Makale
İşyerlerindeki hiyerarşik düzen, çalışanlar arasında yatay ve dikey mobbing vakalarının ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Amirlerin astlarına yönelik dikey psikolojik tacizi ile aynı statüdeki çalışanların birbirine uyguladığı yatay mobbing, örgütsel yapıyı ve çalışma barışını derinden sarsan önemli hukuki ihlallerdir.
Hiyerarşik Yapılarda Yatay ve Dikey Mobbing Türleri
Çalışma yaşamında hiyerarşik yapı, kurumların işleyişi ve karar alma süreçlerinin düzenlenmesi için vazgeçilmez bir unsurdur. Ancak bu çok katmanlı düzen, güç ilişkilerinin eşitsiz dağılımıyla birlikte psikolojik taciz eylemlerine son derece elverişli bir zemin de hazırlayabilmektedir. Kaynaklarda da vurgulandığı üzere, özellikle çok sayıda uzmanlık alanını barındıran kompleks işyerlerinde hiyerarşik örgütsel yapı, otoriter bir yönetim tarzını beraberinde getirerek mobbing uygulayıcısını saklamak gibi tehlikeli bir işlev görebilmektedir. Hukuki açıdan incelediğimizde, hiyerarşik düzen içerisinde ortaya çıkan bu ihlaller genellikle yukarıdan aşağıya uygulanan dikey mobbing ve aynı statüdeki çalışanlar arasında görülen yatay mobbing olmak üzere iki temel kategoriye ayrılmaktadır. Bu ayrımlar, iş uyuşmazlıklarında failin konumunu ve işverenin koruma borcunu değerlendirirken son derece kritik bir öneme sahiptir.
Dikey Mobbing: Yukarıdan Aşağıya Psikolojik Taciz
İşyerlerinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri olan dikey mobbing, üst amirlerin yani hiyerarşik olarak daha üst konumda bulunanların, kendilerinden daha alt kademedeki çalışanlara yönelik uyguladığı sistematik yıldırma eylemleridir. Hiyerarşik yapının en üstünde veya yönetim kademelerinde yer alanların sahip olduğu geniş karar verme gücü ve yetki, kötüye kullanıldığında alt kademedekiler üzerinde yıkıcı bir baskıya dönüşmektedir. Çalışmalara göre, dikey mobbing vakalarında yöneticiler veya üst statüdeki çalışanlar, ellerindeki otoriteyi bir silah olarak kullanarak çalışanları pasifize etme, sindirme ve işten uzaklaştırma amacı güderler. Uygulamada aşağıdan yukarıya doğru gerçekleşen mobbing eylemlerine oldukça nadir rastlansa da asıl yıkıcı etki, hiyerarşinin üst basamaklarından aşağıya doğru yöneltilen düşmanca iletişimdir. Bu tür eylemler, işverenin eşit davranma borcu ile işçiyi gözetme yükümlülüğünün doğrudan ihlali anlamına gelmektedir.
Yatay Mobbing: Aynı Statüdeki Çalışanlar Arası Baskı
Sıklıkla göz ardı edilen ancak çalışma barışını derinden zedeleyen yatay mobbing, aynı hiyerarşik basamakta duran ve aynı statüde bulunan işgörenlerin kendi aralarında birbirlerine uyguladıkları psikolojik tacizdir. Uzman araştırmalarında da açıkça belirtildiği üzere, bu tür uyuşmazlıklarda çalışanlar hem fail hem de mağdur konumunda olabilmektedir. Özellikle kıdem farkının veya rekabetin yoğun olduğu birimlerde, deneyimli çalışanların yeni başlayanlara yönelik sergilediği dışlayıcı davranışlar, kendi iş yüklerini başkalarına devretme çabaları veya dedikodu mekanizmaları aracılığıyla itibarsızlaştırma girişimleri yatay mobbingin en tipik örnekleridir. Bireylerin doyumsuz hırsı, vazgeçilmez olma arzusu ve rakiplerini saf dışı bırakma isteğiyle beslenen bu süreç, mağdurların çalışma ortamından izole edilmesiyle sonuçlanmaktadır. Hukuki süreçlerde failin amir olmadığı bu tür durumlar, işverenin işyerindeki düzeni sağlama yükümlülüğü çerçevesinde titizlikle incelenmektedir.
Hiyerarşik Düzenin Mobbing Üzerindeki Etkileri
İş yerindeki çok katmanlı hiyerarşik yapı, sadece iş akışını düzenlemekle kalmaz, aynı zamanda mağdurların hak arayışlarını da zorlaştıran bir bariyer haline gelebilir. Yapılan çalışmalar, bu otoriter düzenin psikolojik terör eylemlerine nasıl zemin hazırladığını açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle güç ilişkilerinin eşitsiz dağılımı, failin eylemlerini meşrulaştırmasına yardımcı olur. Hiyerarşik düzenin mobbing vakalarındaki temel yansımalarını şu şekilde özetleyebiliriz:
- Üst yönetimin kurduğu otoriter yapının, mobbing failinin eylemlerini gizlemesini ve sorumluluktan kaçmasını kolaylaştırması.
- Aynı statüde yer alan çalışanlar arasındaki kıdem ve rekabet dinamiklerinin, yatay mobbinge açık bir zemin yaratması.
- Hiyerarşinin alt basamaklarında yığılan çalışanların, karar alma mekanizmalarından dışlanması neticesinde yönetimsel süreçlere katılamaması.
- Ast-üst ilişkilerindeki keskin ayrımların, haksız ve adaletsiz görev dağılımlarının çalışma ortamında olağan bir durummuş gibi algılanmasına neden olması.