Makale
Bilişim sistemleri aracılığıyla haksız yarar sağlama suçu, teknolojik gelişmelerle birlikte ekonomik değerlerin veriye dönüşmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Klasik dolandırıcılık suçundan farklı olarak, insana karşı hile yerine sisteme müdahale söz konusudur. Yeni TCK ile bu eylemler daha spesifik sınırlarla yaptırıma bağlanmıştır.
Bilişim Sistemleri Aracılığıyla Haksız Yarar Sağlama
Günümüzde sosyo-ekonomik dönüşümün bir sonucu olarak ticari ve finansal işlemlerin büyük bir bölümü bilişim sistemleri üzerinden yürütülmektedir. Ekonomik değerlerin veri olarak temsil edilmesi ve bu veriler üzerinde işlemler yapılması, haksız kazanç elde etme yöntemlerini de bütünüyle değiştirmiştir. Bilişim sistemleri aracılığıyla haksız yarar sağlama, temelde bir kişinin ya da kurumun malvarlığına yönelik ihlalleri kapsayan yeni nesil bir ekonomik suç modelidir. Klasik suç tiplerinin yetersiz kaldığı bu alanda, failin sistemdeki verilere veya doğrudan işleyişe müdahale etmesiyle mameleki bir değerin elde edilmesi söz konusu olmaktadır. Sözleşmeler ve uluslararası metinlerde de bilgisayar dolandırıcılığı olarak adlandırılan bu ihlaller, hukuki açıdan kendine özgü düzenlemelere ihtiyaç duymuştur. Suçun bağımsız bir şekilde düzenlenmesi, hem yargı pratiğindeki boşlukları doldurmak hem de ekonomik düzeni elektronik ortamdaki kötüniyetli müdahalelere karşı korumak açısından büyük bir öneme sahiptir.
Klasik Dolandırıcılık Suçundan Farkı
Bilişim sistemleri vasıtasıyla menfaat temininin ayrı bir suç olarak ele alınmasının en önemli nedeni, klasik dolandırıcılık suçunun unsurları ile teknolojik eylemlerin uyuşmamasıdır. Türk Ceza Hukukunda dolandırıcılık suçu, bir kişiye karşı hileli hareketler yapılması ve bu kişinin aldatılarak hataya düşürülmesi esasına dayanır. Oysa bilişim sistemlerinde hilenin muhatabı bir insan değil, doğrudan doğruya makinenin kendisi veya yazılımdır. Bir bilgisayar sistemine yanlış veri girilmesi, programın işleyişinin manipüle edilmesi veya halk arasında yaygın bilinen salam tekniği gibi yöntemlerle küçük meblağların başka hesaplara aktarılmasında kandırılan bir insan unsuru bulunmamaktadır. Ayrıca, elde edilen verinin fiziksel ve taşınabilir bir mal statüsünde olmaması nedeniyle geleneksel hırsızlık suçunun kalıpları da bu ihlalleri bütünüyle kapsamakta yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple, insan unsurunun hataya düşürülmediği teknik manipülasyonlar için hukukumuzda özel cezai yaptırımların getirilmesi zorunluluğu doğmuştur.
5237 Sayılı TCK Kapsamında Suçun Düzenlenişi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, mülga 765 sayılı Kanun uygulamasında yaşanan sorunları gidermek amacıyla bu suç tipini daha sınırlandırılmış ve net bir çerçevede ele almıştır. TCK madde 244'ün son fıkrasında, sistemin işleyişini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme gibi fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisine veya başkasına haksız çıkar sağlaması yaptırıma bağlanmıştır. Ancak kanun koyucu bu düzenlemeyi bir yardımcı norm statüsünde konumlandırmıştır. İlgili maddeye göre, failin eylemi eğer daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturmuyorsa bu hüküm uygulanacaktır. Yani eylemin niteliğine göre, haksız kazanç sağlama süreci eğer şartlarını taşıyorsa nitelikli hırsızlık veya nitelikli dolandırıcılık suçları kapsamında da değerlendirilebilir. Bu sistematiğin amacı, her türlü bilişim ihlalini tek bir madde torbasına atmak yerine, ihlalin koruduğu hukuki değere ve eylemin vasfına en uygun ceza normunu uygulayarak adaleti tesis etmektir.
Yargıtay Uygulamaları ve Suçun Tasnifi
Bilişim sistemleri üzerinden elde edilen menfaatler söz konusu olduğunda, yargılamalarda Yargıtay içtihatları suçun vasıflandırılmasında çok önemli bir yol gösterici kaynaktır. Mülga yasa döneminde başkasına ait banka veya kredi kartlarıyla otomatik para çekme makinelerinden para çekilmesi işlemleri zaman zaman bilişim suçu, zaman zaman ise hırsızlık olarak değerlendirilerek büyük tartışmalara yol açmıştır. Yeni TCK sistematiği ise uygulamada yaşanan bu hukuki karmaşayı gidermek üzere eylemleri özelliklerine göre birbirinden özenle ayırmıştır. Bu noktada bilişim araçları kullanılarak elde edilen haksız çıkar sağlama eylemleri ile diğer malvarlığına karşı suç tipleri arasındaki ince çizgiler mevzuatımızda şu şekilde sınıflandırılabilir:
- Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması: Bilişim suçları bölümünde ayrıca düzenlenerek, haksız elde edilen kartların izinsiz kullanımı ve menfaat temini bağımsız bir suç tipine dönüştürülmüştür.
- Nitelikli hırsızlık: Bilişim sistemlerinin sadece bir araç olarak kullanılarak doğrudan başkasının zilyetliğindeki malın veya paranın alınması durumu, hırsızlık suçunun ağırlaştırıcı nedeni kabul edilmiştir.
- Nitelikli dolandırıcılık: Kredi kartı tahsisi sırasında bankanın hileyle aldatılması veya mağdurların hileli eylemlerle kandırılarak şifrelerinin öğrenilmesi sonucu sistemin kullanılarak çıkar sağlanması hallerinde uygulanmaktadır.