Anasayfa/ Makale/ Sağlık Verilerinin TMK Kapsamında Korunması

Sağlık Verilerinin TMK Kapsamında Korunması

Kişisel sağlık verileri, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde kişinin en temel kişilik değerlerinden biri olarak kabul edilmekte ve üst düzeyde hukuki güvence altına alınmaktadır. Kişilik hakkına yönelik hukuka aykırı saldırılara karşı TMK kapsamında çeşitli davalar açılabilir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Türk hukuk sisteminde kişisel sağlık verileri, bireyin en mahrem alanına ait olan ve kişilik hakkı çerçevesinde değerlendirilen vazgeçilmez bir kişilik değeri olarak kabul edilmektedir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) yürürlüğe girmesiyle birlikte bu veriler özel bir koruma kalkanına sahip olsa da, KVKK'nın uygulama alanı bulamadığı veya kişilik hakkına yönelik haksız bir saldırının mevcut olduğu durumlarda, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) kişiliğin korunmasına ilişkin genel hükümleri devreye girmektedir. Nitekim KVKK'nın 14. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, veri işleme faaliyetleri nedeniyle kişilik hakkı ihlal edilenlerin genel hükümlere göre tazminat hakkı her zaman saklı tutulmuştur. Bu doğrultuda, kişisel sağlık verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi, ifşa edilmesi veya yetkisiz kişilerle paylaşılması durumlarında, bireylerin maruz kaldığı maddi ve manevi zararların giderilmesi ile devam eden veya olası tehlikelerin bertaraf edilmesi amacıyla TMK'nın 23, 24 ve 25. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 58. maddesi uygulanarak etkin bir hukuki koruma mekanizması işletilmektedir.

TMK Madde 23 Bağlamında İçe Karşı Koruma

Türk Medeni Kanunu'nun 23. maddesi, kişiliğin içe karşı korunması ilkesi üzerine inşa edilmiş olup, bireyin kendi rızasıyla yaptığı hukuki işlemlere karşı dahi korunmasını öngörmektedir. Bu hüküm uyarınca hiç kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez ve kendi özgürlüklerini hukuka ya da ahlaka aykırı bir biçimde sınırlayamaz. Kişisel sağlık verilerinin işlenmesine ilişkin yapılan sözleşmeler veya aydınlatılmış onam formları bağlamında bu madde büyük bir öneme sahiptir. Sözleşme serbestisi ilkesi geçerli olsa da, bir hastanın kendi sağlık verilerinin sınırları belirsiz bir şekilde ve öngörülemeyen üçüncü kişilerle paylaşılmasına peşinen rıza göstermesi, kişilik haklarının ahlaka aykırı olarak sınırlandırılması anlamına gelecektir. Bu tür durumlarda, kişinin serbestçe karar alma özgürlüğünün elinden alındığı veya kendisini ölçüsüz riskler altına soktuğu kabul edilerek, ilgili sözleşme maddeleri veya açık rıza beyanları kesin hükümsüz sayılarak geçersiz kabul edilecektir. Dolayısıyla birey, bizzat kendi verdiği rızanın hukuka aykırı sonuçlarına karşı dahi kanun tarafından mutlak surette korunmaktadır.

TMK Madde 24 Kapsamında Dışa Karşı Koruma

Bireyin rızası dışında gelişen ve üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilen müdahalelere karşı güvence sağlayan mekanizma ise TMK'nın 24. maddesi kapsamında düzenlenen kişiliğin dışa karşı korunması kuralıdır. Bu hüküm uyarınca, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden bu saldırılara karşı korunma talep edebilmektedir. Bir müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için ise kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamu yararı ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması gibi hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunması zorunludur. Örneğin, bilinci kapalı olan ve rıza veremeyecek durumdaki bir acil servis hastasının, üstün nitelikteki özel yararı gözetilerek sağlık geçmişinin doktorlarla paylaşılması hukuka uygun bir eylem niteliğindedir. Buna karşılık, salt ticari bir menfaat elde etmek amacıyla yetkisiz kişilerce veya şirketlerce hastanın kişisel sağlık verilerinin üçüncü kişilere aktarılması, hukuka uygunluk sebeplerinden hiçbirini barındırmadığı için doğrudan kişilik hakkına haksız bir saldırı oluşturacak ve yasal yaptırımları beraberinde getirecektir.

Kişisel Sağlık Verilerinin İhlalinde Açılabilecek Davalar

Kişisel sağlık verilerine yönelik hukuka aykırı bir saldırının gerçekleşmesi veya tehlikesinin belirmesi hâlinde, mağdur kişinin TMK'nın 25. maddesi kapsamında yetkili mahkemelere başvurarak kullanabileceği çeşitli dava yolları mevcuttur. Hastanın sağlık verilerinin gizliliğini ihlal eden herhangi bir eyleme karşı, kusur şartı aranmaksızın ve hızlıca aksiyon alınabilmesi adına kanun koyucu tarafından koruyucu nitelikte davalar öngörülmüştür. Bu bağlamda açılabilecek temel davalar şunlardır:

  • Önleme Davası: Kişisel sağlık verilerinin ifşa edilmesine veya hukuka aykırı işlenmesine yönelik ciddi ve yakın bir tehlikenin varlığı hâlinde, saldırı henüz gerçekleşmeden durdurulması amacıyla açılır.
  • Durdurma Davası: Kişinin sağlık verilerinin internet gibi mecralarda veya kamuoyunda halihazırda izinsiz bir şekilde yayımlanmaya devam etmesi durumunda, sürmekte olan bu ihlale son vermek için başvurulan yoldur.
  • Tespit Davası: Saldırı fiilen sona ermiş olmakla birlikte, sağlık verilerinin ifşasının yarattığı hukuka aykırı etkilerin hâlen devam ettiği hâllerde, durumun hukuka aykırılığının tespiti istenir.
  • Haksız Kazancın İadesi Davası: Bir başkasının sağlık verilerinin izinsiz olarak ticarileştirilmesi veya kullanılması yoluyla haksız bir gelir elde edilmişse, bu gelirin mağdura verilmesi talep edilir.

Maddi ve Manevi Tazminat İstemleri

Kişisel sağlık verilerinin yetkisiz biçimde işlenmesi, aktarılması veya ifşa edilmesi, birey üzerinde derin yıkıcı etkiler yaratabileceği gibi telafisi güç somut zararlara da sebebiyet verebilmektedir. Bu bağlamda, haksız saldırı sebebiyle doğrudan bir malvarlığı kaybı yaşanmışsa, hastanın işten çıkarılması veya bir ticari anlaşmasının iptal edilmesi gibi durumlarda maddi tazminat davası ikame edilebilmektedir. Öte yandan, bireyin en mahrem sırları olan sağlık verilerinin başkalarının eline geçmesi nedeniyle yaşadığı psikolojik çöküntü, üzüntü, korku ve utanç duyguları karşısında ise TMK 25 ve TBK 58. maddeleri uyarınca manevi tazminat talebinde bulunulması mümkündür. Tazminat davalarında saldırıyı gerçekleştiren failin kusurunun ispatı genel bir şart olup, illiyet bağının da kurulmuş olması gerekmektedir. Kişiliğin korunmasına yönelik tüm bu talepler, davacının kendi yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, haksız fiilin gerçekleştiği yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde de ileri sürülebilmektedir.

Hastanede bana imzalattıkları kağıtla sağlık bilgilerimi herkese verebilirler mi? expand_more
Hayır, hukuken veremezler. Türk Medeni Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca, hiç kimse kendi özgürlüklerini ahlaka aykırı bir biçimde sınırlayamaz. Sınırları belirsiz bir şekilde ve öngörülemeyen üçüncü kişilerle paylaşılmasına peşinen onay verdiğiniz aydınlatılmış onam formları veya sözleşmeler kesin hükümsüz sayılarak geçersiz kabul edilir. Dolayısıyla, bizzat rıza göstermiş olsanız dahi, kanun sizi kendi verdiğiniz rızanın ölçüsüz ve hukuka aykırı sonuçlarına karşı mutlak surette korumaktadır.
Sağlık bilgilerimi izinsiz satmışlar, bundan para kazanan şirkete ne yapabilirim? expand_more
Sağlık verilerinizin ticari bir menfaat elde etmek amacıyla yetkisiz şirketlerce paylaşılması, doğrudan kişilik hakkınıza yönelik haksız bir saldırı oluşturur. Bu durumda, söz konusu şirketin bilgilerinizi izinsiz kullanarak elde ettiği gelirin size verilmesi amacıyla Türk Medeni Kanunu kapsamında "haksız kazancın iadesi davası" açabilirsiniz. Buna ek olarak, bu ihlal nedeniyle uğradığınız somut zararları veya sözleşme iptalleri gibi kayıpları gerekçe göstererek karşı tarafın kusurunu da ispatlamak şartıyla maddi tazminat davası açma hakkınız mevcuttur.
Hastalığımla ilgili bilgiler internete sızmış, yayılmasını engellemek için ne yapmalıyım? expand_more
Sağlık verilerinizin internet gibi mecralarda veya kamuoyunda izinsiz bir şekilde yayımlanmaya devam etmesi hâlinde mahkemeye başvurarak "durdurma davası" açabilirsiniz. Kanun koyucu, bireylerin mağduriyetini hızlıca önlemek adına bu davalarda karşı tarafın kusur şartını aramamaktadır. Eğer bilgiler henüz yayılmamış ancak ciddi ve yakın bir sızdırılma tehlikesi varsa, ihlal fiilen gerçekleşmeden önce "önleme davası" açarak bu durumun da önüne geçebilirsiniz.
Mahrem verilerim başkasının eline geçti, psikolojim bozuldu. Tazminat alabilir miyim? expand_more
Evet, uğradığınız bu haksız saldırı sebebiyle manevi tazminat talep etme hakkınız bulunmaktadır. En mahrem sırlarınız olan sağlık verilerinizin ifşa edilmesi neticesinde yaşadığınız psikolojik çöküntü, korku, utanç ve üzüntü gibi duygusal yıkımlar için Türk Medeni Kanunu madde 25 ve Türk Borçlar Kanunu madde 58 uyarınca dava açılması mümkündür. Bu tazminat davasında saldırıyı gerçekleştiren failin kusurunu ve aradaki illiyet bağını ispat etmeniz gerekmektedir. Hukuki süreci kendi yerleşim yeri mahkemenizde, haksız fiilin gerçekleştiği yerde veya davalının bulunduğu yerdeki mahkemede başlatabilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir