Anasayfa/ Makale/ Ceza Soruşturmalarında KVKK İstisnaları ve...

Makale

Ceza muhakemesinde kişisel verilerin işlenmesi ve KVKK istisnaları, kamu güvenliği ile mahremiyet dengesinde kritik bir öneme sahiptir. Bu makalede, soruşturma süreçlerinde veri işlemenin hukuki sınırları, KVKK madde 28'de düzenlenen istisnalar ve kolluk faaliyetlerindeki yasal çerçeve hukuki bir perspektifle detaylıca incelenmektedir.

Ceza Soruşturmalarında KVKK İstisnaları ve Veri İşleme

Dijitalleşen dünyada ceza adaleti sisteminin maddi gerçeğe ulaşma gayesi, bireylerin temel hak ve özgürlükleri ile sıklıkla karşı karşıya gelmektedir. Ceza muhakemesinde kişisel verilerin işlenmesi, devletin suçla mücadele ve kamu güvenliğini sağlama yükümlülüğü çerçevesinde zorunlu bir araç olarak kabul edilse de, bu durum sınırsız bir veri toplama yetkisi anlamına gelmez. Nitekim 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin temel güvenceleri belirlerken, ceza soruşturmaları ve istihbari faaliyetler için belirli istisnalar öngörmüştür. Hukuk devleti ilkesi gereği, ceza adaleti süreçlerinde elde edilen verilerin hukuka uygun bir zeminde işlenmesi ve bu istisnai alanların dar yorumlanması esastır. Bu incelemede, bir ceza avukatı perspektifiyle, soruşturma makamlarının veri işleme faaliyetlerinin hukuki dayanakları, kanun kapsamında yer alan istisna halleri ve bu istisnaların uygulamadaki anayasal sınırları detaylı bir şekilde ele alınacaktır.

Ceza Muhakemesinde Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Yasal Sınırlar

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasamız ile güvence altına alınan mahremiyet hakkı, ceza soruşturmalarında hayati bir eşik oluşturur. Soruşturma makamları ve kolluk kuvvetleri tarafından suçların önlenmesi, soruşturulması ve kovuşturulması amacıyla yürütülen kişisel veri işleme faaliyetleri, Avrupa Birliği'nin 2016/680 sayılı Ceza Hukukunda Veri Koruma Direktifi standartlarında da ifade edildiği üzere, hukuka uygun, dürüst ve şeffaf bir biçimde gerçekleştirilmelidir. Verilerin belirli, açık ve meşru amaçlarla toplanması ve yalnızca bu amaçlarla sınırlı şekilde kullanılması yasal bir zorunluluktur. Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü madde 23 ve Avrupa Konseyi'nin 108 sayılı Sözleşmesi'nin 9. maddesi, kamu güvenliği ve suçların önlenmesi gibi amaçlarla kişisel veri işlenmesine tanınan sınırlamaların, sınırları açık ve öngörülebilir şekilde çizilmiş istisna rejimleri olarak dar yorumlanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

KVKK Madde 28 Kapsamında İstisnalar ve Anayasa Mahkemesi Kararı

Türk hukuk sisteminde 6698 sayılı Kanun'un istisnaları düzenleyen 28. maddesinin (ç) bendi, soruşturma ve kolluk faaliyetleri açısından temel dayanak noktasını oluşturmaktadır. Bu hüküm uyarınca, kişisel verilerin milli güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla yetkilendirilmiş kurumlarca yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi durumunda KVKK hükümleri uygulanmamaktadır. Söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nin 2016/125 Esas ve 2017/143 Karar sayılı içtihadı, temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin anayasal çerçeve bakımından bir aykırılık bulunmadığına hükmetmiştir. Bununla birlikte, bu hukuki muafiyet idareye keyfi bir yetki alanı tanımamakta, işlemlerin kanunilik ve ölçülülük ilkeleri sınırları içerisinde kalmasını emretmektedir.

KVKK İstisnalarının Uygulama Alanları

Soruşturma ve istihbarat süreçlerinde hukuki güvencelerin doğru bir şekilde tesis edilebilmesi adına, 6698 sayılı Kanun’un tam istisna öngördüğü durumların sınırlarının net olarak çizilmesi gerekmektedir. İlgili yasal mevzuatımız uyarınca yetkilendirilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen ve doğrudan KVKK hükümlerinin uygulanmayacağı başlıca faaliyet alanları şu şekilde sıralanabilir:

  • Milli savunmayı ve milli güvenliği temin etmeye yönelik faaliyetler bağlamındaki veri işleme süreçleri.
  • Kamu güvenliği ile kamu düzeninin korunması maksadıyla yürütülen önleyici işlemler.
  • Ülkenin ekonomik güvenliğini korumaya yönelik kanuni koruyucu ve istihbari faaliyetler.

Bu istisnai durumların varlığı, ceza adaleti mekanizmalarının etkinliğini sağlarken, devletin bireylere karşı sahip olduğu temel hakları gözetme yükümlülüğünü hiçbir zaman ortadan kaldırmaz.

Kolluk Faaliyetleri ve Avrupa Birliği Standartları

Günümüzde kolluk makamları tarafından işlenen kişisel veriler, Avrupa Birliği müktesebatı ile ulusal hukukumuz arasındaki uyum sürecinin de en önemli başlıklarından biridir. Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı 2024 Türkiye Raporu'nda da vurgulandığı üzere, kişisel verilerinin kolluk amaçları doğrultusunda işlenmesi durumunda bireylerin haklarının tam anlamıyla AB standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi ihtiyacı mevcuttur. Avrupa Birliği uygulamasında, kolluk birimlerinin kamu güvenliğiyle bağlantılı olmayan ek görevler ifa etmesi halinde bu faaliyetlerin doğrudan genel veri koruma kurallarına tabi olduğu kabul edilmektedir. Bu durum, ceza adaletinde veri işleme istisnalarının sınırlarının ne kadar katı çizildiğinin göstergesidir. Soruşturmalarda elde edilen verilerin, yalnızca ait oldukları ceza soruşturmasının meşru amaçlarına hizmet etmesi ve yetkisiz erişimlere karşı katı hukuki koruma kalkanları ile sarılması, hukuk devletinin şeffaflık beklentisinin bir gereğidir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: