Anasayfa Makale Bulut Sözleşmelerinin Sona Ermesi ve Kanunlar...

Makale

Bulut bilişim sözleşmelerinin feshi, veri iadesi ve uyuşmazlık halinde uygulanacak hukukun tespiti, sınır aşan nitelikleri sebebiyle hukuki riskler barındırır. Bu makale, sürekli borç ilişkisi doğuran bulut sözleşmelerinin sona erme süreçlerini ve kanunlar ihtilafı bağlamında uluslararası yetki kurallarını incelemektedir.

Bulut Sözleşmelerinin Sona Ermesi ve Kanunlar İhtilafı

Bilişim dünyasının en önemli unsurlarından biri olan bulut bilişim sözleşmeleri, sundukları esneklik ve sınır aşan yapıları gereği hukuki uyuşmazlıkların çözümünde detaylı bir değerlendirme gerektirmektedir. Bu sözleşmelerin doğası gereği, taraflar arasındaki ilişkinin nasıl ve hangi şartlarda biteceğinin, olası bir uyuşmazlıkta hangi ülke hukukunun uygulanacağının sözleşmenin kurulması aşamasında titizlikle belirlenmesi elzemdir. Nitekim taraflar arasındaki sürekli borç ilişkisinin sona ermesi süreci, sadece hizmetin durdurulması anlamına gelmemekte; aynı zamanda barındırılan verilerin taşınması, iadesi ve tamamen silinmesi gibi kritik idari ve teknik yükümlülükleri de beraberinde getirmektedir. Diğer yandan, hizmet sağlayıcı ile kullanıcının genellikle farklı ülkelerde bulunması, milletlerarası özel hukuk ve kanunlar ihtilafı kurallarının devreye girmesine yol açmaktadır. Bu makalede, bir bulut bilişim sözleşmesinin sona erme usulleri, sona ermenin sonuçları ve yabancılık unsuru taşıyan bu sözleşmelere uygulanacak hukukun tespiti bağlamında ortaya çıkan hukuki dinamikler ele alınacaktır.

Bulut Bilişim Sözleşmelerinin Sona Erme Halleri ve Fesih Süreci

Bulut bilişim sözleşmeleri, hukuki nitelikleri gereği sürekli borç doğuran sözleşmeler kategorisinde yer almaktadır. Bu durum, sözleşmenin geçmişe etkili olarak (ex tunc) ortadan kaldırılmasını ifade eden dönme veya geri alma hakkının kullanılmasını imkansız kılmaktadır; çünkü servis sağlayıcının ifa ettiği sürekli hizmetin iadesi fiilen mümkün değildir. Bu sebeple bulut sözleşmeleri, ileriye etkili (ex nunc) sonuç doğuran fesih hakkının kullanılması yoluyla sona erdirilmektedir. Sözleşmenin belirli ya da belirsiz süreli yapılması, fesih bildirim sürelerini ve şeklini doğrudan etkilemektedir. Tarafların, yaşanabilecek krizleri ve hak kayıplarını asgariye indirmek adına, fesih bildiriminin yapılacağı zamanı ve yazılı şekil şartını baştan belirlemeleri ispat hukuku açısından büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca, hizmet sunumunun ifasında yaşanabilecek tekrarlı kesintiler veya ödeme yükümlülüklerinin ihlali gibi durumlarda devreye girecek olağanüstü fesih hakları, tarafların ticari ve hukuki menfaatlerini koruyan en önemli güvencelerden biridir.

Sözleşmenin Sona Ermesinin Sonuçları ve Veri İadesi

Bulut bilişim sözleşmesi feshedildikten sonra taraflar açısından en karmaşık süreç, barındırılan altyapının ve dijital verilerin akıbetidir. Bu aşamada, kullanıcının verilerini yeni bir bulut servis sağlayıcısına taşıyabilmesi için mevcut sağlayıcının geçiş sürecine teknik destek vermesi ve geçiş için makul bir süre tanıması hukuki bir gerekliliktir. Taşınma işlemi tamamlandıktan sonra veri merkezinde kalan bilgilerin durumu ise gerek KVKK gerekse Avrupa Birliği normları (GDPR) çerçevesinde katı kurallara bağlanmıştır. Sözleşme bittiğinde veri sorumlusunun hukuki yükümlülükleri şu şekildedir:

  • İşleme amacı ortadan kalkan kişisel verilerin re'sen silinmesi veya yok edilmesi.
  • Verilerin üçüncü kişilerle ilişkilendirilemeyecek biçimde anonim hale getirilmesi.
  • Yeni sisteme entegrasyon için talep edilen know-how ve taşıma desteğinin, dürüstlük kuralı çerçevesinde sağlanması.

Milletlerarası Özel Hukuk Kapsamında Kanunlar İhtilafı

Bulut bilişim servislerinin doğasında var olan uluslararası ağ altyapısı ve farklı kıtalardaki veri merkezleri, sözleşmelere yabancılık unsuru katmaktadır. Türk Hukuku bağlamında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK), yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkilerinde taraflara uygulanacak hukuku seçme özgürlüğü tanımaktadır. MÖHUK madde 47 uyarınca, münhasır yetki (kamu düzeni) esasına girmeyen ticari sözleşmelerde taraflar, aralarındaki uyuşmazlığın çözümü için yabancı bir devletin mahkemesini veya hukukunu yetkili kılabilmektedir. Avrupa Birliği'nin Roma I Tüzüğü uyarınca da sözleşme taraflarının, ilişkilerine uygulanacak hukuku serbestçe tayin etmelerine açıkça cevaz verilmiştir. Ancak tarafların bu yönde açık bir yetki anlaşması yapmadığı hallerde, uyuşmazlığın karakteristik edimini ifa eden tarafın, yani bulut servis sağlayıcısının mutad meskeni hukuku devreye girecektir.

Tüketici Sözleşmelerinde Yetki ve Uygulanacak Hukukun Sınırları

Bulut bilişim sözleşmesinin bir tarafında son kullanıcı konumunda bir tüketici bulunuyorsa, uygulanacak hukukun ve yetkili mahkemenin tayininde kanun koyucu tarafından getirilen emredici sınırlar dikkate alınmak zorundadır. Tüketiciyi koruma felsefesi gereği MÖHUK madde 46, tüketici sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketicinin yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemelerinin yetkisini güvence altına almıştır. Bu tür sözleşmelerde, hizmet sağlayıcının tek taraflı olarak dayattığı ve tüketici aleyhine sonuç doğuran genel işlem şartı niteliğindeki yetki anlaşmaları, hukuken içerik ve yürürlük denetimine tabi tutularak geçersiz sayılabilmektedir. Benzer bir koruma kalkanı Roma I Tüzüğü madde 6 ile de sağlanmış olup, taraflar aksini kararlaştırsa dahi tüketicinin kendi ülke hukukunun sağladığı asgari güvencelerden mahrum bırakılamayacağı, dolayısıyla tüketicinin mutad meskeni hukukunun öncelikli olarak uygulanacağı benimsenmiştir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: