Anasayfa/ Makale/ Sağlıkta Yapay Zekâ Uygulamaları ve Veri İşleme Şartları

Sağlıkta Yapay Zekâ Uygulamaları ve Veri İşleme Şartları

Sağlık sektöründe yapay zekâ kullanımı hızla artarken, hastaların en hassas bilgileri olan sağlık verilerinin hukuka uygun şekilde işlenmesi büyük bir önem taşımaktadır. Bu makalede, KVKK kapsamında sağlık verilerinin yapay zekâ ile işlenme şartları, aranan açık rıza kriterleri ve genel veri işleme ilkeleri hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde dijitalleşmenin sağlık sektörüne yansımasıyla birlikte, yapay zekâ teknolojileri hastalıkların teşhisi, tedavisi ve sağlık hizmetlerinin yönetimi gibi alanlarda devrim yaratmıştır. Ancak bu yenilikçi sistemlerin temelinde devasa boyutlardaki veri yığınlarının işlenmesi yatmaktadır. İnsanların mahremiyetinin en derin parçasını oluşturan kişisel sağlık verileri, veri koruma hukuku kapsamında en sıkı kurallara tabi tutulan özel nitelikli kişisel veriler arasında yer almaktadır. Hastaların tahlil sonuçları, genetik profilleri, giyilebilir teknoloji cihazlarından elde edilen anlık ölçümler veya radyolojik görüntüleri gibi hassas bilgilerin yapay zekâ algoritmaları tarafından öğrenilmesi ve analiz edilmesi, büyük bir hukuki hassasiyet gerektirir. Türk hukukunda 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde, bu verilerin gelişmiş teknolojiler eliyle işlenmesi belirli hukuki sınırlara, katı ilkelere ve geçerli işlenme şartlarına tabi kılınmıştır. Bir uygulamanın veri toplama aşamasından karar verme sürecinin sonuna kadar hukuka uygun hareket edebilmesi, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesi için vazgeçilmez bir zorunluluktur.

Yapay Zekâ ile Veri İşlemede Genel İlkeler

Yapay zekâ uygulamalarının sağlık verilerini işlerken kanunda düzenlenen genel ilkelere mutlak surette uyması gerekmektedir. Öncelikle, sistemin veri toplama ve analiz süreci hukuka ve dürüstlük kuralına uygun olmalıdır; yani hastanın haklı menfaatleri gözetilmeli ve şeffaflık sağlanmalıdır. Ayrıca işlenen verilerin doğru ve gerektiğinde güncel olması, yapay zekânın hatalı veya ayrımcı kararlar vermesini engellemek adına hayati bir şarttır. Eski veya yanlış bir verinin algoritmaya dahil edilmesi, hastaya yanlış bir tıbbi teşhis konulmasına neden olabileceği için veri sorumlusu sıfatını haiz sağlık kuruluşlarının ve geliştiricilerin aktif bir özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, verilerin belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenmesi ilkesi gereği, hastadan toplanan verilerin yalnızca önceden belirlenen sınırlar dahilinde kullanılması zorunludur. Yapay zekânın kara kutu yapısı gereği öngörülemeyen yeni veriler türetmesi, veri minimizasyonu ilkesini ihlal etme riski taşıdığından sürekli denetim elzemdir.

Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenme Şartları

Sağlık verileri KVKK kapsamında özel nitelikli kişisel veriler statüsündedir ve kural olarak sıkı bir koruma rejimine tabidir. Mart 2024 tarihinde yapılan kanun değişikliği ile birlikte açık rıza artık tek geçerli dayanak olmaktan çıkmış, alternatif hukuka uygunluk sebepleri de düzenlenmiştir. Bu kapsamda, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan hekimler veya yetkili kurumlar tarafından kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması amaçlarıyla sağlık verilerinin rızasız işlenmesi mümkündür. Yapay zekâ tabanlı bir teşhis destek sisteminin hastanede kullanılması bu istisna kapsamında değerlendirilebilir. Ancak ticari amaç güden, örneğin özel sağlık sigortası şirketlerinin veya mobil sağlık uygulamalarının veri işlemesi durumunda hastanın açık rızası mutlaka aranmaktadır. Rızanın geçerli olabilmesi için belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı ve özgür iradeyle açıklanmış olması şarttır.

Dinamik Rıza ve Aydınlatma Yükümlülüğü

Yapay zekâ algoritmalarının kendi kendine öğrenen, değişen ve öngörülemez yapısı karşısında, klasik rıza mekanizmalarının yetersiz kalabildiği durumlar ortaya çıkmaktadır. Bu sistemler, makine öğrenmesi süreçleriyle sürekli yeni analizler ürettiği için hastaların verilerinin tam olarak nasıl kullanılacağını baştan öngörebilmesi oldukça güçtür. Bu noktada, hastaların zaman içinde verilerinin kullanımına ilişkin izinlerini güncelleyebildikleri dinamik rıza modelinin benimsenmesi, şeffaflığı ve hukuka uygunluğu destekleyen modern bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Öte yandan, rıza alınmasına gerek olmayan hallerde bile veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü her zaman devam etmektedir. Sağlık kuruluşları, hastaların verilerinin yapay zekâ tarafından analiz edileceği, bu analizlerin hangi amaçlarla ve kimlerle paylaşılabileceği konusunda anlaşılır, sade ve sınırları belirli bir bilgilendirme yapmak zorundadır. Hastanın kendi mahremiyeti üzerindeki kontrolünü yitirmemesi için bu aydınlatmanın eksiksiz yapılması temel hukuki bir mecburiyettir.

Sağlık Hizmetlerinde Otomatik Karar Alma ve Profilleme

Sağlık verilerinin yapay zekâya dayalı uzman sistemler veya yapay sinir ağları tarafından değerlendirilerek hastalar hakkında otomatik profiller oluşturulması, kanun uygulamasında dikkatle ele alınması gereken riskli bir konudur. Profilleme faaliyetleri, hastaların gelecekteki sağlık risklerini, hastalık eğilimlerini veya davranışsal alışkanlıklarını tahmin etmeyi mümkün kılsa da algoritmalarda bulunabilecek olası sapmalar nedeniyle adaletsiz sonuçlar doğurabilir. Hukukumuzda, münhasıran otomatik sistemlerle yapılan analizler neticesinde kişinin aleyhine bir sonucun ortaya çıkması halinde, kişinin bu sonuca itiraz etme hakkı açıkça bulunmaktadır. Özellikle tıbbi teşhis ve tedavi süreçlerinde, yalnızca yapay zekânın çıktısına dayanılarak tam otomatik karar alınması oldukça sakıncalıdır. Bu nedenle, hukuki güvencenin sağlanabilmesi adına, sistemin ürettiği kararların mutlaka bir uzman hekim tarafından denetlenmesi ve nihai olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yapay Zekâ Sağlık Verisi Uygulama Alanları ve Hukuki Dayanaklar

Sağlık verilerinin yapay zekâ algoritmaları eliyle işlendiği alanlar ve bu faaliyetlerin dayandığı hukuki gerekçeler çeşitlilik göstermektedir. Veri sorumlularının işleme şartlarını operasyon başlamadan önce doğru belirlemesi büyük önem taşır:

  • Tıbbi Görüntüleme ve Radyoloji: Hastanelerin radyoloji görüntülerini analiz eden algoritmalar, sır saklama yükümlülüğü altındaki hekimler tarafından teşhis ve tedavi hizmetlerinin yürütülmesi istisnasına dayanılarak işletilebilir.
  • Giyilebilir Teknolojiler ve Mobil Uygulamalar: Kalp ritmi veya uyku düzeni gibi hassas verileri toplayan ticari amaçlı akıllı saatler ve telefon uygulamaları, ancak kullanıcıların açık rızası ve şeffaf onay süreçleri ile hukuka uygun hale gelir.
  • Bilimsel Araştırmalar ve İlaç Geliştirme: Genomik araştırmalarda devasa verilerin algoritmalar tarafından işlenmesi, kişisel verilerin mutlak surette anonimleştirilmesi koşuluyla istisnalar kapsamında değerlendirilebilir.

Bu bağlamda her bir yapay zekâ uygulamasının özellikleri ve veri işleme amacı dikkate alınarak, hangi hukuki şarta veya istisnaya başvurulacağının önceden tespit edilmesi hayati öneme sahiptir.

Hastane tahlillerimi bana sormadan yapay zekaya yüklemiş, dava açabilir miyim? expand_more
KVKK kapsamında sağlık verileri özel nitelikli kişisel verilerdir ve kural olarak sıkı bir koruma rejimine tabidir. Ancak kanunda yapılan son değişikliklerle birlikte, sır saklama yükümlülüğü altındaki hekimler ve sağlık kuruluşları tıbbi teşhis ve tedavi amacıyla bu verileri açık rızanız olmaksızın işleyebilir. Dolayısıyla, hastanede kullanılan yapay zekâ tabanlı bir teşhis sistemine verilerinizin aktarılması bu istisna kapsamında değerlendirilir ve kural olarak hukuka aykırılık teşkil etmez. Yine de hastanenin, verilerinizin yapay zekâ tarafından analiz edileceği konusunda size önceden şeffaf bir şekilde aydınlatma yapma zorunluluğu bulunmaktadır.
Akıllı saatim nabzımı ölçüyor, bu verileri kafalarına göre kullanabilirler mi? expand_more
Hayır, ticari amaç güden akıllı saat üreticileri veya mobil sağlık uygulamaları sağlık verilerinizi kafalarına göre kullanamazlar. Bu tür ticari faaliyetler, kanundaki teşhis ve tedavi gibi kamu yararı istisnaları kapsamına girmediği için verilerinizin işlenebilmesi için mutlaka açık rızanızın alınması şarttır. Rızanızın hukuken geçerli olabilmesi için belirli bir konuya ilişkin, detaylı bilgilendirmeye dayalı ve özgür iradenizle verilmiş olması gerekmektedir. Şayet böyle bir onay süreci işletilmeden şeffaflıktan uzak bir şekilde verileriniz toplanıp işleniyorsa, veri mahremiyetinizin ihlali gerekçesiyle hukuki yollara başvurma hakkınız mevcuttur.
Sadece yapay zeka kararıyla konulan teşhis yüzünden mağdur oldum, ne yapmalıyım? expand_more
Sadece yapay zekâya dayalı tam otomatik kararların tıbbi teşhis süreçlerinde tek başına kullanılması hukuken oldukça sakıncalıdır. Hukukumuzda, münhasıran otomatik sistemlerle yapılan analizler sonucunda aleyhinize bir durum ortaya çıkarsa, bu sonuca doğrudan itiraz etme hakkınız kanunla güvence altına alınmıştır. Hukuki ve tıbbi güvenliğiniz gereği, yapay zekânın ürettiği teşhis veya profilleme kararlarının mutlaka bir uzman hekim tarafından denetlenmesi ve nihai kararın hekim onayıyla verilmesi şarttır. Sistemdeki hatalar veya algoritmik sapmalar nedeniyle yanlış veya ayrımcı bir sonuç doğduysa, kuruma karşı itiraz hakkınızı kullanabilir ve gerekli hukuki süreci başlatabilirsiniz.
Sağlık uygulamasına onay vermiştim ama artık silinmesini istiyorum, mümkün mü? expand_more
Evet, başlangıçta verdiğiniz izni zaman içerisinde değiştirmeniz veya tamamen geri çekmeniz her zaman mümkündür. Yapay zekâ algoritmalarının kendi kendine öğrenen, yeni veriler türeten ve öngörülemez yapısı sebebiyle, hukuk sistemimizde hastaların izinlerini zaman içinde güncelleyebildikleri "dinamik rıza" modeli desteklenmektedir. Rıza vermiş olsanız dahi, kendi mahremiyetiniz üzerindeki kontrolünüzü kaybetmemek adına bu izni geri alabilirsiniz. Siz izninizi geri çektikten sonra, ilgili uygulamanın hakkınızdaki veri işleme faaliyetlerini derhal durdurması ve kanundaki genel ilkelere uygun hareket etmesi yasal bir zorunluluktur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir