Anasayfa/ Karar Bülteni/ Anayasa Mahkemesi Murat Deniz ve Diğerleri Kararı 2023/7147 B.

Anayasa Mahkemesi Murat Deniz ve Diğerleri Kararı 2023/7147 B.

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı karara bağlarken öncelikle **Anayasa m. 35** ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve **Anayasa m. 46**'da düzenlenen kamulaştırma ilkelerini esas almıştır. Ayrıca temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini çizen **Anayasa m. 13** hükümleri olayın çözümünde temel referans noktası olmuştur. Hukuk sistemimizde idarenin özel mülkiyete müdahalesi ancak **2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu** kapsamında öngörülen usul ve esaslara sıkı sıkıya uyulması şartıyla mümkündür. Bu usullere uyulmaksızın gerçekleştirilen fiilî el atmalar, mülkiyet hakkına yönelik açık ve kanunsuz bir müdahale olarak kabul edilmektedir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Anayasa Mahkemesi
Bölüm 1. Bölüm
Başvuru No 2023/7147
Karar Tarihi 18.12.2024
Taraf Murat Deniz ve Diğerleri
Karar Sonucu İhlal
Karar Linki AYM Kararlar Bilgi Bankası

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Kamulaştırmasız el atma mülkiyet hakkını ihlal eder.
  • gavel Tazminatın enflasyon karşısında erimesi ölçüsüz külfettir.
  • gavel Makul süre şikayetlerinde komisyona başvuru zorunludur.

Anayasa Mahkemesi tarafından verilen bu karar, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma süreci işletmeksizin vatandaşların taşınmazlarına fiilen el atmasının anayasal mülkiyet hakkının açık bir ihlali olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Karar, aynı zamanda idarenin sebep olduğu mağduriyetin giderilmesi için ödenen tazminatların uzun yargılama ve bürokratik süreçler nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybetmesinin, bireyler üzerinde orantısız ve aşırı bir külfet yarattığını vurgulaması bakımından hukuken büyük bir önem taşımaktadır. Mülkiyet hakkına yapılan haksız müdahalelerin sadece bedel ödenerek telafi edilemeyeceği, bu bedelin ekonomik koşullar karşısında alım gücünü koruması gerektiği kesin bir dille ifade edilmiştir.

Uygulamadaki emsal etkisi açısından bu karar, kamulaştırmasız el atma davalarında mahkemelerin sadece ana paraya değil, geçen zaman içindeki paranın değer kaybına da odaklanmaları gerektiği yönünde güçlü bir yol göstericidir. Ayrıca makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetlerde, yasal düzenlemelerle oluşturulan Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun tüketilmesinin zorunlu olduğu net bir şekilde ortaya konulmuştur. Bu durum, benzer davalarda meslektaşların Anayasa Mahkemesine başvurmadan önce yasal idari yolları eksiksiz işletmeleri gerektiğini göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Başvurucuların maliki olduğu taşınmazlara idare tarafından herhangi bir kamulaştırma kararı veya yasal işlem olmaksızın fiilen el atılmıştır. Mülkiyet haklarına yapılan bu haksız müdahale nedeniyle başvurucular, idareye karşı kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davaları açmışlardır. Yerel mahkemelerce tazminata hükmedilmiş olmakla birlikte, yargılama sürecinin uzun sürmesi ve ödenen bedellerin geçen yıllar içindeki yüksek enflasyon karşısında erimesi nedeniyle başvurucuların mağduriyeti devam etmiştir. Başvurucular, hem taşınmazlarına haksız ve kanunsuz şekilde el atılması hem de aradan geçen uzun zamana rağmen ödenen tazminatın ciddi bir değer kaybına uğratılması sebepleriyle mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Bunun yanı sıra, dava süreçlerinin çok uzun yıllar alması sebebiyle makul sürede yargılanma haklarının zedelendiğini belirterek Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Anayasa Mahkemesi uyuşmazlığı karara bağlarken öncelikle Anayasa m. 35 ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve Anayasa m. 46'da düzenlenen kamulaştırma ilkelerini esas almıştır. Ayrıca temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini çizen Anayasa m. 13 hükümleri olayın çözümünde temel referans noktası olmuştur. Hukuk sistemimizde idarenin özel mülkiyete müdahalesi ancak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında öngörülen usul ve esaslara sıkı sıkıya uyulması şartıyla mümkündür. Bu usullere uyulmaksızın gerçekleştirilen fiilî el atmalar, mülkiyet hakkına yönelik açık ve kanunsuz bir müdahale olarak kabul edilmektedir.

Yerleşik içtihat prensipleri doğrultusunda Anayasa Mahkemesi, idarenin yasal bir dayanak olmadan taşınmaza el atmasının mülkiyet hakkının kanunilik ölçütünü doğrudan ihlal ettiğini belirtmiştir. Benzer şekilde, kamulaştırma ve kamulaştırmasız el atma karşılığında hükmedilen tazminatların yargı sürecindeki gecikmeler sebebiyle enflasyon karşısında değer kaybına uğratılarak ödenmesi, bireylere kamu külfetinin orantısız bir şekilde yüklenmesi anlamına gelir. Bu durum, mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin ölçülülük ilkesine aykırı düşmesine sebep olur.

Makul sürede yargılanma hakkına yönelik ihlal iddialarında ise 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınmıştır. 7445 sayılı Kanun ile anılan mevzuatta yapılan değişiklikler uyarınca, derdest olan makul sürede yargılanma şikayetleri bakımından Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması zorunlu bir yasal yoldur. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, bu kanun yolu tüketilmeden Anayasa Mahkemesine yapılan başvurular esastan incelenememektedir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Anayasa Mahkemesi, somut olayda başvurucuların taşınmazlarına idarece hiçbir resmî kamulaştırma kararı alınmaksızın ve işlem yapılmaksızın el atılmasını incelemiştir. Mahkeme, idarenin yasal kamulaştırma prosedürlerini işletmeden fiilen taşınmazlara el koymasının, Anayasa'nın amir hükümleri ve ilgili kanuni usullerle bağdaşmadığını; dolayısıyla bu eylemin kanunilik ilkesine aykırı ve haksız bir müdahale olduğunu kesin olarak tespit etmiştir.

Bunun yanı sıra Mahkeme, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davalarında hükmedilen tutarların, davanın uzun sürmesi ve ödemelerin gecikmesi neticesinde enflasyon karşısında ciddi oranda değer kaybına uğradığını saptamıştır. Tespit edilen bu değer kaybının, mülkiyetin gerçek bedelinin ödenmemesi sonucunu doğurduğu, başvuruculara şahsi ve olağan dışı ağır bir külfet yüklediği vurgulanmıştır. Bu sebeple tazminatların enflasyon karşısında erimesinin, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasındaki adil dengeyi başvurucular aleyhine bozduğu ve ölçülülük ilkesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.

Yargılamaların makul sürede bitirilemediği iddialarına ilişkin olarak ise Anayasa Mahkemesi, güncel yasal mevzuata ve emsal içtihatlarına atıf yapmıştır. Mahkeme, yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklı şikayetlerin öncelikle yetkili idari mercii olan Tazminat Komisyonuna iletilmesi gerektiğini hatırlatmıştır. Bu olağan başvuru yolu tüketilmeden bireysel başvuru yapılması, anayasa yargısının ikincilliği ilkesiyle bağdaşmadığından makul süre şikayetleri kabul edilemez bulunmuştur.

Hak ihlallerinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla Mahkeme, kamulaştırmasız el atma bedelinin değer kaybı yönünden yeniden yargılama yapılmasına karar vermiş, fiilî el atmadan doğan mağduriyetler için ise başvuruculara manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Sonuç olarak Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiği yönünde karar vermiştir.

İdare tapulu arazime habersiz el koydu, ne yapabilirim? expand_more
Anayasa Mahkemesi kararlarına göre, idarenin usulüne uygun ve yasal bir kamulaştırma kararı olmaksızın taşınmazınıza fiilen el atması, anayasal mülkiyet hakkınızın açık bir ihlalidir. Bu gibi kanunsuz müdahalelere karşı, idareye yönelik kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat davası açarak uğradığınız haksızlığın giderilmesini talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Dava çok uzadı, alacağım tazminat enflasyonda eridi. Ne olacak? expand_more
Yüksek Mahkemenin güncel içtihatlarına göre, tazminatların uzun yargılama süreçleri nedeniyle enflasyon karşısında değer kaybetmesi, mağdurlara orantısız ve aşırı bir külfet yüklediği için mülkiyet hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir. Mülkiyete yapılan müdahalenin bedeli sadece ana parayla ödenemez; mahkemeler hükmedilen bedelin alım gücünü koruması adına geçen zaman içindeki paranın değer kaybını ve enflasyon farkını da dikkate almak zorundadır.
Mahkemem yıllarca sürdü, gecikme için doğrudan AYM'ye gidebilir miyim? expand_more
Hayır, doğrudan Anayasa Mahkemesine başvuramazsınız. Yargılamanın makul sürede bitirilememesinden kaynaklı hak ihlali iddialarınız için öncelikle Adalet Bakanlığı bünyesindeki İnsan Hakları Tazminat Komisyonuna başvuru yapılması yasal bir zorunluluktur. Bu idari yol eksiksiz bir şekilde işletilip tüketilmeden Anayasa Mahkemesine yapılan başvurular, yargının ikincilliği ilkesi gereği esastan incelenmeyerek reddedilmektedir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir