Anasayfa/ Makale/ Özlük Haklarının İhlali Yoluyla Uygulanan Mobbing

Özlük Haklarının İhlali Yoluyla Uygulanan Mobbing

İşyerinde yöneticiler tarafından çalışanların özlük haklarının sistematik olarak ihlal edilmesi, hukuki boyutta mobbing (psikolojik taciz) olarak değerlendirilmektedir. Nöbet yazımları, ders programı planlaması ve ödül dağıtımı gibi konulardaki kasıtlı ayrımcılıklar, çalışanların mesleki hak ve özgürlüklerini kısıtlayarak psikolojik baskı yaratır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

İş hukukunda mobbing (psikolojik taciz), yalnızca sözlü veya fiziksel saldırılarla değil, aynı zamanda çalışanların özlük haklarının ihlal edilmesi ve mesleki faaliyetlerinin kasıtlı olarak kısıtlanması yoluyla da gerçekleştirilmektedir. Eğitim kurumları başta olmak üzere birçok işyerinde yöneticilerin, ellerinde bulundurdukları yönetsel gücü çalışanların yasal haklarını zedeleyecek şekilde kullanmaları sık rastlanan bir mobbing türüdür. Yöneticilerin görev dağılımı yaparken adalet ve eşitlik ilkelerine aykırı davranmaları, belirli kişilere ayrıcalık tanırken diğerlerini dezavantajlı konuma düşürmeleri sistematik bir psikolojik baskı aracıdır. Bu tür eylemler, çalışanın işyerinden soğumasına, aidiyet duygusunun zedelenmesine ve nihayetinde işten ayrılmasına kadar varan ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Özlük haklarına yönelik sistematik engellemeler, hukuki açıdan doğrudan mobbing kapsamında ele alınmakta ve personelin mesleki saygınlığını yok etmeyi amaçlayan kasıtlı idari eylemler olarak kabul edilmektedir.

Çalışma Şartlarının ve Görev Dağılımının Adaletsiz Düzenlenmesi

Kurumlarda yöneticilerin asli görevlerinden biri, çalışma şartlarını liyakat ve eşitlik temelinde düzenlemektir. Ancak yönetsel yetkinin kötüye kullanılması durumunda, görev dağılımlarının kişisel menfaatler veya ön yargılar doğrultusunda şekillendirildiği görülmektedir. Örneğin; kurumlarda personeller arasında mesai programlarının planlanması, nöbet günlerinin belirlenmesi veya iş yükü dağıtımlarının yapılması gibi konularda sergilenen kasıtlı ayrımcılıklar, çalışanı yıldırmaya yönelik eylemlerdir. Bazı çalışanlara istekleri doğrultusunda uygun ders veya mesai programları hazırlanırken, hedef alınan çalışanların çalışma saatlerinin dağınık şekilde planlanması veya sürekli olarak en istenmeyen görevlere atanmaları tesadüfi bir idari tasarruf olarak kabul edilemez. Hukuk uygulamalarında, eşit işlem borcuna aykırı olan bu tür taraflı yaklaşımlar, yöneticinin çalışanı bezdirme kastını ortaya koyan ve idari takdir yetkisinin keyfi kullanımını ispatlayan güçlü mobbing göstergeleridir.

Yasal İzin, Eğitim ve Ödül Haklarının Kasıtlı Olarak Engellenmesi

Çalışanların yönetmeliklerle güvence altına alınmış olan izin, eğitim veya ödül haklarına erişimlerinin sistematik olarak zorlaştırılması, özlük haklarının ihlali suretiyle mobbing teşkil eder. Liyakat sahibi ve üstün gayret gösteren çalışanların başarılarının kasıtlı olarak görmezden gelinmesi ve ödül dağıtımında adam kayırmacılık yapılması, çalışanların mesleki motivasyonunu doğrudan hedef almaktadır. Benzer şekilde, memurların eğitim hakkı kapsamında yer alan yüksek lisans gibi akademik çalışmaları için talep ettikleri yasal izin haklarının engellenmesi veya bu yöndeki taleplerinin idare tarafından reddedilerek zorluk çıkarılması hukuka açıkça aykırıdır. Sağlık mazereti nedeniyle rapor alan çalışana karşı ayrımcı ve dışlayıcı tutumlar sergilenmesi, personelin yasal güvencelerini kullanmaktan mahrum bırakılması anlamına gelir. Bu eylemler bütünü, çalışanın çalışma barışını bozan ve yönetsel yetkinin hukuka aykırı kullanımını kanıtlayan somut vakalar olarak değerlendirilir.

Özlük Hakkı İhlallerinde Mobbing Kriterleri

Bir özlük hakkı ihlalinin hukuken mobbing olarak nitelendirilebilmesi için belirli unsurların bir araya gelmesi gerekmektedir. İdarenin her hukuka aykırı işlemi tek başına mobbing sayılmamakla birlikte, bu ihlallerin sistematik ve kasıtlı bir şekilde belirli bir çalışana yöneltilmesi esastır. Bu kapsamda öne çıkan temel kriterler şunlardır:

  • Süreklilik Arz Etmesi: Görev dağılımındaki veya hak kullanımlarındaki adaletsizliklerin bir defaya mahsus olmaması, sürekli bir eylem dizisi halinde uygulanması.
  • Kasıt Unsuru: Yöneticinin, çalışanı işten uzaklaştırmak, bezdirmek veya cezalandırmak amacıyla özlük haklarını bir silah olarak kullanması.
  • Eşit İşlem Borcunun İhlali: Benzer statüdeki personeller arasında, yasal ve nesnel bir gerekçe olmaksızın farklı ve ayrımcı idari uygulamaların gerçekleştirilmesi.
  • Mesleki İtibarı Zedelemesi: Yapılan ihlallerin, çalışanın kurum içindeki saygınlığını, aidiyetini ve iş motivasyonunu yıkıcı derecede etkilemesi.
Müdürüm hep en kötü nöbetleri bana yazıyor, bu mobbing sayılır mı? expand_more
İş hukukunda yöneticilerin çalışma şartlarını liyakat ve eşitlik temelinde düzenlemesi asli bir görevdir. Eğer mesai programları ve nöbet günleri kasıtlı ve ayrımcı bir şekilde sadece sizi zorlayacak yönde düzenleniyorsa, bu hukuken mobbing olarak değerlendirilebilir. Özellikle diğer çalışanlara uygun programlar hazırlanırken sizin sürekli istenmeyen görevlere atanmanız tesadüfi bir idari işlem sayılamaz. Bu durum, yöneticinin eşit işlem borcuna aykırı davrandığını ve idari takdir yetkisini sizi bezdirme kastıyla kullandığını gösteren çok güçlü bir mobbing delilidir.
Yüksek lisans yapmam için gereken yasal izni müdürüm bir türlü vermiyor, ne yapmalıyım? expand_more
Memurların veya çalışanların eğitim hakkı kapsamında talep ettikleri yasal izinlerin idare tarafından sistematik olarak zorlaştırılması veya reddedilmesi hukuka açıkça aykırıdır. Bu tür engellemeler, özlük haklarının ihlali suretiyle uygulanan doğrudan bir mobbing türü olarak ele alınmaktadır. Liyakat sahibi olmanıza rağmen bu haklardan kasıtlı olarak mahrum bırakılmanız, mesleki gelişiminizi ve motivasyonunuzu hedef alan bir psikolojik baskı aracıdır. Bu eylemler bütünü, yöneticinin idari yetkisini hukuka aykırı kullandığını ve çalışma barışını bozduğunu kanıtlayan somut vakalardandır.
Rapor aldığım için amirim bana taktı, herkesi kayırırken beni hep dışlıyor. Haklı mıyım? expand_more
Sağlık mazereti nedeniyle yasal hakkınızı kullanarak rapor aldığınız için yöneticinin dışlayıcı ve ayrımcı tutumlar sergilemesi, yasal güvencelerinizden mahrum bırakılmanız anlamına gelir ve hukuka aykırıdır. Ancak bu eylemlerin hukuken tam anlamıyla mobbing sayılabilmesi için yöneticinin bu dışlayıcı tutumunun bir defaya mahsus olmaması, sürekli bir eylem dizisi halinde uygulanması aranır. Yöneticinin adam kayırmacılık yaparak eşit işlem borcunu ihlal etmesi ve özlük haklarınızı size karşı bir silah olarak kullanması ciddi bir psikolojik taciz kriteridir. İdarenin bu sistematik uygulaması mesleki saygınlığınızı ve aidiyet duygunuzu yıkıcı derecede etkiliyorsa hukuki olarak haklı konumdasınız demektir.
İşyerinde sadece benim haklarım kısıtlanıyor, yasal olarak mobbing davası açabilir miyim? expand_more
İş hukukunda mobbing sadece fiziksel veya sözlü saldırılardan ibaret olmayıp, mesleki faaliyetlerinizin ve yasal haklarınızın yöneticiler tarafından kasıtlı olarak kısıtlanmasını da kapsar. Mobbing davası açabilmeniz için bu özlük hakkı ihlallerinin tesadüfi idari tasarruflardan ziyade, sizi bezdirmek veya cezalandırmak amacıyla kasıtlı ve sistematik bir biçimde uygulandığını ortaya koymak gerekir. Benzer statüdeki personeller arasında hukuki ve nesnel bir gerekçe yokken doğrudan size karşı uygulanan ayrımcı idari eylemler, işverenin eşit işlem borcunun ihlali anlamına gelir. Bu kasıtlı idari engellemeler personelin mesleki saygınlığını yok etmeyi amaçladığından yasal yollara ve dava sürecine başvurmanız mümkündür.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir