Bu sebeple kanun koyucu, bu tür hassas verilerin işlenebilmesini genel kurallardan ayırarak çok daha istisnai hukuka uygunluk şartlarına bağlamıştır. Özel nitelikli verilerinizin işlenmesinde kanuni koruma en üst seviyededir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir