Anasayfa/ Makale/ Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma Şartları

Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma Şartları

CMK madde 134 kapsamında bilişim sistemlerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbirinin hukuka uygun şekilde uygulanabilmesi için kanunda öngörülen sıkı şartların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu makalede, soruşturma aşamasında uygulanan bu koruma tedbirinin temel koşulları hukuki bir perspektifle detaylı bir şekilde incelenmektedir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Ceza muhakemesinde, teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak bilişim sistemlerinin suç işlenmesinde kullanılması veya suç delillerini barındırması olağan hale gelmiştir. Bu durum, söz konusu elektronik verilerin hukuka uygun bir şekilde elde edilmesini zorunlu kılmıştır. Ancak, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar gibi cihazlar kişilerin en gizli bilgilerini ve kişisel verilerini barındırdığından, bu alanlara yapılacak müdahaleler özel hayatın gizliliği ile doğrudan ilgilidir. Bu hassasiyet gözetilerek, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 134. maddesinde, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma koruma tedbiri özel olarak düzenlenmiştir. Bilişim sistemlerine yönelik bu müdahalenin temel hak ve özgürlüklere haksız bir saldırı oluşturmaması için kanun koyucu birtakım katı şartlar öngörmüştür. Bir koruma tedbiri olarak CMK 134'ün uygulanabilmesi, ancak kanunda sayılan maddi ve şekli koşulların bir arada bulunmasıyla mümkündür. Aksi halde elde edilecek bulgular, hukuka aykırı delil niteliği taşıyacak ve yargılamada ispat aracı olarak kullanılamayacaktır.

Tedbirin Uygulanabilmesi İçin Gerekli Olan Temel Şartlar

CMK m. 134 hükmü gereğince, bilişim sistemlerinde arama ve kopyalama yapılabilmesi için belirli koşulların kümülatif olarak (birlikte) sağlanması şarttır. Bu şartlar, şüphelinin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ile maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasındaki kamu yararı arasındaki dengeyi kurmayı amaçlamaktadır. Yasal düzenlemeye göre, bir bilişim sisteminde arama ve kopyalama tedbirine başvurulabilmesi için şu dört temel şartın varlığı aranmaktadır:

  • Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmanın bulunması,
  • Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı,
  • Başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması,
  • Kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise Cumhuriyet savcısı kararı.

Yukarıda sayılan bu dört koşuldan herhangi birinin eksikliği, yapılan işlemi doğrudan hukuka aykırı hale getirecektir. Şimdi bu şartların hukuki niteliklerini ve uygulamadaki görünümlerini daha detaylı ele alalım.

Bir Suç Dolayısıyla Yapılan Soruşturma Olması

CMK 134'te düzenlenen koruma tedbirine, yalnızca bir kişi hakkında yürütülen cezai soruşturma kapsamında başvurulabilir. İdari soruşturmalar veya kabahat niteliğindeki fiiller için bu tedbirin uygulanması yasal olarak mümkün değildir. Kanun metninde açıkça "soruşturma" ve "şüpheli" kavramlarına yer verilmiş olması, tedbirin zaman bakımından sınırlarını çizmektedir. Doktrindeki ağırlıklı görüşe ve kanunun lafzına göre, bu tedbire kural olarak kovuşturma aşamasında başvurulamaz. Zira kovuşturma aşamasında delillerin toplanmış olması beklenir ve aleniyet ilkesi gereği duruşmada öğrenilen bir tedbir talebi, elektronik delillerin kolayca yok edilmesine veya değiştirilmesine yol açabileceğinden tedbirden beklenen faydayı ortadan kaldırır. Ayrıca, ölçülülük ilkesi ve kanunilik prensibi gereği, CMK 134 tedbirinin uygulanabileceği suç tipleri bakımından herhangi bir sınırlandırma (katalog suç) bulunmamakla birlikte, koruma tedbirlerinin dar yorumlanması gerektiği unutulmamalıdır.

Somut Delillere Dayanan Kuvvetli Şüphe Sebeplerinin Varlığı

Ceza muhakemesinde başvurulan her koruma tedbiri, doğası gereği belirli bir şüphe yoğunluğunu gerektirir. Bilişim sistemlerinde yapılacak arama, kişilerin özel hayatına ve kişisel verilerine ağır bir müdahale teşkil ettiğinden, kanun koyucu basit veya makul şüpheyi yeterli görmemiştir. 2014 yılında 6526 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, tedbire başvurulabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı zorunlu kılınmıştır. Bu kavram, şüphelinin isnat edilen suçu işlediğine ve arama yapılacak bilişim sisteminde suç delillerinin bulunabileceğine dair objektif bir gözlemciyi ikna edecek nitelikte, belirgin ve somut delillerin varlığını ifade eder. Dolayısıyla, soyut varsayımlara veya salt ihbarlara dayanılarak bilişim sistemlerinde arama yapılması, hem kanunun amacına hem de hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturacaktır.

Başka Surette Delil Elde Etme İmkânının Bulunmaması

Bilişim sistemlerinde arama tedbiri, hukukumuzda "son çare" (ultima ratio) prensibi üzerine inşa edilmiştir. Bu kural, ikincillik ilkesi olarak da bilinmektedir. Eğer yürütülen bir soruşturmada, temel hak ve özgürlüklere daha hafif müdahale içeren diğer koruma tedbirleriyle (örneğin tanık dinleme, belge inceleme vb.) delil elde etme imkânı mevcutsa, CMK 134 hükümlerine başvurulamaz. Tedbiri talep eden makamın ve kararı veren hakimin, başka yollarla delil toplanamayacağını veya mevcut delillerin yetersiz kalacağını açık ve ayrıntılı bir şekilde gerekçelendirmesi zorunludur. Sadece teknik ekipman veya personel eksikliği bahane edilerek doğrudan bu yola gidilemez. Bilişim suçları veya bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda çoğunlukla delillerin sadece bu sistemlerde bulunması nedeniyle bu şartın kendiliğinden gerçekleştiği ileri sürülse de, her somut olayda bu durumun varlığı titizlikle denetlenmelidir.

Hâkim veya Cumhuriyet Savcısı Kararının Bulunması

Anayasa'nın 20. ve 21. maddeleri uyarınca, temel hak ve özgürlüklere yapılacak müdahalelerde kural olarak hâkim kararı bulunmalıdır. Bilişim sistemlerinde arama tedbirinin uygulanabilmesi için de asıl olan sulh ceza hâkiminin kararıdır. Ancak 2018 yılında 7145 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının da bu tedbire karar verebilmesine imkân tanınmıştır. Gecikmesinde sakınca bulunan hal, derhal işlem yapılmadığı takdirde suç delillerinin kaybolması veya yok edilmesi ihtimalinin bulunduğu ve hâkimden karar almak için yeterli vaktin olmadığı acil durumları ifade eder. Cumhuriyet savcısı tarafından verilen bu karar, yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulmak zorundadır. Hâkim, kararını yirmi dört saat içinde açıklar; aksi takdirde karar hükümsüz kalır ve elde edilen elektronik kopyalar derhal imha edilir. Önemle belirtilmelidir ki, şüphelinin kendi cihazında arama yapılmasına yönelik rızası bulunsa dahi, yetkili mercilerden karar alınmaksızın yapılan arama hukuka aykırı kabul edilecektir.

Polis her istediğinde telefonumu veya bilgisayarımı inceleyebilir mi? expand_more
Hayır, kolluk kuvvetlerinin bilgisayar veya telefon gibi bilişim sistemlerinizde arama yapabilmesi için kanunda öngörülen çok sıkı şartların bir arada bulunması gerekir. Öncelikle ortada bir suç dolayısıyla yürütülen resmi bir soruşturma olmalı ve somut delillere dayanan kuvvetli bir şüphe bulunmalıdır. Ayrıca, başka bir yöntemle delil elde etme imkânının kalmamış olması ve kural olarak bir hâkim kararının alınmış olması şarttır. Bu koşullardan herhangi biri eksikse, cihazınızda arama yapılamaz ve elde edilecek veriler hukuka aykırı delil sayılarak yargılamada kullanılamaz.
Telefon şifremi polise kendim versem karara gerek kalmadan bakabilirler mi? expand_more
Sizin kendi rızanızla şifrenizi vermiş olmanız veya cihazda arama yapılmasına onay vermeniz hukuki durumu değiştirmez. Bilişim sistemlerinde arama ve kopyalama işlemleri, kişilerin özel hayatına ve kişisel verilerine yönelik ağır bir müdahale teşkil ettiği için mutlaka yetkili mercilerden karar alınması zorunludur. Hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan acil hallerde savcı kararı olmaksızın, sadece sizin rızanıza dayanılarak yapılan bir arama işlemi hukuka aykırı kabul edilecektir.
Savcı kararıyla bilgisayarıma el kondu, kararın hakime onaylatılması gerekmez mi? expand_more
Evet, kesinlikle bir sulh ceza hâkimine onaylatılması gerekir. Bilişim sistemlerinde arama ve el koyma için asıl kural hâkim kararı olmakla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan acil durumlarda Cumhuriyet savcısı da bu kararı verebilir. Ancak savcı tarafından verilen bu acil müdahale kararının, yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulması yasal bir zorunluluktur. Hâkim yirmi dört saat içinde kararını açıklamazsa veya onaylamazsa arama kararı hükümsüz kalır ve cihazınızdan alınan elektronik kopyaların derhal imha edilmesi gerekir.
Başka yollarla delil bulunabiliyorken neden direkt telefonuma el koyuyorlar? expand_more
Hukuken başka yollarla delil elde etme imkânı varken doğrudan telefonunuza veya bilişim sistemlerinize el konulamaz. Ceza muhakemesinde bu arama tedbiri bir "son çare" (ultima ratio) olarak düzenlenmiştir ve hukukumuzda ikincillik ilkesi geçerlidir. Soruşturmayı yürüten makamın ve kararı veren hâkimin, tanık dinleme veya belge inceleme gibi diğer yöntemlerle delil toplayamayacağını açık ve ayrıntılı bir şekilde gerekçelendirmesi zorunludur. Sadece teknik donanım eksikliği bahane edilerek bu tedbire doğrudan başvurulması kanuna aykırıdır.
Hakkımda idari bir şikayet var, bu yüzden bilgisayarımda arama yapabilirler mi? expand_more
Hayır, hakkınızda yürütülen idari soruşturmalar veya kabahat niteliğindeki fiiller gerekçe gösterilerek bilişim sistemlerinde arama ve el koyma tedbirine başvurulması yasal olarak mümkün değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinde düzenlenen bu koruma tedbiri, yalnızca bir suç dolayısıyla yürütülen adli soruşturmalar kapsamında uygulanabilir. Kanun metninde açıkça "soruşturma" ve "şüpheli" kavramları yer aldığından, adli bir nitelik taşımayan idari incelemeler için kişisel bilgisayarınıza hukuken müdahale edilemez.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir