Anasayfa/ Makale/ Türk Hukuk Sisteminde Mobbing: İşçi Hakları

Türk Hukuk Sisteminde Mobbing: İşçi Hakları

İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, Türk hukukunda işçi hakları kapsamında Anayasa, İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu ile güvence altına alınmıştır. İşçiler, mobbing durumunda haklı fesih, tazminat ve korunma talep etme gibi güçlü yasal haklara sahiptir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma hayatında işyerinde psikolojik taciz veya yaygın bilinen adıyla mobbing, işçilerin hem fiziksel hem de ruhsal bütünlüğünü tehdit eden oldukça ciddi bir hukuki ihlaldir. Türk Hukuk sisteminde doğrudan mobbing suçunu tanımlayan tek bir kanun maddesi bulunmasa da, işçi hakları Anayasa, Türk Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve Türk Medeni Kanunu gibi temel kanunlarımızla çok boyutlu olarak koruma altına alınmıştır. Bir mobbing avukatı perspektifiyle değerlendirildiğinde, işçinin iş yerinde sistematik olarak maruz kaldığı dışlanma, aşağılanma veya yıldırma eylemleri hukuka aykırıdır ve işçiye çeşitli yasal yollara başvurma hakkı tanır. Çalışanların, kendilerine yönelik olarak gerçekleştirilen bu tür onur kırıcı ve haysiyet zedeleyici eylemlere karşı yasal haklarını bilmeleri, hukuki mücadele sürecinin ilk ve en önemli adımıdır. Bu bağlamda, işçilerin kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı mevzuatımızın sağladığı koruma kalkanı oldukça geniş bir hukuki çerçeve sunmaktadır.

Anayasa ve Medeni Kanun Kapsamında Kişilik Haklarının Korunması

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, her bireyin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını güvence altına almıştır. Anayasa'nın 17. maddesi gereğince kimseye eziyet yapılamaz ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelede bulunulamaz. Bu durum, işçinin çalışma ortamındaki temel insan haklarının ihlal edilmesini kesin bir dille yasaklar. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan çalışanın doğrudan hakime başvurarak korunma talep etmesine olanak tanır. İşçi, kendisine uygulanan psikolojik taciz eylemleri sona ermiş olsa bile, bu saldırının etkileri devam ediyorsa hukuka aykırılığın tespitini talep etme hakkına sahiptir. Bir hukuk uzmanı olarak belirtmek gerekir ki, bu maddeler işçinin manevi bütünlüğünü korumak adına açılacak davanın temelini oluşturan en güçlü yasal dayanaklar arasındadır.

Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu Kapsamında İşçinin Hakları

Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzenin sağlanmasını ve işçinin psikolojik ve cinsel tacize uğramaması için gerekli önlemlerin alınmasını hukuki bir zorunluluk kılar. Bu durum, işçinin kişilik haklarının ihlaline bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talep etme hakkını doğurur. Öte yandan, İş Kanunu'nun 24. maddesi işçiye çok güçlü bir yasal zırh verir. Eğer işçinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylenirse, asılsız ağır ithamlarda bulunulursa veya işçi cinsel tacize uğrarsa, işçi bildirim süresini beklemeksizin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkına sahiptir. İşçinin bu fesih hakkını kullanması, maruz kaldığı sistematik yıldırma eylemlerine karşı kanunun kendisine sunduğu en önemli yollardan biridir ve kıdem tazminatına hak kazanmasını sağlar.

Türk Ceza Kanununda Mobbing Eylemlerinin Karşılığı

Türk Ceza Kanunu içerisinde spesifik bir mobbing suç tanımı bulunmamakla birlikte, süreçte gerçekleştirilen eylemler farklı suç tipleri kapsamında değerlendirilerek işçiye ceza davası yoluyla hakkını arama imkanı sunar. Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız hukuki ihlaller şunlardır:

  • Madde 96 uyarınca işçinin manevi ıstırap çekmesine yol açan eziyet suçu eylemleri.
  • İşçiye ısrarla telefon edilmesi veya gürültü yapılarak huzur ve sükunu bozma eylemleri.
  • İşçinin onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte sözlerle işlenen hakaret suçu.
  • İşçinin çaresizliğinden faydalanarak onu ücretsiz veya ağır şartlarda çalışmaya mecbur bırakan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali.

Bu yasal düzenlemeler, işçinin psikolojik şiddet karşısında yalnız olmadığını ve faillerin hapis veya adli para cezası ile cezalandırılabileceğini açıkça göstermektedir.

Psikolojik Tacizle Mücadele ve İspat Süreci

Mevzuatımızda işçiyi koruyan bir diğer önemli adım, yürürlüğe konulan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi konulu Başbakanlık Genelgesi'dir. Bu genelge, hukuki mücadeleyi kurumsal bir zemine oturtmuş ve işçilere doğrudan iletişim merkezleri üzerinden psikolojik destek alma imkanı sunmuştur. Hukuk uygulamalarında açılan davalarda karşılaşılan en büyük zorluklardan biri ispat meselesidir. Ancak mobbingin gizli ve sinsi yapısı göz önüne alındığında, işçinin durumu şüpheye yer bırakmayacak kesinlikte ispat etmesi her zaman beklenmez. İşçinin, e-posta yazışmaları, mesajlar veya psikolojik tedavi gördüğüne dair sağlık raporları gibi emareleri sunması, yargılamada kuvvetli bir kanaat oluşturmak için sıklıkla yeterli kabul edilmektedir. Bu nedenle, haksızlığa uğrayan işçilerin maruz kaldıkları tutumları belgelendirmeleri son derece hayati bir hamledir.

İşyerinde sürekli baskı ve dışlanma yaşıyorum, istifa etsem tazminatım yanar mı? expand_more
İş Kanunu'nun 24. maddesi, tarafınıza yöneltilen şeref ve namusa dokunacak sözler veya asılsız ithamlar gibi eylemlere karşı size çok güçlü bir yasal zırh sunmaktadır. Bu tür sistematik yıldırma ve psikolojik taciz eylemlerine maruz kalıyorsanız, bildirim süresini beklemeden iş sözleşmenizi haklı nedenle derhal feshetme hakkınız bulunmaktadır. Bu yasal fesih hakkınızı kullandığınız takdirde kıdem tazminatınıza hak kazanırsınız, dolayısıyla tazminatınız yanmaz. Ayrıca, Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi uyarınca işverenin sizi koruma borcunu ihlal etmesi sebebiyle kişilik haklarınız zedelendiği için maddi ve manevi tazminat talep etme hakkınız da mevcuttur.
Patronun bana mobbing yaptığını nasıl ispatlarım, kimse şahit olmak istemiyor? expand_more
Mobbingin gizli ve sinsi yapısı göz önüne alındığında, hukuk davalarında işçinin maruz kaldığı durumu şüpheye yer bırakmayacak bir kesinlikte ispat etmesi mahkemelerce her zaman beklenmez. İşyerindeki e-posta yazışmaları, size gönderilen mesajlar veya bu süreçte yaşadıklarınız sebebiyle psikolojik tedavi gördüğünüze dair sağlık raporları gibi emareler, yargılamada lehinize kuvvetli bir kanaat oluşturmak için sıklıkla yeterli kabul edilmektedir. Haksızlığa uğradığınız bu süreçte size yöneltilen onur kırıcı tutumları belgelendirmeniz, hukuki mücadelenizde atacağınız en hayati hamledir. Ayrıca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın iletişim merkezleri üzerinden destek alarak bu durumu resmi olarak kayıt altına almanız da hukuki süreci kurumsal bir zemine taşıyacaktır.
Bana işyerinde hakaret edip ağır çalışmaya zorluyorlar, patronu şikayet edebilir miyim? expand_more
Türk Hukuk sisteminde tek ve özel bir mobbing suçu bulunmasa da, maruz kaldığınız bu eylemler Türk Ceza Kanunu kapsamında çeşitli suç tipleri olarak değerlendirilmekte ve size ceza davası yoluyla hakkınızı arama imkanı sunmaktadır. Onur ve saygınlığınızı rencide edecek nitelikteki sözler doğrudan hakaret suçunu oluştururken, çaresizliğinizden faydalanılarak ağır şartlarda çalışmaya mecbur bırakılmanız iş ve çalışma hürriyetinin ihlali anlamına gelmektedir. Manevi ıstırap çekmenize yol açan sürekli uygulamalar ise kanunumuzun 96. maddesi uyarınca eziyet suçu kapsamında ele alınabilir. Bu yasal düzenlemeler ışığında, failler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunarak hapis veya adli para cezası almalarını sağlama hakkına sahipsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir