Makale
İş ilişkisi kapsamında işverenin kişisel verileri hukuka aykırı olarak işlemesi, işçinin kişilik haklarına doğrudan bir saldırı niteliğindedir. Veri ihlali durumunda işçi, maddi ve manevi tazminat talep edebilir, saldırının önlenmesi veya durdurulması davaları açabilir ve iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir.
İşçinin Kişisel Verilerinin İhlali ve Hukuki Hakları
İş ilişkisinde işçinin zayıf taraf olması, kişisel verilerinin korunmasını daha da kritik bir mesele haline getirmektedir. Kişisel verilerin korunması hakkı, bireyin kişilik haklarının ayrılmaz bir parçasıdır ve bu hakka yönelik her türlü hukuka aykırı müdahale, aynı zamanda kişilik hakkına yapılmış bir saldırı olarak değerlendirilir. İşverenin, kanunda öngörülen hukuka uygunluk nedenleri veya işçinin açık rızası olmaksızın gerçekleştirdiği veri işleme faaliyetleri, işçi açısından ciddi mağduriyetler doğurabilir. İşverenlerin yönetim hakkını kullanırken dürüstlük kuralına aykırı davranarak veya aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ederek elde ettiği veriler, veri ihlali çerçevesinde hukuki sorumluluk yaratır. Bu tür ihlaller meydana geldiğinde, yasalarımız işçiye söz konusu hukuka aykırılıkları gidermesi ve uğradığı zararları tazmin edebilmesi amacıyla çeşitli yargısal yollar sunmuştur. İşçi, bu yollara başvurarak hem ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırabilir hem de iş sözleşmesinin devamı konusunda kendi lehine hukuki adımlar atabilir.
Veri İhlali Durumunda İşçinin Başvurabileceği Davalar
Kişisel verileri hukuka aykırı olarak işlenen işçi, Türk Medeni Kanunu kapsamında kişilik haklarını koruyucu nitelikteki çeşitli davaları açma hakkına sahiptir. Saldırı tehlikesinin önlenmesi davası, kişiliğe yönelik hukuka aykırı bir tecavüz tehlikesinin ciddi ve yakın olduğu durumlarda, henüz ihlal gerçekleşmeden önce açılır. Eğer haksız saldırı halihazırda başlamış ve devam ediyorsa, işçi saldırının durdurulması davası yoluyla mahkemeden bu eyleme son verilmesini talep edebilir. Saldırı sona ermiş olmasına rağmen etkileri hala devam ediyorsa, örneğin işçinin itibarı zedelenmişse, bu durumda hukuka aykırılığın tespiti davası devreye girer. Bu davaların açılabilmesi için saldırının haksız nitelik taşıması yeterli olup, işverenin ayrıca kusurlu olması veya bir zararın doğmuş olması şartı aranmaz. İşçi, ihlalin niteliğine göre bu koruyucu davaları iş ilişkisi devam ederken açabileceği gibi, iş sözleşmesi sona erdikten sonra da yargı yoluna taşıyabilir.
Maddi ve Manevi Tazminat Hakları
İşverenin veri güvenliğini sağlama yükümlülüğü veya hukuka uygun veri işleme kurallarını ihlal etmesi sonucunda işçinin zarara uğraması durumunda, işçinin maddi ve manevi tazminat davası açma hakkı doğar. Türk Borçlar Kanunu uyarınca işverenin işçiyi gözetme borcu, işçinin kişilik haklarına saygı göstermeyi de zorunlu kılar. Hukuka aykırı veri işleme faaliyetinden dolayı işçinin uğradığı ekonomik eksilmeler maddi tazminatın konusunu oluştururken; ihlal nedeniyle duyulan elem, keder ve psikolojik yıpranmalar manevi tazminat talebine zemin hazırlar. İşverenin bu tür müdahaleleri hem haksız fiil hem de sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinden, işçi kendisine en iyi giderim imkanını sağlayan sözleşmesel sorumluluk hükümlerine dayanabilir. Bu davalarda işveren, veri ihlalinin kendi kusurundan kaynaklanmadığını ispat edemedikçe tazminat ödemekle yükümlü tutulacaktır. Ayrıca, veri sorumlusu sıfatıyla işveren, yetkilendirdiği diğer çalışanların yol açtığı ihlallerden de kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu tutulabilir.
İş Sözleşmesinin Haklı Nedenle Feshi
İşçinin kişisel verilerinin kanuna aykırı yollarla ele geçirilmesi, yetkisiz kişilerle paylaşılması veya amaç dışı kullanılması, taraflar arasındaki güven ilişkisini derinden sarsar. Bu tür hukuka aykırı ihlaller, İş Kanunu madde 24 uyarınca ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla, dürüstlük kuralı gereğince iş ilişkisine devam etmesi kendisinden beklenemeyecek olan işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkına sahiptir. İşçinin bu hakkını kullanabilmesi için ihlali öğrendiği tarihten itibaren yasada öngörülen altı iş günlük hak düşürücü süreye riayet etmesi büyük önem taşır. İşverenin işçiye ait sağlık, sendika üyeliği gibi özel nitelikli verileri ifşa etmesi veya sözleşme kurulurken işçiyi yanıltıcı koşullar sunması haklı fesih gerekçesi sayılmaktadır.
Hakların Özet Kapsamı
Kişisel verilerin korunması mevzuatı ve genel hukuk kuralları çerçevesinde, işverenin hukuka aykırı eylemlerine karşı işçinin kullanabileceği temel yasal imkanlar aşağıda sıralanmıştır:
- Önleme Davası: Henüz başlamamış ancak gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel olan hukuka aykırı veri işleme eylemlerinin mahkemece yasaklanmasıdır.
- Durdurma Davası: İşçinin özel hayatına ve kişisel verilerine yönelik fiilen sürmekte olan haksız müdahalelere derhal son verilmesinin talep edilmesidir.
- Tespit Davası: İhlal eylemi bitmiş dahi olsa, işçinin şeref, haysiyet ve itibarı üzerindeki olumsuz izleri devam eden ihlallerin hukuka aykırılığının mahkeme kanalıyla tescil edilmesidir.
- Tazminat Talepleri: Veri ihlali neticesinde doğan ekonomik kayıpların karşılanması için maddi tazminat; duyulan keder ve psikolojik baskının telafisi için ise manevi tazminat istenmesidir.
- Sözleşmenin Feshi: Hukuka aykırı veri işlemenin güven temelini yıkması durumunda, işçinin kıdem tazminatına hak kazanarak iş akdini derhal ve haklı nedenle sonlandırmasıdır.