Katılma Alacağı
Katılma Alacağı — 53 SORU & CEVAP listelendi.
Boşanma kararınızın kesinleşmesinin ardından mal paylaşımı davası açmak için acele etme zorunluluğunuz bulunmamakla birlikte, kanunların öngördüğü belirli bir yasal süre içerisinde bu hakkınızı kullanmanız son derece önemlidir. Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda doğacak olan katılma alacağı, değer artış payı ve diğer taleplerinizin ileri sürülebilmesi, Yargıtay’ın güncel ve yerleşik içtihatlarına göre on yıllık genel zamanaşımı süresi kısıtlamasına tabidir.
Boşanma kararınızın üzerinden üç yıl geçmiş olması, mal paylaşımından doğan yasal haklarınızı aramanıza genel kural olarak engel teşkil etmemektedir; zira bu davalar için kanunen öngörülen zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ve mevcut yasal uygulamalar ışığında, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı talepleri için Borçlar Kanunu'nda yer alan on yıllık genel zamanaşımı süresi tatbik edilmektedir.
Eşinizin sizi aldatması durumunda, evlilik süresince elde ettiğiniz mallar üzerindeki alacak hakkı mahkeme kararıyla ciddi oranda azaltılabilir veya tamamen ortadan kaldırılabilir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kanuni düzenlemelerimizde, zina veya hayata kast gibi ağır ihlaller nedeniyle gerçekleşen boşanma davalarında, kusurlu eşin katılma alacağı üzerinde hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Eşinizin sizi aldatması durumunda açılacak zina sebebiyle boşanma davasında, kanun koyucu hakime özel bir takdir yetkisi tanıyarak kusurlu eşin katılma alacağı üzerinde hakkaniyete uygun bir hukuki müdahalede bulunma imkanı vermiştir. Zina fiilinin usulüne uygun delillerle ispatlanması ve mahkemece hususen bu sebeple boşanmaya karar verilmesi halinde, hakkaniyet ilkesi çerçevesinde aldatan eşin artık değer üzerindeki pay oranı tamamen kaldırılabilir veya belirli bir oranda azaltılabilir.
Eşinizin sizi aldatması sebebiyle, yani kanundaki katı özel boşanma sebeplerinden biri olan zina gerekçesiyle açılmış ve bu yönde mahkemece ispatlanmış bir boşanma kararı bulunuyorsa, mal rejiminin tasfiyesinde bu durum sizin lehinize son derece önemli bir hukuki sonuç doğurabilecektir. Kural olarak tasfiye sürecinde eşler mevcut ortak malvarlıkları üzerinde eşit oranda hak sahibi olsalar da, yasa koyucu dürüstlük kuralı gereğince bu genel duruma çok özel bir istisna getirmiştir.
Evlilik süresince çalışıp herhangi bir gelir elde etmemiş olsanız dahi, yasal rejim kuralları gereği evlilik içinde edinilen mallar üzerinde maddi bir hak iddia etme imkanınız bulunmaktadır. Ülkemizde geçerli olan mal rejiminin temel felsefesi, eşlerin evlilik birliğine maddi veya manevi olarak katkı sundukları varsayımına dayanır.
Eşinizin vefatı halinde mal paylaşımı ile mirasın paylaştırılması hukuken birbirinden tamamen farklı iki ayrı tasfiye sürecini ifade etmektedir. Evliliğin ölümle sona ermesi durumunda, öncelikle sizin evlilik birliği içerisindeki haklarınızı alabilmeniz için mal rejiminin tasfiyesi işleminin gerçekleştirilmesi gerekir.
Eşinizin sırf sizden mal kaçırmak ve sizin payınızı azaltmak amacıyla üzerine kayıtlı olan malları üçüncü kişilere devretmesi, sizin bu mallar üzerindeki yasal haklarınızı kesinlikle ortadan kaldırmaz. Evlilik birliği sürerken eşinizin sizin hakkınızı zedelemek kastıyla gerçekleştirdiği bu tür şüpheli devirler, tasfiye hesaplamaları sırasında sanki hiç satılmamış gibi farz edilerek eklenecek değer olarak eşinizin malvarlığı bilançosuna ilave edilecektir.
Evlilik birliği içerisinde şans oyunlarından kazandığınız ikramiye, piyango biletini satın almak için kullandığınız paranın kaynağına göre yasal bir hukuki nitelendirmeye tabi tutulacaktır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, piyango bileti evlilik süresince çalışarak elde ettiğiniz maaşınız gibi ortak bütçeden karşılanarak alınmışsa, biletin isabet ettiği büyük ikramiye de edinilmiş mal olarak kabul edilecek ve eşinizle paylaşıma konu olabilecektir.
Şans oyunlarından kazanılan ikramiyelerin mal rejimindeki statüsü hukuki doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, yargı kararlarına göre biletin evlilik içinde bir miktar bedel ödenerek alınmış olması sebebiyle bu gelir genellikle edinilmiş mal olarak değerlendirilebilmektedir. Dolayısıyla, söz konusu piyango ikramiyesi kullanılarak alınan ev de ikame ilkesi gereği edinilmiş malın yerine geçen değer sayılacağı için tasfiye sürecinde eşinizin bu mülk üzerinde yarı oranında bir katılma alacağı talep etme hakkı doğabilecektir.