Anasayfa/ Karar Bülteni/ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/29548 E. 2017/17702 K.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/29548 E. 2017/17702 K.

Bu karar, iş hukukunda büyük önem taşıyan işe iade davalarındaki bir aylık hak düşürücü sürenin hesaplanmasına ilişkin usul kurallarının katı bir şekilde, ancak kanunun tanıdığı yasal esneklikler çerçevesinde uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Karar, sürenin son gününün resmi tatil gününe denk gelmesi halinde, dava açma süresinin otomatik olarak tatili takip eden ilk iş gününe uzayacağı kuralını hukuken pekiştirmektedir. İşini kaybetme stresi yaşayan ve yargıya başvuran işçinin adalete erişim hakkının korunması anlamında bu usul kuralı, haklı bir davanın doğrudan usulden reddedilmesini engelleyen en kritik detaylardan biridir.
search
7 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No 2016/29548
Karar No 2017/17702
Karar Tarihi 08.11.2017
Karar Sonucu Bozma
Karar Linki Yargıtay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Dava açma süresinin son günü tatile rastlayabilir.
  • gavel Tatil gününe rastlayan hak düşürücü süre uzar.
  • gavel Bir aylık işe iade dava süresi mutlaktır.
  • gavel Süre hesabı usul hukukunun en temel kuralıdır.

Bu karar, iş hukukunda büyük önem taşıyan işe iade davalarındaki bir aylık hak düşürücü sürenin hesaplanmasına ilişkin usul kurallarının katı bir şekilde, ancak kanunun tanıdığı yasal esneklikler çerçevesinde uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Karar, sürenin son gününün resmi tatil gününe denk gelmesi halinde, dava açma süresinin otomatik olarak tatili takip eden ilk iş gününe uzayacağı kuralını hukuken pekiştirmektedir. İşini kaybetme stresi yaşayan ve yargıya başvuran işçinin adalete erişim hakkının korunması anlamında bu usul kuralı, haklı bir davanın doğrudan usulden reddedilmesini engelleyen en kritik detaylardan biridir.

Benzer davalarda emsal etkisi taşıyan bu Yargıtay kararı, uygulamada özellikle resmi tatillerin sık yaşandığı dönemlerde veya sürenin son gününün milli bayramlara denk geldiği hallerde, yerel mahkemelerin salt takvim hesabı yapmaması gerektiğini hatırlatması bakımından son derece önemlidir. Mahkemelerin, hak düşürücü süreyi değerlendirirken resmi tatilleri mutlaka göz önünde bulundurması, basit usul hatalarının önüne geçerek uyuşmazlığın esasına girilmesini ve maddi adaletin tecelli etmesini sağlayacaktır. Bu karar, işe iade davası açacak olan işçiler ve hukuki temsilcileri için sürelerin hesabında resmi tatillerin sağladığı yasal uzamanın güvence altında olduğunu gösteren güçlü bir rehber niteliğindedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Davacı işçi, davalı bankada çalıştığı dönemde amiri tarafından kendisine sürekli olarak psikolojik baskı (mobbing) uygulandığını, bir müşteri ile yaşadığı tartışmanın ardından ise bu durumu fırsat bilen yönetimi tarafından haksız ve asılsız gerekçelerle aniden işten çıkarıldığını ileri sürerek eski işine dönmek için işe iade davası açmıştır. Dava kapsamında işçi, işe iadenin yanı sıra boşta geçen süre ücretinin ve işe başlatılmama tazminatının da ödenmesini talep etmiştir.

Davalı işveren konumundaki banka ise, çalışanın bir müşteriye karşı olumsuz tutum ve davranışları sebebiyle işten haklı olarak çıkarıldığını, psikolojik taciz iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne sürmüştür. Ancak davalının mahkemedeki asıl temel itiraz noktası, feshin işçiye bildirilmesinden sonra kanunen tanınan bir aylık dava açma süresinin geçtiği yönünde olmuştur. Bu nedenle davalı banka, mahkemeden işin esasına hiç girilmeden davanın doğrudan süre aşımı sebebiyle reddedilmesini talep etmiştir. Mahkemenin çözmesi gereken temel mesele, davanın yasal süre içinde açılıp açılmadığıdır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

İş sözleşmesi feshedilen işçinin işe iade davası açabilmesi için kanunların öngördüğü katı şartlar ve net süreler bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 20 uyarınca, iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren kesin olarak bir ay içinde işe iade talebiyle mahkemeye başvurmak zorundadır (uyuşmazlığın yaşandığı dönemde doğrudan iş mahkemesine dava açma kuralı geçerlidir). Bu bir aylık süre, yasal bir hak düşürücü süredir; yani bu süre geçirildiğinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar ve bu durum mahkemeler tarafından davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmak zorundadır.

Bunun yanı sıra, usul hukukunun belkemiğini oluşturan ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında düzenlenen sürelerin hesaplanması kuralı da bu tür davalarda hayati bir işlev görür. Bu kanun uyarınca, yasa ile belirlenen veya mahkemece verilen sürelerin son gününün resmi tatil gününe rastlaması halinde, söz konusu süre tatili takip eden ilk iş gününün çalışma saati sonunda biter.

İşverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-e bendi, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması hallerini açıkça kapsar. Somut uyuşmazlıkta davalı işveren, feshi bu ilgili maddeye dayandırarak savunma yapmış olsa da, mahkemenin yargılamada bu maddi hukuk esaslarına girebilmesi için öncelikle davanın süresinde açılmış olması usulü şartının yerine getirilmesi şarttır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre usul kuralları, hukuki incelemenin yapılabilmesi için geçilmesi gereken ilk basamaktır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Yerel mahkeme tarafından yapılan dosya incelemesinde, davacı işçiye iş sözleşmesinin feshedildiğine ilişkin bildirimin 19 Nisan tarihinde tebliğ edildiği, davacının ise işe iade davasını 20 Mayıs tarihinde açtığı tespit edilmiştir. Mahkeme, sadece bu iki tarih arasındaki takvim günlerini dikkate alarak kanunda öngörülen bir aylık dava açma süresinin tam anlamıyla dolduğuna hükmetmiş ve işin esasına, yani mobbing ya da haksız fesih iddialarına hiç girmeden, davanın usulden reddine karar vermiştir.

Ancak Yüksek Mahkeme, dosya üzerinde ve takvim nezdinde yaptığı çok daha detaylı incelemede, sürelerin hesaplanmasında yerel mahkemenin bariz bir maddi hata yaptığını belirlemiştir. Fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarih olan 19 Nisan gününü takip eden bir aylık yasal sürenin son günü 19 Mayıs tarihine denk gelmektedir. Bilindiği üzere 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, kanunlarımıza göre bir resmi tatil günüdür. Temel usul kuralları gereğince, bir yasal sürenin son gününün resmi tatile rastlaması durumunda, bu süre kesintiye uğramaz ve tatili takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar kendiliğinden uzar.

Bu doğrultuda, davanın açılması için tanınan sürenin son günü resmi tatil olan 19 Mayıs'a denk geldiği için, dava açma süresi yasal olarak otomatikman 20 Mayıs tarihine kadar uzamıştır. Davacı taraf da davasını tam olarak uzayan bu son günde, yani 20 Mayıs tarihinde açmıştır. Yargıtay, davacının davasını yasal bir aylık sürenin resmi tatile denk gelmesi nedeniyle uzayan süresi içerisinde usulüne uygun şekilde açtığını, ortada bir süre aşımı olmadığını net bir şekilde ortaya koymuştur. Yerel mahkemenin bu temel usul kuralını gözden kaçırarak, tarafların delillerini toplayıp uyuşmazlığın esasına girmesi gerekirken, davayı hatalı bir süre değerlendirmesiyle reddetmesi hukuka açıkça aykırı bulunmuştur.

Sonuç olarak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, davanın yasal süre içinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerektiği yönünde yerel mahkeme kararını bozmuştur.

İşe iade davası açmak için kanunen ne kadar sürem var? expand_more
İş Kanunu'na göre, iş sözleşmenizin haksız veya sebepsiz yere feshedildiğini düşünüyorsanız, fesih bildiriminin size tebliğ edildiği tarihten itibaren kesin olarak bir ay içinde işe iade davası açmanız zorunludur. Bu bir aylık yasal süre hak düşürücü bir süredir, yani bu süreyi geçirirseniz dava açma hakkınız tamamen ortadan kalkar ve bu durum mahkemelerce yargılamanın her aşamasında doğrudan dikkate alınır.
Dava açma süremin son günü resmi tatile denk gelirse ne olur? expand_more
Usul hukukumuzun temel kurallarına göre, yasal dava açma sürenizin son günü resmi bir tatile rastlarsa süreniz kesinlikle kesintiye uğramaz. Süreniz, otomatik olarak tatili takip eden ilk iş gününün mesai saati sonuna kadar uzamış kabul edilir. Örneğin, davanızı açmanız gereken son gün 19 Mayıs resmi tatiline denk geliyorsa ve davanızı tatil bitimindeki 20 Mayıs tarihinde açarsanız, davanız yasal süre içerisinde açılmış sayılır. Bu kural, adalete erişim hakkınızı koruyan ve davanızın basit bir süre hatasıyla usulden reddedilmesini önleyen çok kritik bir yasal güvencedir.
Mahkeme dava süremi yanlış hesaplayıp reddederse dava biter mi? expand_more
Yerel mahkemenin, resmi tatil günlerinin süreye olan uzatıcı etkisini göz ardı edip sadece basit bir takvim hesabı yaparak davanızı reddetmesi hukuka aykırıdır ve açık bir maddi hatadır. Yargıtay'ın emsal kararlarına göre, uzayan yasal süre içinde usulüne uygun açılmış bir davanın süre aşımından reddedilmesi yerine, delillerin toplanarak işveren feshinin geçerliliği gibi davanın esasına yönelik iddiaların incelenmesi şarttır. Bu tarz usule aykırı ret kararları Yargıtay tarafından bozulur ve mahkemenin dosyanın esasına girmesi sağlanır.
Mobbing ve haksız fesihle işten çıkarıldım, hukuken ilk adımım ne olmalı? expand_more
İşvereniniz asılsız iddialar öne sürerek veya size psikolojik baskı (mobbing) uyguladıktan sonra iş sözleşmenizi feshettiğinde, öncelikle bir aylık hak düşürücü süre kuralını gözeterek vakit kaybetmeden davanızı açmalısınız. Mahkemenin, işverenin feshinin haksız olduğunu veya sizin mobbing şikayetlerinizi inceleyebilmesi için ilk bakacağı usul kuralı, davanın süresinde açılmış olmasıdır. Mahkemenin işin esasına girebilmesi ancak sizin bu yasal sürelere uygun hareket etmenizle mümkündür.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir