Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/22845 E. 2014/8610 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/22845 E. 2014/8610 K.

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret, işçi açısından en önemli hak, işveren açısından ise en temel borç niteliğindedir. 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesi kapsamında ücretin en geç ayda bir ödenmesi kurala bağlanmıştır.
search
4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2013/22845
Karar No 2014/8610
Karar Tarihi 17.04.2014
Karar Sonucu Belirtilmemiş
Karar Linki Yargıtay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Fazla mesai alacağının ödenmemesi haklı fesih nedenidir.
Ücretin hiç veya kısmen ödenmemesi fesih hakkı verir.

Karar, işçinin ödenmeyen fazla mesai ücretleri nedeniyle iş sözleşmesini haklı olarak feshedip etmediği ve kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususlarını ele almaktadır. Yerel mahkeme, davacının mobbing iddialarını kanıtlayamadığına, devamsızlık nedeniyle feshin işveren tarafından haklı olarak gerçekleştirildiğine kanaat getirerek kıdem tazminatını reddetmiştir. Ancak Yargıtay, fazla mesai alacağının ödenmemesinin geniş anlamda ücretin ödenmemesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İşçinin yasal alacaklarının verilmemesi nedeniyle sözleşmeyi eylemli olarak feshetmesinin haklı bir nedene dayandığı vurgulanarak, yerel mahkemenin kıdem tazminatını reddeden kararı bozulmuştur.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, iş müfettişlerince tespit edilen fazla mesai ücretlerinin geçmişe dönük olarak işveren tarafından çalışanların banka hesaplarına yatırıldığını, ancak yatırılan bu paraların işveren tarafından elden geri istendiğini ileri sürmüştür. Parayı iade etmeyi kabul etmemesi üzerine çalışma koşullarının ağırlaştırıldığını ve kendisine mobbing uygulandığını belirten davacı, iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren ise, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle sözleşmenin devamsızlık gerekçesiyle kendileri tarafından haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret, işçi açısından en önemli hak, işveren açısından ise en temel borç niteliğindedir. 4857 sayılı İş Kanununun 32. maddesi kapsamında ücretin en geç ayda bir ödenmesi kurala bağlanmıştır.

Ücreti ödenmeyen işçinin, alacaklarını yasal yollardan talep edebilmesinin yanı sıra, işverenle çekişme içine girmek istememesi durumunda iş sözleşmesini haklı nedene dayanarak derhal feshetme hakkı da bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 24/II-e maddesinde yer alan "ücret" kavramı, geniş anlamda değerlendirilmelidir. Bu kapsama temel ücretin yanı sıra ikramiye, prim, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücreti ile yakacak ve giyecek gibi yardımlar da dâhildir. İşçinin ücretinin veya bu nitelikteki alacaklarının hiç ödenmemiş olması veya yalnızca bir kısmının ödenmemiş olması, fesih hakkının doğması bakımından bir farklılık yaratmaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yerel mahkeme, yargılama sonucunda davacının fazla mesai ücreti alacağının bulunduğunu kabul etmiş ve bu yöndeki talebini hüküm altına almıştır. Dosya kapsamından ve yerel mahkemenin kabulünden, davacının fiilen fazla mesai alacağı olduğu net bir biçimde anlaşılmaktadır.

Davacının ödenmeyen fazla mesai alacağı, yasa kapsamında geniş anlamda ücret alacağı niteliğini taşımaktadır. İş Kanununun 24/II-e maddesi gereğince, ödenmeyen yasal haklar sebebiyle davacının iş akdini eylemli olarak haklı nedenle feshettiğinin kabul edilmesi zorunludur. İş akdini haklı nedenle fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanacağından, mahkemece fazla mesai alacaklarının kabul edilmesine rağmen kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi açıkça hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.

İşhukuku kıdemtazminatı fazlamesai haklıfesih yargıtay ücret mobbing

Fazla mesai ücretim ödenmiyor. İşi bırakırsam kıdem tazminatımı alabilir miyim? expand_more
İş Kanunu'na göre, işçinin fazla mesai, hafta tatili veya prim gibi yasal alacaklarının ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı verir. Yargıtay içtihatlarına göre ödenmeyen fazla mesai alacağı, yasa kapsamında geniş anlamda "ücret alacağı" niteliğini taşır. İşverenle çekişme içine girmek istemeyip bu sebeple işten ayrılırsanız, iş akdini haklı nedenle eylemli olarak feshetmiş sayılır ve kıdem tazminatına hak kazanırsınız.
Patron bankaya yatırdığı mesai ücretini elden geri istiyor, ne yapmalıyım? expand_more
İşverenin, müfettiş tespiti veya benzeri sebeplerle hesabınıza yatırdığı fazla mesai ücretini elden iade etmenizi talep etmesi hukuka aykırıdır. Bu talebi reddettiğiniz için ödemeleriniz fiilen yapılmıyor ve çalışma koşullarınız ağırlaştırılıyorsa, geniş anlamda ücretiniz ödenmemiş kabul edilir. Bu durum size sözleşmenizi haklı nedenle feshetme ve yasal haklarınızı (kıdem tazminatı, fazla mesai vb.) talep etme imkanı tanır.
Maaşım ödenmediği için işten çıktım, patron devamsızlıktan kovduğunu söylüyor. expand_more
Ücretinizin veya fazla mesai gibi yan alacaklarınızın ödenmemesi sebebiyle işyerinden ayrılmanız (eylemli fesih), hukuken haklı nedene dayanır. Siz yasal haklarınızın ihlali nedeniyle iş akdinizi eylemli olarak sonlandırdıktan sonra, işverenin mazeretsiz işe gelmediğinizi ileri sürerek "devamsızlık gerekçesiyle haklı fesih" yaptığını iddia etmesi geçerli bir savunma değildir. Mahkemece ödenmeyen alacaklarınızın varlığı tespit edildiğinde, sizin feshiniz haklı kabul edilir ve kıdem tazminatınız ödenmek zorundadır.
Sadece mesaim ödenmiyor, normal maaşım yatıyor. Bu durum istifa sebebi mi? expand_more
Evet, bu durum haklı nedenle istifa (fesih) sebebidir. İş Kanunu'nda yer alan "ücret" kavramı sadece temel maaşınızı değil; ikramiye, prim, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti gibi hakları da kapsar. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, işçinin temel ücretinin ödenmesine rağmen sayılan nitelikteki alacaklarının yalnızca bir kısmının ödenmemiş olması dahi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkının doğması bakımından yeterlidir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir