Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Nevin Şahin Kararı 2020/40314 B.

Anayasa Mahkemesi Nevin Şahin Kararı 2020/40314 B.

Bu karar, bedensel zararlara dayalı maddi tazminat davalarında zamanaşımı sürelerinin katı ve şekilci bir yaklaşımla hesaplanmasının hukuki sakıncalarını açıkça ortaya koymaktadır. Karar, zamanaşımı sürelerinin başlangıcının tespitinde mağdurun zararı ve asıl faili öğrenme tarihinin dikkate alınmamasının ve bu yöndeki itirazların yerel mahkemelerce tümüyle cevapsız bırakılmasının mahkemeye erişim hakkını ağır biçimde ihlal ettiğini göstermektedir. Yargı mercilerinin, tarafların esasa etkili iddialarını derinlemesine tartışmadan şablon gerekçelerle davayı usulden reddetmesi, vatandaşların hukuki güvenlik ilkesine ve adalete olan inancını zedelemektedir. Öte yandan karar, benzer yatalaklık veya ağır engellilik hallerinde mağdurların hukuki yollara başvurma imkânlarının kısıtlılığını da göz önünde tutan adil bir yaklaşım sergilemektedir.
search

Anayasa Mahkemesi
Nevin Şahin Kararı 2020/40314 B.

6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2020/40314
Karar Tarihi 20.11.2024
Taraf Nevin Şahin
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
Zamanaşımı iddiaları gerekçeli olarak karşılanmalıdır.
Zararın ve failin öğrenilme tarihi esastır.
Esaslı itirazların cevapsız bırakılması hak ihlalidir.
Aşırı şekilcilik mahkemeye erişim hakkını engeller.

Bu karar, bedensel zararlara dayalı maddi tazminat davalarında zamanaşımı sürelerinin katı ve şekilci bir yaklaşımla hesaplanmasının hukuki sakıncalarını açıkça ortaya koymaktadır. Karar, zamanaşımı sürelerinin başlangıcının tespitinde mağdurun zararı ve asıl faili öğrenme tarihinin dikkate alınmamasının ve bu yöndeki itirazların yerel mahkemelerce tümüyle cevapsız bırakılmasının mahkemeye erişim hakkını ağır biçimde ihlal ettiğini göstermektedir. Yargı mercilerinin, tarafların esasa etkili iddialarını derinlemesine tartışmadan şablon gerekçelerle davayı usulden reddetmesi, vatandaşların hukuki güvenlik ilkesine ve adalete olan inancını zedelemektedir. Öte yandan karar, benzer yatalaklık veya ağır engellilik hallerinde mağdurların hukuki yollara başvurma imkânlarının kısıtlılığını da göz önünde tutan adil bir yaklaşım sergilemektedir.

Benzer bedensel zararlara ilişkin tazminat davalarında, mağdurun zorlu tedavi süreci ve zararın niteliğinin tam olarak anlaşıldığı ya da olayın sorumlularının kesinleştiği tarihin zamanaşımı başlangıcında ne derece kritik olduğu bu kararla bir kez daha tescillenmiştir. Özellikle ilk derece mahkemeleri ve Yargıtay daireleri için, zamanaşımı def'inin incelenmesinde salt matbu gerekçelerle yetinilmemesi gerektiği güçlü bir biçimde vurgulanmaktadır. Hâkimlerin, somut olayın kendine has özelliklerine inerek failin ne zaman öğrenildiğini araştırması ve mağdurun itirazlarının teferruatlıca gerekçelendirilmesi yönünde önemli bir emsal oluşturmaktadır. Tarafların yargılamanın kaderini değiştirebilecek iddialarının mahkemeler tarafından karşılıksız bırakılması, doğrudan Anayasa ihlali sayılacaktır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucu Nevin Şahin, 2004 yılında ailesiyle seyahat ederken yoldaki mıcır nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında ağır yaralanmış ve yüzde seksen altı oranında engelli kalmıştır. Kaza sonrası başlatılan ceza yargılaması şikayet yokluğundan düşmüştür. Yatalak durumda olan ve defalarca ameliyat geçiren başvurucu, zararın gerçek boyutunu ve olayın sorumlularını ceza dosyası fotokopisini aldığı 2014 yılında öğrendiğini belirterek, yol çalışmasını yürüten inşaat şirketi ile aracın sigorta şirketine karşı maddi tazminat davası açmıştır. Ancak davalı şirketler ve mahkeme, kazanın üzerinden uzun zaman geçtiğini belirterek davanın uzamış ceza zamanaşımı süresi dolduğu gerekçesiyle usulden reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Uyuşmazlık, başvurucunun yatağa bağımlı olduğu süreçte zararı ve faili sonradan öğrenmesine dayalı esasa etkili zamanaşımı itirazlarının mahkemelerce dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa'nın 13. maddesine göre, temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar Anayasa'nın sözüne, ruhuna, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine kesinlikle aykırı olamaz. Bireylerin en temel anayasal haklarından biri olan hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkı da bu anayasal koruma altındadır. Somut olayda iddiaların temelini oluşturan ve mahkemelerce uygulanması tartışılan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109 hükmü, motorlu araç kazalarından doğan maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin zamanaşımı sürelerini detaylı olarak düzenlemektedir. Bu kanuni kurala göre dava açma süresi, genel kural olarak failin ve zararın tam anlamıyla öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlamaktadır. Aynı zamanda fiilin niteliğine göre uzamış ceza zamanaşımı kuralları da devreye girebilmektedir.

Anayasa Mahkemesinin istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarına göre, hak arama özgürlüğüne idare veya yargı eliyle yapılan müdahalelerin mutlak surette orantılı olması ve bireye katlanamayacağı derecede ağır bir yük getirmemesi zorunludur. Mahkemeye erişim hakkına yönelik bu tür müdahalelerde yargı mercilerinin nihai kararlarında ilgili, mantıklı ve yeterli bir gerekçenin gösterilmemesi veya tarafların esasa yönelik iddialarının tamamen cevapsız bırakılması doğrudan doğruya hak ihlaline yol açmaktadır. Ölçülülük ilkesinin alt unsurları olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık prensipleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, dava açma sürelerinin hesaplanmasında somut iddiaların görmezden gelinmesi veya eksik incelenmesi hukuka aykırıdır. Bu tür yaklaşımlar, kamu otoritelerine tanınan sınırlandırma yetkisinin açıkça aşılması anlamına gelir ve hukuk devleti ilkesiyle hiçbir şekilde bağdaşmaz.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucunun mahkemeye erişim hakkının ihlal edilip edilmediğini incelerken, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı değerlendirmesini detaylıca mercek altına almıştır. Ankara 12. Ticaret Mahkemesinin usulden ret kararında, gerekçenin bir bütün olarak hukuk ve ceza mevzuatına ilişkin sürelere dayandırıldığı görülmektedir. Yerel mahkeme, kazanın meydana geldiği tarih üzerinden beş yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin çoktan dolduğunu belirterek uyuşmazlığı esastan incelemekten kaçınmıştır.

Ancak başvurucu, yargılama ve kanun yolu aşamalarında yol çalışması yapan şirketin olaydaki sorumluluğunu ve zararın ulaştığı kesin boyutu ancak dosya fotokopisini aldığı tarihte öğrendiğini, bedensel durumu nedeniyle dosyayı daha önce takip edemediğini, dolayısıyla zamanaşımının da failin ve zararın gerçek anlamda öğrenildiği bu tarihe göre hesaplanması gerektiğini ısrarla ileri sürmüştür. Başvurucunun ileri sürdüğü bu hususlar, uyuşmazlığın doğrudan esasına temas eden ve davanın seyrini değiştirebilecek nitelikteki son derece kritik itirazlardır.

Yerel mahkeme, meselenin özüne dair bu iddialarla ilgili olarak hiçbir tartışma, delil incelemesi ve ayrıntılı değerlendirme yapmamıştır. Yalnızca ilgili mevzuat hükümlerine katı ve şekilci bir yaklaşımla atıf yaparak davayı zamanaşımı gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin onama incelemesi sırasında da, başvurucunun açıkça dile getirdiği failin ve zararın öğrenilme tarihine yönelik itirazları hakkında herhangi bir tatmin edici gerekçe oluşturulmamış, bu haklı iddialar tamamen karşılıksız bırakılmıştır.

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun zamanaşımı süresinin hesaplanmasına yönelik esasa etkili iddialarının mevcut hukuk kuralları çerçevesinde nasıl ele alındığının yargı mercilerince açıklanmamasının, başvurucuya orantısız ve katlanılması güç ağır bir külfet yüklediğini tespit etmiştir. Bu durum, bireyin mahkemeye erişim hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz ve hukuka aykırı hâle gelmesine sebebiyet vermiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiş ve ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılması için başvuruyu kabul etmiştir.

Trafik kazasında kalıcı sakatlık yaşadım. Tazminat davası açma süresi ne zaman başlar? expand_more
Tazminat davalarında zamanaşımı süresinin hesaplanmasında salt kazanın gerçekleştiği tarih değil, mağdurun zararı ve asıl faili öğrendiği tarih esas alınmalıdır. Anayasa Mahkemesi kararına göre, tedavi sürecinizin zorluğu ile zararın tam olarak anlaşıldığı veya olayın sorumlularının kesinleştiği tarih, dava açma süresinin başlangıcında son derece kritiktir. İlk derece mahkemelerinin bu detayları araştırmadan şablon gerekçelerle davanızı zamanaşımından reddetmesi mahkemeye erişim hakkının ihlali sayılmaktadır.
Yatalak olduğum için davamı geç açtım. Mahkeme süreyi kaçırdın derse ne yapabilirim? expand_more
Bedensel durumunuz ve ağır engellilik hâliniz nedeniyle hukuki yollara başvurma imkânınızın kısıtlı olması ve olayın sorumlularını ancak sonradan öğrenebilmeniz, davanın seyrini değiştirecek esasa etkili bir itirazdır. Anayasa Mahkemesi, yatalak durumdaki bir mağdurun faili ve zararı sonradan öğrendiğine dair haklı iddialarının mahkemelerce değerlendirilmeden, katı ve aşırı şekilci bir yaklaşımla davanın reddedilmesini mahkemeye erişim hakkının ağır bir ihlali olarak kabul etmektedir. Bu durumda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunarak yeniden yargılama talep edebilirsiniz.
Mahkeme sunduğum itirazları hiç dikkate almadan karar verdi. Bu durum hukuka uygun mu? expand_more
Hayır, kesinlikle hukuka uygun değildir. Yargı mercilerinin, tarafınızca öne sürülen ve davanın kaderini değiştirebilecek nitelikteki esasa etkili iddiaları hiçbir inceleme yapmadan ve mantıklı bir gerekçe sunmadan cevapsız bırakması Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, haklı iddiaların somut olayın özelliklerine inilmeden matbu gerekçelerle karşılıksız bırakılması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının doğrudan ihlali anlamına gelmektedir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir