Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Okan Demir Kararı 2021/66000 B.

Anayasa Mahkemesi Okan Demir Kararı 2021/66000 B.

Bu karar, olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) doğrudan tesis edilen idari işlemlerin hukuki denetiminde izlenmesi gereken usulü ve mahkemelerin bu konudaki anayasal yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koyması açısından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında hukuki statüleri etkilenen kişilerin yargısal denetim imkânına kavuşabilmesi için kurulan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonunun asli işlevine dikkat çekmiştir. Mahkemelerin, idari dava konusu yapılan ancak doğrudan KHK hükmüne dayanan uyuşmazlıklarda davanın esasına girerek veya incelenmeksizin ret kararı vererek uyuşmazlığı sonlandırması, bireylerin hak arama yollarını fiilen kapatmaktadır.
search

Anayasa Mahkemesi
Okan Demir Kararı 2021/66000 B.

7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 2. Bölüm
Başvuru No 2021/66000
Karar Tarihi 25.06.2025
Taraf Okan Demir
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası
Öne Çıkan Hükümler
OHAL işlemleri komisyon tarafından incelenmelidir.
Mahkemeler dosyaları OHAL Komisyonuna göndermekle yükümlüdür.
Davanın esastan reddi mahkemeye erişimi engeller.
Komisyona devredilmeyen davalar hak ihlali yaratır.

Bu karar, olağanüstü hâl döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) doğrudan tesis edilen idari işlemlerin hukuki denetiminde izlenmesi gereken usulü ve mahkemelerin bu konudaki anayasal yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koyması açısından büyük önem taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl tedbirleri kapsamında hukuki statüleri etkilenen kişilerin yargısal denetim imkânına kavuşabilmesi için kurulan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonunun asli işlevine dikkat çekmiştir. Mahkemelerin, idari dava konusu yapılan ancak doğrudan KHK hükmüne dayanan uyuşmazlıklarda davanın esasına girerek veya incelenmeksizin ret kararı vererek uyuşmazlığı sonlandırması, bireylerin hak arama yollarını fiilen kapatmaktadır.

Kararın emsal etkisi, KHK ile temin faaliyetleri sonlandırılan, atamaları iptal edilen veya kamu görevinden çıkarılan kişilerin açtığı davalarda idare mahkemelerine yol gösterici bir nitelik taşımasındadır. İdare mahkemelerinin uyuşmazlıkları doğrudan reddetmek yerine ilgili dava dosyalarını görevli merci olan OHAL Komisyonuna devretmesi gerektiği ilkesi pekiştirilmiştir. Bu durum, idari yargı pratiğinde usule ilişkin güvencelerin korunmasını sağlayarak, idarenin eylem ve işlemlerine karşı vatandaşların anayasal güvencelerden eksiksiz yararlanmasını temin etmektedir. Uygulamada, mahkemelerin yetkisizlik kararı verip dosyayı ilgili komisyona yönlendirmemesi açık bir mahkemeye erişim hakkı ihlali olarak tescillenmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Türk Silahlı Kuvvetlerinde astsubay adayı olarak eğitim görmekte olan başvurucu, kursu devam ederken 26 Ağustos 2016 tarihinde yayımlanan bir emirle izne gönderilmiştir. Ardından yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, temin faaliyeti henüz tamamlanmamış olan başvurucunun kurumla ilişiği tamamen kesilmiştir.

Başvurucu, astsubay olarak atanmak için gerekli tüm yasal ve fiili şartları taşıdığını belirterek atamasının yapılması, bunun mümkün olmaması hâlinde ise durumuna uygun başka bir kamu görevine yerleştirilmesi talebiyle idareye başvurmuştur. İdarenin bu talebi zımnen reddetmesi üzerine başvurucu, söz konusu işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. İdare mahkemesi, başvurucunun durumunun doğrudan kanun hükmünde kararnameye dayandığını ve ortada idari davaya konu olabilecek kesin bir işlem bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir. İstinaf ve temyiz süreçlerinden de olumsuz sonuç alan başvurucu, davasının doğrudan reddedilmesi yerine Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna gönderilmesi gerektiğini savunarak Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi, olağanüstü hâl döneminde tesis edilen işlemlerin yargısal denetiminde uygulanacak temel hukuk kurallarını ve mahkemeye erişim hakkının sınırlarını Anayasa'nın 36. maddesi çerçevesinde değerlendirmektedir. Adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından biri olan mahkemeye erişim hakkı, kişinin bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmesi ve bu uyuşmazlığın etkili bir şekilde esastan karara bağlanmasını isteyebilmesi anlamına gelmektedir.

Somut uyuşmazlığın yasal dayanağını 675 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun oluşturmaktadır. 7075 sayılı Kanun m.2 uyarınca, olağanüstü hâl kapsamındaki KHK'larla gerçek kişilerin hukuki statülerine ilişkin olarak doğrudan tesis edilen işlemlerin incelenmesi görevi münhasıran Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna verilmiştir.

Yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarına göre, idari yargı mercilerinin KHK ile doğrudan yapılan ilişik kesme ve atama iptali gibi işlemlere karşı açılan davalarda uyuşmazlığı esastan veya usulden reddederek karara bağlamaması gerekmektedir. İdare mahkemelerinin, idari işlemin bağlı yetki içinde tesis edildiği gerekçesiyle esastan ret kararı vermesi veya davayı doğrudan "incelenmeksizin ret" yoluyla sonlandırması hukuka aykırı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatları (özellikle Ayhan Orhanlı kararı), böylesi durumlarda uyuşmazlığın fiilen yargı denetimi dışında kalmasını önlemek amacıyla, dava dosyalarının görevli merci olan OHAL Komisyonuna devredilmesini zorunlu kılmaktadır. İdari mahkemelerin bu usule uymayarak davaları doğrudan reddetmesi, kişilerin idari işlemlere karşı sahip oldukları anayasal itiraz güvencelerini kullanmalarını imkânsız hâle getirdiğinden mahkemeye erişim hakkına yönelik ölçüsüz bir müdahale oluşturmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, başvurucunun durumunu incelerken ilk derece mahkemesinin karar verme usulünü ve uyuşmazlığın hukuki niteliğini detaylı bir şekilde ele almıştır. Başvurucunun astsubaylık temin faaliyetinin 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile doğrudan iptal edilmesi üzerine açtığı iptal davasında, idare mahkemesinin dosyayı görevli ve yetkili merci olan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna göndermesi gerekirken, davayı incelenmeksizin veya esastan reddetmesinin mahkemeye erişim hakkına etkileri derinlemesine tartışılmıştır.

Kararda, ilk derece idare mahkemesinin her ne kadar davayı usulden "incelenmeksizin ret" şeklinde karara bağlasa da, gerekçesinde idarenin bağlı yetki çerçevesinde hareket ettiğini ve iptale konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek aslında davanın esasına yönelik bir değerlendirme yaptığı tespit edilmiştir. İdare mahkemesinin bu hatalı yaklaşımının, doğrudan kanun hükmünde kararname ile tesis edilen işlemlere karşı açılan davaların OHAL Komisyonuna gönderilmeyerek vatandaşların yargısal denetim imkânının ortadan kaldırıldığı gerçeğini değiştirmediği vurgulanmıştır. Başvurucuya keyfiliğe karşı anayasal güvenceler sağlayacak nitelikte bir hukuki yorum yapılarak dosyanın yetkili komisyona devredilmesi gerekirken, uyuşmazlığın şeklî bir incelemeyle sonlandırılması kişinin hakkını aramasını tamamen imkânsız kılmıştır.

Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonunun görev süresi yasal olarak 22 Ocak 2023 tarihinde sona ermiş olsa da, 7075 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5. madde uyarınca komisyonun görevleri kapsamındaki hususlarda mahkemelerce verilecek kararlar üzerine işlem tesis edecek ilgili kurumlar kanunla açıkça belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemelerin uyuşmazlığı esastan çözen veya yargı yolunu fiilen kapatan kararlar vermesinin anayasal güvencelere açıkça aykırı olduğu yinelenmiştir. İdare mahkemesince yapılan bu müdahalenin, olağanüstü hâl döneminin gerektirdiği ölçülülük kriterlerine uymadığı ve başvurucunun mahkemeye erişimini ölçüsüzce engellediği sabit görülmüştür.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, başvurucunun adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

KHK ile ihraç edildim, idare mahkemesi davamı reddetti. Ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, KHK ile doğrudan yapılan ilişik kesme ve atama iptali işlemlerine karşı açılan davalarda idare mahkemelerinin uyuşmazlığı doğrudan reddetmemesi gerekir. Mahkemelerin, idari dava konusu yapılan uyuşmazlıklarda dosyayı esastan veya incelenmeksizin reddetmek yerine görevli olan Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonuna devretmesi zorunludur. Mahkemenin dosyayı yetkili komisyona göndermeyerek davanızı reddetmesi, adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkınızın ihlali anlamına gelir.
Mahkemenin dosyamı OHAL Komisyonuna göndermemesi yasal mı? expand_more
Hayır, hukuka uygun değildir. İdare mahkemelerinin yetkisizlik kararı vermeyip dosyayı ilgili komisyona yönlendirmemesi açık bir mahkemeye erişim hakkı ihlali olarak tescillenmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın vatandaşların yargısal denetim imkânını ortadan kaldırdığını ve hakkını aramasını tamamen imkânsız kıldığını belirterek bu durumu ölçüsüz bir müdahale olarak değerlendirmiştir.
OHAL Komisyonu kapandı, dava açma hakkım tamamen bitti mi? expand_more
Hayır, hukuki hak arama yollarınız kapanmış değildir. Olağanüstü Hâl İşlemleri İnceleme Komisyonunun görev süresi 22 Ocak 2023 tarihinde yasal olarak sona ermiş olsa da, ilgili kanuna eklenen geçici 5. madde uyarınca komisyonun görev alanına giren konularda mahkeme kararları üzerine işlem yapacak kurumlar yasayla açıkça belirlenmiştir. Bu nedenle mahkemelerin uyuşmazlığı esastan çözen veya yargı yolunu fiilen kapatan kararlar vermesi anayasal güvencelere açıkça aykırıdır.
Askerî öğrenciyken KHK ile ilişiğim kesildi. Mahkemede hakkımı arayabilir miyim? expand_more
Evet, KHK ile temin faaliyetleri sonlandırılan, atamaları iptal edilen veya kamu görevinden çıkarılan kişilerin idare mahkemeleri nezdinde anayasal itiraz hakları mevcuttur. Astsubaylık gibi eğitimleri devam ederken doğrudan kararname ile ilişikleri kesilenlerin davalarında, idare mahkemesinin uyuşmazlığı şeklî bir incelemeyle sonlandırmak yerine dosyayı yetkili komisyona devretmesi zorunludur. Mahkemenin bu usule uymaması adil yargılanma hakkının ihlalidir.
star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir