Anasayfa/ Makale/ Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma Tedbirlerinin Şartları

Bilişim Sistemlerinde Arama ve Elkoyma Tedbirlerinin Şartları

Bilişim sistemlerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbirleri, CMK m.134 kapsamında temel hak ve özgürlüklere ciddi müdahaleler içerdiğinden sıkı şartlara tabidir. Soruşturma evresinde somut delillere dayanan kuvvetli şüphe, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması ve hâkim kararı gibi usulü güvenceler gözetilmelidir.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Ceza muhakemesinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla uygulanan koruma tedbirleri, bireylerin anayasal haklarına müdahale niteliği taşıdığı için kanunla belirlenmiş sıkı şartlara tabidir. Özellikle gelişen teknolojiyle birlikte suçların bilişim sistemleri üzerinden işlenmesi veya dijital delillerin bu sistemlerde saklanması, genel arama ve elkoyma hükümlerinin yetersiz kalmasına neden olmuştur. Bu bağlamda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bilişim sistemlerinde arama, kopyalama ve elkoyma tedbirlerini özel bir hukuki rejim olarak düzenlemiştir. Bu tedbirlerin hukuka uygun bir şekilde tatbik edilebilmesi, ancak kanunda öngörülen maddi ve şekli şartların eksiksiz bir şekilde gerçekleşmesiyle mümkündür. Aksi takdirde, elde edilen dijital veriler hukuka aykırı delil niteliği taşıyacak ve yargılamada hükme esas alınamayacaktır. Bilişim suçlarında veya diğer suçlara ilişkin delillerin bilgisayar kütüklerinde bulunması ihtimalinde uygulanan bu tedbir, orantılılık ve ultima ratio (son çare) ilkelerinin bir gereği olarak arama ve elkoyma için farklı eşikler öngörmüştür.

Arama ve Kopyalama Tedbirinin Uygulanma Şartları

CMK m.134 uyarınca bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama ve kopyalama işlemi yapılabilmesi için ilk şart, ortada bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmanın bulunmasıdır. Sadece soruşturma aşamasında karar verilebilen bu tedbire, kural olarak kovuşturma evresinde başvurulamamaktadır. Bununla birlikte, 6526 sayılı Kanun ile getirilen en önemli güvencelerden biri, tedbirin uygulanabilmesi için somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı koşulunun aranmasıdır. Şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine ve aranan delillerin ilgili bilişim sisteminde bulunduğuna dair somut emareler mevcut olmalıdır. Aksi halde, keyfi uygulamaların önü açılarak özel hayatın gizliliği ihlal edilmiş olacaktır.

İkinci kritik şart ise, başka surette delil elde etme imkânının bulunmamasıdır. Hukukumuzda orantılılık ilkesinin bir yansıması olan son çare (ultima ratio) prensibi gereğince, soruşturma makamları öncelikle daha hafif koruma tedbirlerine başvurmalı ve ancak bu tedbirlerden sonuç alınamaması halinde bilişim sistemlerinde arama yoluna gitmelidir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan hukuka aykırılıklar, bu şarta riayet edilmeden, doğrudan şüphelinin bilgisayarına müdahale edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu şartların somut olayda gerçekleştiğinin tespiti üzerine, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile arama işlemine hükmedilebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde dahi kural olarak Cumhuriyet savcısının doğrudan karar verme yetkisi bulunmamaktadır.

Elkoyma Tedbirine Özgü Ağırlaştırılmış Şartlar

Arama ve kopyalama işlemlerine kıyasla şüphelinin mülkiyet hakkına ve bilişim sistemleri üzerindeki tasarruf yetkisine daha ağır bir müdahale teşkil eden elkoyma tedbiri, uygulaması açısından çok daha katı şartlara bağlanmıştır. Elkoyma tedbirinin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak verilmiş bir arama ve kopyalama kararının bulunması zorunludur. Kanun koyucu, hiçbir engelle karşılaşmadan doğrudan elkoyma kararı verilmesini engellemiş ve tedrici bir uygulama safhası öngörmüştür. Sadece arama ve kopyalama kararı ile yetinilmeyerek, sistemdeki verilerin kopyalanmasının fiilen imkânsız hale gelmesi durumunda söz konusu koruma tedbirinin en ağır şekli olan elkoyma tedbirine başvurulabilecektir.

Elkoyma işleminin fiilen tatbik edilebilmesi, ancak şifrenin çözülememesinden dolayı bilgisayara girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması hallerinden birinin varlığına bağlıdır. Kolluk görevlileri veya adli bilişim uzmanları tarafından arama esnasında işletim sistemindeki şifrelerin kırılamaması veya verileri erişilmez kılan özel kriptolama yazılımlarının aşılamaması durumunda elkoyma işlemi gerçekleştirilir. Aynı şekilde, silinmiş veya teknik yöntemlerle gizlenmiş verilere olay yerinde basit incelemelerle ulaşılamadığı takdirde, bu bilgilerin geri getirilmesi ve incelenebilmesi maksadıyla cihazlara elkonulması hukuka uygun kabul edilmektedir. Kanun, şifrelerin çözülmesi veya kopyaların alınması akabinde elkonulan cihazların gecikmeksizin iadesini emrederek, bu hukuki müdahalenin geçici niteliğini ısrarla vurgulamaktadır.

Şartların Özet Tablosu

  • Soruşturma Şartı: İşlemlerin yalnızca bir suç soruşturması kapsamında yürütülmesi zorunludur.
  • Kuvvetli Şüphe: Suçun işlendiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması gerekir.
  • Son Çare İlkesi: Başka surette hukuka uygun delil elde etme imkânının tüketilip ortadan kalkması aranır.
  • Hâkim Kararı: Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda sulh ceza hâkimi tarafından usulüne uygun karar verilmelidir.
  • Elkoymaya Özgü Şartlar: Bilişim sistemindeki şifrelerin çözülememesi veya tespit edilemeyen gizli bilgilere erişim sağlanamaması şarttır.
Polisler hiçbir belge olmadan bilgisayarıma veya telefonuma bakabilir mi? expand_more
Ceza muhakemesi hukukumuza göre, kolluk kuvvetlerinin kendi inisiyatifiyle bilişim sistemlerinizde arama yapması hukuka aykırıdır. Bu tür bir arama ve kopyalama işlemi için öncelikle somut delillere dayanan kuvvetli suç şüphesinin bulunması ve soruşturma aşamasında olunması şarttır. İşlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için mutlaka Cumhuriyet savcısının istemi üzerine verilmiş bir sulh ceza hâkimi kararı gereklidir. Gecikmesinde sakınca bulunan acil hallerde dahi Cumhuriyet savcısının cihazlarda arama için doğrudan karar verme yetkisi bulunmamaktadır.
Başka deliller varken direkt bilgisayarımı incelemeleri yasal mıdır? expand_more
Hayır, hukukumuzdaki orantılılık ve "son çare" (ultima ratio) prensipleri gereğince bu tür doğrudan bir müdahale yasal değildir. Soruşturma makamları, öncelikle daha hafif koruma tedbirlerine başvurmak ve dijital arama tedbirini en son çare olarak kullanmak zorundadır. Kanuna göre bilişim sistemlerinde arama yapılabilmesinin en kritik şartlarından biri, başka surette hukuka uygun delil elde etme imkânının tükenmiş olmasıdır. Bu şarta uyulmadan doğrudan bilgisayarınıza müdahale edilerek elde edilen dijital veriler hukuka aykırı delil sayılır ve yargılamada aleyhinize hükme esas alınamaz.
Cihazı kopyalamadan doğrudan bilgisayarıma el koyma yetkileri var mı? expand_more
Mülkiyet hakkına ve bilişim sistemleri üzerindeki tasarruf yetkisine çok ağır bir müdahale olan elkoyma tedbiri hiçbir aşamada doğrudan uygulanamaz. Kanun koyucu, ilk aşamada yalnızca arama ve kopyalama kararı verilmesini emretmiş, doğrudan elkoyma kararı verilmesini engellemiştir. Elkoyma işlemi ancak sistemdeki verilerin kopyalanmasının fiilen imkânsız hale gelmesi, cihaz şifresinin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere basit incelemelerle ulaşılamaması durumunda yasal hale gelir. Dolayısıyla usulüne uygun verilmiş bir arama ve kopyalama denemesi yapılmadan doğrudan cihazınıza elkonulması CMK madde 134'e açıkça aykırıdır.
Bilgisayarıma şifresini vermedim diye el konuldu, geri alabilecek miyim? expand_more
Evet, kanunumuz bu tür el koyma işlemlerini cihazınızı tamamen müsadere etmek için değil, delillere ulaşmak amacıyla yapılan geçici bir müdahale olarak düzenlemiştir. Cihazınıza soruşturma esnasında işletim sistemindeki şifrelerin kırılamaması veya verileri kriptolayan yazılımların aşılamaması gibi teknik zorunluluklar nedeniyle el konulmuş olabilir. Ancak kanun, cihazınızın şifrelerinin yetkililerce çözülmesi veya kopyalama işlemlerinin başarıyla tamamlanmasının akabinde elkonulan cihazların tarafınıza gecikmeksizin iade edilmesini emretmektedir. Sisteme girilememesi durumu aşıldığı an bu geçici tedbirin sonlandırılması yasal bir zorunluluktur.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir