Anasayfa/ Makale/ Hastane Organizasyon Kusuru ve Elektronik İspat

Hastane Organizasyon Kusuru ve Elektronik İspat

Özel hastanelerin ve kamu sağlık kuruluşlarının elektronik sağlık kayıt sistemlerini kurma, işletme ve denetleme yükümlülüklerinin ihlali organizasyon kusuru doğurur. Bu kusurun tespiti ve tıbbi hataların yargılamasında e-imzalı veriler ile log kayıtları hukuki uyuşmazlıkların çözümünde en güçlü e-ispat araçları olarak karşımıza çıkmaktadır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Günümüzde sağlık hizmetlerinin dijitalleşmesiyle birlikte, hastanelerin hukuki sorumluluk alanı genişlemiş ve hastane organizasyon kusuru kavramı elektronik bir boyut kazanmıştır. Bir tıbbi müdahale sürecinde yalnızca hekimin değil, sağlık hizmetini sunan işletmenin de bağımsız bir özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Türk Borçlar Kanunu kapsamında işletmenin sorumluluğu gereği, elektronik sağlık kayıt sistemlerinin kesintisiz ve güvenli bir biçimde çalışmasını sağlamak, olası sistemsel arızalara anında müdahale etmek ve personeli bu sistemlerin kullanımı konusunda eğitmek doğrudan hastane yönetiminin organizasyon yükümlülükleri arasında yer alır. Söz konusu sistemlerin hatalı seçimi, güncellenmemesi veya gerekli denetim mekanizmalarının kurulmaması neticesinde hastanın zarara uğraması durumunda, işletmenin kusursuz sorumluluğu gündeme gelmektedir. Hastanelerin bu yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği ise yargılama aşamasında e-ispat araçları ile ortaya konulmaktadır.

Hastanelerin Elektronik Sistemlerde Organizasyon Sorumluluğu

Hastanelerin organizasyon sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu madde 66/3 hükmü gereğince, bir işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararları giderme yükümlülüğünü ifade eder. Dijitalleşen sağlık hizmetlerinde bu sorumluluk, tıbbi araç ve gereçlerin ötesine geçerek hastane bilgi yönetim sistemlerinin güvenli kurulumunu ve işletilmesini kapsar. Özel hastaneler ve idare, sistemlerin arızasız çalışması için rutin denetimleri yapmak, güvenlik önlemlerini almak ve bilişim teknolojileri uzmanı istihdam etmek zorundadır. Sistemde meydana gelebilecek ve hastanın yanlış tedavi edilmesine yol açabilecek hataların, örneğin doz hesaplama modüllerindeki yazılımsal sorunların, önceden tespiti ve giderilmesi işletmenin asli borcudur. Gerekli teknik altyapı sağlanmadan veya personelin sisteme yönelik kullanıcı eğitimleri tamamlanmadan sistemin devreye alınması, hastanın maddi ve manevi zarara uğraması halinde hastaneyi doğrudan tazminat yükümlülüğü ile karşı karşıya bırakacaktır.

E-İspat Sürecinde Elektronik Sağlık Kayıtlarının Rolü

Tıbbi uygulama hatalarından doğan davalarda en büyük sorunlardan biri ispat güçlüğüdür. Bu noktada elektronik sağlık kayıtları, kapsamlı formatları ve barındırdıkları detaylar sayesinde uyuşmazlıkların çözümünde kilit bir e-ispat aracı olarak kullanılmaktadır. Özel Hastaneler Yönetmeliği uyarınca, Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun elektronik imza ile imzalanmış tıbbi kayıtlar, mahkemeler nezdinde resmi kayıt olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda, Türk Medeni Kanunu madde 7 gereğince aksi ispat edilinceye kadar elektronik ortamdaki verilerin doğruluğu karine niteliği taşır. Geleneksel kağıt tabanlı kayıtların aksine dijital sistemler, hastanın kronolojik sağlık geçmişini ve yapılan her bir işlemi şeffaf biçimde mahkemeye sunma imkanı verir. Mahkemeye sunulan bu verilerin değiştirilip değiştirilmediğinin veya güvenilirliğinin tespiti ise sistemin arka planında çalışan log kayıtları vasıtasıyla denetlenmektedir.

Mahkemelerde Log Kayıtları ve Metadata Kullanımı

Yargılama aşamasında bir tıbbi müdahalenin zamanlaması, yetkili kişilerce yapılıp yapılmadığı veya karar destek sistemlerinin ürettiği hayati uyarıların hekim tarafından dikkate alınıp alınmadığı hususları büyük önem taşır. Bu durumların aydınlatılmasında veri hakkındaki veri olarak tanımlanan metadata ve bilhassa log kayıtları mahkemeler tarafından sıklıkla talep edilmektedir. Sisteme kimin, hangi saatte giriş yaptığı, hangi dosyaları görüntülediği ve ne zaman değişiklik yaptığı bu kayıtlar üzerinden şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlanır. Örneğin, yargıya yansıyan bir uyuşmazlıkta, hastanın ilaç bağımlılığına dair uyarının sisteme ne zaman girildiğinin ispatlanabilmesi için hastane otomasyon sisteminin log kayıtları incelenmek istenmiş; ancak hastanenin bu kayıtları usulüne uygun tutmaması, idarenin organizasyon kusuru olarak değerlendirilmiş ve hukuki sorumluluk doğurmuştur. Dolayısıyla, salt elektronik kayıt tutmak yeterli olmayıp, bu verilerin izlenebilirliğinin hukuki standartlara uygun olarak sağlanması yasal bir zorunluluktur.

E-İspat Açısından Hastanelerin Kritik Yükümlülükleri

Hastanelerin organizasyon sorumluluğu ve e-ispat süreçlerinin sağlıklı işlemesi için yerine getirmesi gereken ve yasal düzenlemelerle desteklenen birtakım temel yükümlülükler bulunmaktadır.

  • Sistem üzerinde yapılan okuma, ekleme, değiştirme ve silme gibi tüm kullanıcı hareketlerinin güvenli bir biçimde loglanması ve saklanması.
  • Tıbbi verilerin bütünlüğünü ve inkar edilemezliğini sağlamak adına yasal mevzuata uygun elektronik imza süreçlerinin entegre edilmesi.
  • Olası siber saldırı veya sistem çökmelerine karşı verilerin kaybolmasını engellemek üzere düzenli yedekleme ve kurtarma senaryolarının devreye alınması.
  • Sağlık personeline, kullanılan elektronik bilgi yönetim sistemlerine ilişkin kapsamlı teknik eğitimlerin verilmesi ve hatalı kullanımların önüne geçilmesi.
  • Kullanılan karar destek sistemlerinin arıza veya uyarı mekanizmalarındaki aksaklıkların, üretici firma ile koordineli biçimde derhal giderilmesi.

Bu sistem yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda, tıbbi hatayı gerçekleştiren personelin ötesinde doğrudan sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluğu yargı önünde sabit hale gelecektir.

Hastanedeki sistem arızası yüzünden yanlış ilaç verdiler, hastaneye dava açabilir miyim? expand_more
Evet, dava açabilirsiniz. Hastanelerin tıbbi cihazlar ve elektronik sistemlerin güvenli şekilde işlemesini sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır. Elektronik bilgi yönetim sistemlerindeki, örneğin doz hesaplama modüllerindeki yazılımsal sorunlar nedeniyle zarar görmeniz durumunda hastanenin organizasyon kusuru devreye girer. Gerekli teknik altyapıyı sağlamadan veya sistem arızalarını gidermeden hizmet sunan hastane yönetimi, doğrudan maddi ve manevi tazminat yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacaktır.
Doktor dosyama bakmadığını inkar ediyor, sistemde ne yaptığı nasıl ispatlanacak? expand_more
Bu tür uyuşmazlıklarda gerçeğin ortaya çıkarılması için hastane otomasyon sisteminin arka planında çalışan log kayıtları ve metadata bilgileri mahkemece incelenmektedir. Sisteme kimin, hangi saatte giriş yaptığı, dosyaları ne zaman görüntülediği ve herhangi bir değişiklik yapıp yapmadığı bu kayıtlar sayesinde şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlanabilir. Hastanenin bu elektronik izleri usulüne uygun şekilde kaydetmesi, saklaması ve yargılama sırasında mahkemeye sunması yasal bir zorunluluktur.
Hastane ceza almamak için geçmiş sağlık kayıtlarımı sonradan gizlice değiştirebilir mi? expand_more
Elektronik ortamdaki sağlık kayıtları, yasal mevzuata uygun elektronik imza süreçleri ile güvence altına alınmaktadır. Özel Hastaneler Yönetmeliği uyarınca elektronik imza ile onaylanmış bu tıbbi kayıtlar, mahkemeler nezdinde resmi kayıt kabul edilmektedir. Sisteme yapılan her türlü okuma, ekleme, değiştirme veya silme işlemi de log kayıtları aracılığıyla anlık olarak kaydedildiğinden, verilerin gizlice değiştirilmesi mahkeme tarafından tespit edilir. Kayıtların usulüne uygun tutulmaması veya değiştirilmesi idarenin organizasyon kusuru olarak değerlendirilir ve hastane açısından hukuki sorumluluk doğurur.
Hastane yönetimi sistemi yanlış kullanan hemşireyi suçluyor, hastane suçsuz mu sayılır? expand_more
Hayır, hastane yönetimi bu durumda hukuken suçsuz sayılamaz. Türk Borçlar Kanunu kapsamında, personeli elektronik sistemlerin kullanımı konusunda eğitmek doğrudan hastane yönetiminin organizasyon yükümlülükleri arasındadır. Gerekli kullanıcı eğitimleri tamamlanmadan sistemin devreye alınması ve bu sebeple personelin hastaya zarar vermesi halinde hastane kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminat ödemek zorundadır. Sistem yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi durumunda, tıbbi hatayı yapan personelin yanı sıra doğrudan sağlık kuruluşunun da hukuki sorumluluğu yargı önünde sabittir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir