Anasayfa/ Makale/ Okul Yöneticilerinin Mobbing İhlalleri ve Hukuki Sonuçları

Okul Yöneticilerinin Mobbing İhlalleri ve Hukuki Sonuçları

Okul yöneticilerinin öğretmenlere yönelik uyguladığı mobbing ve nezaketsiz davranışlar, eğitim kurumlarının çalışma huzurunu bozan ciddi hukuki ihlallerdir. Bu makalede, idarecilerin yetki sınırlarını aşarak sergilediği keyfi uygulamalar, rencide edici eylemler ve bu ihlallerin 657 sayılı kanun kapsamındaki disiplin yaptırımları incelenmektedir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Eğitim kurumlarında okul yöneticilerinin mobbing ihlalleri, son yıllarda çalışma hayatının en çok dikkat çeken ve hukuki yaptırımlara konu olan temel sorunlarından biri haline gelmiştir. Bir eğitim kurumunun sağlıklı ve verimli bir şekilde işleyebilmesi, yöneticilerin kamu görevlisi sıfatıyla uymakla yükümlü oldukları nezaket ve saygı kurallarına doğrudan bağlıdır. Ancak hukuki uygulamalarda ve saha araştırmalarında, hiyerarşik gücün kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkan psikolojik taciz ve sistematik yıldırma politikalarının, personelin çalışma barışını ve örgütsel bağlılığını ciddi ölçüde zedelediği görülmektedir. Yöneticilerin sergilediği ince bir iş yeri şiddeti biçimi olan eylemlerin zamanla ağırlaşarak mobbing uygulamalarına dönüşmesi, idare hukuku bağlamında incelenmesi gereken bir vakadır. Bu noktada, idarecilerin personeli üzerinde kurduğu tahakkümün tespiti ve bu tür hukuka aykırı eylemlerin sınırlarının net bir biçimde çizilmesi, Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde büyük bir yasal zorunluluk taşımaktadır.

Yöneticilerin Sergilediği Mobbing ve Psikolojik Taciz Eylemleri

Okul yöneticilerinin, sahip oldukları yönetsel yetkileri aşarak meslektaşları üzerinde uyguladıkları mobbing eylemleri oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Hukuki açıdan iş yeri normlarının ihlali olarak nitelendirilen bu eylemler, yalnızca kaba davranışlar olmakla kalmayıp doğrudan kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşabilmektedir. Özellikle personeli topluluk önünde, öğrencilerin veya diğer meslektaşlarının yanında rencide etmek, idari amir konumundaki kişilerin yetki aşımıyla başvurduğu en belirgin sözel şiddet araçlarındandır. Bunun yanı sıra, yöneticilerin makamlarının verdiği gücü istismar ederek kamu personeline özel işlerini yaptırması, adil olmayan ve tamamen keyfi görevlendirmelerde bulunması, mobbingin somut yasal göstergelerindendir. İletişim süreçlerinde sürekli söz kesmek, dinlememek, bağırarak ve azarlayarak hitap etmek gibi davranışlar, çalışanın psikolojik sınırlarını ihlal eden unsurlardır. Yöneticilerin, haksız yere açık arama, mesleki izolasyon, küsme veya diyalog kurmama gibi pasif-agresif tutumları da psikolojik taciz kapsamında ele alınmakta olup memurların yasal çalışma hakkını zedelemektedir.

Yönetici İhlallerinin Kategorik Görünümü

Yöneticilerin maiyetindeki personele yönelik gerçekleştirdiği hukuka aykırı tutumlar, fiilin niteliğine göre sözel, sözel olmayan, yazılı ve fiziksel ihlaller olarak ayrıntılı bir şekilde sınıflandırılmaktadır. Bir mobbing avukatı perspektifiyle incelendiğinde, söz konusu eylemlerin her birinin disiplin hukuku açısından doğurduğu hukuki sonuçlar birbirinden farklılık arz etmektedir. Uygulamada okul idarecilerinin hiyerarşik pozisyonlarını bir idari baskı aracı olarak kullanması, kamu hizmetinin devamlılığını engellemektedir. Yöneticilerin objektiflikten tamamen uzaklaşarak sergiledikleri, mesleki etik kuralları hiçe sayan ve doğrudan görevi kötüye kullanma sınırlarına dayanan başlıca mobbing ihlali türleri, hukuki incelemelere göre şu şekilde tablolandırılabilir:

İhlal Türü Yönetici Tarafından Sergilenen Hukuka Aykırı Fiiller
Sözel Şiddet ve Hakaret Yüksek sesle azarlama, söz kesme, lakap takma ve bağırarak emir verme
Keyfi ve Adil Olmayan Davranışlar Yönetmelikleri kendi lehine yorumlama, ayrımcılık yapma ve şahsi işlerini yaptırma
Sistematik Yıldırma (Mobbing) Personelin sürekli açığını arama, mesleki dışlama, küsme ve psikolojik baskı kurma
İdari Kuralların İhlali Okulun kamuya ait resmi araç ve gereçlerini şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanma

İdari Yaptırımlar ve 657 Sayılı Kanun Kapsamında Disiplin Süreçleri

Bir idari amirin veya okul yöneticisinin gerçekleştirdiği mobbing ve nezaketsizlik eylemleri, idare hukukunda karşılıksız kalmamakta ve doğrudan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca katı disiplin işlemlerine tabi tutulmaktadır. Yöneticilerin, astlarına karşı kasıtlı olarak sergiledikleri kötü muamele, onur kırıcı davranışlar veya işbirliği ilkesine aykırı tutumları, somut deliller ve memur beyanları ışığında hukuken değerlendirilir. Hukuki süreç, genellikle mağdur tarafın şikayeti ve idareye sunulan yazılı tutanaklar vasıtasıyla resmiyet kazanır. İlgili mercilerce yapılan muhakkik veya müfettiş incelemeleri neticesinde, yöneticinin fiilinin yasal ağırlığına orantılı olarak disiplin cezaları tatbik edilir. Bu kapsamda yöneticilere uygulanan en yaygın idari yaptırımlar; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasıdır. İlaveten, söz konusu eylemlerin eğitim-öğretim ortamını onarılamaz biçimde zedelediği kanaatine varıldığında, yöneticinin yetki gasplarının bir sonucu olarak görev yeri değişikliği veya idarecilikten alınma gibi çok daha köklü idari tedbirler de uygulanmaktadır.

Müdürüm beni öğrencilerin önünde sürekli azarlıyor ve bağırıyor. Ne yapabilirim? expand_more
Okul yöneticilerinin personeli topluluk önünde, öğrencilerin veya meslektaşlarının yanında rencide etmesi, bağırarak ve azarlayarak hitap etmesi doğrudan kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. İdari amir konumundaki kişilerin yetki aşımıyla başvurduğu bu tür eylemler, hukuka aykırı sözel şiddet araçları olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda, yaşadığınız psikolojik sınır ihlallerini yazılı tutanaklar vasıtasıyla idareye bildirerek resmi şikayet sürecini başlatma hakkınız bulunmaktadır. Başvurunuz neticesinde yapılacak muhakkik veya müfettiş incelemesi ile yöneticiniz hakkında disiplin süreci işletilebilecektir.
Okul müdürü kendi şahsi özel işlerini bana yaptırabilir mi? expand_more
Okul idarecilerinin makamlarının verdiği gücü istismar ederek kamu personeline özel işlerini yaptırması açık bir mobbing ve görevi kötüye kullanma ihlalidir. Yöneticiler, yönetsel yetkilerini aşarak personeli üzerinde tahakküm kuramaz ve adil olmayan, tamamen keyfi görevlendirmelerde bulunamazlar. Bu tür eylemler, nesnellikten tamamen uzaklaşan ve disiplin hukuku açısından idari yaptırım gerektiren hukuka aykırı tutumlardır. Yasal çalışma hakkınızı zedeleyen bu yetki aşımını şikayet yoluyla yetkili mercilere bildirerek yöneticinin disiplin cezası almasını talep edebilirsiniz.
Beni dışlayan ve mobbing uygulayan okul müdürü görevden alınır mı? expand_more
Evet, bir idari amirin gerçekleştirdiği sistematik yıldırma, mesleki dışlama ve küsme gibi eylemleri idare hukukunda karşılıksız kalmaz. Bu tür kasıtlı kötü muamele ve onur kırıcı davranışlar, mağdurun şikayeti üzerine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca katı disiplin işlemlerine tabi tutulmaktadır. Somut deliller ve müfettiş incelemeleri ışığında, eylemin ağırlığına orantılı olarak yöneticiye uyarma, kınama, aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması gibi yaptırımlar uygulanır. İlaveten, yöneticinin bu eylemlerinin eğitim-öğretim ortamını onarılamaz biçimde zedelediği kanaatine varılırsa, görev yeri değişikliği veya idarecilikten tamamen alınma gibi daha köklü idari tedbirler de tatbik edilmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir