Makale
Okul yöneticilerinin öğretmenlere yönelik uyguladığı mobbing ve nezaketsiz davranışlar, eğitim kurumlarının çalışma huzurunu bozan ciddi hukuki ihlallerdir. Bu makalede, idarecilerin yetki sınırlarını aşarak sergilediği keyfi uygulamalar, rencide edici eylemler ve bu ihlallerin 657 sayılı kanun kapsamındaki disiplin yaptırımları incelenmektedir.
Okul Yöneticilerinin Mobbing İhlalleri ve Hukuki Sonuçları
Eğitim kurumlarında okul yöneticilerinin mobbing ihlalleri, son yıllarda çalışma hayatının en çok dikkat çeken ve hukuki yaptırımlara konu olan temel sorunlarından biri haline gelmiştir. Bir eğitim kurumunun sağlıklı ve verimli bir şekilde işleyebilmesi, yöneticilerin kamu görevlisi sıfatıyla uymakla yükümlü oldukları nezaket ve saygı kurallarına doğrudan bağlıdır. Ancak hukuki uygulamalarda ve saha araştırmalarında, hiyerarşik gücün kötüye kullanılmasıyla ortaya çıkan psikolojik taciz ve sistematik yıldırma politikalarının, personelin çalışma barışını ve örgütsel bağlılığını ciddi ölçüde zedelediği görülmektedir. Yöneticilerin sergilediği ince bir iş yeri şiddeti biçimi olan eylemlerin zamanla ağırlaşarak mobbing uygulamalarına dönüşmesi, idare hukuku bağlamında incelenmesi gereken bir vakadır. Bu noktada, idarecilerin personeli üzerinde kurduğu tahakkümün tespiti ve bu tür hukuka aykırı eylemlerin sınırlarının net bir biçimde çizilmesi, Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde büyük bir yasal zorunluluk taşımaktadır.
Yöneticilerin Sergilediği Mobbing ve Psikolojik Taciz Eylemleri
Okul yöneticilerinin, sahip oldukları yönetsel yetkileri aşarak meslektaşları üzerinde uyguladıkları mobbing eylemleri oldukça geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Hukuki açıdan iş yeri normlarının ihlali olarak nitelendirilen bu eylemler, yalnızca kaba davranışlar olmakla kalmayıp doğrudan kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşabilmektedir. Özellikle personeli topluluk önünde, öğrencilerin veya diğer meslektaşlarının yanında rencide etmek, idari amir konumundaki kişilerin yetki aşımıyla başvurduğu en belirgin sözel şiddet araçlarındandır. Bunun yanı sıra, yöneticilerin makamlarının verdiği gücü istismar ederek kamu personeline özel işlerini yaptırması, adil olmayan ve tamamen keyfi görevlendirmelerde bulunması, mobbingin somut yasal göstergelerindendir. İletişim süreçlerinde sürekli söz kesmek, dinlememek, bağırarak ve azarlayarak hitap etmek gibi davranışlar, çalışanın psikolojik sınırlarını ihlal eden unsurlardır. Yöneticilerin, haksız yere açık arama, mesleki izolasyon, küsme veya diyalog kurmama gibi pasif-agresif tutumları da psikolojik taciz kapsamında ele alınmakta olup memurların yasal çalışma hakkını zedelemektedir.
Yönetici İhlallerinin Kategorik Görünümü
Yöneticilerin maiyetindeki personele yönelik gerçekleştirdiği hukuka aykırı tutumlar, fiilin niteliğine göre sözel, sözel olmayan, yazılı ve fiziksel ihlaller olarak ayrıntılı bir şekilde sınıflandırılmaktadır. Bir mobbing avukatı perspektifiyle incelendiğinde, söz konusu eylemlerin her birinin disiplin hukuku açısından doğurduğu hukuki sonuçlar birbirinden farklılık arz etmektedir. Uygulamada okul idarecilerinin hiyerarşik pozisyonlarını bir idari baskı aracı olarak kullanması, kamu hizmetinin devamlılığını engellemektedir. Yöneticilerin objektiflikten tamamen uzaklaşarak sergiledikleri, mesleki etik kuralları hiçe sayan ve doğrudan görevi kötüye kullanma sınırlarına dayanan başlıca mobbing ihlali türleri, hukuki incelemelere göre şu şekilde tablolandırılabilir:
| İhlal Türü | Yönetici Tarafından Sergilenen Hukuka Aykırı Fiiller |
|---|---|
| Sözel Şiddet ve Hakaret | Yüksek sesle azarlama, söz kesme, lakap takma ve bağırarak emir verme |
| Keyfi ve Adil Olmayan Davranışlar | Yönetmelikleri kendi lehine yorumlama, ayrımcılık yapma ve şahsi işlerini yaptırma |
| Sistematik Yıldırma (Mobbing) | Personelin sürekli açığını arama, mesleki dışlama, küsme ve psikolojik baskı kurma |
| İdari Kuralların İhlali | Okulun kamuya ait resmi araç ve gereçlerini şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanma |
İdari Yaptırımlar ve 657 Sayılı Kanun Kapsamında Disiplin Süreçleri
Bir idari amirin veya okul yöneticisinin gerçekleştirdiği mobbing ve nezaketsizlik eylemleri, idare hukukunda karşılıksız kalmamakta ve doğrudan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca katı disiplin işlemlerine tabi tutulmaktadır. Yöneticilerin, astlarına karşı kasıtlı olarak sergiledikleri kötü muamele, onur kırıcı davranışlar veya işbirliği ilkesine aykırı tutumları, somut deliller ve memur beyanları ışığında hukuken değerlendirilir. Hukuki süreç, genellikle mağdur tarafın şikayeti ve idareye sunulan yazılı tutanaklar vasıtasıyla resmiyet kazanır. İlgili mercilerce yapılan muhakkik veya müfettiş incelemeleri neticesinde, yöneticinin fiilinin yasal ağırlığına orantılı olarak disiplin cezaları tatbik edilir. Bu kapsamda yöneticilere uygulanan en yaygın idari yaptırımlar; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasıdır. İlaveten, söz konusu eylemlerin eğitim-öğretim ortamını onarılamaz biçimde zedelediği kanaatine varıldığında, yöneticinin yetki gasplarının bir sonucu olarak görev yeri değişikliği veya idarecilikten alınma gibi çok daha köklü idari tedbirler de uygulanmaktadır.