Anasayfa/ Makale/ Anayasal Bir Hak Olarak Kişisel Verilerin Korunması ve İlgili Kişi Hakları

Anayasal Bir Hak Olarak Kişisel Verilerin Korunması ve İlgili Kişi Hakları

Kişisel verilerin korunması hakkı, Anayasa'nın 20. maddesi ile güvence altına alınan ve bireyin insan onuru ile maddi ve manevi varlığını geliştirmesini temel alan en temel anayasal haklardan biridir. Bu makalede, veri sahiplerine tanınan bilgi alma, erişim, düzeltme, imha, itiraz ve unutulma hakları anayasal hukuk perspektifiyle incelenmektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Teknolojinin büyük bir hızla gelişmesi ve kişisel verilerin işlenme hacminin tarihte eşi benzeri görülmemiş seviyelere ulaşması, kişisel verilerin korunması hakkını modern hukuk sistemlerinin en önemli tartışma konularından biri haline getirmiştir. Türk hukukunda 2010 yılında Anayasa'nın 20. maddesine eklenen fıkra ile bu hak, anayasal bir güvenceye kavuşturulmuş ve temel haklar ve özgürlükler rejimi içerisindeki sağlam yerini almıştır. Anayasa Mahkemesi'nin içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hak yalnızca özel hayatın gizliliğinin bir uzantısı değil, aynı zamanda bireyin insan onurunun korunması ve kişiliğini serbestçe geliştirebilmesi hakkının özel ve dinamik bir görünümüdür. Bireylerin kendi kişisel verileri üzerindeki hâkimiyetlerini ifade eden geleceğini belirleme hakkı, veri sahiplerine yasal düzenlemelerle sunulan birtakım somut ve proaktif hakların kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Kişisel verilerin korunması hukukunun özünü oluşturan bu mekanizma, veri işleyen otoriteler karşısında bireyi anayasal bir zırh ile korumaktadır.

Anayasal Koruma ve Özel Hayatın Gizliliği

Hukuk sistemimizde kişisel verilerin korunması hakkı, temel olarak Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında özel hayatın gizliliği başlığı altında yer almaktadır. Ancak bu hak, geleneksel anlamdaki mahremiyet kavramını aşan, tamamen kendine özgü (sui generis) özellikler barındıran proaktif bir hak kategorisidir. Anayasa Mahkemesi kararlarında da altı çizildiği gibi, bireyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir kılan her türlü bilgi kişisel veri sayılmakta ve bu verilerin işlenmesi esnasında kamu makamlarının veya özel hukuk kişilerinin keyfi müdahalelerine karşı anayasal güvence sağlanmaktadır. Bu anayasal temel, bireylerin kendi verileri hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenme gibi temel ilgili kişi haklarını anayasal bir statüye yükseltmiştir.

İlgili Kişiye Tanınan Temel Haklar

Kişisel verilerin anayasal düzeyde korunması, bireyin sadece pasif bir koruma altında olmasını değil, aynı zamanda aktif olarak veri işleme süreçlerine doğrudan müdahil olabilmesini gerektirir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve uluslararası temel mevzuat olan Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında ilgili kişilere tanınan haklar, bu aktif müdahale imkânının en güçlü hukuki araçlarıdır. Bireyin kendi kişisel verileri üzerindeki anayasal hâkimiyetini kurabilmesi, süreçleri denetleyebilmesi ve gerektiğinde yasal yollara etkin biçimde başvurabilmesi için mevzuatımızda aşağıda detaylandırılan ve her biri anayasal temele dayanan bir dizi temel hak tesis edilmiştir:

  • Bilgi Alma Hakkı: Kişisel verilerin işlenip işlenmediğini, işlenme amacını ve aktarılan üçüncü kişileri öğrenme hakkıdır.
  • Erişim Hakkı: İşlenen verilere ulaşarak veri işleme faaliyetinin hukuka uygunluğunu teyit edebilme yetkisidir.
  • Düzeltme Hakkı: Eksik veya yanlış işlenen kişisel verilerin düzeltilmesini ve güncellenmesini talep edebilme hakkıdır.
  • İmha ve Unutulma Hakkı: İşlenme şartları ortadan kalkan verilerin silinmesini, yok edilmesini ve dijital hafızadan tamamen silinmesini isteme hakkıdır.
  • İtiraz Hakkı: Özellikle münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla aleyhe çıkan sonuçlara itiraz etme yetkisidir.

Bilgi Alma ve Erişim Hakkının Hukuki Niteliği

Veri sahiplerine tanınan haklar yelpazesinde bilgi alma hakkı, diğer tüm hakların kullanımına temel teşkil eden ön koşul niteliğinde bir haktır. Bireyin, kendisi hakkında hangi verilerin, hangi hukuki sebeplere dayanılarak işlendiğinden ve kimlerle paylaşıldığından haberdar olmaması durumunda, düzeltme veya imha gibi diğer yasal haklarını kullanması pratik olarak imkânsız hale gelecektir. Bu hakkın doğal bir uzantısı olan erişim hakkı ise, bireyin kendi verilerinin işlendiği sisteme veya kayıt ortamına doğrudan erişiminden ziyade, verilerin içeriğine makul, açık ve anlaşılır bir şekilde ulaşabilmesini ifade eder. Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun çeşitli kararlarında da vurgulandığı üzere, veri sorumlusunun güvenliğe ilişkin yükümlülükleri ile bireyin bilgiye ulaşma ihtiyacı arasında adil bir denge kurularak erişim imkânı sağlanmalıdır.

Verilerin İmhası ve Unutulma Hakkı Çerçevesi

Dijitalleşme ve bulut teknolojilerinin gelişimi, bir kez kayıt altına alınan bilginin sonsuza dek var olabilmesi riskini doğurmuş, bu durum unutulma hakkı kavramının acil bir anayasal ihtiyaç olarak ortaya çıkmasına sebep olmuştur. İlgili kişinin, işlenme amacı ortadan kalkan kişisel verilerinin silinmesini, yok edilmesini veya anonim hale getirilmesini talep etme hakkı, sadece hukuki bir prosedür değil, bireyin geçmişinin ağırlığından kurtularak hayatında yeni bir sayfa açabilmesinin en önemli teminatıdır. Türk hukukunda KVKK'nın 11. maddesi ile vücut bulan bu imha yetkisi, kişinin dijital hafızada yer alan fotoğraf, kimlik, ses veya adres gibi her türlü bilgisinin, geri getirilemeyecek şekilde ortadan kaldırılmasını kapsar. Bu mekanizma, ifade özgürlüğü veya kamunun bilgi edinme hakkı gibi diğer temel anayasal haklarla yarışması durumunda, titiz bir orantılılık ilkesi testine tabi tutularak uygulanmaktadır.

İtiraz Hakkı ve Veri Taşınabilirliği

Gelişen yapay zekâ ve büyük veri analitiği teknolojileri karşısında bireyin korunması maksadıyla, itiraz hakkı son derece kritik bir hukuki araçtır. Türk hukukunda özellikle kişisel verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi sonucu bireyin aleyhine ortaya çıkan neticelere itiraz etme hakkı tanınmıştır. Bununla birlikte, kişinin açık rızasına dayanarak gerçekleştirilen veri işleme faaliyetlerinde, bu rızanın her zaman geri alınabilmesi de özünde bir itiraz hakkı görünümüdür. Diğer yandan, GDPR ile hukuk dünyasına giren ve elektronik haberleşme sektöründeki numara taşınabilirliğine benzeyen veri taşınabilirliği hakkı, bireyin bir hizmet sağlayıcıda yer alan tüm verilerini makinece okunabilir bir formatta alarak engelsiz bir biçimde başka bir sisteme aktarabilmesini ifade eder. Her ne kadar KVKK'da doğrudan bağımsız bir hak olarak düzenlenmemiş olsa da veri sahiplerinin dijital ekosistemdeki özgürlüklerini ve kişisel veri hâkimiyetini güçlendiren çok önemli bir hukuki müessesedir.

Bir şirketin hakkımda hangi bilgileri tuttuğunu nasıl öğrenebilirim? expand_more
Anayasa'nın 20. maddesi ve KVKK kapsamında, kendi verileriniz üzerinde anayasal bir hâkimiyetiniz bulunmaktadır. Bu güvence doğrultusunda, verilerinizi işleyen kurumlara karşı bilgi alma ve erişim hakkınızı kullanabilirsiniz. Hangi kişisel verilerinizin, hangi hukuki sebeplere dayanılarak işlendiğini ve kimlerle paylaşıldığını ilgili kuruma başvurarak öğrenmeniz mümkündür. Bu hakkınızı kullanmanız, verilerinizin hukuka uygun işlenip işlenmediğini denetleyebilmeniz ve sonrasında düzeltme veya silme gibi diğer yasal yollara başvurabilmeniz için yasal bir ön koşuldur.
İnternetteki eski fotoğraflarımı veya adresimi tamamen sildirebilir miyim? expand_more
Evet, hukukumuzda kişisel verilerin imhası ve "unutulma hakkı" adı verilen çok önemli bir güvence bulunmaktadır. İşlenme amacı ortadan kalkan fotoğraf, adres, ses veya kimlik gibi her türlü kişisel bilginizin dijital hafızadan geri getirilemeyecek şekilde tamamen silinmesini veya yok edilmesini talep edebilirsiniz. Bu hak, geçmişin ağırlığından kurtularak hayatınızda yeni bir sayfa açabilmenizin en önemli yasal teminatıdır. Talebiniz değerlendirilirken, kamu yararı ve ifade özgürlüğü gibi diğer anayasal haklarla titiz bir orantılılık testi yapılarak verilerinizin imhası sağlanmaktadır.
Yapay zeka başvurumu reddetti, bu otomatik karara itiraz etme hakkım var mı? expand_more
Kesinlikle böyle bir itiraz hakkınız mevcuttur. Türk hukukunda, kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler veya yapay zekâ vasıtasıyla analiz edilmesi sonucunda aleyhinize ortaya çıkan neticelere karşı itiraz etme hakkınız yasal güvence altındadır. Gelişen teknoloji ve büyük veri analizleri karşısında birey olarak mağduriyet yaşamamanız için, bu sistemlerin verdiği olumsuz kararların yeniden değerlendirilmesini talep edebilirsiniz. Ayrıca, bu veri işleme faaliyeti önceden verdiğiniz açık rızanıza dayanıyorsa, bu rızayı dilediğiniz zaman geri alarak sürece itiraz etme imkânınız da bulunmaktadır.
Bir kurumda adım veya bilgilerim yanlış yazılmış, bunu nasıl düzelttiririm? expand_more
KVKK kapsamında ilgili kişi olarak size tanınan en temel yasal haklardan biri de düzeltme hakkıdır. Sizinle ilgili eksik veya yanlış işlenmiş olan her türlü kişisel verinin düzeltilmesini ve güncellenmesini doğrudan verilerinizi işleyen kurumdan talep etme yetkiniz bulunmaktadır. Anayasal düzeyde korunan bu hak, kişisel verileriniz üzerindeki aktif hâkimiyetinizi sağlamak ve hakkınızda hatalı işlemler yapılmasını engellemek için mevzuatımızda özel olarak düzenlenmiştir. Hatalı işlem şüpheniz varsa öncelikle erişim hakkınızı kullanarak verilerinizin içeriğini açık ve anlaşılır şekilde talep edebilir, sonrasında düzeltme isteğinizi kuruma iletebilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir