Anasayfa/ Karar Bülteni/ Danıştay Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1652 E. 2020/1731 K.

Danıştay Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2020/1652 E. 2020/1731 K.

Bu karar, kamu görevlilerinin yargılanması usulünde tesis edilen men-i muhakeme (yargılamanın men'i) kararlarına karşı olağan kanun yollarının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Danıştay Birinci Dairesi, idari işler ve soruşturma izinleri konusunda nihai inceleme merciidir. Bu daire tarafından verilen onama kararlarına karşı, İdari Dava Daireleri Kurulu'na (İDDK) itiraz veya temyiz başvurusunda bulunulması usul hukuku bakımından mümkün değildir. Zira İDDK'nın görev alanı, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar ile bölge idare mahkemeleri veya idare mahkemelerinin direnme kararlarını incelemekle sınırlı tutulmuştur.
search
6 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:
Alan Detay
Mahkeme Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No 2020/1652
Karar No 2020/1731
Karar Tarihi 07.10.2020
Karar Sonucu İncelenmeksizin Ret
Karar Linki Danıştay Karar Arama

Öne Çıkan Hükümler

  • gavel Danıştay Birinci Daire kararları kesindir.
  • gavel Men-i muhakeme kararlarına itiraz edilemez.
  • gavel İDDK yalnızca yargısal uyuşmazlıkları inceler.
  • gavel Kanunda öngörülmeyen itiraz yolları işletilemez.

Bu karar, kamu görevlilerinin yargılanması usulünde tesis edilen men-i muhakeme (yargılamanın men'i) kararlarına karşı olağan kanun yollarının sınırlarını net bir şekilde çizmektedir. Danıştay Birinci Dairesi, idari işler ve soruşturma izinleri konusunda nihai inceleme merciidir. Bu daire tarafından verilen onama kararlarına karşı, İdari Dava Daireleri Kurulu'na (İDDK) itiraz veya temyiz başvurusunda bulunulması usul hukuku bakımından mümkün değildir. Zira İDDK'nın görev alanı, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar ile bölge idare mahkemeleri veya idare mahkemelerinin direnme kararlarını incelemekle sınırlı tutulmuştur.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan usul hatalarından biri, idari kurulların veya Birinci Daire'nin soruşturma izni verilmemesi ya da men-i muhakeme yönündeki idari kararlarına karşı üst yargı mercilerine başvurulmaya çalışılmasıdır. Bu karar, söz konusu usul hatalarının önüne geçerek, yargı organlarının yetki alanlarının kanunla kesin olarak sınırlandırıldığını hatırlatmaktadır. Emsal teşkil eden bu içtihat, 4483 sayılı Kanun kapsamındaki soruşturma süreçlerinde Danıştay Birinci Dairesi'nin kararının nihai olduğunu ve bu aşamadan sonra İDDK nezdinde bir itiraz hakkı bulunmadığını göstermesi açısından büyük bir pratik öneme sahiptir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı'nda araştırma görevlisi olarak çalışan davacı, aynı bölümde görevli iki profesörün kendisine psikolojik taciz (mobbing) uyguladığını iddia ederek şikayetçi olmuştur. Davacı, bu kişilerin kendisine hasta vermeyerek tecrit ettiğini, hakaret ettiğini ve baskı kurduğunu öne sürmüştür. Üniversite bünyesinde oluşturulan yetkili kurul, şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle "men-i muhakeme" (yargılamanın men'i) kararı vermiştir. Bu karara yapılan itiraz, Danıştay Birinci Dairesi tarafından incelenmiş ve yetkili kurul kararı onanmıştır. Uyuşmazlık, davacının kesinleşmiş olan bu Danıştay Birinci Dairesi kararına karşı kanunda öngörülmeyen bir şekilde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na yeniden itiraz etmesi ve kararın kaldırılmasını talep etmesi üzerine ortaya çıkmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, uyuşmazlığı incelerken idari yargının temel teşkilat ve usul kanunlarına dayanmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde temel teşkil eden kanuni dayanaklar şunlardır:

Öncelikle, 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.13 uyarınca, Danıştay'ın dokuzu dava ve biri idari daire olmak üzere toplam on daireden oluştuğu belirtilmiştir. Bu yapılanma içerisinde, idari işlere ilişkin görevlerin kapsamı 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.41 hükmüyle güvence altına alınmıştır. İlgili madde, idari uyuşmazlıklar ve kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin itirazların Danıştay Birinci Dairesi ile İdari İşler Kurulunda görüşülerek karara bağlanacağını açıkça emretmektedir.

Bununla birlikte, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun (İDDK) görev sınırları 2575 sayılı Danıştay Kanunu m.38 kapsamında çerçevelenmiştir. Madde hükmüne göre İDDK; idare mahkemelerinden verilen ısrar (direnme) kararlarını ve Danıştay idari dava dairelerince ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen kararları temyizen incelemekle görevlendirilmiştir. Ek olarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27/7 fıkrası uyarınca, sadece Danıştay dava dairelerince yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı İDDK'ya itiraz edilebilmektedir.

Bu yasal çerçeve, Danıştay Birinci Dairesi tarafından kamu görevlilerinin yargılanması prosedürü kapsamında verilen kararların, İDDK tarafından incelenebilecek nitelikte yargısal kanun yolu kararları olmadığını kesin bir biçimde ortaya koymaktadır.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Somut olayda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, öncelikle kendisine yapılan başvurunun usul ve görev yönünden incelenebilir olup olmadığını değerlendirmiştir. Dosya kapsamında, davacının şikayeti üzerine üniversite yetkili kurulu tarafından şüpheli öğretim üyeleri hakkında yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle "men-i muhakeme" (yargılamanın men'i) kararı verildiği sabittir. Bu karara karşı olağan kanun yolu işletilmiş ve uyuşmazlık kanunen görevli merci olan Danıştay Birinci Dairesi önüne gelmiştir.

Danıştay Birinci Dairesi, mevcut delilleri değerlendirerek şüpheliler hakkında kamu davası açılmasını gerektirecek nitelikte bir bulguya rastlanmadığını tespit etmiş ve yetkili kurulun kararını nihai olarak onamıştır. Davacı ise, idari yargı usul kanunlarının kendisine açıkça tanımadığı bir yola başvurarak, Danıştay Birinci Dairesi'nin kesin nitelikteki bu onama kararına karşı İDDK nezdinde bir itiraz başvurusunda bulunmuştur.

İDDK tarafından yapılan incelemede, 2575 sayılı Danıştay Kanunu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yer alan emredici hükümler dikkate alınmıştır. Kanun koyucu, İDDK'nın görev alanını idare mahkemelerinin direnme kararları ile Danıştay dava dairelerinin ilk derece sıfatıyla verdiği kararların temyiz incelemesi olarak belirlemiştir. Kamu görevlilerinin soruşturulması prosedürü kapsamında Danıştay Birinci Dairesi'nce idari makam sıfatıyla verilen kararların, İDDK'nın temyiz veya itiraz incelemesine tabi olduğuna dair mevzuatta hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla, yetkisiz bir merciye yapılan ve kanuni dayanağı bulunmayan bu itirazın esastan incelenmesi hukuken olanaksızdır.

Sonuç olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, kanunlarda öngörülmeyen bir itiraz yoluna başvurulması nedeniyle davacının itiraz isteminin incelenmeksizin reddi yönünde karar vermiştir.

Memur şikayetimde Danıştay 1. Dairesi kararı onadı. Tekrar itiraz edebilir miyim? expand_more
Hayır, Danıştay Birinci Dairesi'nin kamu görevlilerinin soruşturulması kapsamında verdiği onama veya men-i muhakeme kararları kesindir. İdari usul hukuku gereğince kanunda öngörülmeyen itiraz yollarının işletilmesi mümkün olmadığından, bu kararlara karşı İdari Dava Daireleri Kurulu'na (İDDK) veya bir başka üst merciye itiraz hakkınız bulunmamaktadır.
Soruşturma izni çıkmaması kararına karşı en son nereye başvurabilirim? expand_more
Hakkında şikayette bulunduğunuz kamu görevlileri (örneğin üniversite personeli) için yetkili kurullarca verilen men-i muhakeme (yargılamanın men'i) kararlarına karşı olağan kanun yolu merci Danıştay Birinci Dairesi'dir. Danıştay Birinci Dairesi, idari işler ve soruşturma izinleri konusunda hukuken nihai inceleme merciidir. Uygulamada sıklıkla yapılan bir hata olarak, bu dairenin kararından sonra konuyu İDDK gibi üst kurullara taşımaya çalışmak usulen mümkün değildir.
Danıştay İDDK'ya (İdari Dava Daireleri Kurulu) her karar için itiraz edilebilir mi? expand_more
Hayır, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu yalnızca görev alanına giren yargısal uyuşmazlıkları inceler. 2575 ve 2577 sayılı kanunların emredici hükümlerine göre İDDK; sadece idare mahkemelerinin direnme kararlarını, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararları ve yürütmenin durdurulması istemlerine dair kararları incelemekle görevlendirilmiştir. Soruşturma izni verilmemesi şeklindeki idari kararların İDDK'nın temyiz veya itiraz incelemesine tabi olduğuna dair hiçbir kanuni hüküm bulunmamaktadır.
Mobbing nedeniyle şikayet ettiğim memur dava edilmezse hukuki süreç nasıl biter? expand_more
Şikayetiniz üzerine yetkili kurul, yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kamu davası açılmasına yer olmadığına (men-i muhakeme) hükmedebilir. Bu karar Danıştay Birinci Dairesi'nin önüne gelir ve Daire delilleri inceleyerek dava açılmasını gerektirecek bir bulgu saptamazsa idarenin kararını kesin olarak onar. Yargı organlarının yetki alanları kanunla sınırlandırıldığından, kesinleşmiş bu onama kararına karşı kanunda öngörülmeyen bir şekilde İDDK'ya itiraz ederseniz davanız esastan incelenmez ve doğrudan usulden (incelenmeksizin) reddedilir.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir