Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 12. Daire | 2021/6629 E. | 2024/4267 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2021/6629 E. 2024/4267 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire
Esas No 2021/6629
Karar No 2024/4267
Karar Tarihi 16.10.2024
Dava Türü İptal
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • İrade sakatlığı iddiaları somut delillerle ispatlanmalıdır.
  • Kendi isteğiyle verilen ayrılma dilekçesi geçerlidir.
  • Soyut mobbing iddiaları idari işlemi sakatlamaz.
  • Motivasyon eksikliği tespiti tıbbi bir tanı değildir.

Bu karar, kamu görevlilerinin, özellikle de Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde özel nitelikli eğitim gören personelin kendi istekleriyle verdikleri ayrılma dilekçelerinin hukuki sonuçları bağlamında son derece kritik bir öneme sahiptir. Karar, idare hukukunda irade beyanının geçerliliği ve bu beyanın sakatlandığına yönelik iddiaların ispat yükü konularında temel prensipleri bir kez daha vurgulamaktadır. Kamu görevlileri tarafından sunulan istifa veya eğitimden ayrılma dilekçeleri, kural olarak kişinin özgür iradesini yansıttığı kabul edilen ve idari işleme doğrudan dayanak teşkil eden kesin nitelikli belgelerdir. Bu tür belgelerin geçersiz kılınabilmesi için, kararda da açıkça belirtildiği üzere, iradenin mobbing, baskı veya tehdit gibi dış etkenlerle sakatlandığının her türlü şüpheden uzak, somut ve ikna edici delillerle ortaya konulması zorunludur.

Benzer davalardaki emsal etkisine bakıldığında, idari yargı mercilerinin sadece iddia düzeyinde kalan mobbing veya psikolojik baskı beyanlarına dayanarak iptal kararı vermesinin önüne geçildiği görülmektedir. Özellikle zorlu ve yüksek disiplin gerektiren askeri ihtisas kurslarında görev alan personelin motivasyon eksikliği veya kursu bırakma yönündeki beyanları, idare tarafından sağlık kurulu raporu aranmaksızın fesih sebebi olarak kabul edilebilecektir. İdarenin iç değerlendirme tutanaklarında yer alan "psikolojik yeterliliğe sahip olmama" ibaresinin tıbbi bir teşhis değil, kursun gerektirdiği zihinsel dayanıklılığa ilişkin bir durum tespiti olarak kabul edilmesi, uygulamada idareye geniş bir takdir ve değerlendirme alanı bırakmaktadır. Bu içtihat, idarelerin kendi personeli hakkında tuttuğu motivasyon değerlendirmeleri ile tıbbi yetersizlik hallerinin hukuken birbirinden kesin çizgilerle ayrılması gerektiğini meslektaşlarımıza ve uygulayıcılara net bir biçimde göstermektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapmak üzere astsubay olarak naspedilen davacı, Balıkesir Astsubay Meslek Yüksekokulu ve Eğirdir Dağ Komando Okulu bünyesindeki zorlu eğitimlerini başarıyla tamamlamış ve ardından Gölbaşı Özel Kuvvetler İhtisas Kursunda eğitim görmeye başlamıştır. Davacı, bu ihtisas eğitimi devam ettiği sırada idareye bir dilekçe vererek kendi isteğiyle kurstan ayrılmak istediğini beyan etmiştir. İdare, bu dilekçeye ve kurs öğretmenler kurulu kararına dayanarak davacının Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesine karar vermiştir.

Uyuşmazlık, davacının söz konusu ayrılma dilekçesini kendi hür iradesiyle verip vermediği noktasında düğümlenmektedir. Davacı taraf, eğitim sürecinin başından itibaren amirleri tarafından kendisine yönelik sistematik psikolojik baskı (mobbing) uygulandığını, sürekli olarak hakaretlere maruz kaldığını ve gerçekte yaşadığı sağlık sorunlarının görmezden gelinerek tedavi hakkının engellendiğini iddia etmiştir. Davacı, kurstan ayrılma dilekçesinin bu ağır baskı ortamı altında, adeta istifaya zorlanarak alındığını öne sürerek, tesis edilen ilişik kesme işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini talep etmiştir. İdare ise işlemin tamamen davacının kendi beyanına ve mevzuat hükümlerine uygun olarak tesis edildiğini savunmuştur.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Mahkemenin uyuşmazlığı çözerken dayandığı temel mevzuat kuralı, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve bu kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan ilgili alt düzenlemelerdir. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan anılan Kanun'un 15. maddesinin üçüncü fıkrası, Özel Kuvvetler Komutanlığında eğitime tabi tutulan personelin durumunu özel olarak düzenlemiştir. Bu fıkra uyarınca; söz konusu eğitimlerde sağlık nedenleri hariç olmak üzere başarı gösteremeyen personelin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesileceği emredici bir kural olarak hüküm altına alınmıştır. Aynı kuralın devamında, sağlık nedenleri ile başarı gösteremeyenlerin ise kurum dışına çıkarılmayacağı, kuvvet komutanlıklarınca sınıf ve rütbelerine uygun başka görevlere atanacakları belirtilmiştir.

Bununla birlikte, Özel Kuvvetler Komutanlığı Kurslar Yönergesi'nin ilgili maddeleri uyarınca, kursa devam etmek istemediğini yazılı olarak beyan edenlerin veya kursu tamamlayabilecek yeterli motivasyon ve psikolojik yeterliliğe sahip olmadığı değerlendirilenlerin kurs sonu beklenmeksizin ilişiklerinin kesilebileceği yönünde idareye yetki tanınmıştır.

İdare hukukunun temel prensiplerinden olan "işlemin sebep unsuru" bağlamında, bir idari işlemin dayandığı maddi veya hukuki sebebin gerçeğe uygun olması şarttır. İstifa veya kendi isteğiyle ayrılma gibi kişinin kendi iradesine dayanan işlemlerde, iradeyi sakatlayan (hata, hile, ikrah) bir durumun varlığı iddia ediliyorsa, bu iddianın somut, kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekmektedir. Mobbing veya psikolojik baskı iddialarının soyut iddialar seviyesinde kalması, idari işlemin iptali için tek başına yeterli kabul edilmemekte, hukuka uygunluk karinesi gereği idari işlemin geçerliliği korunmaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda, davacı taraf ihtisas eğitimi sürecinde maruz kaldığını öne sürdüğü mobbing ve psikolojik baskılar sonucunda kurstan ayrılma dilekçesini vermek zorunda bırakıldığını savunmuştur. Davacı, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniği tarafından kendisine "karışık anksiyete ve depresif bozukluk" tanısı konularak otuz günlük istirahat raporu verildiğini ve bu durumun psikolojik zorlamanın açık bir kanıtı olduğunu ileri sürmüştür. Ancak dava dosyasındaki belgeler incelendiğinde, davacının kurstan ilişiğinin kesilmesine gerekçe olarak salt tıbbi bir rahatsızlığın veya psikiyatrik yetersizliğin temel alınmadığı görülmektedir.

İdare Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, davacının sağlık sebebiyle kursta başarısız sayılmadığı net bir biçimde tespit edilmiştir. Mahkeme, davacının kendi isteğiyle kurstan ayrılma dilekçesi verdiğini ve bu dilekçenin baskı veya tehdit altında imzalatıldığına dair dosyada hiçbir inandırıcı emare, tanık beyanı veya kesinleşmiş yargı kararı bulunmadığını vurgulamıştır. Sağlık sebebi dışında kendi rızasıyla kurstan ayrılan personelin 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu uyarınca ilişiğinin kesilmesi zorunlu olduğundan, idarenin tesis ettiği işlemde hukuka aykırılık görülmemiş ve dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ise konuya farklı bir açıdan yaklaşmış; idarenin düzenlediği Öğretmenler Kurulu kararında geçen "yeterli motivasyon ile psikolojik yeterliliğe sahip olmaması" ifadelerine odaklanmıştır. İstinaf mercii, psikolojik yetersizlik ibaresinin kullanılabilmesi için ortada yetkili bir sağlık kurulundan alınmış kesin bir rapor olması gerektiğini, böyle bir rapor sunulmadan salt idarecilerin gözlemiyle ilişiğin kesilemeyeceğini belirterek işlemi iptal etmiştir.

Danıştay incelemesinde ise olayın tüm boyutları yeniden ele alınmıştır. Yüksek Mahkeme, tutanaklarda yer alan motivasyon ve psikolojik yeterlilik tespitlerinin, tıbbi ve patolojik bir hastalık tanısı olmadığını, kursun ağırlığına dayanma ve askerlik mesleğine uyum sağlama gücünü ifade eden idari bir durum tespiti olduğunu değerlendirmiştir. Asıl ve belirleyici unsurun, davacının hür iradesiyle sunduğu ayrılma dilekçesi olduğu, iradenin sakatlandığına yönelik somut bir ispatın bulunmadığı ve sırf istirahat raporu alınmasının mobbingin kanıtı olamayacağı kanaatine varılmıştır. İstinaf mahkemesinin şekli bir yorumla sağlık kurulu raporu arayarak işlemi iptal etmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Sonuç olarak Danıştay 12. Daire, davacının kendi iradesiyle sunduğu ayrılma dilekçesine istinaden tesis edilen ilişik kesme işleminin mevzuata uygun olduğuna hükmederek, Bölge İdare Mahkemesinin iptal kararını bozmuştur.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: