Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 8. Daire | 2021/2695 E. | 2023/7264 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 8. Daire 2021/2695 E. 2023/7264 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 8. Dairesi
Esas No 2021/2695
Karar No 2023/7264
Karar Tarihi 15.12.2023
Dava Türü İptal ve Tam Yargı
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Görev süresi uzatımında idarenin takdir yetkisi vardır.
  • Takdir yetkisi kamu yararı sınırları içindedir.
  • Kesinleşmiş disiplin cezaları atama yenilememeye dayanak oluşturur.
  • Öğrenci şikayetleri ve devamsızlık görev uzatımını etkiler.

Bu karar, üniversitelerde süreli olarak atanan öğretim üyelerinin görev sürelerinin uzatılmaması işlemlerinde idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin sınırlarını ve hukuki niteliğini somut bir biçimde ortaya koymaktadır. Görev süresinin uzatılması konusunda idarenin bağlı yetki içinde olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda personelini liyakat ve disiplin yönünden değerlendirme hakkına sahip olduğu açıkça vurgulanmıştır. Akademik personelin görev süresi içinde aldığı disiplin cezaları, mazeretsiz devamsızlıkları ve öğrencilerden gelen şikayetler, idarenin atama yapmama yönündeki idari işlemini hukuka uygun hale getiren meşru ve nesnel sebepler olarak kabul edilmiştir.

Benzer davalar açısından bu karar, öğretim elemanlarının atanma ve görev sürelerinin uzatılması süreçlerinde salt akademik yükselme puanı kriterlerinin sağlanmasının tek başına yeterli olmadığını, liyakat, disiplin kurallarına uyum, kurum içi çalışma barışı ve kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesi gibi unsurların da idarece bir bütün olarak değerlendirileceğini göstermesi bakımından güçlü bir emsal teşkil etmektedir. Özellikle dava konusu edilmeyerek kesinleşmiş disiplin cezalarının ve mesai devamlılığının ihlal edilmesinin, idarenin takdir hakkını kullanırken dayanabileceği hukuki gerekçeler olduğu Danıştay tarafından teyit edilmiştir. Uygulamada, idarelerin bu tür kararlar alırken dayanaksız ve keyfi işlem yapamayacağı, ancak somut tutanaklara, şikayetlere ve disiplin cezalarına dayanan olumsuz tespitlerin görev uzatmama işlemini her zaman hukuka uygun kılacağı bir kez daha netleşmiştir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Bir üniversitenin Diş Hekimliği Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü'nde yardımcı doçent unvanıyla görev yapan davacı öğretim üyesi, görev süresinin dolması üzerine yeniden atanmak için idareye başvurmuştur. Ancak üniversite yönetimi, davacının geçmiş dönemdeki disiplin cezalarını, mazeretsiz devamsızlıklarını ve öğrencilerden gelen yoğun şikayetleri gerekçe göstererek görev süresinin uzatılmamasına ve üniversite ile ilişiğinin kesilmesine karar vermiştir. Davacı, bu idari işlemin haksız ve keyfi olduğunu, kendisine yönelik mobbing uygulandığını, devamsızlık iddialarının sağlık mazeretlerine dayandığını ve atama kriterlerini fazlasıyla sağladığını belirterek haksız yere ilişiğinin kesildiğini iddia etmiştir. Davacı, söz konusu işlemin iptali ve bu süreçte mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle rektörlüğe karşı dava açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın çözümünde temel teşkil eden kurallar, yükseköğretim kurumlarında akademik personelin atanması ve görev sürelerinin uzatılmasına ilişkin usul ve esasları düzenleyen mevzuat hükümlerine dayanmaktadır. Özellikle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında, süreli olarak atanan öğretim elemanlarının görev sürelerinin bitiminde aynı usulle yeniden atanabilmeleri idarenin takdirine bırakılmıştır.

İdare hukukunun yerleşik içtihat prensipleri gereğince, kamu kurum ve kuruluşları, personeli atama, çalıştırma ve görev süresini uzatma konularında takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu takdir yetkisi mutlak ve sınırsız bir hak bahşetmemekte olup, her zaman kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı bulunmaktadır. İdarenin bu yetkisini kullanırken keyfilikten uzak durması, tesis ettiği işlemin somut, nesnel ve hukuken kabul edilebilir sebeplere dayanması zorunludur.

Doktrin ve yargı kararlarında da istikrarla vurgulandığı üzere, bir öğretim üyesinin salt akademik atama kriterlerini sağlamış olması, görev süresinin mutlak surette uzatılacağı anlamını taşımamaktadır. İdare, öğretim elemanının çalışma uyumunu, mesai saatlerine riayetini, disiplin durumunu ve öğrencileriyle veya çalışma arkadaşlarıyla olan ilişkilerini liyakat prensipleri çerçevesinde bir bütün olarak değerlendirme hakkına sahiptir. Bir personelin hizmetinden beklenen verimin alınamaması, hakkında kesinleşmiş disiplin cezalarının bulunması ve görev gereklerini aksatması, idarenin takdir yetkisini atama yapmama yönünde kullanması için geçerli hukuki nedenlerdendir.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, davacının üniversitede görev yaptığı süre zarfında öğrencileri tarafından defalarca şikayet edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, mazeretsiz ve izinsiz olarak görevine gitmediği, kanuni yükümlülüklerini ve görevlerini aksattığı idare tarafından tutulan tutanaklar ve resmi belgelerle sübuta ermiştir. Davacı hakkında bu olumsuz eylemleri nedeniyle birden fazla disiplin cezası tesis edilmiş olup, söz konusu cezalar davacı tarafından yargıya taşınmayarak kesinleşmiştir.

Fakülte Yönetim Kurulu tarafından davacının görev süresinin uzatılması hususu değerlendirilirken, bazıları doğrudan disiplin soruşturmasına konu olan bu eylemleri ve uyumsuz davranışları dikkate alınarak atamanın yenilenmemesi yönünde olumsuz görüş bildirilmiştir. Davacı her ne kadar akademik yeterlilik kriterlerini sağladığını, mazeretlerinin bulunduğunu, haksızlığa uğradığını ve idarenin eylemlerinin mobbing niteliği taşıdığını iddia etmişse de, bu iddiaları destekleyecek hukuken geçerli ve somut bir delil sunulamamıştır. Aksine, eylemlerinin disiplin bozucu niteliği belgelerle ortaya konmuştur.

İdarenin, görev süresi dolan akademik personeli yeniden atama konusunda sahip olduğu takdir yetkisini, eğitim-öğretim hizmetinin düzenli, huzurlu ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmet gereklerine tam olarak uygun şekilde kullandığı anlaşılmıştır. Kesinleşmiş disiplin cezaları ve belgelenmiş görev aksatmaları karşısında, davacının yeniden atanmaması yönünde tesis edilen idari işlemde hukuka aykırılık bulunmamıştır. İşlemin bütünüyle hukuka uygun bulunması sebebiyle, davacının mahrum kaldığını iddia ettiği maddi hak kayıplarının tazminine de olanak görülmemiştir.

Sonuç olarak Danıştay 8. Dairesi, idare mahkemesinin ve bölge idare mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararlarında usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararı onamıştır.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: