Anasayfa Makale Türk Hukuk Sisteminde Mobbing: İşçi Hakları

Makale

İşyerinde psikolojik taciz olarak bilinen mobbing, Türk hukukunda işçi hakları kapsamında Anayasa, İş Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu ile güvence altına alınmıştır. İşçiler, mobbing durumunda haklı fesih, tazminat ve korunma talep etme gibi güçlü yasal haklara sahiptir.

Türk Hukuk Sisteminde Mobbing: İşçi Hakları

Çalışma hayatında işyerinde psikolojik taciz veya yaygın bilinen adıyla mobbing, işçilerin hem fiziksel hem de ruhsal bütünlüğünü tehdit eden oldukça ciddi bir hukuki ihlaldir. Türk Hukuk sisteminde doğrudan mobbing suçunu tanımlayan tek bir kanun maddesi bulunmasa da, işçi hakları Anayasa, Türk Borçlar Kanunu, İş Kanunu ve Türk Medeni Kanunu gibi temel kanunlarımızla çok boyutlu olarak koruma altına alınmıştır. Bir mobbing avukatı perspektifiyle değerlendirildiğinde, işçinin iş yerinde sistematik olarak maruz kaldığı dışlanma, aşağılanma veya yıldırma eylemleri hukuka aykırıdır ve işçiye çeşitli yasal yollara başvurma hakkı tanır. Çalışanların, kendilerine yönelik olarak gerçekleştirilen bu tür onur kırıcı ve haysiyet zedeleyici eylemlere karşı yasal haklarını bilmeleri, hukuki mücadele sürecinin ilk ve en önemli adımıdır. Bu bağlamda, işçilerin kişilik haklarına yapılan saldırılara karşı mevzuatımızın sağladığı koruma kalkanı oldukça geniş bir hukuki çerçeve sunmaktadır.

Anayasa ve Medeni Kanun Kapsamında Kişilik Haklarının Korunması

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, her bireyin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkını güvence altına almıştır. Anayasa'nın 17. maddesi gereğince kimseye eziyet yapılamaz ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamelede bulunulamaz. Bu durum, işçinin çalışma ortamındaki temel insan haklarının ihlal edilmesini kesin bir dille yasaklar. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 24. ve 25. maddeleri, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan çalışanın doğrudan hakime başvurarak korunma talep etmesine olanak tanır. İşçi, kendisine uygulanan psikolojik taciz eylemleri sona ermiş olsa bile, bu saldırının etkileri devam ediyorsa hukuka aykırılığın tespitini talep etme hakkına sahiptir. Bir hukuk uzmanı olarak belirtmek gerekir ki, bu maddeler işçinin manevi bütünlüğünü korumak adına açılacak davanın temelini oluşturan en güçlü yasal dayanaklar arasındadır.

Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu Kapsamında İşçinin Hakları

Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzenin sağlanmasını ve işçinin psikolojik ve cinsel tacize uğramaması için gerekli önlemlerin alınmasını hukuki bir zorunluluk kılar. Bu durum, işçinin kişilik haklarının ihlaline bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talep etme hakkını doğurur. Öte yandan, İş Kanunu'nun 24. maddesi işçiye çok güçlü bir yasal zırh verir. Eğer işçinin şeref ve namusuna dokunacak sözler söylenirse, asılsız ağır ithamlarda bulunulursa veya işçi cinsel tacize uğrarsa, işçi bildirim süresini beklemeksizin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal fesih hakkına sahiptir. İşçinin bu fesih hakkını kullanması, maruz kaldığı sistematik yıldırma eylemlerine karşı kanunun kendisine sunduğu en önemli yollardan biridir ve kıdem tazminatına hak kazanmasını sağlar.

Türk Ceza Kanununda Mobbing Eylemlerinin Karşılığı

Türk Ceza Kanunu içerisinde spesifik bir mobbing suç tanımı bulunmamakla birlikte, süreçte gerçekleştirilen eylemler farklı suç tipleri kapsamında değerlendirilerek işçiye ceza davası yoluyla hakkını arama imkanı sunar. Uygulamada sıklıkla karşılaştığımız hukuki ihlaller şunlardır:

  • Madde 96 uyarınca işçinin manevi ıstırap çekmesine yol açan eziyet suçu eylemleri.
  • İşçiye ısrarla telefon edilmesi veya gürültü yapılarak huzur ve sükunu bozma eylemleri.
  • İşçinin onur ve saygınlığını rencide edecek nitelikte sözlerle işlenen hakaret suçu.
  • İşçinin çaresizliğinden faydalanarak onu ücretsiz veya ağır şartlarda çalışmaya mecbur bırakan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali.

Bu yasal düzenlemeler, işçinin psikolojik şiddet karşısında yalnız olmadığını ve faillerin hapis veya adli para cezası ile cezalandırılabileceğini açıkça göstermektedir.

Psikolojik Tacizle Mücadele ve İspat Süreci

Mevzuatımızda işçiyi koruyan bir diğer önemli adım, yürürlüğe konulan İşyerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi konulu Başbakanlık Genelgesi'dir. Bu genelge, hukuki mücadeleyi kurumsal bir zemine oturtmuş ve işçilere doğrudan iletişim merkezleri üzerinden psikolojik destek alma imkanı sunmuştur. Hukuk uygulamalarında açılan davalarda karşılaşılan en büyük zorluklardan biri ispat meselesidir. Ancak mobbingin gizli ve sinsi yapısı göz önüne alındığında, işçinin durumu şüpheye yer bırakmayacak kesinlikte ispat etmesi her zaman beklenmez. İşçinin, e-posta yazışmaları, mesajlar veya psikolojik tedavi gördüğüne dair sağlık raporları gibi emareleri sunması, yargılamada kuvvetli bir kanaat oluşturmak için sıklıkla yeterli kabul edilmektedir. Bu nedenle, haksızlığa uğrayan işçilerin maruz kaldıkları tutumları belgelendirmeleri son derece hayati bir hamledir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: