Anasayfa Makale Karşılaştırmalı Hukukta Mobbing ve Bağımsız...

Makale

Mobbingin uluslararası ceza mevzuatlarında nasıl düzenlendiği ve Türk ceza hukukunda neden bağımsız bir suç tipine ihtiyaç duyulduğu incelenmektedir. Karşılaştırmalı hukuk örneklerinden yola çıkarak, ceza hukukunun temel ilkelerine uygun, adil ve etkili bir bağımsız mobbing suç tipi taslağı hukuki boyutuyla ele alınmaktadır.

Karşılaştırmalı Hukukta Mobbing ve Bağımsız Suç Taslağı

Mobbingin ceza hukuku bağlamında nasıl ele alınması gerektiği, yalnızca ulusal düzeyde değil uluslararası alanda da önemli bir tartışma konusudur. Türk ceza hukuku mevzuatı içerisinde mobbing eylemlerinin her zaman mevcut suç tipleriyle tam olarak örtüşmemesi, bu olgunun bağımsız bir suç tipi olarak düzenlenmesi gerekliliğini gündeme getirmiştir. Çeşitli hukuki disiplinleri ilgilendiren bu sorun karşısında, mağdurların korunması ve çalışma barışının sağlanması amacıyla mobbingin özel bir suç olarak kanunlarımızda yer alması gerektiği doktrinde sıklıkla savunulmaktadır. Etkili bir çözüm üretebilmek adına, karşılaştırmalı hukuk örneklerinin incelenmesi büyük önem taşır. Çeşitli ülkelerin temel ceza kanunlarında yer alan düzenlemeler, bizim hukuk sistemimiz için de yol gösterici bir nitelik taşımaktadır. Bu yazıda, dünyadaki farklı ceza kanunu uygulamaları incelenecek ve hukukumuzda uygulanabilecek ideal bir mobbing suç tipi taslağı ceza hukukunun temel ilkeleri ışığında değerlendirilecektir.

Karşılaştırmalı Hukukta Mobbing Düzenlemeleri

Farklı ülkelerin mevzuatları incelendiğinde, bazı devletlerin temel ceza kanunlarında mobbing veya benzeri haksızlıkları doğrudan yaptırıma bağladığı görülmektedir. Örneğin, Belçika Ceza Kanunu içerisinde yer alan özel hükümlerle kişinin huzurunu ciddi şekilde bozan veya sağlığını tehlikeye atan psikolojik taciz eylemleri cezalandırılmaktadır. Aynı şekilde Fransa Ceza Kanunu, bir kimseyi haklarını ve onurunu ihlal etmeye elverişli şekilde taciz eden kişileri yaptırım altına alarak manevi tacizi bir suç olarak kabul etmiştir. İspanya ve Hırvatistan gibi ülkeler de iş yerinde manevi bütünlüğe karşı işlenen tekrarlı ve aşağılayıcı eylemleri temel ceza yasalarında özel olarak düzenlemişlerdir. Ayrıca Brezilya Ceza Kanunu içerisinde yer alan yeni hükümlerle, fiziksel veya psikolojik şiddet yoluyla gerçekleştirilen sistematik yıldırma ve siber zorbalık eylemleri açıkça suç sayılmıştır. Tüm bu karşılaştırmalı hukuk örnekleri, mobbing olgusunun mevcut genel suç tipleri içinde eritilmek yerine, sınırları net çizilmiş müstakil bir ceza normu ile engellenmeye çalışıldığını açıkça göstermektedir.

Türk Ceza Hukukunda Bağımsız Suç Tipi İhtiyacı

Türk doktrininde, bazı yazarlar mevcut ceza hukuku araçlarının mobbing fiillerini cezalandırmada yeterli olduğunu savunsa da, uzmanların büyük bir çoğunluğu mobbingin ceza kanununda özel olarak düzenlenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Mobbing eylemlerinin büyük bir kısmı, tek başlarına değerlendirildiklerinde hukuka aykırı görünmeyen davranışlardan oluşmaktadır. Bu durum, fiillerin bir bütün olarak oluşturduğu yoğun mağduriyetin mevcut yasalar karşısında cezasız kalmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle, suçta ve cezada belirlilik ilkesi gereğince, sınırları net bir şekilde çizilmiş bağımsız bir mobbing suç tipi ihdas edilmesi zorunluluk arz etmektedir. Bireysel suç tiplerinin nitelikli hâli olarak bir ekleme yapmak yerine, eylemlerin sürekliliği ve sistematik yapısı nedeniyle ortaya çıkan toplam haksızlığın doğrudan cezalandırılmasını hedefleyen yeni bir kanuni düzenleme, mağdurların korunması ve faillerin eylemleriyle orantılı cezalar alması açısından çok daha hakkaniyetli bir yaklaşım olacaktır.

Suç Taslağı Oluşturulurken Dikkat Edilmesi Gereken Temel İlkeler

Yeni bir mobbing suç tipi kanunlaştırılırken, kişi hak ve hürriyetlerinin en büyük güvencesi olan ceza hukukunun temel prensiplerinin mutlak surette gözetilmesi gerekmektedir. İlgili kanun maddesi yazılırken suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile belirlilik ilkesi çok katı bir biçimde uygulanmalıdır. Sınırları belirsiz, muğlak ifadelerden kaçınılmalı, hangi eylemlerin suç teşkil ettiği ve faile verilecek cezanın alt ve üst sınırları herkesin açıkça anlayabileceği netlikte yazılmalıdır. Ceza normunun kaleme alınışındaki bu açıklık, ileride yargı pratiğinde ortaya çıkabilecek keyfiliğin ve kesinlikle yasaklanmış olan kıyas yasağı ihlallerinin önüne geçecektir. Aynı zamanda kusur ilkesi çerçevesinde, failin ancak fiili bilerek ve kasten gerçekleştirmesi hâlinde cezai sorumluluğunun doğacağı açıkça belirtilmelidir. Bu aşamada göz önünde bulundurulması gereken temel ilkeler kısaca şu şekilde özetlenebilir:

  • Kanunilik İlkesi: Kanunun açıkça suç saymadığı fiillerden dolayı ceza verilemeyeceği için mobbing eylemlerinin kanuni tanımı eksiksiz yapılmalıdır.
  • Belirlilik İlkesi: Mobbingi oluşturan sistematik eylemlerin sınırları ile cezaların alt ve üst limitleri kanun metninde şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
  • Kıyas Yasağı: Ceza normları kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamayacağından, birbirine benzeyen fiiller arasında hukuka aykırı analojiler yapılmamalıdır.
  • Geçmişe Yürüme Yasağı: İhdas edilecek yeni suç tipi, kanunun yürürlüğe girmesinden önceki eylemlere failin aleyhine olacak şekilde kesinlikle uygulanamaz.

Önerilen Mobbing (Bezdirme) Suç Tipi Taslağı

Doktrinde önerilen çeşitli tanımlar ve ceza hukukunun prensipleri ışığında, ceza mevzuatımıza eklenebilecek bağımsız bir taslak madde için bezdirme teriminin kullanılması isabetli olacaktır. Önerilen taslakta; bir çalışanı işten bezdirmeye elverişli, sistematik davranışlarla onu itibarsızlaştıran, meslektaşlarından farklı koşullarda çalışmaya zorlayan veya sağlığının bozulmasına neden olan faillere belirli bir ceza aralığında hapis yaptırımı öngörülmelidir. Bu suçun oluşması için tekil davranışların illa ki hukuka aykırı olması şartı aranmamalı, eylemlerin bütünü ve sistematik yapısı cezalandırılmalıdır. Ayrıca, suçun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri de bu taslak metinde açıkça yer almalıdır. Şayet failin bu sistematik davranışları mağdurun işi bırakmasına, görev yerini değiştirmesine ya da iyileşmesi olanaksız bir hastalığa yakalanmasına sebebiyet verirse, faile verilecek cezanın kademeli olarak artırılması gerekmektedir. Böyle bir mobbing suç tipi, mevcut yasaların boşluklarını doldurarak adaleti güçlü bir şekilde tesis edecektir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: