Anasayfa Makale İşyerinde Mobbing Süreci, Aktörleri ve...

Makale

İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, çalışanların ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü hedef alan sistematik bir eylemler bütünüdür. Bu makalede, mobbingin aşamaları, sürecin temel aktörleri olan fail, mağdur ve izleyicilerin rolleri ile işverenlerin alması gereken kurumsal önlemler hukuki bir perspektifle incelenmektedir.

İşyerinde Mobbing Süreci, Aktörleri ve Kurumsal Önlem Yolları

İş hayatında giderek daha fazla karşılaşılan ve hukuki boyutuyla büyük önem taşıyan mobbing (psikolojik taciz), bir çalışanın diğer çalışanlar veya yöneticiler tarafından sistematik ve sürekli bir biçimde duygusal saldırıya uğraması sürecidir. Hukuki uygulamalarımızda mobbing, sadece anlık bir öfke patlaması veya olağan bir iş yeri tartışması değil; planlı, sürekli ve mağduru işten uzaklaştırma amacı güden ağır bir kişilik hakları ihlali olarak değerlendirilmektedir. Güç eşitsizliğinin belirgin olduğu bu süreçte, eylemlerin süreklilik arz etmesi ve kasıtlı olarak gerçekleştirilmesi, durumu sıradan bir çatışmadan ayırarak hukuki koruma gerektiren bir boyuta taşır. Özellikle yöneticilerin ve işverenlerin, çalışanlarını gözetme borcu kapsamında bu psikolojik şiddet sarmalını doğru analiz etmesi, iş sağlığı ve güvenliği bağlamında yasal bir zorunluluktur. Mobbingi tam anlamıyla kavrayabilmek ve önleyebilmek için öncelikle bu sürecin nasıl işlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini ve sürece dahil olan aktörlerin davranış dinamiklerini hukuki bir zeminde detaylıca irdelemek gerekmektedir.

Mobbing Sürecinin Aşamaları

Mobbing, aniden ortaya çıkan bir olaydan ziyade, belirli bir zaman periyodunda gelişen ve aşama aşama ilerleyen bir süreçtir. Hukuki uyuşmazlıklarda eylemin sistematik niteliğini ispatlamak açısından bu aşamaların bilinmesi kritiktir. Süreç genellikle, sıradan bir fikir ayrılığının tetiklediği çatışma aşaması ile başlar. Çatışmanın çözülememesi durumunda fail, mağduru yalnızlaştırmak ve cezalandırmak amacıyla eylemlerini saldırgan eylemler aşamasına taşır. Bu noktada dedikodu, iftira veya nedensiz yere azarlama gibi psikolojik saldırılar baş gösterir. Üçüncü aşama olan yönetimin devreye girmesi, sürecin en kritik evresidir; zira yönetim ön yargılı davranıp mağduru suçlarsa süreç geri dönülmez bir yola girer. Ardından mağdur, yanlış tanılarla veya haksız yakıştırmalarla sorunlu kişi damgası yiyerek izole edilir. Yönetimin ve çalışma ortamının baskısıyla baş edemeyen mağdurun, istifa ederek veya işten çıkarılarak sistemin dışına itildiği son aşama ise işten çıkarılma evresidir.

Mobbing Sürecinde Yer Alan Aktörler

Psikolojik taciz eylemleri tek taraflı bir eylemden ziyade, farklı rolleri üstlenen üç ana grubun etkileşimiyle gerçekleşir. Hukuki süreçlerde kusur oranlarının belirlenmesi açısından bu aktörlerin davranışları yakından incelenir. İlk grup olan mobbing uygulayıcıları (failler), genellikle güçlerini iş üretmekten ziyade çevrelerine egemen olmak için kullanan, kendi statülerini koruma kaygısıyla hareket eden kişilerdir. Saldırganlık güdüleri yüksek olan bu kişiler, kasten ve stratejik bir şekilde mağdura yönelirler. İkinci grup olan mobbing mağdurları, her işyerinde ve her profilden çalışan olabilir; ancak genellikle dürüst, işine bağlı, yüksek empati yeteneğine sahip veya kuruma yeni katılmış olan, mevcut düzene uymayan çalışanlar hedef seçilmektedir. Üçüncü ve sürece sessiz kalarak zemin hazırlayan grup ise izleyicilerdir. İzleyiciler, duruma tepki vermeyerek dolaylı yoldan faile destek verenler, yaşananlara tamamen ilgisiz kalanlar ve mağdurun yanında durarak psikolojik tacize karşı çıkanlar olarak kendi içlerinde üçe ayrılırlar.

İşverenlerin Yükümlülükleri ve Kurumsal Önlem Yolları

İşverenlerin, işçinin kişiliğini, ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü koruma ve gözetme borcu bulunmaktadır. İşyerinde psikolojik tacizin önlenmesi, sadece ahlaki bir mesele değil, aynı zamanda idari ve yasal düzenlemelerle sabitlenmiş kurumsal bir sorumluluktur. Zayıf liderlik, rol belirsizliği ve stresli çalışma ortamları tacize uygun bir zemin hazırlar. İşverenlerin, yönetim zafiyetlerinden doğan hukuki sorumluluktan kurtulabilmesi ve sağlıklı bir iş ortamı yaratabilmesi için proaktif önlemler alması zorunludur. İşyerinde bu tür vakaların yaşanmaması adına, kurumsal bir politika belirlenmesi ve şeffaf bir şikayet mekanizmasının kurulması elzemdir. Süreci yönetirken, ihbarların titizlikle incelenmesi ve tarafların özel yaşamlarının korunarak gizlilik ilkesine azami özen gösterilmesi bir gerekliliktir. Kurumların bu yıkıcı süreci önlemek adına atabileceği bazı temel adımlar şunlardır:

  • İşyeri yönetmeliklerine veya toplu iş sözleşmelerine psikolojik tacizi engelleyici koruyucu hükümlerin dahil edilmesi.
  • Konuya ilişkin kurumsal düzeyde farkındalık yaratmak maksadıyla çalışanlara ve yöneticilere yönelik periyodik eğitimlerin verilmesi.
  • Şikayetlerin özel hayatın gizliliği ilkesine riayet edilerek inceleneceği güvenli, adil ve objektif raporlama kanallarının oluşturulması.
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: