Anasayfa/ Makale/ Dijital Delil, Ceza Muhakemesi Usulü ve Uluslararası Yargı

Dijital Delil, Ceza Muhakemesi Usulü ve Uluslararası Yargı

Bilişim suçlarının sınır aşan niteliği, dijital delillerin toplanması ve değerlendirilmesinde hassas usul kurallarının uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. Ulusal mevzuatımızda görevli ve yetkili mahkemelerin tayini ile uluslararası sözleşmeler çerçevesinde şekillenen adli yardımlaşma süreçleri, hukuki mücadelenin temelini oluşturmaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim teknolojilerinin hızla gelişmesi, hukuki uyuşmazlıkların ve suç unsurlarının elektronik ortama taşınmasına neden olmuştur. Bu bağlamda dijital delillerin elde edilmesi, soruşturma süreçlerinin en kritik aşamasını oluşturur. Bilgisayar sistemlerinde, geçici belleklerde veya silinmiş dosyalarda yer alan elektronik verilerin yapısı son derece kırılgandır. Ceza muhakemesi hukuku açısından maddi gerçeğe ulaşmak, bu narin verilerin usulüne uygun şekilde, hiçbir değişikliğe uğratılmadan adli makamlara sunulmasına bağlıdır. Geleneksel suçlardan farklı olarak mekandan bağımsız işlenebilen bu fiiller, salt iç hukuku değil, aynı zamanda uluslararası yargı ve işbirliği mekanizmalarını da yakından ilgilendirmektedir. Farklı ülkelerdeki sunucular üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde suçlunun tespiti ve cezalandırılması, ancak devletler arası etkin bir adli yardımlaşma ile mümkündür. Hukuk büromuz, siber alandaki bu karmaşık süreçlerin takibinde müvekkillerine ulusal ve uluslararası normlar çerçevesinde profesyonel hukuki destek sunmaktadır.

Dijital Delillerin Toplanması ve Hukuki Niteliği

Elektronik ortamda işlenen suçların aydınlatılmasında dijital delillerin hukuki durumu büyük bir tartışma konusudur. Mevzuatımızda bazı durumlarda faks çıktılarının dahi delil olarak nitelendirilmediği göz önüne alındığında, müdahaleye açık bilgisayar kayıtlarının ispat gücü hassasiyet taşır. Elektronik delillerin güvenliğini sağlamak için standart kopyalama işlemleri yeterli olmamakta, muhakkak bit stream (birebir bit kopyalaması) yöntemine başvurulması gerekmektedir. Aksi takdirde, cihazın sadece açılması dahi Windows işletim sisteminin geçici dosyalar oluşturmasına, tarih ve saat damgası gibi kritik verilerin silinmesine veya değişmesine yol açabilir. Suçluların gizlediği bilgilerin, virüslerin veya elektromanyetik etkilerin saniyeler içinde delilleri yok etme riski bulunduğundan, müdahalenin mutlaka uzman adli bilişim personeli tarafından, orijinal veri kaynağının birebir yedeği alınarak yapılması şarttır. Adli süreçlerde şüpheye yer bırakmayacak şekilde delil bütünlüğünün korunması, adil yargılanma hakkının da vazgeçilmez bir parçasıdır.

Soruşturma Usulü ve Görevli ile Yetkili Mahkemeler

Bilişim alanındaki hukuka aykırılıkların soruşturulması, şikayete bağlı olmaksızın Cumhuriyet Savcılıkları tarafından resen takip edilen süreçlerdir. Soruşturma makamları, suçun işlendiği izlenimini edindiği anda Ceza Muhakemesi Kanunu ilgili hükümleri doğrultusunda gerekli araştırmaları yaparak kamu davasını açmakla yükümlüdür. Görevli mahkemenin tayininde ise genel kurallar uygulanır. Kanun metinlerinde özel olarak Sulh Ceza veya Ağır Ceza Mahkemesi olarak belirtilmeyen fiillerin yargılaması, genel görevli mahkeme sıfatıyla Asliye Ceza Mahkemeleri tarafından yürütülmektedir. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde ise usul kanunumuzun ilgili maddeleri esas alınmaktadır. Buna göre genel kural olarak davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Kesintisiz fiillerde kesintinin gerçekleştiği yer, teşebbüs aşamasında kalan olaylarda ise son icra hareketinin yapıldığı yer mahkemesi yetkili kılınarak yargılamanın usul çerçevesi çizilmektedir.

Uluslararası Yargı, İşbirliği ve Ortak Normlar

İnternet ağının küresel ve anonim yapısı, siber eylemlerin genellikle birden fazla ülkenin yargı yetkisine girmesine sebebiyet vermektedir. Sınır aşan bu nitelik, faillerin tespitinde ve uluslararası yargı süreçlerinde devletlerin ortak hareket etmesini zorunlu kılar. Bu ihtiyaca binaen Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ve Türkiye'nin de imzaladığı Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi, üye ülkeler arasında ortak bir ceza politikası oluşturmayı hedefler. Bu sözleşme kapsamında, ulusal mevzuatların uyumlaştırılması ve elektronik delillerin toplanmasında devletler arası adli yardımlaşma mekanizmalarının hızlandırılması öngörülmektedir. Avrupa Birliği'nin elektronik ticaret ve veri gizliliği direktifleri ile çeşitli ülkelerde kurulan özel bilişim suçları birimleri de bu küresel mücadelenin kurumsal yansımalarıdır. Etkin bir hukuki koruma için, sunucu kayıtlarının ülkeler arası paylaşımını düzenleyen uluslararası prosedürlerin eksiksiz işletilmesi hayati önem taşımaktadır.

Uluslararası Alanda Etkin Soruşturma İçin Temel Kriterler

Sınır aşan siber uyuşmazlıklarda, farklı hukuk sistemlerinin usul kurallarının birbiriyle tam entegre çalışması şarttır. İnternet servis sağlayıcılarının yerel mevzuatlarına göre müşteri verilerini ve log kayıtlarını saklama süreleri ülkeden ülkeye büyük değişkenlik gösterebilmektedir. Suçun kaynağına hızlıca ulaşabilmek ve gerekli yargı sürecini derhal başlatmak için, uluslararası adli makamların iletişim hızının artırılmasına yönelik kesintisiz esasa dayalı ulusal temas noktaları sistemi oluşturulmuştur. Etkili ve hukuka uygun bir dijital soruşturma sürecinin uluslararası arenada başarıyla sonuçlanabilmesi adına dikkat edilmesi gereken en kritik hususlar aşağıda yer almaktadır:

  • Yabancı ülkelerdeki servis sağlayıcılardan elektronik verilerin doğrudan talep edilebilmesi için ikili adli yardımlaşma antlaşmalarının işletilmesi.
  • Elde edilen elektronik bulguların hedef ülkenin kabul ettiği dijital delil standartlarına uygun olarak yedeklenip mühürlenmesi.
  • Kişisel verilerin uluslararası aktarımında, taraf ülkelerin veri koruma ve gizlilik yönergelerine uygun ve ölçülü hareket edilmesi.
Polis el koyduğu bilgisayarımı normal şekilde açıp inceleyebilir mi? expand_more
Bilişim sistemlerindeki dijital delillerin yapısı son derece kırılgandır ve cihazın sadece açılması dahi Windows işletim sisteminin geçici dosyalar oluşturmasına, tarih ve saat damgası gibi kritik verilerin değişmesine yol açabilir. Bu nedenle, elektronik delillerin güvenliğini sağlamak için verilerin normal yollarla kopyalanması yeterli görülmemekte, mutlaka birebir bit kopyalaması (bit stream) yöntemine başvurulması gerekmektedir. İnceleme sürecinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde yürütülebilmesi adına, cihaza yönelik müdahalelerin yalnızca uzman adli bilişim personeli tarafından gerçekleştirilmesi adil yargılanma hakkının da vazgeçilmez bir parçasıdır.
Bilişim suçu mağduruyum ama şikayetçi olmadım, savcı yine de dava açar mı? expand_more
Bilişim alanındaki hukuka aykırılıkların çok büyük bir kısmı şikayete bağlı suçlar kategorisinde yer almaz ve Cumhuriyet Savcılıkları tarafından resen takip edilir. Soruşturma makamları, bilişim suçunun işlendiğine dair bir izlenim edindiği anda Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri doğrultusunda gerekli araştırmaları kendiliğinden yapmak zorundadır. Dolayısıyla siz resmi bir şikayette bulunmasanız bile, savcılık elde ettiği bulgular doğrultusunda soruşturmayı yürüterek kamu davası açmakla yükümlüdür.
Başka bir şehirdeki kişi beni hacklerse dava hangi mahkemede görülecek? expand_more
Bilişim suçlarında davanın nerede görüleceğine dair yetkili mahkeme tespiti, usul kanunumuzun belirlediği genel kurallar çerçevesinde yapılmaktadır. Temel kural olarak davaya bakma yetkisi suçun işlendiği yer mahkemesine ait olmakla birlikte, eylem teşebbüs aşamasında kalmışsa son icra hareketinin yapıldığı yer, kesintisiz fiillerde ise kesintinin gerçekleştiği yer mahkemesi yetkilidir. Ayrıca kanun metinlerinde aksine özel bir düzenleme (örneğin Ağır Ceza veya Sulh Ceza olarak) belirtilmediği sürece bu davaların yargılaması Asliye Ceza Mahkemeleri tarafından yürütülmektedir.
Yabancı bir ülkeden hesabım ele geçirildi, suçlunun bulunması imkansız mı? expand_more
İnternetin küresel yapısı nedeniyle siber eylemler sınır aşan bir niteliğe sahip olsa da, failin bulunması ve yargılanması uluslararası hukuk mekanizmalarıyla mümkündür. Türkiye'nin de imzaladığı Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi çerçevesinde, devletler arası adli yardımlaşma mekanizmaları işletilmekte ve ortak bir ceza politikası uygulanmaktadır. Bu kapsamda, ikili adli yardımlaşma antlaşmaları kullanılarak yabancı ülkelerdeki servis sağlayıcılardan elektronik veriler doğrudan talep edilebilir ve elde edilen dijital deliller ulusal yargılamada kullanılabilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir