Makale
İşyerinde yöneticiler tarafından çalışanların özlük haklarının sistematik olarak ihlal edilmesi, hukuki boyutta mobbing (psikolojik taciz) olarak değerlendirilmektedir. Nöbet yazımları, ders programı planlaması ve ödül dağıtımı gibi konulardaki kasıtlı ayrımcılıklar, çalışanların mesleki hak ve özgürlüklerini kısıtlayarak psikolojik baskı yaratır.
Özlük Haklarının İhlali Yoluyla Uygulanan Mobbing
İş hukukunda mobbing (psikolojik taciz), yalnızca sözlü veya fiziksel saldırılarla değil, aynı zamanda çalışanların özlük haklarının ihlal edilmesi ve mesleki faaliyetlerinin kasıtlı olarak kısıtlanması yoluyla da gerçekleştirilmektedir. Eğitim kurumları başta olmak üzere birçok işyerinde yöneticilerin, ellerinde bulundurdukları yönetsel gücü çalışanların yasal haklarını zedeleyecek şekilde kullanmaları sık rastlanan bir mobbing türüdür. Yöneticilerin görev dağılımı yaparken adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı davranmaları, belirli kişilere ayrıcalık tanırken diğerlerini dezavantajlı konuma düşürmeleri sistematik bir psikolojik baskı aracıdır. Bu tür eylemler, çalışanın işyerinden soğumasına, aidiyet duygusunun zedelenmesine ve nihayetinde işten ayrılmasına kadar varan ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Özlük haklarına yönelik sistematik engellemeler, hukuki açıdan doğrudan mobbing kapsamında ele alınmakta ve personelin mesleki saygınlığını yok etmeyi amaçlayan kasıtlı idari eylemler olarak kabul edilmektedir.
Çalışma Şartlarının ve Görev Dağılımının Adaletsiz Düzenlenmesi
Kurumlarda yöneticilerin asli görevlerinden biri, çalışma şartlarını liyakat ve eşitlik temelinde düzenlemektir. Ancak yönetsel yetkinin kötüye kullanılması durumunda, görev dağılımlarının kişisel menfaatler veya ön yargılar doğrultusunda şekillendirildiği görülmektedir. Örneğin; kurumlarda personeller arasında mesai programlarının planlanması, nöbet günlerinin belirlenmesi veya iş yükü dağıtımlarının yapılması gibi konularda sergilenen kasıtlı ayrımcılıklar, çalışanı yıldırmaya yönelik eylemlerdir. Bazı çalışanlara istekleri doğrultusunda uygun ders veya mesai programları hazırlanırken, hedef alınan çalışanların çalışma saatlerinin dağınık şekilde planlanması veya sürekli olarak en istenmeyen görevlere atanmaları tesadüfi bir idari tasarruf olarak kabul edilemez. Hukuk uygulamalarında, eşit işlem borcuna aykırı olan bu tür taraflı yaklaşımlar, yöneticinin çalışanı bezdirme kastını ortaya koyan ve idari takdir yetkisinin keyfi kullanımını ispatlayan güçlü mobbing göstergeleridir.
Yasal İzin, Eğitim ve Ödül Haklarının Kasıtlı Olarak Engellenmesi
Çalışanların yönetmeliklerle güvence altına alınmış olan izin, eğitim veya ödül haklarına erişimlerinin sistematik olarak zorlaştırılması, özlük haklarının ihlali suretiyle mobbing teşkil eder. Liyakat sahibi ve üstün gayret gösteren çalışanların başarılarının kasıtlı olarak görmezden gelinmesi ve ödül dağıtımında adam kayırmacılık yapılması, çalışanların mesleki motivasyonunu doğrudan hedef almaktadır. Benzer şekilde, memurların eğitim hakkı kapsamında yer alan yüksek lisans gibi akademik çalışmaları için talep ettikleri yasal izin haklarının engellenmesi veya bu yöndeki taleplerinin idare tarafından reddedilerek zorluk çıkarılması hukuka açıkça aykırıdır. Sağlık mazereti nedeniyle rapor alan çalışana karşı ayrımcı ve dışlayıcı tutumlar sergilenmesi, personelin yasal güvencelerini kullanmaktan mahrum bırakılması anlamına gelir. Bu eylemler bütünü, çalışanın çalışma barışını bozan ve yönetsel yetkinin hukuka aykırı kullanımını kanıtlayan somut vakalar olarak değerlendirilir.
Özlük Hakkı İhlallerinde Mobbing Kriterleri
Bir özlük hakkı ihlalinin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurların bir araya gelmesi gerekmektedir. İdarenin her hukuka aykırı işlemi tek başına mobbing sayılmamakla birlikte, bu ihlallerin sistematik ve kasıtlı bir şekilde belirli bir çalışana yöneltilmesi esastır. Bu kapsamda öne çıkan temel kriterler şunlardır:
- Süreklilik Arz Etmesi: Görev dağılımındaki veya hak kullanımlarındaki adaletsizliklerin bir defaya mahsus olmaması, sürekli bir eylem dizisi halinde uygulanması.
- Kasıt Unsuru: Yöneticinin, çalışanı işten uzaklaştırmak, bezdirmek veya cezalandırmak amacıyla özlük haklarını bir silah olarak kullanması.
- Eşit İşlem Borcunun İhlali: Benzer statüdeki personeller arasında, yasal ve nesnel bir gerekçe olmaksızın farklı ve ayrımcı idari uygulamaların gerçekleştirilmesi.
- Mesleki İtibarı Zedelemesi: Yapılan ihlallerin, çalışanın kurum içindeki saygınlığını, aidiyetini ve iş motivasyonunu yıkıcı derecede etkilemesi.