Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay 12. Dairesi 2022/397 E. 2024/3846 K.

Danıştay Danıştay 12. Dairesi 2022/397 E. 2024/3846 K.

Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde özel nitelikli görevlere atanmak üzere kurs gören personelin, kendi iradesiyle kurstan ayrılma talebinde bulunmasının doğuracağı hukuki sonuçları net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle, kursiyerlere eğitimden ayrılmaları halinde orduda muvazzaf olarak istihdam edilemeyeceklerinin önceden açıkça bildirilmiş olması ve bu durumun yazılı bir belge ile imza altına alınması, idarenin tesis ettiği ilişik kesme işleminin hukuki dayanağını tartışmasız hale getirmektedir. Davacının sağlık ve özel sebeplerle ayrılma talebi, idarece önceden kuralları belirlenmiş olan mesleki yaptırımların uygulanmasını engellememiştir.
search

Danıştay
Danıştay 12. Dairesi 2022/397 E. 2024/3846 K.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay 12. Dairesi
Esas No 2022/397
Karar No 2024/3846
Karar Tarihi 08.10.2024
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
Öne Çıkan Hükümler
Kendi isteğiyle kurstan ayrılanın ilişiği kesilir.
Bilgilendirme formu imzalanması idari işlemi hukuka uygunlaştırır.
Mobbing iddiaları somut delillerle ispatlanmalıdır.

Bu karar, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde özel nitelikli görevlere atanmak üzere kurs gören personelin, kendi iradesiyle kurstan ayrılma talebinde bulunmasının doğuracağı hukuki sonuçları net bir şekilde ortaya koymaktadır. Özellikle, kursiyerlere eğitimden ayrılmaları halinde orduda muvazzaf olarak istihdam edilemeyeceklerinin önceden açıkça bildirilmiş olması ve bu durumun yazılı bir belge ile imza altına alınması, idarenin tesis ettiği ilişik kesme işleminin hukuki dayanağını tartışmasız hale getirmektedir. Davacının sağlık ve özel sebeplerle ayrılma talebi, idarece önceden kuralları belirlenmiş olan mesleki yaptırımların uygulanmasını engellememiştir.

Benzer davalar açısından bu karar, idarenin aydınlatma ve bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiği hallerde, personelin "sonuçları bilmiyordum" veya "baskı altında imzaladım" şeklindeki soyut iddialarının, somut delillerle desteklenmedikçe mahkemeler nezdinde itibar görmeyeceğini göstermesi bakımından güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Uygulamada, özellikle askeri eğitim ve ihtisas kurslarından ayrılma süreçlerinde idarenin tesis edeceği işlemlerin, kursiyerlerin aydınlatılmış onamına dayandığı müddetçe hukuka uygun kabul edileceği; mobbing veya zorla istifa ettirilme gibi iddiaların ise idari yargı denetiminde salt beyanla değil, kesin delillerle ispatlanması gerektiği prensibi idari yargı içtihatları açısından bir kez daha vurgulanmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Uyuşmazlık, doğrudan Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde subay olarak görev yapmak üzere atanan ve Özel Kuvvetler İhtisas Kursu'nda eğitime başlayan bir askeri personelin, Milli Savunma Bakanlığına karşı açtığı iptal davasından kaynaklanmaktadır. Davacı asker, kurs eğitimi devam ederken yeterli motivasyona sahip olmadığı ve başarısız olduğu gerekçesiyle Öğretmenler Kurulu kararı ile kurstan çıkarılmış ve hemen ardından Türk Silahlı Kuvvetlerinden tamamen ilişiği kesilmiştir. Dava sürecinde davacı personel; kendisine komutanları tarafından sistematik olarak psikolojik baskı (mobbing) uygulandığını, kendi rızası dışında zorla istifa dilekçesi imzalattırıldığını ve kurs nedeniyle yaşadığı ciddi sağlık sorunlarının idarece kasıtlı olarak görmezden gelindiğini iddia etmiştir. Bu gerekçelerle, memuriyetten ve ordudan ilişiğinin kesilmesine dair Kara Kuvvetleri Komutanlığı işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde idari yargı mercilerinin dayandığı temel hukuki metin, askeri personelin özlük haklarını, eğitim süreçlerini ve disiplin kurallarını düzenleyen 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'dur. Davaya konu edilen ordudan ilişik kesme işlemi, ilgili kanunun 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu m. 15 hükmünün üçüncü fıkrası uyarınca tesis edilmiştir. Söz konusu kanun maddesi, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde belirli bir ihtisas, kurs veya eğitim programına katılan personelin eğitim sırasında başarısız olması veya kendi isteğiyle eğitimden ayrılması durumunda idare tarafından uygulanacak olan idari ve mesleki yaptırımları hukuki bir çerçeveye oturtmaktadır.

Bunun yanı sıra idare hukukunun en temel prensiplerinden olan "idari işlemin belirliliği" ve "aydınlatılmış onam" ilkeleri bu davada uyuşmazlığın çözümünde kilit rol oynamaktadır. İdarenin, personeli eğitim sürecinden kendi isteğiyle ayrılmasının doğuracağı ağır hukuki sonuçlar hakkında önceden ve eksiksiz olarak bilgilendirmesi, tesis edilecek idari işlemin sebep unsurunu oluşturur. Mahkemeler, idarenin tek taraflı bir işlemi tesis ederken kişilere sonuçları önceden, yazılı ve şüpheye yer bırakmayacak derecede açık bir şekilde bildirmiş olmasını, idari işlemin hukuka uygunluk karinesi açısından en güçlü dayanaklardan biri olarak kabul etmektedir.

Ayrıca, davacı tarafından ileri sürülen "mobbing" (psikolojik taciz), baskı ve irade sakatlığı iddiaları yönünden usul hukukundaki ispat yükü kuralları devreye girmektedir. İdare hukukunda, kamu gücü kullanılarak tesis edilen resmi işlemlerin hukuka uygunluk karinesi gereğince, bu işlemlerin baskı, hata, hile veya korkutma altında yapıldığını iddia eden tarafın, bu durumu sadece iddia düzeyinde bırakmaması; somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Salt soyut beyanlar, personelin kendi el yazısıyla imza altına alınmış resmi bilgilendirme belgelerinin ve buna dayalı idari işlemlerin iptali için hukuken yeterli görülmemektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay ve alt derece mahkemeleri tarafından dosya üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davacının durumuna ilişkin önemli tespitlerde bulunulmuştur. Öncelikle, davacının daha önce de Özel Kuvvetler Komutanlığı eğitimi sırasında sağlık nedenleriyle ilişiğinin kesildiği ve Kara Kuvvetleri Komutanlığına atamasının yapıldığı, sonrasında alınan yeni bir sağlık kurulu raporu ile eğitime tekrar dâhil edildiği belirlenmiştir. Bu ikinci eğitim süreci devam ederken, davacının kendi isteğiyle kurstan ayrılmak için dilekçe verdiği dosyaya yansıyan belgelerle sabittir.

Mahkemece yapılan en kritik tespit, davacının kurstan ayrılma dilekçesini vermeden önce idare tarafından kendisine sunulan "Kursiyer Bilgilendirme Formu"nu kendi el yazısı ile doldurup imzalamış olmasıdır. Bu formda, "Bu şekilde ilişiği kesilenler başka askeri öğrenim kurumuna alınmazlar ve Türk Silahlı Kuvvetlerinde muvazzaf olarak istihdam edilemez" ibaresinin açıkça yer aldığı görülmüştür. Davacının, kurstan ayrılması halinde ordudan tamamen ilişiğinin kesileceği yaptırımını bilerek ve bu sonucu kabul ederek ayrılış dilekçesi verdiği idari yargı mercilerince teyit edilmiştir.

Davacının temyiz aşamasında öne sürdüğü, kendisine mobbing uygulandığı, zorla istifa ettirildiği ve dilekçedeki "sağlık ve özel sebeplerimle" şeklindeki beyanının idarece kasıtlı olarak yok sayıldığı yönündeki iddiaları ise destekleyici somut deliller bulunmadığından mahkemelerce yerinde görülmemiştir. Öğretmenler Kurulu kararında davacının kursa devam edebilecek yeterli motivasyon ve psikolojik yeterliliğe sahip olmaması nedeniyle başarısız sayılması ile davacının kendi rızasıyla imzaladığı bilgilendirme formu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idarenin tesis ettiği ilişik kesme işleminde yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı bir durum bulunmadığı saptanmıştır.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, idari işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddedilmesi gerektiği yönünde karar vermiştir.

Kendi isteğimle askeri kurstan ayrılırsam ordudan atılır mıyım? expand_more
Evet, bu durum söz konusu olabilir. 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 15. maddesine göre, özel ihtisas veya eğitim kurslarından başarısızlık ya da kendi isteğiyle ayrılma durumunda idare tarafından personelin ordudan ilişiği kesilebilmektedir. Eğer kursa başlarken veya ayrılırken, eğitimden ayrılmanız halinde muvazzaf olarak istihdam edilemeyeceğinize dair bir bilgilendirme formu imzaladıysanız, idarenin tesis ettiği bu ilişik kesme işlemi mahkemelerce hukuka uygun kabul edilmektedir.
Komutanlarımın baskısıyla ayrılma dilekçesi imzaladım, iptal davası açabilir miyim? expand_more
İptal davası açma hakkınız her zaman mevcuttur; ancak davayı kazanabilmeniz için iddialarınızı kesin delillerle ispatlamanız gerekmektedir. Danıştay içtihatlarına göre, kamu gücüyle tesis edilen resmi işlemlerin hukuka uygunluk karinesi bulunur. Kendi el yazınızla imzaladığınız bir istifa veya ayrılma dilekçesinin komutanlarınızın sistematik psikolojik baskısı (mobbing) veya zorlaması altında alındığını iddia ediyorsanız, bu durumu sadece soyut beyanlarla değil, somut ve her türlü şüpheden uzak inandırıcı delillerle kanıtlamanız şarttır.
Kurstan çıkınca TSK'dan tamamen atılacağımı bilmiyordum, bu bir bahane sayılır mı? expand_more
Eğer idare size bu ağır hukuki sonuçları önceden yazılı olarak bildirmişse, "sonuçları bilmiyordum" şeklindeki savunmanız mahkemeler nezdinde itibar görmeyecektir. Danıştay, idarenin "aydınlatılmış onam" ve "idari işlemin belirliliği" ilkeleri çerçevesinde personeli eksiksiz bilgilendirmesini kilit bir unsur olarak görmektedir. Dosyaya sunulan ve kendi el yazınızla doldurup imzaladığınız "Kursiyer Bilgilendirme Formu" gibi bir belge varsa, yaptırımları şüpheye yer bırakmayacak derecede bilerek ve sonuçları kabul ederek ayrıldığınız hukuken teyit edilmiş sayılır.
Sağlık sorunlarım sebebiyle kursu bırakmak zorunda kaldım, yine de atılır mıyım? expand_more
Dilekçenizde sağlık sorunları veya özel sebeplerle kurstan ayrılma talebinde bulunmanız, idarenin önceden kurallarını belirlediği mesleki yaptırımları (ordudan ilişiğin kesilmesi gibi) uygulamasını hukuken engellememektedir. Mahkemeler, Öğretmenler Kurulu'nun kursa devam edecek psikolojik yeterliliğe ve motivasyona sahip olmadığınıza dair kararı ile kendi rızanızla imzaladığınız bilgilendirme formunu bir bütün olarak değerlendirmektedir. Önceden yaptırımları kabul edip ayrılış dilekçesi verdiğiniz durumlarda, ilişiğinizin kesilmesi işleminde yetki, şekil ve sebep yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedilmektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir