Anasayfa/ Makale/ Mobbingin Hukuki Çerçevesi, Türleri ve Süreç Aşamaları

Mobbingin Hukuki Çerçevesi, Türleri ve Süreç Aşamaları

İşyerinde psikolojik şiddet olarak bilinen mobbing, belirli bir sistematik ve süreklilik arz eden duygusal taciz sürecidir. Bu makalede, çalışma hayatında sıkça karşılaşılan psikolojik şiddetin kavramsal çerçevesi, yatay ve dikey türleri ile uyuşmazlıktan işten ayrılmaya kadar uzanan beş temel aşaması hukuki bir perspektifle incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Hukuk sistemimizde ve çalışma hayatında genellikle psikolojik şiddet, duygusal taciz veya psiko-terör kavramlarıyla ifade edilen mobbing, çalışanların ruhsal bütünlüğünü hedef alan ağır bir ihlaldir. İş ortamında bir veya birden fazla kişinin, sistematik bir şekilde belirli bir hedefe yönelttiği, ahlak dışı ve düşmanca tutumların bütünü olarak tanımlanmaktadır. Hukuki bir zeminde bir eylemin mobbing olarak nitelendirilebilmesi için süre ve sıklık büyük önem taşır; zira anlık veya kısa süreli sıradan çatışmalar bu kapsama girmez. Genel kabul gören ölçütlere göre, olumsuz tutumların haftada en az bir kez ve altı aylık bir süre boyunca devam etmesi, eylemin duygusal zorbalık olarak değerlendirilmesinde temel bir kriterdir. Dolayısıyla, işyerinde psikolojik taciz iddialarının ispatında, eylemlerin programlı, kasıtlı ve uzun zamana yayılmış bir yıldırma politikası olup olmadığı titizlikle incelenmelidir.

Hiyerarşik Yapıya Göre Psikolojik Şiddet Türleri

İşyerinde uygulanan psikolojik şiddet eylemleri, tarafların hiyerarşik konumlarına göre üç temel kategoriye ayrılmaktadır. Birincisi, amir konumundaki kişilerin astlarına yönelik gerçekleştirdiği yukarıdan aşağıya doğru psikolojik şiddet türüdür. Bu türde amir, yetkisini kötüye kullanarak astını bir tehdit olarak görür, onun başarılarını eleştirir veya kasıtlı bir dışlama politikası izler. İkincisi, astların birleşerek amirlerine uyguladığı aşağıdan yukarıya doğru psikolojik şiddet eylemleridir. Bu senaryoda personeller, yöneticinin yetkilerini ve emirlerini sistematik olarak sorgulayarak onu zor duruma düşürmeyi, otoritelerini sarsmayı hedeflerler. Son olarak, aynı statüdeki çalışanların birbirine uyguladığı eşdeğerler arasında psikolojik şiddet söz konusudur. Çoğunlukla rekabet veya haksız çıkar çatışması kisvesi altında gizlenen bu türde çalışanlar, uyguladıkları tacizi iş ortamındaki düzeni sağlama bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışırlar.

Mobbingin Ortaya Çıkış ve Gelişim Aşamaları

Psikolojik şiddet, anlık bir hezeyandan ziyade zaman içinde gelişen ve mağduru yavaş yavaş tüketen sinsi bir süreçtir. Bilimsel ve hukuki literatürde bu süreç genellikle beş temel aşama altında incelenmektedir. Davranışların ve hukuki ihlallerin ispat edilebilmesi için eylemlerin planlı, sürekli ve kasıtlı niteliğinin bu aşamalar içindeki seyri büyük önem taşır. Hukuki değerlendirmelerde dikkate alınan sürecin temel adımları şunlardır:

  • Uyuşmazlık Aşaması: Sürecin tetikleyicisi olan ve ileride büyüyebilecek olağan işyeri çatışmalarıdır.
  • Agresif Hareketler Aşaması: Hedef alınan mağdura yönelik kasıtlı, sinsi ve sürekli psikolojik saldırıların başlamasıdır.
  • İdarenin Müdahalesi Aşaması: Yönetimin asılsız iddialara inanarak mağdura karşı önyargılı ve haksız bir tavır sergilemesidir.
  • Sıkıntılı Gösterilme Aşaması: Sürekli tacizle yıpratılan çalışanın iş ortamında sorunlu kişi olarak etiketlenmesidir.
  • İşten Çıkarılma Aşaması: Mağdurun istifaya zorlanması, haksız yere işten atılması veya yer değişikliğine maruz bırakılmasıdır.

İdarenin Müdahalesi ve Mağdurun Yalnızlaştırılması

Sürecin hukuki açıdan en kritik kırılma noktalarından biri olan idarenin müdahalesi aşaması, yönetimsel kusurların belirginleştiği evredir. Yönetim birimi, mağdurun yaşadığı sorunları objektif bir şekilde değerlendirmek yerine genellikle kurgulanmış iftiralara itibar etme eğilimindedir. Yöneticilerin sergilediği bu önyargılı tutum ve mağduru yalnızlaştıran idari yaptırımlar, işverenin işçiyi gözetme borcunu açıkça ihlal ettiği ve hukuki sorumluluğun doğduğu aşamadır. İdarenin bu sarmala dâhil olmasıyla birlikte, mağdurun sıkıntılı ya da ruh hastası gibi gösterilme aşaması hızla devreye girer. Uzun süreli taktiksel baskılara maruz kalan çalışanın ruhsal bütünlüğü sarsılır ve liyakatine bakılmaksızın sorunlu kişi olarak damgalanır. Bu ağır psikolojik yük altında ezilen çalışan, bulunduğu toksik iş ortamından bir an olsun uzaklaşabilmek adına sıklıkla yasal istirahat veya rapor haklarını kullanmaya mecbur bırakılır.

Sürecin Sonu: İş Akdinin Feshi ve Tayin Zorlaması

Psikolojik şiddet sarmalının son noktası, işten çıkarılma veya zorla tayin isteme evresi olarak karşımıza çıkmaktadır. Önceki aşamalarda kasten yıpratılmış ve kurumsal olarak yalnızlaştırılmış olan mağdur, katlanılmaz hale gelen bu baskı ortamından kurtulmak adına çoğu zaman iradesi fesada uğratılarak istifa etmeye zorlanır. Alternatif senaryolarda ise çalışanın görev yeri rızası dışında ve haksızca değiştirilir ya da işveren tarafından gerçeğe aykırı gerekçelerle iş akdine son verilir. Bu nihai durum, mobbingin tam anlamıyla somutlaştığı ve çalışanın mağduriyetinin zirveye ulaştığı evredir. Yaşanan sürecin mahkeme nezdinde ispatlanması halinde, mağdur lehine doğacak maddi ve manevi tazminat ile haklı fesih talepleri gibi kritik hukuki hakların temelini doğrudan bu son aşamadaki ayrılmaya zorlama fiilleri oluşturur.

Patronum son birkaç gündür bana çok kötü davranıyor, mobbing davası açabilir miyim? expand_more
İşyerinde yaşanan anlık veya kısa süreli sıradan çatışmalar hukuken mobbing, yani psikolojik taciz kapsamına girmemektedir. Hukuki bir zeminde bir eylemin duygusal zorbalık olarak nitelendirilebilmesi için belirli bir süre ve sıklık şartı aranmaktadır. Genel kabul gören yasal ölçütlere göre, size yöneltilen ahlak dışı ve düşmanca tutumların haftada en az bir kez ve altı aylık bir süre boyunca sistematik olarak devam etmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, açılacak bir dava sürecinde eylemlerin planlı, kasıtlı ve uzun zamana yayılmış bir yıldırma politikası olduğunu ispatlamamız büyük önem taşımaktadır.
İş arkadaşlarım beni sürekli dışlayıp eziyorlar, mobbing sadece patrondan mı gelir? expand_more
Hayır, psikolojik şiddet eylemleri çalışma hayatında sadece amirlerden astlara doğru, yani yukarıdan aşağıya doğru gerçekleşmek zorunda değildir. Hukuk sistemimizde aynı statüdeki çalışanların birbirine uyguladığı ve eşdeğerler arasında psikolojik şiddet olarak adlandırılan yatay mobbing türü de açıkça tanınmaktadır. İş arkadaşlarınızın çoğunlukla rekabet veya haksız çıkar çatışması kisvesi altında size uyguladığı, iş ortamındaki düzeni sağlama bahanesiyle meşrulaştırmaya çalıştıkları bu taciz eylemleri de hukuken mobbing ihlalidir. Bu bağlamda, maruz kaldığınız yatay psikolojik şiddete karşı da hukuki süreç başlatma ve yasal haklarınızı arama imkânınız bulunmaktadır.
Yaşadığım baskıyı yönetime bildirdim ama beni suçlu buldular. Ne yapmalıyım? expand_more
Sürecin hukuki açıdan en kritik kırılma noktalarından biri tam olarak bu idarenin müdahalesi aşamasıdır. Yönetim biriminin yaşadığınız sorunları objektif değerlendirmek yerine kurgulanmış iftiralara itibar etmesi ve size önyargılı davranması, işverenin işçiyi gözetme borcunu açıkça ihlal etmesi anlamına gelmektedir. İdarenin bu sarmala dâhil olarak sizi haksız yere sorunlu kişi olarak etiketlemesi ve yalnızlaştırması, işverenin hukuki sorumluluğunun fiilen doğduğu aşamadır. Bu yönetimsel kusurlar ve sergilenen korumacı olmayan tutum karşısında, işverenin sorumluluğuna giderek yasal haklarınızı arayabilirsiniz.
Baskılara dayanamayıp istifa edersem tazminat haklarımı kaybeder miyim? expand_more
Psikolojik şiddet sarmalının son noktası, mağdurun iradesi fesada uğratılarak istifaya zorlanması evresidir. Kasten yıpratıldığınız ve kurumsal olarak yalnızlaştırıldığınız bu katlanılmaz baskı ortamından kurtulmak için istifa etmeye mecbur bırakılmanız, yasal haklarınızı kaybetmenize yol açmaz. Aksine, yaşanan bu sürecin mahkeme nezdinde ispatlanması halinde, ayrılmaya zorlanmanız haklı fesih kapsamında değerlendirilecektir. Size uygulanan bu zorlama fiilleri, lehinize hükmedilecek maddi ve manevi tazminat taleplerinizin hukuki temelini doğrudan oluşturacaktır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir