Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5180 E. 2023/5469 K.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/5180 E. 2023/5469 K.

Bu karar, iş kazalarına ilişkin yürütülen ceza soruşturmalarında bilirkişi incelemesinin nasıl yapılması gerektiği hususunda oldukça kritik bir hukuki anlam taşımaktadır. Meydana gelen bir iş kazası neticesinde hastane müdürü sıfatını haiz işveren vekili hakkında yürütülen soruşturmada, yalnızca bir makine mühendisi tarafından hazırlanan rapora dayanılmıştır. Ancak bu rapor, iddia edilen psikolojik baskı (mobbing) durumlarını ve iş sağlığı ile güvenliği tedbirlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmekten uzak olan tek kişilik bir incelemeye dayanmaktadır. Bu yetersiz rapora dayanılarak takipsizlik kararı verilmesi yüksek mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Yüksek Mahkeme, iş kazalarında işverenin veya işveren vekilinin hukuki ve cezai sorumluluğunun isabetli bir biçimde tespit edilebilmesi için mutlaka iş sağlığı ve güvenliği alanında uzman kişilerin de yer aldığı en az üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini son derece net bir şekilde ortaya koymuştur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas No 2023/5180
Karar No 2023/5469
Karar Tarihi 07.12.2023
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel İş kazalarında uzman üçlü heyet şarttır.
  • gavel Tek uzmanla sorumluluk tespiti yapılamaz.
  • gavel İş güvenliği uzmanı heyette zorunludur.
  • gavel Eksik soruşturmayla verilen takipsizlik hukuka aykırıdır.
  • gavel Mobbing iddiaları iş güvenliği kapsamında incelenmelidir.

Bu karar, iş kazalarına ilişkin yürütülen ceza soruşturmalarında bilirkişi incelemesinin nasıl yapılması gerektiği hususunda oldukça kritik bir hukuki anlam taşımaktadır. Meydana gelen bir iş kazası neticesinde hastane müdürü sıfatını haiz işveren vekili hakkında yürütülen soruşturmada, yalnızca bir makine mühendisi tarafından hazırlanan rapora dayanılmıştır. Ancak bu rapor, iddia edilen psikolojik baskı (mobbing) durumlarını ve iş sağlığı ile güvenliği tedbirlerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmekten uzak olan tek kişilik bir incelemeye dayanmaktadır. Bu yetersiz rapora dayanılarak takipsizlik kararı verilmesi yüksek mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunmuştur. Yüksek Mahkeme, iş kazalarında işverenin veya işveren vekilinin hukuki ve cezai sorumluluğunun isabetli bir biçimde tespit edilebilmesi için mutlaka iş sağlığı ve güvenliği alanında uzman kişilerin de yer aldığı en az üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini son derece net bir şekilde ortaya koymuştur.

Benzer davalardaki emsal etkisi ve uygulamadaki önemi bakımından bu karar, Cumhuriyet savcılıklarının iş kazası soruşturmalarındaki tahkikat sınırlarını belirlemektedir. Soruşturma makamları, iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını, gerekli koruyucu tedbirlerin alınıp alınmadığını salt olayın oluş şekline göre veya yetersiz uzmanlıkla hazırlanmış tekil raporlarla değerlendiremez. Karar, mağdurun veya şikayetçinin işi yapmaya zorlandığı yönündeki psikolojik taciz iddialarının da iş güvenliği perspektifiyle ve uzman bir heyetçe derinlemesine incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Böylece, işçi sağlığını koruma ve maddi gerçeğe ulaşma noktasında soruşturmaların kalitesini artırıcı ve eksik incelemeleri önleyici oldukça güçlü bir içtihat niteliği taşımaktadır.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Olay, bir devlet hastanesinin kazan dairesinde meydana gelen iş kazası ve sonrasında yürütülen ceza soruşturması ile ilgilidir. Hastanede sıhhi tesisatçı ve taşınır kayıt yetkilisi olarak görev yapan iki işçi, hastaneye yeni gelen pelet cinsi katı yakıtların denemesini yaptıkları sırada kalorifer kazanından aniden sıçrayan alev ve korlar nedeniyle yaralanmışlardır. İşçilerden biri, hastane müdürü ve yönetiminden şikayetçi olmuş, kendisine görevi olmayan bir işin idari baskı kurularak yaptırıldığını öne sürmüştür.

Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı, sadece bir makine mühendisinden alınan ve baskı iddiasının yerinde olmadığını, kazanın işçilerin kendi kusurundan kaynaklandığını belirten tekil rapora dayanarak hastane müdürü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiştir. Bu karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine Adalet Bakanlığı eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma talebinde bulunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, uyuşmazlığı çözerken özellikle ceza muhakemesinde bilirkişi incelemesi ve olağanüstü kanun yolu kurumlarına ilişkin temel usul kurallarını dikkate almıştır.

Öncelikle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309 hükmü gereğince, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde hukuka aykırılık bulunması hâlinde, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma istenebileceği düzenlenmiştir. Bu olağanüstü kanun yolu, hukukun ülke genelinde eşit ve adil bir şekilde uygulanmasını amaçlamaktadır.

İş kazalarına dayalı taksirle yaralama suçlarına ilişkin ceza soruşturmalarında, kusur durumunun ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması teknik ve özel bir bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması yasal bir zorunluluktur. İlgili mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınıp alınmadığının tespiti, ancak bu alanda uzmanlaşmış kişilerden oluşan nitelikli bir heyet tarafından yapılabilir.

İşyerinde makine ve ekipmanların temizlik, düzen ve kullanım kurallarına uygunluğunun denetlenmesi, işçilere yönelik psikolojik baskı ve zorlama iddialarının iş güvenliği çerçevesinde değerlendirilmesi yetersiz raporlarla geçiştirilemez. İşveren veya işveren vekilinin olay yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıp almadığı hususu, salt makine işleyişini bilen bir uzmanın değil, iş sağlığı ve güvenliği uzmanının da aralarında bulunduğu en az üç kişilik bir kurul tarafından raporlanmalıdır. Eksik araştırmaya dayalı kararlar adil yargılanma hakkına ve usul kurallarına aykırılık teşkil eder.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, somut olayda devlet hastanesi müdürü olan şüphelinin hukuki durumunun tayini açısından yapılan soruşturmayı oldukça eksik ve yetersiz bulmuştur. Dosya kapsamındaki ifadelere göre, mağdur işçilerden birinin kendisine bilgisi olmayan bir konuda iş yapması için idari baskı kurulduğu yönündeki iddiaları mevcuttur. Soruşturma aşamasında sadece bir makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda ise bu husus son derece yüzeysel olarak değerlendirilmiş, şikayetçiye psikolojik baskı yapılmadığı yönünde kanaat bildirilerek olayın tamamen işçilerin kazan kullanma talimatına aykırı hareket etmelerinden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.

Ancak Yüksek Daire, dosyada mevcut olan tek kişilik bilirkişi raporunun iş güvenliği konusunda alınması gereken önlemleri ortaya koyacak yeterlilikte ve yetkinlikte olmadığını tespit etmiştir. Kazan dairesinin genel işleyişi, makinelerin kuruluş amacı doğrultusunda kullanımı ve işçilerin maruz kaldığı iddia edilen baskıların gerçekte bir iş güvenliği zafiyeti yaratıp yaratmadığı hususlarının tek bir makine mühendisi tarafından tüm yönleriyle aydınlatılması hukuken ve fiilen mümkün değildir. Yüksek Mahkeme, olayın meydana geldiği yerdeki iş sağlığı ve işçi güvenliği kurallarının ihlal edilip edilmediğinin kesin tespiti için dosyanın mutlaka iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman kişilerin de bulunduğu üç kişilik bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiğinin altını çizmiştir.

Sonuç olarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi, itirazın reddine dair kararı kanun yararına bozmuştur.

İş kazası geçirdim, tek uzmanın raporuyla dosyam kapandı. Bu yasal mı? expand_more
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, iş kazalarında yalnızca tek bir uzmandan (örneğin sadece bir makine mühendisinden) alınan rapora dayanılarak dosyanın kapatılması hukuka aykırıdır. Meydana gelen kazalarda işverenin veya vekilinin hukuki ve cezai sorumluluğunun eksiksiz bir biçimde tespit edilebilmesi için, soruşturma aşamasında mutlaka iş sağlığı ve güvenliği uzmanının da yer aldığı en az üç kişilik bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yasal bir zorunluluktur. Olay yerindeki güvenlik tedbirlerinin değerlendirilmesi ve kusur oranlarının tespiti, yetersiz uzmanlıkla hazırlanan tek kişilik raporlarla yapılamaz ve bu tarz eksik araştırmalar adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil eder.
Bilmediğim bir işe zorlandım ve kaza yaptım. Baskı iddialarım incelenmez mi? expand_more
Kesinlikle incelenmek zorundadır. Yargıtay, işçinin görev tanımında olmayan bir işte çalışmaya zorlanması veya maruz kaldığı iddia edilen psikolojik taciz (mobbing) durumlarının doğrudan iş güvenliği zafiyeti kapsamında ele alınması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Soruşturma makamları, size yönelik idari baskı ve zorlama iddialarını salt olayın oluş şekline göre veya sadece makinenin nasıl çalıştığına bakan yüzeysel raporlarla geçiştiremez. Bu tür iddiaların maddi gerçeğe uygun şekilde aydınlatılabilmesi için, iş sağlığı ve güvenliği kurallarının ihlal edilip edilmediğinin uzman üçlü bilirkişi heyeti tarafından derinlemesine ve titizlikle incelenmesi emredici bir kuraldır.
Savcı takipsizlik verdi, itirazım da reddedildi. Dosya tamamen kapandı mı? expand_more
İtirazınız reddedilmiş olsa dahi dosyanızın hukuken tamamen ve telafisi imkansız şekilde kapandığı söylenemez; zira kanun yararına bozma adı verilen olağanüstü kanun yoluna başvurma hakkınız mevcuttur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 309 uyarınca, itirazın reddiyle kesinleşen kararlarda eğer eksik inceleme veya hukuka aykırılık bulunuyorsa (örneğin olayın uzman bir heyet yerine tek bir kişi tarafından incelenmesi gibi), Adalet Bakanlığı aracılığıyla kararın bozulması talep edilebilir. Nitekim Yargıtay 12. Ceza Dairesi, eksik bilirkişi incelemesi yapılarak verilmiş olan takipsizlik kararlarına yönelik itirazın reddi kararlarını kanun yararına bozarak uyuşmazlıklarda maddi gerçeğin ortaya çıkmasını ve adaletin tesisini sağlamaktadır.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir