Makale
Geleneksel, evden ve hibrit çalışma modellerinin mobbing üzerindeki etkileri farklı hukuki ve psikolojik sonuçlar doğurmaktadır. İşverenin gözetme borcu kapsamında, her çalışma modeline özgü mobbing risklerinin analiz edilmesi ve çalışanların örgütsel bağlılığını koruyacak önleyici hukuki tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır.
Çalışma Modellerinde Mobbingin Etkisi ve Hukuki Boyutu
Gelişen teknoloji ve özellikle pandemi sonrası değişen iş dünyası dinamikleri, çalışma modellerinde köklü değişikliklere yol açmıştır. İşverenler, çalışanlarını geleneksel ofis ortamının yanı sıra evden çalışma ve hibrit çalışma gibi esnek modellere yönlendirmiştir. Ancak bu dönüşüm, çalışma hayatının en yıkıcı sorunlarından biri olan psikolojik taciz (mobbing) olgusunun boyutlarını ve etki alanlarını da değiştirmiştir. Bir hukuk bürosu merceğinden bakıldığında, işverenin işçiyi koruma ve gözetme borcu, çalışma modelinden bağımsız olarak devam etmektedir. İşverenler, çalışanların fiziksel olarak ofiste bulunmadığı durumlarda bile psikolojik şiddeti önlemekle yükümlüdür. Yapılan araştırmalar, mobbingin örgütsel bağlılık üzerindeki yıkıcı etkisinin, çalışanın bulunduğu fiziki ortama ve sosyal destek mekanizmalarına göre farklılık gösterdiğini kanıtlamaktadır. Bu makalede, bir mobbing avukatı perspektifiyle, farklı çalışma modellerinin mobbing vakalarındaki rolü ve iş ilişkilerine yansımaları hukuki bir düzlemde incelenecektir.
Evden Çalışma Modelinde Mobbing ve Sosyal İzolasyon
Evden çalışma modeli, işçileri fiziksel ofis ortamının getirdiği kaotik durumlardan ve toksik ilişkilerden uzak tuttuğu için genel anlamda mobbinge maruz kalma ihtimalini düşürmektedir. İşçiler, ev ortamının sunduğu izole yapı sayesinde meslektaşlarının doğrudan düşmanca tavırlarından korunabilmektedir. Ancak hukuki ve psikolojik açıdan asıl tehlike, bu modelde mobbing gerçekleştiğinde ortaya çıkmaktadır. Araştırmalara göre, evden çalışan bir işçi uzaktan psikolojik tacize uğradığında, işverenin veya diğer meslektaşlarının duruma müdahale etmesi çok daha zordur. İşçi, fiziksel mesafeler nedeniyle sosyal destekten mahrum kalmakta ve örgütün manevi desteğini hissedememektedir. Bu durum, işçinin duygusal bağlılığını geleneksel modele kıyasla çok daha şiddetli bir şekilde zedelemektedir. İşverenlerin, evden çalışan işçilerin psikolojik iyi oluşlarını korumak adına anonim ihbar mekanizmaları ve online destek kanalları kurması hukuki bir gerekliliktir.
Hibrit Çalışma Modelinde Dışlanma ve Normatif Bağlılık
Yarı zamanlı ofis ve yarı zamanlı uzaktan çalışma imkanı sunan hibrit çalışma modeli, işçilerin hem esneklik hem de sosyalleşme ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Ancak bu model, kendine has mobbing riskleri barındırır. Özellikle bazı işçilerin sürekli uzaktan çalışıp bazılarının ofiste bulunduğu senaryolarda, uzaktan çalışan işçilerin kariyer fırsatlarından mahrum bırakılma, bilgi akışından dışlanma ve ekip tarafından ötekileştirilme tehlikesi mevcuttur. İşverenin eşit davranma ilkesi gereği, hibrit modelde örgütsel adaleti sağlaması şarttır. Hibrit modelde mobbinge maruz kalan işçilerin, kuruma karşı duydukları normatif bağlılık (minnet ve sorumluluk duygusu) ciddi şekilde hasar görmektedir. İşçiler, yöneticilerine veya kurumlarına karşı sadakat gösterme yükümlülüğünü sorgulamaya başlar. Bu noktada işverenler, çalışma modelleri arasındaki farklılıkların psikolojik bir baskı aracına dönüşmesini engellemekle mükelleftir.
Geleneksel Çalışma Modelinde Mobbingin Karakteristiği
Tüm mesai saatlerinin işyerinde geçirildiği geleneksel çalışma modeli, çalışanların fiziksel olarak bir arada bulunması nedeniyle çatışma ve mobbing vakalarının en yoğun yaşandığı modeldir. İşçiler, üstlerinin veya eş kıdemlilerinin doğrudan sözlü veya fiziksel baskısına, dedikoduya ve dışlanmaya daha açık hale gelirler. Buna rağmen, hukuki bir analizi yapıldığında, geleneksel modelde mobbingin duygusal bağlılığa negatif etkisinin uzaktan çalışma modellerine göre daha düşük olduğu görülmektedir. Bunun temel sebebi, işçinin ofis içinde kendine bir sosyal ağ kurabilmesi ve maruz kaldığı haksızlık karşısında diğer iş arkadaşlarından anında sosyal destek bulabilmesidir. Ayrıca, yöneticilerin ofis içindeki mobbing eylemlerine şahit olup işverenin gözetme borcu kapsamında derhal müdahale edebilme imkanı, tahribatı nispeten azaltmaktadır.
Çalışma Modellerine Göre Mobbingin İşçi Üzerindeki Etkileri
İşverenin otoritesini veya çalışma arkadaşlarının rekabet hırsını kötüye kullanmasıyla ortaya çıkan psikolojik şiddet, çalışma modellerine göre farklı kırılganlıklar yaratmaktadır. Bir mobbing avukatı olarak vurgulamak gerekir ki, işçilerin uğradığı zararın ispatı ve boyutu modelden modele değişmektedir. Çalışma modellerinin yarattığı farklı etkiler şu şekilde özetlenebilir:
- Evden Çalışma: Genel mobbing vakaları azdır ancak olay yaşandığında sosyal izolasyon nedeniyle işçinin duygusal yıkımı en üst seviyededir.
- Hibrit Çalışma: Ofis içi ve dışı gruplaşmalar, bilgi saklama ve kariyer engellemeleri şeklinde kendini gösterir, işçinin sadakat duygusunu zedeler.
- Geleneksel Çalışma: Sürtüşmeler sıktır ancak işçinin ispat imkanları (şahitlik gibi) ve anlık sosyal destek bulma şansı daha yüksektir.
İşverenlerin her üç modelde de mobbingi önleyici kurullar ve şikayet mekanizmaları kurması yasal bir zorunluluktur.