Anasayfa/ Makale/ Türk Hukukunda Mobbing ve Temel Kanunlar Bağlamında Analizi

Türk Hukukunda Mobbing ve Temel Kanunlar Bağlamında Analizi

İşyerinde psikolojik taciz (mobbing), çalışma hayatında bireylerin onurunu zedeleyen, kasıtlı ve sistematik bir ihlaldir. Türk hukukunda doğrudan tek bir mobbing kanunu bulunmasa da; Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu hükümleri çerçevesinde çalışanlara güçlü bir hukuki koruma kalkanı sağlanmaktadır.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma hayatının en büyük sorunlarından biri olan işyerinde psikolojik taciz, doktrindeki ve yargı kararlarındaki yaygın adıyla mobbing, bir işyerinde çalışanlara üstleri, çalışma arkadaşları veya astları tarafından sistematik biçimde uygulanan her türlü dışlayıcı ve kötü muameleyi ifade etmektedir. Türk hukuk sisteminde mobbingi tek başına ve doğrudan düzenleyen özel bir kanun henüz bulunmamaktadır. Ancak bu durum, mobbing mağduru çalışanların hukuki korumadan yoksun olduğu anlamına gelmez. Aksine, çalışanların hakları Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu gibi temel mevzuat metinlerinde yer alan emredici hükümlerle güvence altına alınmıştır. Bu kanunlar, bir bütün olarak değerlendirildiğinde işverenin işçiyi gözetme borcu, eşit davranma ilkesi ve kişilik haklarının korunması prensipleri çerçevesinde mağdurlara çok yönlü bir koruma mekanizması sunmaktadır. Hukuki dayanakların doğru analizi, mobbing ile mücadelenin temelini oluşturur.

Anayasa ve Türk Medeni Kanunu Kapsamında Mobbing

Hukukumuzda normlar hiyerarşisinin zirvesinde yer alan 1982 Anayasası, işyerinde psikolojik taciz kavramına doğrudan yer vermese de çalışanları dolaylı olarak koruyan çok güçlü ilkelere sahiptir. Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı, mobbingin engellenmesinin temel anayasal dayanağıdır. Ayrıca 10. maddede düzenlenen eşitlik ilkesi ve 49. maddede yer alan devletin çalışanların hayat seviyesini yükseltme ve çalışma barışını koruma ödevi, mobbingsiz bir çalışma ortamının anayasal zorunluluğunu ortaya koyar. Öte yandan, Türk Medeni Kanunu kapsamında mobbing, öncelikle bireyin kişilik haklarına yönelik haksız bir saldırı niteliği taşır. Kanunun 23. 24. ve 25. maddeleri uyarınca, kişilik hakkı zedelenen kimse, bu haksız saldırının önlenmesini ve sona erdirilmesini talep edebilmektedir. Psikolojik taciz mağduru, bu genel koruma hükümleri sayesinde onur ve haysiyetini işyerindeki sistematik baskılara karşı savunabilme hakkına sahiptir.

Türk Borçlar Kanunu'nda İşverenin Yükümlülükleri

Türk hukuk sisteminde mobbing kavramının kanun metninde açıkça zikredildiği ilk yasal düzenleme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olmuştur. Kanun'un "İşçinin Kişiliğinin Korunması" başlıklı 417. maddesi, işverene çok net ve emredici yükümlülükler getirmiştir. Bu madde uyarınca işveren, iş ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla yükümlüdür. En önemlisi de işveren, işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ile bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli olan tüm tedbirleri almak zorundadır. Bu düzenleme, işverenin işçiyi gözetme borcu kapsamında ele alınmakta olup, sadece fiziksel iş sağlığı ve güvenliğini değil, işçinin ruhsal ve psikolojik bütünlüğünü de teminat altına alır. İşverenin bu kanuni önlem alma yükümlülüğüne aykırı davranması, işçinin kişilik haklarının ihlali anlamına gelecek ve sözleşmeye aykırılık çerçevesinde değerlendirilecektir.

İş Kanunu Çerçevesinde Mobbing ve Eşitlik İlkesi

4857 sayılı İş Kanunu, mobbing ile mücadelede işçi ve işveren ilişkilerinin temelini düzenleyen en kritik mevzuattır. İş Kanunu metninde mobbing terimi açıkça geçmese de, 5. maddede düzenlenen eşit davranma ilkesi mobbing vakalarının önüne geçilmesinde kilit bir rol oynar. İşverenin işçiler arasında dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce veya inanç gibi nedenlerle ayrım yapması yasaklanmıştır. Mobbing, genellikle bu ayrımcılık yasağının sistematik bir aracı olarak kullanıldığında eşit işlem borcuna aykırılık teşkil eder. Bunun yanı sıra, İş Kanunu'nun 24. maddesi işçiye, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri neticesinde iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme imkânı tanır. İşçinin veya ailesinin şerefine dokunacak sözler söylenmesi, işçiye sataşılması veya diğer işçiler tarafından yapılan psikolojik taciz iddialarının işverence ciddiye alınmaması durumunda, işçi maruz kaldığı şiddet nedeniyle işten ayrılma hakkını elde eder.

Başbakanlık Genelgesi ve Kurumsal Çözümler

Ülkemizde mobbing ile kurumsal mücadele anlamında atılan ilk önemli adım, 2011 yılında yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi konulu Başbakanlık Genelgesi olmuştur. Bu genelge, işyerinde psikolojik tacizin ne olduğunu tanımlamış ve çalışma hayatına olan olumsuz etkilerini vurgulamıştır. Genelge ile hem kamu hem de özel sektör işverenlerine getirilen bazı temel yükümlülükler şunlardır:

  • İşverenler, çalışanların psikolojik tacize maruz kalmamaları için gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.
  • Çalışanların uğradığı taciz olaylarını izlemek ve değerlendirmek üzere Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu kurulması öngörülmüştür.
  • Mağdurlara psikolojik destek ve yardım sağlamak amacıyla ALO 170 İletişim Merkezi etkin bir şikâyet ve destek hattı haline getirilmiştir.

Genelge, bağlayıcı cezai yaptırımlar içermemekle birlikte, Türkiye'de mobbing farkındalığının artırılması ve sorunun resmi düzeyde tespiti açısından bir milat kabul edilmektedir. Bu kurumsal yapılaşma, sonraki yasal düzenlemelerin de zeminini hazırlamıştır.

İşyerinde sürekli psikolojik baskı görüyorum, mobbingin kanunda yeri var mı? expand_more
Türk hukuk sisteminde doğrudan ve sadece mobbingi düzenleyen tek bir özel kanun metni bulunmamaktadır. Ancak bu durum hukuki korumadan yoksun olduğunuz anlamına gelmez, aksine haklarınız Anayasa, Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu ile çok yönlü bir şekilde güvence altına alınmıştır. Özellikle Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işverene işçinin kişiliğini koruma ve psikolojik tacizi engelleme konusunda kesin ve emredici yükümlülükler getirir. Bu nedenle, size yönelik sistematik dışlayıcı ve kötü muamelelere karşı yasal süreç başlatabilmeniz için son derece güçlü yasal dayanaklara sahipsiniz.
Bana kafayı taktılar, dayanamayıp istifa etsem tazminatımı alabilir miyim? expand_more
İş Hukuku mevzuatımız, maruz kaldığınız bu sistematik baskılar karşısında size iş sözleşmenizi haklı sebeple feshetme imkânı tanımaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışları neticesinde sözleşmenizi derhal feshedebilirsiniz. İşyerinde size veya ailenize onur kırıcı sözler söylenmesi, size sataşılması veya diğer çalışanların uyguladığı psikolojik tacizin işverence ciddiye alınmaması size bu fesih hakkını vermektedir. Bu yasal hakka dayanarak işten ayrılmanız durumunda, yasal haklarınızı ve tazminatlarınızı hukuki yollarla talep edebilirsiniz.
İş arkadaşım bana mobbing yapıyor ama patron umursamıyor. Ne yapabilirim? expand_more
İşvereninizin işyerindeki bu duruma kayıtsız kalması açıkça bir hukuki ihlaldir. Türk Borçlar Kanunu kapsamında işveren, işçilerin psikolojik tacize uğramamaları ve tacize uğrayanların daha fazla zarar görmemeleri için gereken tüm tedbirleri almakla kesin olarak yükümlüdür. İşvereninizin olaylara sessiz kalarak bu kanuni önlem alma yükümlülüğüne aykırı davranması, işçiyi gözetme borcunun ihlali anlamına gelir ve sözleşmeye aykırılık çerçevesinde değerlendirilir. Bu ihlal karşısında, işvereninizin de hukuki sorumluluğuna giderek hakkınızı arayabilirsiniz.
İşyerindeki bu şiddeti nereye şikayet edebilirim, resmi bir destek hattı var mı? expand_more
Devletin bu konuda mağdurlara doğrudan destek sağlamak ve şikayetleri dinlemek amacıyla oluşturduğu resmi bir iletişim kanalı mevcuttur. 2011 yılında yayımlanan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi konulu Başbakanlık Genelgesi ile, ALO 170 İletişim Merkezi etkin bir şikâyet ve destek hattı haline getirilmiştir. Bu hatta başvurarak yaşadığınız olayları yetkililere bildirebilir ve psikolojik destek talep edebilirsiniz. Bu adım, durumunuzun resmi düzeyde tespiti ve ileride yürüteceğiniz hukuki mücadele açısından önemli bir kurumsal çözümdür.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir