Anasayfa/ Makale/ 5651 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Yaptırımlar

5651 Sayılı Kanun Kapsamında İdari Yaptırımlar

5651 sayılı Kanun uyarınca internet aktörlerinin idari yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde uygulanan idari para cezası, reklam yasağı, bant genişliğinin daraltılması ve faaliyet durdurma gibi idari yaptırımlar ile bu yaptırımların hukuki sonuçları, yargısal denetimi ve uygulamadaki yansımaları hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Bilişim teknolojilerindeki gelişmeler ve internet kullanımının yaygınlaşması, sanal alemdeki düzenin sağlanması adına idari yaptırımların hukuki bir zemine oturtulmasını zorunlu kılmıştır. Türk hukuk sisteminde 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, aktörlerin hukuka aykırı eylemleri durumunda uygulanacak idari yaptırımları açıkça düzenlemektedir. İdari yaptırımlar, suç derecesine ulaşmayan ancak idari düzeni bozucu nitelikteki ihlaller için herhangi bir yargı kararına gerek duyulmaksızın idare tarafından re'sen tesis edilen işlemlerdir. İlgili kanun kapsamında yer alan bu idari yaptırımlar; idari para cezası, ticari faaliyetin durdurulması, yetkilendirmenin iptali, reklam alma yasağı ve internet trafik bant genişliğinin daraltılması şeklinde çeşitlendirilmiştir. Kanunda yaptırımların maktu, nispi veya alt ve üst sınırları belirlenmiş şekilde düzenlendiği görülmektedir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu veya mahalli mülki amirler gibi yetkili mercilerce tesis edilen bu işlemlerin temel amacı, hukuka aykırılıkların hızlı bir şekilde sonlandırılmasıdır.

İnternet Ortamında İdari Para Cezaları ve Yargısal Denetim

5651 sayılı Kanun kapsamında öngörülen idari para cezaları, ihlalin türüne ve failin sıfatına göre farklılık göstermektedir. Kanunda, maktu, nispi ve alt-üst sınırı belirlenmiş ceza türlerine yer verilmiştir. Örneğin, bilgilendirme ihlali halinde 2.000 TL ile 50.000 TL aralığında idari para cezası verilmesi öngörülmüş olup, bu cezanın miktarını belirleme konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmaktadır. İdare bu takdir yetkisini kullanırken zararın boyutu, tekerrür ve haksız ekonomik kazanç gibi ölçütleri dikkate almak zorundadır. Verilen bu idari para cezalarına karşı kanun yolları da farklılık arz etmektedir. Kanunun 8/12 maddesi uyarınca, Kurum tarafından verilen idari para cezası kararlarına karşı Kabahatler Kanunu genel hükümlerinden ayrılarak doğrudan İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümleri işaret edilmiş ve idari yargıda 60 gün içinde iptal davası açılması esası benimsenmiştir. Bu durum, idari yargının hukuki uzmanlık fonksiyonunun ön plana çıkarıldığını göstermektedir.

Erişim ve Yer Sağlayıcılara Yönelik İdari Yaptırımlar

Erişim sağlayıcıların kanundan doğan ihlallerinde, 10.000 TL ile 50.000 TL arasında idari para cezası uygulanmaktadır. İdari yaptırımlar sadece para cezasıyla sınırlı kalmayıp, ağır ihlallerde iptallere kadar uzanabilmektedir. Nitekim erişim sağlayıcının kendisine tebliğ edilen hukuki kararı, idari para cezası sonrasında dahi 24 saat içinde yerine getirmemesi halinde yetkilendirme belgesinin Kurum tarafından iptal edilmesine karar verilebilir. Yer sağlayıcılar cephesinde ise mali yaptırımların daha da ağırlaştığı dikkat çekmektedir. Kanunun 5/6 maddesine göre bildirimde bulunmayan veya yasal gereklilikleri ihlal eden yer sağlayıcılar hakkında 100.000 TL ile 1.000.000 TL aralığında idari para cezası yaptırımı uygulanmaktadır. Yer sağlayıcıların fiilleri ile uygulanan idari para cezasının yüksek üst sınırı arasındaki makas, kanun koyucunun idari denetime atfettiği hukuki kararlılığı açıkça ortaya koymaktadır.

Ticari Amaçlı Toplu Kullanım Sağlayıcıların Yaptırım Rejimi

İnternet kafeler gibi ticari amaçlı toplu kullanım sağlayıcıların tabi olduğu idari yaptırım rejimi, hukuki açıdan kademeli bir ceza politikası etrafında şekillenmiştir. Yönetmelik hükümleri gereği, ihlalde bulunan ticari işletmelere mahalli mülki amir tarafından öncelikle yazılı olarak uyarma cezası verilir. Uyarının sonuçsuz kalması ve ihlalin devamı halinde işletmeye 3 güne kadar kapatma cezası olarak bilinen ticari faaliyeti durdurma işlemi uygulanır. Eğer kapatma cezasına rağmen ihlalde tekerrür meydana gelirse, işletme 1.000 TL ile 15.000 TL aralığında idari para cezası ile cezalandırılır. Cezanın miktarının hukuki olarak tespitinde, ihlalin süresi ve haksız ekonomik kazanç gibi ağırlaştırıcı veya uyum gibi hafifletici sebepler değerlendirilmektedir. İdari makamların takdirindeki bu ticari faaliyeti durdurma yaptırımı, doğrudan doğruya idari düzeni koruyan önleyici bir hukuki müdahale niteliği taşımaktadır.

Sosyal Ağ Sağlayıcılara Yönelik Kademeli İdari Yaptırımlar

Kanuna eklenen ek madde 4 ile yurtdışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarına yönelik emsalsiz ve kademeli idari yaptırımlar getirilmiştir. Özdenetim ilkesi çerçevesinde temsilci belirleme ve bildirme ihlaline bağlanan bu silsile niteliğindeki yaptırımlar şunlardır:

  • İlk Aşama: Bildirimden itibaren 30 gün içinde idari işlem yapılmazsa 10.000.000 TL idari para cezası uygulanır.
  • İkinci Aşama: Cezanın tebliğinden sonraki 30 gün içinde bildirim yapılmazsa ilaveten 30.000.000 TL ceza kesilir.
  • Üçüncü Aşama: İkinci ceza sonrasında 30 gün içinde aksiyon alınmazsa, Türkiye'deki vergi mükelleflerince bu ağlara reklam verme yasağı getirilir.
  • Dördüncü ve Beşinci Aşama: Reklam yasağından itibaren 3 ay içinde uyum sağlanmazsa, Kurum başkanı sulh ceza hakimliğine başvurarak internet trafik bant genişliğinin yüzde 50 daraltılmasını, ihlal devam ederse yüzde 90 oranına kadar daraltılmasını talep eder.

Temsilci atamanın yanı sıra, şahsi başvuruları 48 saat içinde cevaplamama halinde 5 milyon TL, altı aylık raporları bildirmeme halinde ise 10 milyon TL maktu idari para cezası uygulanmaktadır.

İnternet kafem var, kurallara uymazsam dükkanı hemen kapatırlar mı? expand_more
5651 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca internet kafeler gibi ticari amaçlı toplu kullanım sağlayıcılara doğrudan kapatma cezası verilmemektedir. Mahalli mülki amir tarafından işletmenize öncelikle yazılı bir uyarı cezası tebliğ edilir. İhlalin uyarılara rağmen devam etmesi halinde üç güne kadar ticari faaliyeti durdurma (kapatma) cezası uygulanabilir. Bu yaptırıma rağmen ihlalin tekrarı durumunda ise işletmeniz 1.000 TL ile 15.000 TL arasında idari para cezasıyla karşı karşıya kalabilir.
Yer sağlayıcıyım, kuruma bildirim yapmayı unuttum, cezası çok mu ağır? expand_more
5651 sayılı Kanun'un 5/6 maddesi gereğince, yer sağlayıcıların kuruma bildirimde bulunmaması veya yasal yükümlülüklerini ihlal etmesi durumunda ciddi mali yaptırımlar öngörülmüştür. Bu kapsamda şahsınıza veya şirketinize 100.000 TL ile 1.000.000 TL arasında değişen oldukça yüksek bir idari para cezası uygulanabilir. Kanun koyucunun bu yüksek ceza sınırını belirlemesindeki temel amaç, internet ortamındaki idari denetimin kararlılıkla sürdürülmesini sağlamaktır.
Yabancı sosyal medyaya şikayet yazdım cevap vermediler, ne yapabilirim? expand_more
Kanunumuza eklenen ek madde 4 uyarınca yurtdışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcılarının hukuki yükümlülükleri ciddi oranda sıkılaştırılmıştır. İlgili platformlar, şahsi başvurularınıza en geç 48 saat içerisinde cevap vermekle yasal olarak yükümlüdür. Bu yasal zorunluluğa uymamaları halinde, yetkili merci olan Kurum tarafından ilgili sosyal ağ sağlayıcısına 5.000.000 TL maktu idari para cezası tesis edilmektedir. İlgili yaptırım mekanizması sayesinde platformların kullanıcı taleplerine duyarsız kalmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
BTK sitemdeki içerikten dolayı para cezası kesti, nereye itiraz edeceğim? expand_more
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 5651 sayılı Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının iptali için izlenecek hukuki yol Kabahatler Kanunu'ndan farklılık arz etmektedir. Kanunun 8/12 maddesi uyarınca, Kurum kararlarına yönelik itirazlarınızı doğrudan İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idari yargı mercilerine taşımanız gerekmektedir. Tarafınıza tebliğ edilen bu ceza kararına karşı, idari yargıda 60 gün içerisinde iptal davası açma hakkınız bulunmaktadır. Bu dava sürecinde, ceza belirlenirken idarenin hukuki ölçülülük sınırında kalıp kalmadığı gibi takdir yetkileri yargısal denetime tabi tutulacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir