Anasayfa/ Makale/ İnternette Haksız Rekabet Davaları ve Bilişim Aktörlerinin Hukuki Sorumluluğu

İnternette Haksız Rekabet Davaları ve Bilişim Aktörlerinin Hukuki Sorumluluğu

İnternet ortamında meydana gelen haksız rekabet eylemlerine karşı açılabilecek tespit, men, eski hale getirme ve tazminat davaları ile bu süreçte içerik, yer ve erişim sağlayıcılar gibi bilişim aktörlerinin kademeli hukuki sorumlulukları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde kapsamlı bir biçimde incelenmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte ticari faaliyetlerin dijitalleşmesi, internet ortamında haksız rekabet uyuşmazlıklarının artmasına neden olmuştur. Hukuk sistemimiz, bu dijital ihlallere karşı mağdurların korunması amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında çeşitli dava hakları öngörmüştür. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle yaklaşıldığında, uyuşmazlıkların çözümünde sadece davanın türünün seçimi değil, aynı zamanda husumetin doğru yönlendirilmesi de hayati önem taşır. Zira dijital dünyada ihlali gerçekleştiren asıl failin tespit edilememesi durumunda kanun koyucu, bilişim aktörlerinin kademeli sorumluluğu prensibini benimsemiştir. Bu makalede, haksız rekabet mağdurlarının başvurabileceği hukuki yollar ve bu süreçte içerik sağlayıcılardan hizmet sağlayıcılara kadar uzanan bilişim kurumlarının sorumluluk rejimleri detaylıca ele alınacaktır.

Haksız Rekabet Nedeniyle Açılabilecek Davalar

Türk Ticaret Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca mağdurların başvurabileceği başlıca hukuki yollar; tespit davası, men davası, haksız maddi durumun ortadan kaldırılması (ref'i) davası ve maddi ile manevi tazminat davalarıdır. Tespit davası, haksız rekabet teşkil eden bir eylemin hukuka aykırılığını mahkeme kararıyla belgelemek için açılır ve bu davada davalının kusuru aranmaz. Devam eden veya gerçekleşme ihtimali olan bir ihlalin durdurulması için ise men davası devreye girer. Mağduriyetin fiili sonuçlarını silmek, örneğin yanıltıcı beyanları düzeltmek veya ihlale konu içerikleri tamamen internetten kaldırmak için eski hale getirme (ref'i) davası açılır. Eğer ihlal failin kusuruyla meydana gelmiş ve doğrudan bir zarara yol açmışsa, maddi ve manevi tazminat davası yoluyla zararın giderilmesi talep edilebilir. Ayrıca, tazminat talepli ticari davalarda Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereği arabuluculuk dava şartı bulunmakta olup, mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gidilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Bilişim Aktörlerinin Kademeli Sorumluluk Rejimi

İnternet ortamındaki haksız rekabet davalarında husumetin kime yöneltileceği, Türk Ticaret Kanunu'nun 58. maddesinde düzenlenen kademeli sorumluluk sistemi ile belirlenmiştir. Bu hukuki sistemin temeli, dijital mecrada ihlale neden olan faile ulaşılabilirliğe dayanır. Öncelikle, haksız eyleme konu iletinin sahibi ve ilan veren kişiler ilk kademede sorumlu tutulur. Eğer bu kişilere ulaşılamaz veya kim oldukları yetkili makamlara bildirilmekten kaçınılırsa, ikinci kademede iletiyi bilişim aracına koyan veya koyduran kişiler ile ilan servisi şefi yasal olarak sorumlu olur. Tüm bu aktörlerin bulunamaması halinde, son aşamada bilişim işletmesi veya kuruluşu sahibi aleyhine dava açılabilir. Ancak yasa koyucu önemli bir istisna getirmiştir; eğer bu aktörlerden herhangi birinin haksız rekabetin oluşumunda doğrudan kendi kusuru bulunuyorsa, mahkeme kademe sırasına bakmaksızın davanın o kusurlu aktör aleyhine görülmesine hükmedebilir.

Hizmet Sağlayıcıların Özel Sorumluluk Durumu

İnternet aktörlerinin hukuki konumlandırılması noktasında 5651 sayılı İnternet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Bilişim ekosisteminde yer alan içerik sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve erişim sağlayıcıları birbirinden farklı hukuki sorumluluk sınırlarına sahiptir. Kanun koyucu, dördüncü fıkra uyarınca hizmet sağlayıcıların sorumluluğu için daha dar ve özel şartlar öngörmüştür. Bir hizmet sağlayıcısı, haksız rekabet fiilinin iletimini bizzat başlatmamış, iletimin ulaştığı alıcıyı seçmemiş veya içerik üzerinde hiçbir değişiklik yapmamışsa prensip olarak doğrudan sorumlu tutulamaz. Ancak, mahkeme haksız rekabet eyleminin neden olacağı hukuki ve maddi zararın çok büyük olacağına kanaat getirirse, istisnai bir önlem olarak hizmet sağlayıcısını da dinleyerek içeriğin geçici olarak kaldırılması veya erişimin engellenmesi gibi geçici hukuki koruma (ihtiyati tedbir) kararları verebilir.

Haksız Rekabet Davalarında Talep Hakkına Sahip Gruplar

Dijital alanda gerçekleşen haksız rekabet eylemleri neticesinde kimlerin mahkemelere başvurabileceği kanunda açıkça sınırlandırılmıştır. Bu yasal düzenleme, sadece doğrudan rakipleri değil, piyasanın dürüst işleyişinden menfaati olan diğer tarafları da koruma altına almayı hedefler. Türk Ticaret Kanunu'na göre dava hakkına sahip kişiler şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Haksız rekabet sebebiyle ekonomik menfaatleri doğrudan zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan rakipler.
  • Ekonomik çıkarları ihlal edilen veya edilme riski taşıyan tüketiciler ve müşteriler.
  • Üyelerinin hukuki ve ticari menfaatlerini korumakla görevlendirilmiş olan ticaret odaları, sanayi odaları ve esnaf odaları.
  • Tüzüklerine göre tüketicilerin yasal haklarını koruma amacı güden ilgili sivil toplum kuruluşları.
İnternette markamı kötüleyen yalan yanlış şeyler yazılmış. Hangi davaları açabilirim? expand_more
İnternet ortamında gerçekleşen haksız rekabet eylemlerine karşı kanunumuz mağdurları korumak adına çeşitli dava yolları öngörmüştür. Öncelikle mevcut ihlalin ve hukuka aykırılığın mahkemece belirlenmesi için kusur şartı aranmaksızın tespit davası açabilirsiniz. Devam eden eylemlerin durdurulması için men davası yoluna gidebilir; yalan beyanların düzeltilmesi veya içeriklerin kaldırılması için ise eski hale getirme (ref'i) davası açabilirsiniz. Ayrıca bu karalama kampanyası sonucunda doğrudan bir ekonomik kayba veya manevi zarara uğradıysanız, maddi ve manevi tazminat davası yoluyla zararlarınızın giderilmesini talep etme hakkınız da bulunmaktadır.
İnternetteki haksız eylem yüzünden para kaybettim, hemen tazminat davası açabilir miyim? expand_more
Haksız rekabet failinin kusuruyla meydana gelen doğrudan zararlarınızın karşılanması için maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız elbette mevcuttur. Ancak yasal usuller gereği bu süreci doğrudan mahkemeye taşımanız mümkün değildir. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca tazminat talepli ticari davalarda arabuluculuk bir dava şartı olarak düzenlenmiştir. Bu sebeple, mahkemede dava açmadan evvel uyuşmazlığın çözümü için kanuni bir zorunluluk olarak ilk aşamada arabulucuya başvurmanız gerekmektedir.
Bana zarar veren o internet gönderisini kimin yazdığını bulamıyoruz. Kime dava açacağız? expand_more
İnternet ortamında asıl ihlali gerçekleştiren faile ulaşılamaması durumu sıklıkla karşılaştığımız bir senaryodur ve Türk Ticaret Kanunu'nun 58. maddesi bu mağduriyeti önlemek için "kademeli sorumluluk sistemi"ni getirmiştir. Kanuna göre ilk aşamada husumet, doğrudan gönderinin sahibine veya ilan verene yöneltilmelidir. Eğer bu kişilere ulaşılamıyor veya kimlikleri yetkililerden gizleniyorsa, ikinci aşamada iletiyi o sisteme koyan servislere dava açılabilir. Bu aktörlerin de bulunamaması ihtimalinde ise son yasal çare olarak doğrudan bilişim işletmesi veya kuruluşu sahibi aleyhine dava yoluna gitmeniz mümkündür.
İnternet altyapısını sağlayan firmayı da bu uyuşmazlıklarda mahkemeye verebilir miyiz? expand_more
Bilişim ekosisteminde yer alan içerik, yer ve erişim sağlayıcıları gibi hizmet sağlayıcılarının hukuki sorumluluk rejimleri oldukça spesifik şartlara bağlanmıştır. Bir hizmet sağlayıcısı; hukuka aykırı iletimi bizzat başlatmamışsa, alıcıyı kendisi seçmemişse veya içeriğe müdahale etmemişse prensip olarak doğrudan sorumlu tutulamaz. Fakat uyuşmazlığa bakan mahkeme, haksız rekabetin çok büyük boyutlarda hukuki ve maddi zararlara yol açacağına kanaat getirirse istisnai tedbirlere başvurabilir. Bu gibi istisnai durumlarda, hizmet sağlayıcısı da dinlenerek içeriğin geçici olarak kaldırılması veya erişimin engellenmesi yönünde koruma kararları alınabilir.
Rakip şirket değilim, sıradan bir müşteri olarak haksız rekabete dava açabilir miyim? expand_more
Evet, yasa koyucu haksız rekabet davalarında talep hakkını sadece birbirine doğrudan rakip olan ticari işletmelerle sınırlı tutmamıştır. Piyasada dürüst işleyişin korunması gayesiyle, bu fiillerden dolayı ekonomik çıkarları ihlal edilen veya ihlal tehlikesi altında olan tüketicilerin ve müşterilerin de dava hakkı vardır. Hatta bireysel başvuruların yanı sıra, tüzüklerine göre tüketici haklarını korumayı amaç edinen ilgili sivil toplum kuruluşları da bu tür uyuşmazlıklarda yasal yollara başvurabilmektedir. Dolayısıyla, eylemden zarar gören bir vatandaş olarak kanunun sağladığı bu koruma mekanizmalarını hukuken işletebilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir