Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 12. Daire | 2020/3242 E. | 2023/548 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2020/3242 E. 2023/548 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire
Esas No 2020/3242
Karar No 2023/548
Karar Tarihi 14.02.2023
Dava Türü İptal ve Tam Yargı
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Psikolojik baskı içeren işlemler iptal nedenidir.
  • Zorlaştırılmış ders programı mobbing sayılır.
  • Hukuka aykırı göreve uymama cezalandırılamaz.
  • Mobbing niteliğindeki görevlendirme hukuka aykırıdır.

Bu karar, kamu kurumlarında görev yapan personelin, yöneticiler tarafından hukuka aykırı, çalışma koşullarını zorlaştırıcı ve psikolojik baskı (mobbing) oluşturacak nitelikteki görevlendirmelerine uymaması halinde disiplin cezası ile cezalandırılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Danıştay, idarenin personel üzerindeki yönetim ve görevlendirme yetkisinin sınırsız olmadığını, memurun çalışma şartlarını kasten zorlaştıran, fiziksel veya ruhsal olarak yıpratmayı hedefleyen eylemlerin hukuki himaye görmeyeceğini teyit etmiştir. Birbirine çok uzak okullarda ve mesai saatlerini aşırı zorlayacak nitelikte hazırlanan ders programları ile yapılan görevlendirmeler, idarenin takdir yetkisinin kötüye kullanımı ve psikolojik taciz olarak değerlendirilmiştir.

Söz konusu içtihat, kamu çalışanlarının mobbing teşkil eden uygulamalara karşı korunması açısından kritik bir emsal değere sahiptir. İdarelerin, kamu hizmetinin gereklerini veya personel yetersizliğini bahane ederek personeli bezdirme amacı güden orantısız ve zorlayıcı görevlendirme işlemlerini disiplin cezalarına yasal bir dayanak yapamayacağı açıkça vurgulanmıştır. Uygulamada bu karar, özellikle eğitim ve sağlık gibi alanlarda sıkça karşılaşılan, personeli geçici görevlendirmeler veya ifası imkansız çalışma programları yoluyla cezalandırmaya çalışan idari pratiklere karşı çok güçlü bir hukuki kalkan sunmakta, amirlerin takdir ve yönetim yetkisini kamu yararı, hakkaniyet ve insan onuru sınırları içerisine çekmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir Anadolu lisesinde fizik öğretmeni olarak görev yapan davacı, kendisine verilen ve ilçede birbirine oldukça uzak okulları kapsayan, zorlaştırılmış ders programlarını içeren görevlendirmelere uymayarak derslere girmediği gerekçesiyle idare tarafından disiplin cezasına çarptırılmıştır. İlgili kurum, fizik öğretmenine disiplin suçu işlediği gerekçesiyle "altı saat ders ücretinin kesilmesi" yaptırımını uygulamıştır.

Davacı öğretmen, söz konusu ders görevlendirmelerinin kendisine yönelik bir psikolojik baskı (mobbing) amacıyla yapıldığını, programın ve çalışma koşullarının kasten zorlaştırıldığını ve bu nedenle derslere girmemesinin haklı bir temele dayandığını ileri sürerek verilen disiplin cezasının iptalini talep etmiştir. Ayrıca, hukuka aykırı olduğu iddia edilen bu disiplin cezası nedeniyle maaşından kesilen tutarın yasal faiziyle birlikte kendisine iade edilmesi istemiyle valiliğe karşı dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel alınan kuralların başında, işlem tarihinde yürürlükte olan ve eğitim çalışanlarının disiplin işlemlerini düzenleyen 1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun gelmektedir. Bu Kanunun 21. maddesi, öğretmenin görevini mazeretsiz olarak yerine getirmemesi veya aksatması durumunda uygulanacak maaş veya ders ücreti kesimi gibi disiplin yaptırımlarını içermektedir. Disiplin hukukunun temel prensiplerinden biri, memura verilen görevin hukuka, mevzuata ve insan onuruna uygun olması, idarenin takdir yetkisinin ise yalnızca kamu yararı ile sınırlı bulunmasıdır.

Kamu görevlilerine yönelik görevlendirmelerin yapılması veya ders programlarının hazırlanması sırasında idarelerin sahip olduğu takdir yetkisi, sınırsız ve keyfi bir biçimde kullanılamaz. İdare, personelin çalışma şartlarını belirlerken, hizmetin verimliliğini sağlamakla yükümlü olduğu kadar, personelin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü de korumak zorundadır. Personeli yıldırmak, çalışma koşullarını katlanılamaz hale getirmek amacıyla; örneğin birbirine çok uzak okullarda ve fiziksel olarak yetişilmesi imkansız veya aşırı derecede zorlaştırılmış ders programlarıyla yapılan görevlendirmeler, hukuk doktrininde ve yerleşik Danıştay içtihatlarında psikolojik taciz (mobbing) kapsamında değerlendirilmektedir.

Hukuka aykırı saiklerle ve mobbing kastıyla oluşturulan idari işlemlere personelin uymaması nedeniyle tesis edilen disiplin işlemleri, "sebep ve maksat" unsurları yönünden sakat kabul edilmektedir. İdarenin kendi idari işlemleriyle haksız bir zemin yaratarak, bu zeminden kaynaklanan fiili imkansızlıkları bir disiplin yaptırımına dönüştürmesi hukukun genel ilkeleriyle ve hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Danıştay 12. Dairesi tarafından yapılan incelemede, davacı öğretmenin disiplin cezasına konu edilen günlerde görevlendirildiği derslere girmediği sabit olmakla birlikte, bu eylemin arkasında yatan idari işlemler detaylı biçimde mercek altına alınmıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacı hakkında yapılan ders görevlendirmelerinin, birbirine oldukça uzak okulları kapsadığı ve ders programının olağanın dışında zorlaştırılarak düzenlendiği tespit edilmiştir.

Mahkeme, ilçedeki norm kadro durumunu ve idarenin "ilçede tek fizik öğretmeni olduğu için mecburen bu şekilde görevlendirme yapılması zorunluydu" şeklindeki savunmasını yeterli ve hukuken geçerli bir mazeret olarak görmemiştir. Zira ilgili kaymakamlık oluru ile yapılan söz konusu ders görevlendirmelerinin, aynı tarihlerde davacıya yönelik bir psikolojik baskı (mobbing) mekanizması olarak kullanıldığı ve bu bağlamda amaç unsuru yönünden hukuka aykırı bir nitelik taşıdığı ilk derece mahkemesince de açıkça ortaya konulmuştur.

Hukuka aykırı ve psikolojik baskı niteliği taşıyan görevlendirme işlemlerinin gereğinin memur tarafından yerine getirilmemesi, memurun disiplin cezası ile tecziye edilmesi için meşru bir sebep oluşturamaz. Amaç unsuru yönünden açıkça hukuka aykırı bulunan bir görevlendirme işlemine dayanılarak, öğretmenin görevini aksattığı iddiasıyla disiplin cezası tesis edilmesi, disiplin hukukunun doğasına ve idari istikrar ilkelerine temelden aykırıdır. Bu bağlamda, öğretmenin ders programının idare tarafından kasten zorlaştırılması ve çalışma barışının zedelenmesi karşısında, idarenin kendi hukuka aykırı eyleminden yola çıkarak memuru cezalandırma yoluna gitmesinde hiçbir hukuki uyarlık bulunmadığı saptanmıştır. Bu sebeple hukuka aykırı cezanın iptal edilerek, yapılan maddi kesintinin tazmini gerekmektedir.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, dava konusu işlemin iptali ile yapılan kesintinin yasal faiziyle ödenmesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararının ONANMASINA karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: