Anasayfa Karar Bülteni DANIŞTAY | 12. Daire | 2020/4738 E. | 2021/1982 K.

Karar Bülteni

DANIŞTAY 12. Daire 2020/4738 E. 2021/1982 K.

KARARIN KÜNYESİ

Alan Değer
Mahkeme / Daire Danıştay 12. Daire Başkanlığı
Esas No 2020/4738
Karar No 2021/1982
Karar Tarihi 05.07.2021
Dava Türü İptal ve Tam Yargı
Karar Sonucu Onama
Karar Linki Danıştay Karar Arama
  • Amire hakaret ve tehdit disiplin yaptırımı gerektirir.
  • Disiplin cezasında tekerrür uygulaması hukuka uygundur.
  • Tekerrür durumunda bir derece ağır ceza uygulanır.
  • Ceza mahkemesi kararı disiplin sürecini doğrudan etkiler.

Bu karar, kamu görevlilerinin amirlerine veya iş arkadaşlarına yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinin idari disiplin hukuku açısından doğuracağı ağır sonuçları net bir şekilde ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır. Olayda, daha önce aynı nitelikteki bir disiplinsizlik eylemi nedeniyle cezalandırılmış olan bir memurun, mevzuatta öngörülen silinme süresi dolmadan benzer bir fiili yeniden işlemesi durumu ele alınmıştır. Yüksek mahkeme, bu tür durumlarda idare hukukunun temel mekanizmalarından biri olan tekerrür hükümlerinin eksiksiz olarak işletilmesini ve eylemin gerektirdiği temel cezanın bir derece ağırı olan Devlet memurluğundan çıkarma yaptırımının uygulanmasını hukuka ve hizmet gereklerine tam uygun bulmuştur.

Benzer nitelikteki uyuşmazlıklardaki emsal etkisi değerlendirildiğinde, kararın özellikle adli yargı süreci ile idari disiplin soruşturması arasındaki güçlü maddi bağı bir kez daha teyit ettiği görülmektedir. İdari yargı mercileri, kamu personelinin amirine yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinden dolayı ceza mahkemesinde yargılanarak mahkum edilmesini ve bu hükmün kesinleşmesini, disiplin cezasının sübut bulması için yeterli, güçlü ve sarsılmaz bir delil olarak kabul etmektedir. Uygulamada, kamu kurumlarında çalışma barışını bozan, hiyerarşik düzene açıkça zarar veren ve etik kuralları ihlal eden bu tür eylemler karşısında, idarelerin tekerrür hükümlerine başvurarak personeli kamu hizmetinden çıkarma yetkisinin yargı tarafından da net bir şekilde desteklendiği anlaşılmaktadır. Bu yönüyle karar, hem idari birimlerin disiplin mekanizmalarını işletirken izleyecekleri yasal rotayı sağlamlaştırmakta hem de memurların hiyerarşik yapı içerisindeki tutumlarına yönelik son derece katı ve belirgin yasal sınırlar çizmektedir.

UYUŞMAZLIĞIN KONUSU

Düzce ilinde bulunan bir devlet hastanesinde sağlık memuru statüsünde görev yapan davacı, amiri konumunda bulunan hastane başhekimine yönelik gerek sözlü biçimde gerekse de cep telefonu üzerinden yazılı mesajlar göndererek hakaret ve tehdit içeren fiillerde bulunmuştur. Bu davranışları neticesinde hakkında kurum tarafından disiplin soruşturması başlatılmış ve söz konusu eylemleri ceza yargılamasına da konu edilerek kendisi hakkında adli para cezasına hükmedilmiştir.

İdare tarafından yürütülen incelemede, söz konusu memurun geçmişte Çorum'da görev yaparken de iş arkadaşlarına ve amirlerine karşı benzer mahiyette eylemlerde bulunduğu, bu sebeple hakkında bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulandığı tespit edilmiştir. Geçmişte verilen cezanın yasal olarak özlük dosyasından silinmesi için geçmesi gereken süre henüz dolmadan aynı fiilin tekrar işlenmesi üzerine, idare tarafından tekerrür hükümleri işletilmiş ve memura bir derece ağır ceza niteliği taşıyan Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmiştir. Davacı personel ise tarafına yönelik mobbing uygulandığını ve geçmiş başarılı hizmetlerinin idarece göz ardı edildiğini öne sürerek, söz konusu işten çıkarma kararının iptali ile bu işlem yüzünden mahrum bırakıldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebiyle Sağlık Bakanlığı'na karşı işbu tam yargı ve iptal davasını açmıştır.

HUKUKİ BİLGİ VE TEMEL KURALLAR

Uyuşmazlığın hukuki zeminini ve mahkemelerin çözüm yolunu belirleyen temel mevzuat 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'dur. Kanunun disiplin suçları ve cezalarını sistemli bir şekilde düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125 hükmü, memurların kurum içerisindeki tutum ve davranışlarının hukuki çerçevesini belirlemekte ve kurallara aykırılık durumunda kademeli olarak uygulanacak idari yaptırımları sıralamaktadır.

Söz konusu yasanın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125/D-(l) bendi, "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" fiilini özel olarak düzenlemekte ve bu ağır ihlali gerçekleştiren memurların kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edileceğini açık bir biçimde hükme bağlamaktadır. Kamu hizmetinin düzenli, verimli, sürekli ve bir ahenk içerisinde yürütülebilmesi için çalışma ortamındaki iş barışının ve amir-memur arasındaki hiyerarşik saygı ilişkisinin korunması en temel yasal zorunluluklardan biridir.

Disiplin hukukunda caydırıcılığı sağlayan en önemli müesseselerden biri tekerrür uygulamasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125 maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tekerrür kuralına göre, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin, cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin yasal süre içinde tekrar edilmesi durumunda, memura ilgili fiil için öngörülen cezanın bir derece ağırı uygulanır. Tekerrür düzenlemesi, memurun daha önceki hatalı eyleminden gerekli dersi çıkarmadığı ve disiplinsiz davranışlarında kasıtlı olarak ısrarcı olduğu yasal karinesine dayanmaktadır.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiilin tekerrürü söz konusu olduğunda, kanun gereğince otomatik olarak devreye giren bir derece ağır idari yaptırım Devlet memurluğundan çıkarma cezasıdır. Yerleşik yargı ve içtihat prensipleri gereğince, aynı fiilin tekrar işlendiğinin somut delillerle ve bilhassa adli yargı mercilerince verilmiş kesinleşmiş ceza mahkemesi kararlarıyla sübuta ermesi, idarenin tekerrür yetkisini kullanmasını meşru ve hukuka uygun kılan en geçerli yasal durumdur.

SOMUT OLAYA İLİŞKİN TESPİTLER

Davaya konu olan uyuşmazlıkta ilk derece mahkemesi ve istinaf mercii tarafından dosya üzerinde gerçekleştirilen kapsamlı incelemelerde, davacının amiri konumundaki hastane başhekimine yönelik hakaret ve tehdit eylemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususu her yönüyle irdelenmiştir. Soruşturma dosyası, tutanaklar ve ekindeki resmi belgeler, davacının gerek yüz yüze sözlü olarak gerekse de iletişim araçları vasıtasıyla mesaj atarak başhekime hakaret ettiği ve tehdit eyleminde bulunduğu gerçeğini somut ve şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya koymuştur.

Bu fiillerin hukuki boyutu adli yargı yönünden de incelendiğinde, davacının eylemleri sebebiyle Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde yargılandığı, mahkeme heyeti tarafından hakaret ve tehdit suçlarının sabit görülerek sanık hakkında ayrı ayrı adli para cezasına hükmedildiği görülmüştür. Verilen bu mahkumiyet kararının istinaf incelemesinden de geçerek kesinleşmiş olması, disiplin soruşturmasındaki isnatların tam anlamıyla gerçeği yansıttığını teyit etmiş ve idari işlemin maddi dayanağını güçlendirmiştir.

Diğer taraftan, davacı personelin geçmiş disiplin ve özlük sicili detaylıca incelendiğinde, memurun daha önceki bir tarihte Çorum Valiliği İl Disiplin Kurulu tarafından yine amirine, maiyetindekilere veya iş arkadaşlarına yönelik hakaret ve tehdit fiilinden dolayı bir yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası aldığı tespit edilmiştir. İlgili memuriyet mevzuatı uyarınca, önceden verilmiş olan bu disiplin cezasının özlük dosyasından silinmesi için geçmesi gereken yasal süre henüz dolmamışken, davacının hastane başhekimine karşı aynı disiplinsizlik eylemini tereddütsüz bir biçimde tekrarladığı sabittir.

Davacı taraf, yargılama süreci boyunca kendisine yönelik sistematik bir mobbing uygulandığını ve mesleki geçmişindeki olumlu hizmetlerinin ceza tayininde idarece dikkate alınmadığını iddia ederek savunma yapmış olsa da; dosyaya sunulan kesinleşmiş yargı kararları ve somut deliller karşısında, ileri sürülen soyut iddiaların idari disiplin cezasını veya yasal tekerrür uygulamasını ortadan kaldıracak, hukuka aykırı kılacak veya sakatlayacak nitelikte görülmediği mahkemelerce saptanmıştır. Mevzuat hükümleri son derece açıktır ve aynı ağır disiplinsizlik eyleminin yasal süre içinde tekrarı halinde idarenin kamu hizmetinin salahiyeti adına bir derece ağır ceza olan memuriyetten çıkarma işlemini tesis etmesi yasal bir zorunluluktur.

Sonuç olarak Danıştay 12. Dairesi, tekerrür hükümleri uygulanarak verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddi kararının onanması yönünde karar vermiştir.

Karar Tarihi: Yayınlanma: Güncelleme: