Anasayfa/ Makale/ Alman Hukukunda Online Arama Tedbiri ve Delil Boyutu

Alman Hukukunda Online Arama Tedbiri ve Delil Boyutu

Alman hukukunda online arama, Federal Anayasa Mahkemesi kararlarıyla yasal zemine oturtulmuş, teknolojik gelişmelere uyumlu gizli bir soruşturma tedbiridir. Bu tedbirle elde edilen dijital verilerin ceza yargılamasında delil olarak kullanılması, özel hayatın çekirdek alanının korunması ve hukuka aykırı delil yasakları çerçevesinde şekillenir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Alman hukuk sisteminde online arama tedbiri, teknolojik gelişmelerin geleneksel soruşturma yöntemlerini yetersiz kılması sonucunda yasal bir zemine kavuşmuştur. Başlangıçta Federal Yargıtay daireleri arasında uygulamanın yasallığı konusunda derin görüş ayrılıkları yaşanmış, nihayetinde Federal Anayasa Mahkemesi'nin dönüm noktası niteliğindeki kararıyla bilgi teknolojisi sistemlerinin gizliliğini ve bütünlüğünü sağlama hakkı adı altında yeni bir anayasal temel hak geliştirilmiştir. Geliştirilen bu yeni bilişim temel hakkı, devletin bilgi teknolojisi sistemlerine sızarak gizli bir şekilde veri elde etmesini katı koşullara bağlamıştır. Alman Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen 100b maddesiyle adli amaçlı online arama yasal dayanağına kavuşmuş ve şifrelenmiş dijital delillerin elde edilmesi mümkün hale gelmiştir. Tedbirin doğası gereği kişinin tüm kullanım davranışlarını izlemeye imkan vermesi, elde edilen verilerin delil niteliği ve ceza yargılamasında kullanılabilirliği hususunda yüksek hukuki standartların uygulanmasını zorunlu kılmıştır.

Alman Ceza Muhakemesinde Online Arama Şartları

Alman Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100b maddesi uyarınca, adli amaçlı online arama yalnızca çok ağır suçların işlendiğine dair somut olgulara dayanan nitelikli suç şüphesinin varlığı halinde uygulanabilir. Kanun koyucu, ölçülülük ilkesinin bir yansıması olarak tedbirin uygulanmasını sıkı bir suç kataloğu ile sınırlandırmıştır. Soruşturma makamları, hedef sistemde arama yazılımı kullanarak dijital delil toplarken, bu tedbire ancak maddi gerçeğin araştırılmasının başka yöntemlerle çok daha zor veya imkansız olduğu durumlarda, yani ikincillik ilkesi çerçevesinde son çare olarak başvurabilir. Sisteme sızıldıktan sonra elde edilen verilerin, yalnızca katalogda yer alan çok ağır suçların aydınlatılmasına hizmet ettiği takdirde hukuka uygun delil olarak mahkemeye sunulabilmesi mümkündür. Ayrıca, sızılan sistemdeki verilerin kanıt değerini koruması adına yer ve zaman damgasının alınması ve verilerin manipüle edilmediğinin garanti edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Elde Edilen Dijital Delillerin Değerlendirilmesi ve Sınırları

Hukuka uygun şekilde yürütülen bir online arama sonucunda toplanan dijital veriler, genellikle adli bilişim uzmanları tarafından analiz edilerek mahkeme huzurunda tartışılabilir bir formata dönüştürülür ve asıl ceza yargılamasında hükme esas alınır. Alman ceza usul hukukunda, toplanan bu kişisel verilerin başka ceza yargılamalarında kullanılabilmesi ise 100e maddesiyle sınırlandırılmıştır. Veriler, tedbire maruz kalan kişinin rızası olmaksızın yalnızca online arama kararı verilebilecek ağırlıktaki diğer bir katalog suçun soruşturulması için kullanılabilir. Buna ek olarak, bir soruşturma sırasında tesadüfen elde edilen veriler de ancak katalog suçların kapsamına girmesi şartıyla farklı bir yargılamada değerlendirmeye alınabilmektedir. Eğer bir katalog suçuna yönelik şüphe yargılama evresinde ortadan kalkar ancak suç vasfı değişirse, elde edilen delillerin kullanılabilirliği şüphenin başlangıçtaki hukuka uygunluğuna göre değerlendirilir.

Hukuka Aykırı Deliller ve Delil Değerlendirme Yasakları

Alman hukuk sisteminde, online arama neticesinde elde edilen delillerin hukuka aykırı olması durumunda, yargılamanın adil bir şekilde yürütülmesini temin etmek amacıyla çeşitli delil elde etme ve değerlendirme yasakları devreye girmektedir. Hukuka aykırı şekilde elde edilen delillerin akıbeti, Anglo-Amerikan sisteminden farklı olarak mutlak bir yasak yerine genellikle esnek kurallar çerçevesinde incelenir. Bu noktada soruşturma makamlarının gerçekleştirdiği usul ihlalinin ağırlığı, ihlalin kasıtlı olup olmadığı ve devletin suçla mücadeledeki üstün menfaati değerlendirilmeye alınır. Online aramanın doğası gereği son derece ağır bir müdahale aracı olması, bu değerlendirmede birey haklarının ihlaline karşı daha hassas bir yaklaşım sergilenmesini zorunlu kılar. Bu yasakların sınırları ve uygulamadaki yansımaları şu temel prensiplere dayanmaktadır:

  • Özel hayatın çekirdek alanı: İnsan onurunun dokunulmazlığı gereğince, kişinin iç dünyasını ve en mahrem alanını ilgilendiren iletişim içeriklerine yönelik mutlak bir delil değerlendirme yasağı bulunur. Bu tür veriler derhal silinmelidir.
  • Mesleki gizlilik ve tanıklıktan çekinme: Avukatlar, doktorlar ve din görevlileri gibi mesleki sır saklama yükümlülüğü olan kişilerin cihazlarında yapılan aramalardan elde edilen veriler delil olarak kullanılamaz.
  • Değerlerin tartımı teorisi: Şekli ve maddi koşullarda meydana gelen basit usul ihlalleri, doğrudan delil yasağı doğurmaz. Devletin suçla mücadele menfaati ile bireyin ihlal edilen hakları tartılarak hakimin serbest kanaatiyle karar verilir.

Encro-Chat Soruşturmaları ve Sınır Ötesi Deliller

Alman yargısında online arama ve şifreli dijital delillerin kullanımı tartışmalarının odak noktasında kripto mesajlaşma platformlarına yönelik Encro-Chat soruşturmaları yer almaktadır. Fransız makamları tarafından sisteme sızılarak elde edilen ve Alman yetkililerle paylaşılan bu verilerin, Alman ceza yargılamasında hukuka uygun delil olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yoğun tartışmalara neden olmuştur. Federal Yargıtay, verdiği kararlarda söz konusu dijital delillerin kullanılabilirliğinin uluslararası adli yardımlaşma ilkelerine ve hakimin delilleri serbestçe takdir yetkisine uygun olduğuna hükmetmiştir. Soruşturma makamlarının doğrudan müdahalesi olmasa dahi, elde edilen verilerin özellikle ağır suçların aydınlatılmasında kullanılmasında anayasal bir engel görülmemiş ve değerlerin tartımı ilkesi çerçevesinde bu verilerin mahkumiyete esas alınabileceği belirtilmiştir.

Polis telefonuma gizlice sızıp tüm mesajlarımı okuyabilir mi? expand_more
Alman hukuk sisteminde, devletin bilgi teknolojisi sistemlerine gizlice sızarak veri elde etmesi mümkündür. Ancak "online arama" olarak bilinen bu tedbir, yalnızca çok ağır suçların işlendiğine dair somut olgular ve nitelikli suç şüphesi bulunması halinde uygulanabilir. Bu yönteme, gerçeğin araştırılmasının başka yöntemlerle çok daha zor veya imkansız olduğu durumlarda ikincillik ilkesi gereği son çare olarak başvurulmasına izin verilmektedir. Ayrıca, hedeflenen sisteme sızıldıktan sonra elde edilen verilerin manipüle edilmediğinin garanti edilmesi ve mutlaka zaman damgası ile güvenceye alınması şarttır.
Telefonumdaki en mahrem sırlarım veya avukatımla yazışmalarım delil sayılır mı? expand_more
Hayır, ceza yargılamasında insan onurunun dokunulmazlığı gereği kişinin iç dünyasını ve özel hayatının çekirdek alanını ilgilendiren iletişim içeriklerine yönelik mutlak bir delil değerlendirme yasağı bulunmaktadır ve bu veriler derhal silinmelidir. Benzer şekilde, mesleki sır saklama yükümlülüğü bulunan avukatlar, doktorlar veya din görevlileri gibi kişilerin cihazlarından yapılan aramalardan elde edilen veriler mahkemede delil olarak kullanılamaz. Bu mahrem ve mesleki verilere yönelik koruma, devletin suçla mücadele menfaatinden üstün tutularak kesin hukuki sınırlarla güvence altına alınmıştır.
Telefonum incelenirken başka bir suç işlediğim ortaya çıkarsa o veriler kullanılır mı? expand_more
Alman ceza muhakemesinde, hukuka uygun başlatılan bir soruşturma sırasında tesadüfen elde edilen verilerin farklı bir davada kullanılabilmesi oldukça sıkı şartlara bağlanmıştır. Sizin rızanız olmaksızın tesadüfen bulunan bu veriler, ancak kanunda belirtilen ve online arama kararı verilmesini gerektirecek ağırlıktaki "katalog suçlardan" birinin kapsamına giriyorsa değerlendirmeye alınabilir. Eğer sonradan ortaya çıkan eylem bu katalog suçlar listesinde yer almıyorsa, toplanan söz konusu kişisel verilerin başka bir ceza yargılamasında delil olarak kullanılması hukuken mümkün olmayacaktır.
Yabancı bir ülkenin gizli uygulamalardan ele geçirdiği yazışmalarla bana ceza verilir mi? expand_more
Evet, uygulamada kripto mesajlaşma platformlarına yönelik Fransız makamlarınca elde edilip Alman makamlarıyla paylaşılan Encro-Chat soruşturmalarında bu durum hukuken kabul görmüştür. Federal Yargıtay, yabancı soruşturma makamlarının sisteme sızarak elde ettiği bu şifreli dijital delillerin Alman yargılamasında hukuka uygun delil olarak değerlendirilebileceğine karar vermiştir. Uluslararası adli yardımlaşma ilkeleri ve "değerlerin tartımı" ilkesi çerçevesinde, Alman makamlarının doğrudan müdahalesi olmasa bile bu veriler ağır suçların aydınlatılmasında mahkumiyete esas alınabilmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir