Eşinize ait olan kişisel bir malvarlığının iyileştirilmesine karşılıksız olarak maaşınızla yaptığınız bu maddi destek, size tasfiye aşamasında bir değer artış payı alacağı hakkı sunabilecektir. Kanunumuz, bir eşin diğerine ait malın korunmasına veya iyileştirilmesine yaptığı katkıları göz önünde bulundurarak, malın güncel değeri üzerinden katkı oranında bir alacak hakkı tanımaktadır.
Eşinizin kişisel malı olan bir evin iyileştirilmesine ve tadilatına kendi maaşınızla yaptığınız harcamalar kesinlikle boşa gitmiş sayılmaz ve bu katkınızı hukuki yollarla talep edebilirsiniz. Eşlerden birinin diğerine ait bir malvarlığı değerine hiç karşılık almadan veya uygun bir bedel almadan kendi emeği yahut malvarlığı ile destek olması durumu, değer artış payı alacağı davasının konusunu oluşturmaktadır.
Eşinizin adına kayıtlı olan malın edinilmesi sürecinde kendi kişisel malınız olan niteliğindeki altınlarla sağladığınız bu tür doğrudan katkılar karşılığında, tasfiye sırasında yalnızca verdiğiniz anaparayı değil malda ortaya çıkan değer artış payı alacağını da kural olarak talep edebilirsiniz. Türk Medeni Kanunu uyarınca, eşlerden birinin diğerine ait malın edinilmesine veya maddi değerinin iyileştirilmesine karşılıksız olarak yaptığı belirgin katkılar, tasfiye anında o malın ulaştığı güncel sürüm değeri üzerinden katkı oranınıza göre hesaplanır.
Eşinize ait bir taşınmazın kredi borçlarını bizzat kendi maaşınızdan ödeyerek söz konusu malın edinilmesine veya borçlarının kapatılmasına karşılıksız olarak düzenli bir katkıda bulunduysanız, mal rejiminin tasfiyesi sırasında bu emeğinizin güncel ekonomik karşılığını talep etme hakkınız bulunmaktadır. Hukuk sistemimizde eşler arasındaki bu tür alacak taleplerine genel olarak değer artış payı alacağı denmektedir.
Evlilik birliği içerisinde eşinize ait bir malın edinilmesine katkıda bulunduğunuz için mal rejiminin tasfiyesi sırasında değer artış payı alacağı talep etme hakkınız bulunmaktadır. Eşlerden birinin diğerine ait malın alınmasına, iyileştirilmesine veya korunmasına uygun bir karşılık almadan katkı yapması durumunda bu alacak hakkı doğrudan doğar.
Eşinizin kişisel malı niteliğindeki evine kendi gelirinizle yaptığınız ciddi tadilat ve yenileme masrafları için katkılarınızı geri istemeniz hukuki bir hak olarak kanunlarımızda güvence altına alınmıştır. Bir eş, diğer eşe ait olan herhangi bir malın edinilmesine veya iyileştirilmesine herhangi bir maddi karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda meydana gelen değer artışı üzerinden oranlanarak değer artış payı talep edebilmektedir.
Eşinize ait bir malın alınmasına veya borcunun ödenmesine kendi kişisel malınız olan altınlarınızı vererek yaptığınız bu katkı karşılığında, tasfiye sırasında değer artış payı alacağı talep etme hakkınız mevcuttur. Düğünde kadına takılan ziynet eşyaları hukuken kadının kişisel malı sayılmaktadır ve bu mallarla diğer eşin malvarlığına karşılıksız bir katkıda bulunulduğunda yasal bir alacak doğmaktadır.
Eşinizin kişisel malı niteliğindeki şirketine kendi kişisel veya edinilmiş malvarlığınızdan karşılıksız olarak yaptığınız bu finansal destekler, mal rejiminin tasfiyesinde değer artış payı alacağı olarak talep edilebilecek tutarlar arasındadır. Bir eşin diğerine ait bir malın iyileştirilmesine veya borçlarının ödenmesine uygun bir karşılık almadan yaptığı yardımlar mal rejiminin güvencesi altındadır.
Katkıda bulunduğunuz malvarlığının yasal mal rejimi kapsamında değer artış payı hesaplanırken kural olarak davanın açıldığı tarihteki değil, mal rejiminin tasfiye anı olarak hukuken kabul edilen tasfiye davası karar tarihine en yakın olan sürüm değeri esas alınarak hesaplama yapılmaktadır. Yani yargılama sürecinin uzaması veya bilirkişi incelemelerinin vakit alması nedeniyle ev fiyatlarında yaşanabilecek enflasyonist dalgalanmalar kural olarak sizi mağdur etmeyecek, mahkeme veya atayacağı uzman bilirkişi tarafından evin güncel piyasa koşullarındaki değeri tespit edilerek sizin katkı oranınız bu yeni değer üzerinden parasal bir karşılığa dönüştürülecektir.
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan her türlü alacak davasında süre sınırı uygulamada oldukça hayati bir yer tutmakta olup, Yargıtay'ın güncel ve istikrarlı içtihatlarına göre evliliğin boşanma veya ölüm nedeniyle sona ermesi hallerinde kural olarak on yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Dolayısıyla, boşanma kararınızın mahkemece kesinleştirilmesinin üzerinden henüz altı yıl geçmiş olması sebebiyle, eşinizin arsasına yaptığınız esaslı katkılardan doğan haklarınızı talep edebilmeniz için yasal sürenizin henüz dolmadığı hukuken değerlendirilmektedir.