Anasayfa/ Makale/ Hiyerarşik Yapılarda Yatay ve Dikey Mobbing Türleri

Hiyerarşik Yapılarda Yatay ve Dikey Mobbing Türleri

İşyerlerindeki hiyerarşik düzen, çalışanlar arasında yatay ve dikey mobbing vakalarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Amirlerin astlarına yönelik dikey psikolojik tacizi ile aynı statüdeki çalışanların birbirine uyguladığı yatay mobbing, örgütsel yapıyı ve çalışma barışını derinden sarsan önemli hukuki ihlallerdir.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma yaşamında hiyerarşik yapı, kurumların işleyişi ve karar alma süreçlerinin düzenlenmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Ancak bu çok katmanlı düzen, güç ilişkilerinin eşitsiz dağılımıyla birlikte psikolojik taciz eylemlerine son derece elverişli bir zemin de hazırlayabilmektedir. Kaynaklarda da vurgulandığı üzere, özellikle çok sayıda uzmanlık alanını barındıran kompleks işyerlerinde hiyerarşik örgütsel yapı, otoriter bir yönetim tarzını beraberinde getirerek mobbing uygulayıcısını saklamak gibi tehlikeli bir işlev görebilmektedir. Hukuki açıdan incelediğimizde, hiyerarşik düzen içerisinde ortaya çıkan bu ihlaller genellikle yukarıdan aşağıya uygulanan dikey mobbing ve aynı statüdeki çalışanlar arasında görülen yatay mobbing olmak üzere iki temel kategoriye ayrılmaktadır. Bu ayrımlar, iş uyuşmazlıklarında failin konumunu ve işverenin koruma borcunu değerlendirirken son derece kritik bir öneme sahiptir.

Dikey Mobbing: Yukarıdan Aşağıya Psikolojik Taciz

İşyerlerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri olan dikey mobbing, üst amirlerin yani hiyerarşik olarak daha üst konumda bulunanların, kendilerinden daha alt kademedeki çalışanlara yönelik uyguladığı sistematik yıldırma eylemleridir. Hiyerarşik yapının en üstünde veya yönetim kademelerinde yer alanların sahip olduğu geniş karar verme gücü ve yetki, kötüye kullanıldığında alt kademedekiler üzerinde yıkıcı bir baskıya dönüşmektedir. Çalışmalara göre, dikey mobbing vakalarında yöneticiler veya üst statüdeki çalışanlar, ellerindeki otoriteyi bir silah olarak kullanarak çalışanları pasifize etme, sindirme ve işten uzaklaştırma amacı güderler. Uygulamada aşağıdan yukarıya doğru gerçekleşen mobbing eylemlerine oldukça nadir rastlansa da asıl yıkıcı etki, hiyerarşinin üst basamaklarından aşağıya doğru yöneltilen düşmanca iletişimdir. Bu tür eylemler, işverenin eşit davranma borcu ile işçiyi gözetme yükümlülüğünün doğrudan ihlali anlamına gelmektedir.

Yatay Mobbing: Aynı Statüdeki Çalışanlar Arası Baskı

Sıklıkla göz ardı edilen ancak çalışma barışını derinden zedeleyen yatay mobbing, aynı hiyerarşik basamakta duran ve aynı statüde bulunan işgörenlerin kendi aralarında birbirlerine uyguladıkları psikolojik tacizdir. Uzman araştırmalarında da açıkça belirtildiği üzere, bu tür uyuşmazlıklarda çalışanlar hem fail hem de mağdur konumunda olabilmektedir. Özellikle kıdem farkının veya rekabetin yoğun olduğu birimlerde, deneyimli çalışanların yeni başlayanlara yönelik sergilediği dışlayıcı davranışlar, kendi iş yüklerini başkalarına devretme çabaları veya dedikodu mekanizmaları aracılığıyla itibarsızlaştırma girişimleri yatay mobbingin en tipik örnekleridir. Bireylerin doyumsuz hırsı, vazgeçilmez olma arzusu ve rakiplerini saf dışı bırakma isteğiyle beslenen bu süreç, mağdurların çalışma ortamından izole edilmesiyle sonuçlanmaktadır. Hukuki süreçlerde failin amir olmadığı bu tür durumlar, işverenin işyerindeki düzeni sağlama yükümlülüğü çerçevesinde titizlikle incelenmektedir.

Hiyerarşik Düzenin Mobbing Üzerindeki Etkileri

İş yerindeki çok katmanlı hiyerarşik yapı, sadece iş akışını düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda mağdurların hak arayışlarını da zorlaştıran bir bariyer haline gelebilir. Yapılan çalışmalar, bu otoriter düzenin psikolojik terör eylemlerine nasıl zemin hazırladığını açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle güç ilişkilerinin eşitsiz dağılımı, failin eylemlerini meşrulaştırmasına yardımcı olur. Hiyerarşik düzenin mobbing vakalarındaki temel yansımalarını şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Üst yönetimin kurduğu otoriter yapının, mobbing failinin eylemlerini gizlemesini ve sorumluluktan kaçmasını kolaylaştırması.
  • Aynı statüde yer alan çalışanlar arasındaki kıdem ve rekabet dinamiklerinin, yatay mobbinge açık bir zemin yaratması.
  • Hiyerarşinin alt basamaklarında yığılan çalışanların, karar alma mekanizmalarından dışlanması neticesinde yönetimsel süreçlere katılamaması.
  • Ast-üst ilişkilerindeki keskin ayrımların, haksız ve adaletsiz görev dağılımlarının çalışma ortamında olağan bir durummuş gibi algılanmasına neden olması.
Yöneticim yetkisini kullanarak beni sürekli eziyor, buna hakkı var mı? expand_more
Yöneticinizin sahip olduğu karar verme gücü ve yetkiyi kötüye kullanarak sizi sindirmeye veya işten uzaklaştırmaya çalışması, hukuken dikey mobbing olarak adlandırılır. Hiyerarşinin üst kademelerinden alt kademelere yöneltilen bu tür düşmanca tutumlar kesinlikle hukuka aykırıdır. Bu eylemler, işverenin işçiyi gözetme yükümlülüğünün ve eşit davranma borcunun doğrudan ihlali anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, hiçbir yöneticinin otoritesini bir silah gibi kullanarak sizi pasifize etme veya ezme hakkı bulunmamaktadır.
İş yerindeki kıdemli çalışma arkadaşlarım dedikodumu yapıp beni dışlıyor, ne yapabilirim? expand_more
Aynı statüde yer alan veya hiyerarşik olarak aynı basamakta bulunan işgörenlerin birbirlerine uyguladıkları bu tür psikolojik taciz eylemleri yatay mobbing kapsamına girer. Çalışma ortamındaki rekabet, kıdem farkı veya doyumsuz hırs gibi nedenlerle iş arkadaşlarınızın sizi dışlaması, iş yüklerini size devretmesi veya dedikodu mekanizmalarıyla sizi itibarsızlaştırması açık bir hukuki ihlaldir. Bu süreçler, mağdurun çalışma ortamından tamamen izole edilmesiyle sonuçlanan oldukça yıpratıcı eylemlerdir. Bu gibi durumlarda eylemi gerçekleştiren fail amiriniz olmasa dahi, işverenin işyerindeki düzeni sağlama yükümlülüğü çerçevesinde hukuki sorumluluğu doğmaktadır.
Şirketteki haksızlıkları şikayet edemiyorum, yönetim hep müdürleri koruyor, bu yasal mı? expand_more
İşyerlerindeki çok katmanlı ve otoriter hiyerarşik yapıların, mobbing uygulayıcılarını saklamak ve onların sorumluluktan kaçmasını kolaylaştırmak gibi tehlikeli sonuçları olabilmektedir. Üst yönetimin kurduğu bu otoriter düzen, faillerin eylemlerini meşrulaştırmasına ve ast-üst ilişkilerindeki haksız görev dağılımlarının olağan gibi algılanmasına zemin hazırlar. Ancak hiyerarşik düzen içerisindeki güç ilişkilerinin eşitsiz dağılımı, psikolojik terör eylemlerini yasal kılmaz. Çalışanların karar alma mekanizmalarından dışlanması ve yönetimin failleri koruması, işverenin koruma borcunu ağır bir şekilde ihlal ettiği anlamına gelmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir