Anasayfa Makale İstatistiklerle Mobbing Profili ve İş...

Makale

İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, hem dünyada hem de Türkiye'de çalışanların ruh sağlığını ve verimliliğini tehdit eden ciddi bir hukuki sorundur. İstatistikler, mobbingin özellikle özel sektörde yaygın olduğunu, yöneticiler tarafından sıklıkla uygulandığını ve cinsiyet fark etmeksizin tüm çalışanları etkilediğini göstermektedir.

İstatistiklerle Mobbing Profili ve İş Dünyasındaki Etkileri

Çalışma hayatında bireylerin psikolojik ve duygusal sağlığına sistematik olarak zarar veren mobbing, günümüzde iş dünyasının en önemli hukuki ve sosyal problemlerinden biri haline gelmiştir. İşyerinde psikolojik taciz olarak da adlandırılan bu eylem, düşmanca tutumlar, aşağılama ve ayrımcılık gibi çeşitli yollarla çalışanların itibarını zedelemeyi amaçlar. Gerek küresel çapta gerekse Türkiye ölçeğinde yapılan araştırmalar, mobbingin boyutlarını ve çalışanlar üzerindeki yıkıcı etkilerini somut verilerle ortaya koymaktadır. İstatistiksel bulgular, mobbing vakalarının hangi sektörlerde yoğunlaştığını, faillerin ve mağdurların demografik özelliklerini anlamamız açısından büyük önem taşımaktadır. Bu veriler ışığında, mobbingin salt bireysel bir çatışma olmadığı, aksine organizasyonel bir yapı sorunu olduğu hukuki bir perspektifle daha net görülmektedir. Bu yazıda, dünya genelinde ve ülkemizde mobbinge dair elde edilen istatistikleri hukuki bir çerçevede değerlendirerek, işyerindeki psikolojik tacizin anatomisini çıkaracağız.

Küresel Ölçekte Mobbing Vakaları ve İstatistikleri

Dünya genelinde yapılan araştırmalar, çalışma ortamında psikolojik şiddet vakalarının ulaştığı korkutucu boyutları gözler önüne sermektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde İşyeri Zorbalık Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen anket sonuçlarına göre, yaklaşık altmış milyon çalışan işyerinde mobbing mağduru olmuştur. Bu araştırmalar, mobbing uygulayan faillerin büyük bir çoğunluğunu erkeklerin, mağdurların ise büyük oranda kadınların oluşturduğunu göstermektedir. Ayrıca, mobbing eylemlerinin kaynağı incelendiğinde, bu tür düşmanca davranışların yüzde altmış birden fazlasının doğrudan patronlardan veya organizasyon içinde güçlü pozisyonlarda bulunan kişilerden geldiği saptanmıştır. Sadece üçte birlik bir kısım eş düzeydeki iş arkadaşlarından kaynaklanmaktadır. Bu istatistikler, gücün kötüye kullanılmasının ve hiyerarşik baskının, psikolojik tacizin temelini oluşturduğunu hukuki olarak kanıtlar niteliktedir.

Amerika'da Kadın Çalışanların Durumu

Amerika'da gerçekleştirilen spesifik araştırmalar, ortalama yaşı kırk bir olan kadınların önemli bir kısmının işyeri zorbalığında ilk hedef olduklarını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, oldukça dikkat çekici bir hukuki bulgu da, kadın yöneticilerin, kendi altlarında çalışan kadın personellere karşı duygusal taciz eylemlerini daha sık gerçekleştirmesidir. Bu durum, yöneticilerin kendi hemcinslerine yönelik sergiledikleri sistematik baskıların istatistiksel bir yansımasıdır. Yapılan başka bir geniş çaplı ankete göre ise, araştırmaya katılan binlerce çalışanın neredeyse yüzde doksan dördü kariyerlerinin bir noktasında işyerinde zorbalığa maruz kaldıklarını beyan etmişlerdir. Rakamların bu denli yüksek olması, mobbingin önlenmesi adına işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmekte ne denli yetersiz kaldığını göstermektedir.

Türkiye'de Psikolojik Tacizin İstatistiksel Profili

Türkiye'de mobbing ile mücadele kapsamında elde edilen veriler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın çağrı merkezine yapılan başvurular aracılığıyla somutlaşmaktadır. Veriler, özel sektörde mobbingin kamu sektörüne kıyasla çok daha yoğun yaşandığını açıkça ortaya koymaktadır. Şikayet hatlarına yapılan on binlerce başvurunun büyük bir çoğunluğunun özel sektör çalışanlarından gelmesi, kar odaklı şirket kültürlerinde işçi haklarının ve psikolojik sağlığın daha sık ihlal edildiğini düşündürmektedir. Kamu sektöründen gelen şikayetlerin görece daha düşük kalması ise kamu personeline sağlanan yasal güvencelerin kısmen daha koruyucu olmasından kaynaklanabilir. Aşağıdaki tabloda, belirtilen dönem aralığında Türkiye'de resmi makamlara yansıyan mobbing şikayetlerinin sektörel ve cinsiyet temelli dağılımını görebilirsiniz:

İstatistiksel Kategori Mobbing Verisi
Toplam Şikayet Başvurusu 38.262 Kişi
Özel Sektör Çalışanları 31.113 Kişi (%81)
Kamu Sektörü Çalışanları 7.149 Kişi (%19)
Erkek Mağdur / Başvuru Oranı 21.922 Kişi (%57)
Kadın Mağdur / Başvuru Oranı 16.340 Kişi (%43)

Tablodaki verilere hukuki bir perspektifle yaklaştığımızda, erkek çalışanların mobbing konusunda bilgi almak ve psikolojik destek talep etmek amacıyla resmi kurumlara daha fazla başvurduğunu görüyoruz. Toplumdaki genel algının aksine, erkeklerin mobbing şikayetlerinde oransal olarak önde olması, psikolojik tacizin cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm işgücünü hedef alan bir eylem olduğunu doğrulamaktadır. Yasal haklarını arama ve bilgi edinme noktasında erkeklerin daha girişken davranması, kadınların işlerini kaybetme korkusu veya işyerindeki cinsiyetçi baskılar nedeniyle sessiz kalmayı tercih etmeleriyle de açıklanabilir. Hukuk uygulamaları açısından bu veriler, işletmelerin ve yöneticilerin işyerinde eşitlikçi, adil ve şiddetten arındırılmış bir çalışma ortamı tesis etme yönündeki temel işveren yükümlülüklerini ciddiyetle ele almaları gerektiğini ihtar etmektedir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: