Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/13746 E. 2023/18101 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2023/13746 E. 2023/18101 K.

Bu karar, iş hukuku yargılamalarında sıklıkla karşılaşılan husumet yanılması ve zorunlu arabuluculuk dava şartının kesiştiği noktada çok önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. Yargıtay, taraf değişikliği müessesesini şekli bir usul işlemi olmaktan öte, maddi hukuk bakımından yeni davalıya karşı açılmış yeni bir dava olarak nitelendirmiştir. Bu bağlamda, asıl dava açıldıktan sonra ancak taraf değişikliği talebinden önce yeni davalıya karşı arabuluculuk sürecinin işletilmiş olmasını, dava şartının yerine getirilmesi için yeterli kabul etmiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2023/13746
Karar No 2023/18101
Karar Tarihi 27.11.2023
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel İradi taraf değişikliği yeni bir davadır.
  • gavel Yeni taraf için arabuluculuk sonradan sağlanabilir.
  • gavel Taraf değişikliğinden önce arabuluculuğa başvurulması yeterlidir.
  • gavel Arabuluculuk dava şartı lehe yorumlanmalıdır.

Bu karar, iş hukuku yargılamalarında sıklıkla karşılaşılan husumet yanılması ve zorunlu arabuluculuk dava şartının kesiştiği noktada çok önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır. Yargıtay, taraf değişikliği müessesesini şekli bir usul işlemi olmaktan öte, maddi hukuk bakımından yeni davalıya karşı açılmış yeni bir dava olarak nitelendirmiştir. Bu bağlamda, asıl dava açıldıktan sonra ancak taraf değişikliği talebinden önce yeni davalıya karşı arabuluculuk sürecinin işletilmiş olmasını, dava şartının yerine getirilmesi için yeterli kabul etmiştir.

Kararın uygulamadaki emsal etkisi, hak arama hürriyetinin ve mahkemeye erişim hakkının aşırı şekilci yorumlarla engellenmesinin önüne geçilmesidir. Zira başlangıçta yanlış hasma yöneltilen davalarda, doğru hasmın davaya dâhil edilmesi sürecinde arabuluculuk şartının asıl dava tarihi itibarıyla baştan yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi, işçi açısından hak kayıplarına ve usul ekonomisine aykırı sonuçlara yol açmaktaydı. Bu içtihat sayesinde, taraf değişikliği dilekçesi verilmeden önce yeni taraf ile arabuluculuk sürecinin başlatılması yasal geçerlilik kazanmış ve yargılamanın esasına girilmesinin önü açılmıştır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir aile sağlığı merkezinde görev yapan davacı işçi, aynı kurumda birlikte çalıştığı bir doktorun kendisine sürekli olarak psikolojik taciz (mobbing), hakaret ve tehdit uyguladığını iddia etmiştir. Davacı, bu ağır baskılar ve olumsuz çalışma koşulları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını belirterek, söz konusu doktora karşı maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.

Yargılama sürecinde ilk derece mahkemesi, doktorun doğrudan işveren sıfatı taşımadığını belirterek taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın asıl işveren olan Sağlık Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğine karar vermiştir. Bunun üzerine davacı, Sağlık Bakanlığına karşı arabuluculuk sürecini başlatmış ve taraf değişikliği talebinde bulunarak davayı Bakanlığa yöneltmiştir. Ancak derece mahkemeleri, arabuluculuk şartının davanın en başında yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, uyuşmazlık nihai inceleme için Yargıtay önüne taşınmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtayın bu uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel kuralların başında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.124 gelmektedir. Bu madde uyarınca, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. İradi taraf değişikliği durumunda, davaya yeni dâhil olan taraf açısından yargılama süreci, bu değişikliğin talep edildiği ve davaya katılımın sağlandığı andan itibaren hukuki sonuçlarını doğurur. Diğer bir ifadeyle, bu yeni taraf yönünden maddi hukuk bakımından yargılama esnasında yeni bir dava açılmış sayılır.

Bununla birlikte, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 uyarınca, işçi veya işveren alacağı ile tazminatı talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması mutlak bir dava şartıdır. Kanun, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın doğrudan usulden reddedileceğini öngörmektedir.

Yargıtay içtihatlarına göre, temsilcide yanılma ile tarafta yanılma kavramları birbirinden farklıdır. Temsilcide yanılmada davanın yöneltildiği taraf değişmezken, iradi taraf değişikliğinde hem şekli hem de maddi anlamda yeni bir taraf yargılamaya dâhil olmaktadır. Bu doğrultuda, yeni davalının davaya katıldığı an esas alınarak dava şartlarının bu aşamada mevcut olup olmadığı denetlenmelidir. Hak arama hürriyeti ve usul ekonomisi ilkeleri gereğince, taraf değişikliği talebinden önce yeni tarafa karşı arabuluculuk yoluna başvurulup sürecin tamamlanması, arabuluculuk dava şartının sağlanması için yeterli bir hukuki adımdır. Aksi yöndeki aşırı şekilci kısıtlamalar, mahkemeye erişim hakkının orantısız şekilde sınırlandırılması anlamına gelecektir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olay incelendiğinde, davacının açtığı davanın ilk muhatabı olan doktorun işveren veya işveren vekili sıfatını taşımadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, davacıya taraf teşkili için bir haftalık kesin süre vererek davayı asıl işveren olan Sağlık Bakanlığına yöneltmesini ihtaren bildirmiştir. Davacı, mahkemenin bu bildirimi üzerine öncelikle 14.12.2021 tarihinde Sağlık Bakanlığına karşı arabuluculuk yoluna başvurmuş, ardından 20.12.2021 tarihinde taraf değişikliği dilekçesini mahkemeye sunmuştur. Taraflar arasındaki arabuluculuk süreci ise 30.12.2021 tarihinde anlaşmazlık tutanağı ile sonuçlanarak belgelendirilmiştir.

Yargıtay değerlendirmesinde, kural olarak mahkemenin kendiliğinden taraf değişikliği için kesin süre vermesinin usulen hatalı olduğuna değinilmekle birlikte, davacının süreci izleyerek taraf değişikliği talebinde bulunmasının hukuken geçerli bir iradi taraf değişikliği işlemi olduğu saptanmıştır. Yargıtay, iradi taraf değişikliği işlemi sonucunda davaya katılan yeni davalı açısından, davanın bu yeni talebin ileri sürüldüğü anda açılmış sayılacağını vurgulamıştır. Davacı, taraf değişikliği dilekçesini mahkemeye sunmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecini asıl işverene karşı başlatmış durumdadır. Her ne kadar mahkemenin verdiği kısa ve kesin süre nedeniyle taraf değişikliği dilekçesi verilirken arabuluculuk süreci henüz sonuçlanmamış olsa da, somut olayın özgün koşullarında başvuru yapılmış olması dava şartının sağlanması açısından yeterli görülmelidir.

İlk derece mahkemesi ve istinaf merciinin, başlangıçtaki dava tarihini esas alarak arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanamayacağı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmesi, usul ekonomisine, hak arama hürriyetine ve mahkemeye erişim hakkına aykırı bulunmuştur. Taraf değişikliğinden önce yeni taraf için arabuluculuk sürecinin başlatılması hukuken geçerli bir işlemdir ve uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmesini gerektirir.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, taraf değişikliği işleminden önce yeni davalıya karşı arabuluculuk sürecinin işletilmesinin dava şartını sağladığı ve işin esasına girilmesi gerektiği yönünde karar vererek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.

Davamı yanlış kişiye açmışım, sonradan gerçek patronu davaya ekleyebilir miyim? expand_more
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre, dava dilekçesinde karşı tarafın eksik veya yanlış gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Yargıtay'ın emsal kararına göre iradi taraf değişikliği işlemi, yargılamaya yeni dâhil olan taraf açısından o andan itibaren hukuki sonuç doğurur ve maddi hukuk bakımından yeni bir dava açılmış sayılır. Bu yolla davanızı doğru muhataba yöneltmeniz usulen mümkündür.
Davalıyı değiştirirken, yeni kişi için arabulucuya gitmek zorunlu mu? expand_more
Evet, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca işçi alacakları ve tazminat taleplerinde arabuluculuğa başvurulmuş olması mutlak bir dava şartıdır. Yargıtay, taraf değişikliğini şekli bir usul işlemi olmaktan öte yeni davalıya karşı açılmış yeni bir dava olarak nitelendirdiği için, taraf değişikliği talebinden önce bu yeni muhataba karşı arabuluculuk yoluna başvurulmasını zorunlu ve dava şartının yerine getirilmesi için yeterli kabul etmektedir.
Dava açıldıktan sonra arabulucuya başvursam davam usulden reddedilir mi? expand_more
Eğer ortada iradi bir taraf değişikliği (davalıyı değiştirme) durumu varsa, arabuluculuk sürecinin asıl davanın en başında değil, davanın yöneltileceği yeni tarafın davaya dâhil edilmesinden (taraf değişikliği dilekçesi verilmesinden) hemen önce tamamlanmış olması yeterlidir. Yargıtay içtihadına göre, taraf değişikliğinden önce yeni taraf ile arabuluculuk sürecinin başlatılması yasal geçerlilik kazanır ve davanın sırf arabuluculuğun başlangıçta yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmesi hak arama hürriyetine ve usul ekonomisine aykırılık teşkil eder.
Mobbing davasında patron yerine iş arkadaşıma dava açarsam ne olur? expand_more
Yargıtay'ın incelediği somut uyuşmazlıkta, bir işçi kendisine mobbing yapan doktora karşı dava açmış, ancak ilk derece mahkemesi doktorun doğrudan işveren sıfatı taşımadığını tespit ederek taraf sıfatı yokluğuna hükmetmiştir. Böyle bir hataya düştüğünüzde, asıl işverene (örneğin kuruma veya şirkete) karşı arabuluculuk sürecini başlatıp ardından mahkemeye taraf değişikliği talebini sunarak davanızı doğru kişiye ya da kuruma yöneltebilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir