Anasayfa/ Karar Bülteni/ AİHM | A.R. | BN. 6030/21

Karar Bülteni

AİHM A.R. BN. 6030/21

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Bölüm AİHM 1. Bölüm
Başvuru No 6030/21
Karar Tarihi 13.11.2025
Dava Türü Bireysel Başvuru
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki HUDOC
  • Yasal belirsizlik özel hayata müdahale teşkil eder.
  • Kararların gecikmeli yayımlanması öngörülebilirliği ihlal eder.
  • Müdahalenin kanunilik şartı hukukun üstünlüğünü gerektirir.
  • Kürtaj kısıtlamaları özel hayata saygı hakkını etkiler.
  • Potansiyel mağduriyet doğrudan etkilenme ile kanıtlanabilir.

Bu karar, en üst yargı organlarının kararlarının yürürlüğe girmesi sürecinde yaşanan gecikmelerin ve yaratılan yasal belirsizliğin, bireylerin özel hayatına saygı hakkını doğrudan nasıl ihlal edebileceğini hukuken ortaya koymaktadır. Polonya Anayasa Mahkemesi'nin fetal anormallikler nedeniyle gebeliğin sonlandırılmasını yasaklayan kararının aylar sonra yayımlanması, vatandaşlar ve sağlık sistemi üzerinde derin bir karmaşa yaratmıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu öngörülemezlik durumunu ve yasal bir dayanağın hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı şekilde oluşturulmasını Sözleşme'nin ilgili maddesi kapsamında yasalara uygun olmayan bir müdahale olarak nitelendirmiştir.

Benzer davalarda bu karar, özellikle kürtaj gibi hassas tıbbi süreçlerde devletin yasal çerçeveyi net, erişilebilir ve öngörülebilir kılma konusundaki pozitif ve negatif yükümlülüklerinin altını çizmesi açısından güçlü bir emsal etkisi taşımaktadır. Ayrıca, bir mahkemenin kuruluşunda veya heyet oluşumunda yaşanan usulsüzlüklerin, o mahkemenin verdiği kararlara dayanan müdahaleleri "kanunla öngörülmüş" olma vasfından çıkaracağı bir kez daha teyit edilmiş, hukukun üstünlüğü ilkesinin sadece yazılı bir metnin varlığıyla değil, usul ve liyakatle de korunduğu vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Polonya vatandaşı olan A.R., ülkesindeki gebelik sonlandırma yasaklarının yarattığı belirsizlik ve mağduriyet nedeniyle Polonya devletine karşı dava açmıştır.

Başvurucu, planlı hamileliği sırasında fetüste ciddi bir genetik bozukluk (trizomi 18) olduğunu öğrenmiştir. Tam da bu dönemde Polonya Anayasa Mahkemesi, fetal anormallik gerekçesiyle kürtaj yapılmasını anayasaya aykırı bulan bir karar almıştır. Ancak mahkemenin bu kararı hemen yayımlanmamış, üç ay boyunca yürürlüğe girmesi askıda kalmıştır. Bu süreçte hastanelerin kürtaj yapmayı reddetmesi ve sınırların kapanma riski gibi endişeler yaşayan başvurucu, mecburen Hollanda'ya giderek gebeliğini sonlandırmak zorunda kalmıştır.

Başvurucu, Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanma sürecindeki belirsizliğin ve mahkeme heyetinin hukuka aykırı oluşumunun kendisine ciddi bir duygusal acı yaşattığını, özel hayatına müdahale edildiğini belirterek maddi ve manevi zararlarının karşılanmasını talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, uyuşmazlığı çözerken temel olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8 (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 (işkence ve kötü muamele yasağı) hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapmıştır.

Yerleşik içtihat prensipleri gereğince, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8 kapsamındaki haklara kamu makamlarınca yapılacak herhangi bir müdahalenin meşru sayılabilmesi için kanunla öngörülmüş olması zorunludur. Kanunilik ilkesi yalnızca iç hukukta şekli bir dayanağın bulunmasını değil, bu dayanağın hukukun üstünlüğü ilkesiyle uyumlu olmasını, erişilebilirliğini ve bireylerin davranışlarını yönlendirmesine imkân tanıyacak ölçüde öngörülebilir olmasını gerektirir. Mahkemelerin, kanunla kurulmuş olma ve bağımsızlık vasıflarını taşıması bu ilkenin temel bir parçasıdır.

Ayrıca doktrin ve yerleşik içtihatlarda, bir yasal düzenlemenin doğrudan hedefi olunmasa bile, kişinin bu düzenleme nedeniyle kendi davranışını değiştirmek zorunda kalması veya doğrudan etkilenme riski altında bulunması durumunda mağdur sıfatı taşıyacağı kabul edilmektedir. Kürtajın yasaklanması veya yasal çerçevesindeki belirsizlikler, kadının fiziksel ve psikolojik bütünlüğüne etki ettiği için özel hayata saygı hakkı kapsamında sıkı bir denetime tabi tutulur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Mahkeme, başvurucunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.3 kapsamındaki kötü muamele yasağının ihlal edildiğine dair iddialarını, gerekli ağırlık eşiğine ulaşmadığı gerekçesiyle açıkça dayanaktan yoksun bularak reddetmiştir. Ancak uyuşmazlık, ağırlıklı olarak özel hayata saygı hakkı çerçevesinde esastan incelenmiştir.

AİHM, Polonya Anayasa Mahkemesi'nin fetal anormallikler nedeniyle kürtajı yasaklayan kararının ardından oluşan fiili durumu ve belirsizliği, başvurucunun özel hayatına yapılmış bir müdahale olarak kabul etmiştir. Olay tarihinde kürtaj teknik olarak yasal olmaya devam etse de, kararın her an yayımlanabileceği baskısı ve hastanelerin tutumu, başvurucunun ülkesinde yasal bir tıbbi işlemden faydalanmasını imkansız kılmış ve onu yurt dışına gitmek zorunda bırakmıştır.

Müdahalenin "kanunla öngörülmüş" olup olmadığı incelenirken AİHM, Polonya Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmasındaki üç aylık gecikmenin ciddi bir hukuki belirsizlik yarattığını tespit etmiştir. Bu gecikme, uygulanacak yasal çerçevenin öngörülebilirliğini ortadan kaldırmış ve demokratik bir toplumda aranan kanunilik şartını ciddi şekilde zedelemiştir. Ayrıca, söz konusu kararı veren Anayasa Mahkemesi heyetinde yasama organı tarafından daha önce doldurulmuş kadrolara usulsüz atanan yargıçların bulunması, ilgili mahkemenin "kanunla kurulmuş bir mahkeme" olma niteliğini sakatlamıştır. Hukukun üstünlüğüne aykırı bir organın aldığı kararlar, Sözleşme anlamında geçerli bir kanuni dayanak oluşturamaz.

Tüm bu belirsizlikler ve hukuka aykırılıklar sonucunda başvurucunun hem psikolojik hem de maddi olarak ağır bir yük altına girdiği tespit edilerek, devletin kanunilik ve öngörülebilirlik yükümlülüklerini ihlal ettiği vurgulanmıştır. Başvurucu lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.

Sonuç olarak AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde güvence altına alınan özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: