Görevi Kötüye Kullanma
Görevi Kötüye Kullanma — 39 SORU & CEVAP listelendi.
Çalışanın yasal veya akademik haklarını kullanmasını engellemek amacıyla görev dağılımının kasıtlı olarak zorlaştırılması, görevi kötüye kullanma iddialarına dayanak oluşturabilecek bir eylemdir. Ders saatlerinizin bilindiği halde o zaman dilimlerine ısrarla okul içi ağır görevlerin denk getirilmesi, idari yetkinin kamu yararı dışında, kişisel bir yıldırma aracı olarak kullanıldığının bir göstergesi olabilir.
Yöneticinizin kendi branşındaki kurs saatlerini ve sınıfları yetkisini kullanarak öncelikle kendi maddi menfaatine uygun şekilde düzenlemesi, görevi kötüye kullanma sınırları içinde hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylemdir. Kamu kaynaklarının veya görevlerinin dağıtımında yöneticinin kendi kişisel çıkarını örgütsel çıkardan üstün tutması ve haksız bir ek ders kazancı sağlamak için adil olmayan yollara başvurması, bencillik ve yolsuzluk gibi etik dışı davranışlar arasında sayılmaktadır.
Üstünüzün sizi cezalandırmak ve işten yıldırmak amacıyla sürekli görev yerinizi değiştirmesi ve sizi tecrit edecek şekilde fiziksel şartları kötü odalarda çalışmaya zorlaması, ceza hukuku kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya görevi kötüye kullanma suçları bağlamında değerlendirilebilecek eylemlerdir. Sizi ışıksız ve tecrit edilmiş bir alanda tutarak hareket alanınızı kısıtlaması, kişinin kendi isteği ve iradesi doğrultusunda hareket edebilme hürriyetine yönelik doğrudan bir müdahale olarak yorumlanabilir.
Akademik veya idari kadro alımlarında sizin objektif başarı ölçütleriniz ve sınav puanlarınız yeterli olmasına rağmen referans veya tanıdık vasıtasıyla daha niteliksiz adayların tercih edilmesi, liyakat ilkesi ihlali kapsamında değerlendirilip hukuki yollara başvurabileceğiniz bir işlemdir. Kamu veya özel eğitim kurumlarında istihdam politikalarının objektif olmaması, işe giriş ve yükselmede liyakate değil adam kayırmaya dayalı kararlar verilmesi hukuka ve adalet inancına açıkça aykırıdır.
Velilerin istekleri doğrultusunda okul yönetiminin öğretmene öğrencilere hak etmedikleri notları vermesi hususunda baskı yapması, mesleki bağımsızlığı ihlal eden ve idari uyuşmazlıklara yol açabilecek bir görevi kötüye kullanma girişimi olarak değerlendirilebilir. Öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme konusundaki takdir yetkileri yönetmeliklerle güvence altına alınmış olup, idarecilerin veli memnuniyeti uğruna bu sürece müdahil olmaları ve öğretmeni haksız işlemlere zorlamaları hukuka aykırıdır.
Savcıların veya kurum amirlerinin mesleki yetkinliğinizi ihlal ederek yazdığınız uzman raporlarına müdahale etmesi ve kanaatinizi değiştirmeye çalışması, mesleki bağımsızlığa müdahale olarak değerlendirilebilecek ciddi bir hukuki ve etik sorundur. Sosyal hizmet uzmanlarının mesleki bilgi ve değerlendirmeleri sonucunda tarafsızca oluşturdukları raporların idari baskılarla değiştirilmeye zorlanması, gerçeğe aykırı belge düzenlemeye teşvik anlamına gelebilir ve hukuki incelemeye esas oluşturabilecek bir eylem sayılabilir.
Yöneticinizin hakkınızda söylenti çıkarması ve sizi diğer meslektaşlarınızdan dışlaması, eğitim kurumlarında sıklıkla karşılaşılan ve hukuki bir değerlendirmeye konu olabilecek tipik psikolojik şiddet davranışlarıdır. Araştırmalar, sosyal itibara ve sosyal ilişkilere yönelik bu tür eylemlerin, öğretmenin kendini ifade etmesini engellemeyi amaçlayan ciddi yıldırma eylemleri olduğunu göstermektedir.
Türk Ceza Kanunu metninde mobbing kelimesi doğrudan ve müstakil bir suç tipi olarak tanımlanmamış olsa da, psikolojik taciz süreci içerisinde size karşı gerçekleştirilen eylemler ceza hukuku kapsamında farklı suç tiplerini oluşturabilmektedir. Özellikle kamu kurumlarında bir müdürün, sahip olduğu yetkileri sırf size zarar vermek ve istifaya zorlamak amacıyla haksız yere kullanması, kişilerin mağduriyetine neden olduğu için görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmeye elverişlidir.
Yöneticinizin size görev tanımınızla ilgisi olmayan işler yüklemesi ve bu görevlerin yerine getirilmemesi durumunda sizi disiplin işlemleriyle tehdit etmesi, mobbing iddiaları açısından güçlü bir belirti oluşturabilir,. Eğitim kurumlarında sıklıkla karşılaşılan usulsüz görevlendirme pratikleri, amirin makamını ve sahip olduğu yetkiyi şahsi duygularla kötüye kullanması anlamına gelebileceği için ciddi bir ihlal olarak değerlendirilir.