Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/4120 E. 2017/5735 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/4120 E. 2017/5735 K.

Bu karar, işçinin iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshederken ortaya koyduğu iradenin ve sunduğu gerekçelerin hukuken ne kadar bağlayıcı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yüksek Mahkeme, iş sözleşmesini fesheden tarafın açıkladığı fesih nedeni ile sıkı sıkıya bağlı kalacağını, yargılama aşamasında bu nedenlerin dışına çıkılamayacağını ve mahkemenin de ihtarnamede yer almayan bir olguyu resen haklı fesih gerekçesi yapamayacağını net bir şekilde ifade etmiştir. İşçi, ihtarında sadece belirli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüş ancak sosyal güvenlik kayıtlarındaki eksikliklerden veya ücretin farklı gösterilmesinden hiç bahsetmemiştir.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2017/4120
Karar No 2017/5735
Karar Tarihi 03.04.2017
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel İşçi fesih bildiriminde açıkladığı sebeplerle bağlıdır.
  • gavel İspatlanamayan iddialar haklı fesih sebebi yapılamaz.
  • gavel Tahakkuklu ve imzalı bordrolar kesin delildir.
  • gavel İhtarnamede olmayan sebep mahkemece gerekçe yapılamaz.

Bu karar, işçinin iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshederken ortaya koyduğu iradenin ve sunduğu gerekçelerin hukuken ne kadar bağlayıcı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yüksek Mahkeme, iş sözleşmesini fesheden tarafın açıkladığı fesih nedeni ile sıkı sıkıya bağlı kalacağını, yargılama aşamasında bu nedenlerin dışına çıkılamayacağını ve mahkemenin de ihtarnamede yer almayan bir olguyu resen haklı fesih gerekçesi yapamayacağını net bir şekilde ifade etmiştir. İşçi, ihtarında sadece belirli işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüş ancak sosyal güvenlik kayıtlarındaki eksikliklerden veya ücretin farklı gösterilmesinden hiç bahsetmemiştir.

Uygulamadaki emsal etkisi bakımından bu karar, ihtarname hazırlık sürecinin önemini bir kez daha vurgulamaktadır. Benzer davalarda işçilerin, fesih anında mevcut olan tüm haklı nedenleri eksiksiz bir biçimde bildirimlerine yansıtmaları şarttır. Aksi takdirde, gerçekten haklı olsalar bile usul hukukunun getirdiği bağlılık kuralı sebebiyle hak kaybı yaşamaları muhtemeldir. Ayrıca bu karar, imzalı bordroların kesin delil niteliğini koruduğunu ve ihtirazi kayıt içermeyen bordroların aksinin ancak eşdeğer yazılı belgelerle kanıtlanabileceğini hatırlatarak hem işçi hem de işveren vekilleri için yol gösterici bir prensip sunmaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı aşçı ustası, günlük on iki saat çalıştığını, resmi ve dini tatillerde mesai yapmasına rağmen fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden eksik yatırıldığını ve kendisine işyerinde mobbing uygulandığını iddia ederek dava açmıştır. İşçi, haklarının ödenmesi için ihtarname göndermesinin ardından haksız yere işten çıkarıldığını ileri sürmüş ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma gibi çeşitli işçilik alacaklarını talep etmiştir. Davalı işveren ise işçinin yıllık izin dönüşü işbaşı yapmadığını, mazeretsiz devamsızlık sebebiyle sözleşmenin şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini ve iddia edilen alacakların bordrolarla ödendiğini savunmuştur. Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin kimin tarafından ve hangi nedenle sona erdirildiği noktasına odaklanmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel kuralların başında iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshi gelmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-e uyarınca, işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçi sözleşmeyi tek taraflı ve haklı nedenle derhal feshedebilir. Bu tür bir durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanır.

Bununla birlikte, Yargıtay'ın yerleşik içtihat prensiplerine göre, iş sözleşmesini fesheden taraf, karşı tarafa ulaştırdığı bildirimde açıkladığı fesih nedeni ile sıkı sıkıya bağlıdır. İşçi veya işveren fark etmeksizin, fesih bildiriminde yer almayan bir husus daha sonra yargılama sırasında fesih gerekçesi olarak ileri sürülemez. Hakimin de iddia edilmeyen veya ihtarname metninde yer almayan bir sebebi resen dikkate alarak haklı fesih kararı vermesi hukuka aykırıdır.

Ayrıca işçilik alacaklarının ispatında, ihtirazi kayıt içermeyen ve işçinin imzasını taşıyan tahakkuklu ücret bordroları, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. İşçi, imzalı bordroda yer alan tahakkukların aksini ancak aynı nitelikte yazılı bir delille kanıtlamak zorundadır. Sadece tanık beyanlarına dayanılarak imzalı bordroların aksi ispatlanamaz. Bu temel prensipler ışığında, işçinin fesih iradesinin şekli, kapsamı ve iddiaların delillerle ispat edilip edilemediği hukuki incelemenin merkezini oluşturmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosya kapsamındaki delilleri ve tarafların beyanlarını incelediğinde öncelikle feshin kim tarafından yapıldığını değerlendirmiştir. Davacının işverene gönderdiği 12.09.2013 tarihli ihtarnamede bazı işçilik alacaklarının ve mobbing tazminatının talep edilmesi üzerine, işçinin ihtarname sonrasında işe gitmediği ve böylece iş sözleşmesinin işçi tarafından eylemli olarak feshedildiği tespit edilmiştir. İşverenin daha sonradan devamsızlık tutanağı tutmasının bu durumu değiştirmeyeceği belirtilmiştir.

Ancak yerel mahkemenin davacıyı fesihte haklı bulduğu gerekçe Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Mahkeme, işverenin işçinin ücretini kayıtlarda asgari ücret olarak gerçeğe aykırı şekilde gösterdiği gerekçesiyle feshin haklı olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay ise işçinin kendi gönderdiği ihtarnamede SGK bildirimleri veya eksik ücret beyanına dair hiçbir şikayetinin veya fesih sebebinin bulunmadığını açıkça vurgulamıştır. İşçi, yalnızca ödenmeyen fazla çalışma ve izin alacaklarını fesih sebebi yapmıştır. Yargı kararlarının temel prensibine göre fesheden taraf bildirdiği sebeplerle bağlıdır ve mahkeme ihtarnamede olmayan bir durumu haklı fesih gerekçesi yapamaz.

Davacının ihtarnamesinde dayandığı alacakların ödenmediği yönündeki iddiaları ise yargılama aşamasında ispatlanamamıştır. Dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuklarının bulunduğu, davacının aksini ispat edemediği ve feshe dayanak gösterdiği maddi alacakların mevcut olmadığı saptanmıştır. Dolayısıyla davacının fesih nedeninde haklı olduğundan söz edilemez.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davacının iş sözleşmesini feshetmekte haklı bir nedeninin bulunmadığını belirterek, kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği yönünde kararı bozmuştur.

İstifa ederken ihtarnameye yazmadığım bir sebebi mahkemede söyleyebilir miyim? expand_more
Hayır, söyleyemezsiniz. Yargıtay kararlarına göre, iş sözleşmesini fesheden taraf ihtarnamede açıkladığı fesih nedenleri ile sıkı sıkıya bağlıdır. İhtarnamede belirtilmeyen bir husus, sonradan dava aşamasında haklı fesih gerekçesi olarak ileri sürülemez. Bu nedenle fesih anında mevcut olan tüm haklı nedenlerinizi ihtarnamede eksiksiz bildirmeniz usul hukuku açısından hayati önem taşır, aksi halde hak kaybı yaşayabilirsiniz.
İmzalı maaş bordrom var ama mesaimi eksik aldım. Şahitlerle ispatlayabilir miyim? expand_more
Sadece şahit (tanık) beyanlarıyla ispatlayamazsınız. Yargıtay içtihatlarına göre, ihtirazi kayıt (çekince) içermeyen ve imzanızı taşıyan tahakkuklu ücret bordroları sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. İmzaladığınız bordrolardaki tutarların aksini ancak eşdeğer yazılı bir belge ile kanıtlamanız mümkündür.
Hakim benim ihtarnameye yazmadığım bir haklı sebebi kendiliğinden dikkate alır mı? expand_more
Hayır, dikkate alamaz. Yargıtay, hakimin ihtarname metninde yer almayan veya hiç iddia edilmeyen bir sebebi resen (kendiliğinden) dikkate alarak haklı fesih kararı vermesini hukuka aykırı bulmaktadır. Örneğin, ihtarnamede sadece fazla mesai alacaklarınızı talep ederek işten ayrıldıysanız, mahkeme SGK primlerinizin eksik yatırılmasını sizin yerinize kendiliğinden haklı fesih sebebi yapamaz.
İhtarnamedeki sebeplerimi ispatlayamazsam kıdem tazminatı alabilir miyim? expand_more
İhtarnamede dayandığınız alacakların ödenmediği yönündeki iddialarınızı yargılama aşamasında ispatlayamazsanız, fesihte haklı olduğunuz kabul edilmez. İddialarınız imzalı bordrolar gibi kesin delillerle çürütülür ve aksini ispatlayamazsanız, iş sözleşmesini feshetmekte haklı bir nedeninizin bulunmadığına kanaat getirilir ve kıdem tazminatı talebiniz reddedilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir