Anasayfa/ Makale/ TCK m. 117/1 Kapsamında Suç Olarak Mobbing

TCK m. 117/1 Kapsamında Suç Olarak Mobbing

İş yerinde sistematik şekilde uygulanan psikolojik taciz (mobbing), çalışma hürriyetinin ihlali bağlamında ceza hukuku yaptırımlarına tabidir. İşverenin işçiyi gözetme borcuna aykırı davranarak gerçekleştirdiği mobbing eylemleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 117/1 kapsamında hukuka aykırı fiil teşkil eder ve suç olarak cezalandırılır.
search
5 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme:

Çalışma hayatında bireylerin maruz kaldığı psikolojik taciz veya yaygın bilinen adıyla mobbing, yalnızca iş hukuku kapsamında tazminat davalarına konu olan bir uyuşmazlık değil, aynı zamanda ciddi bir ceza hukuku meselesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 117/1, kişilerin çalışma hürriyetini güvence altına alırken, bu özgürlüğün cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla ihlal edilmesini suç olarak düzenlemektedir. Sistematik yıldırma, bıktırma ve bezdirme amacı taşıyan mobbing fiilleri, doğrudan doğruya çalışanın huzurunu ve iş yapma iradesini hedef alır. Bu tür düşmanca tavır sergileme, aşağılama veya haksız davranışlar, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun maddi unsurlarını oluşturmaya elverişlidir. Nitekim işverenin, iş ilişkisi içerisinde çalışanını koruma yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi başlı başına bir hukuka aykırı fiil teşkil ettiğinden, psikolojik taciz eylemleri ceza normları karşısında karşılıksız kalmamaktadır.

TCK m. 117/1 Bağlamında Mobbingin Hukuki Niteliği

Kanun koyucu, ilgili düzenlemede çalışma hürriyetine yönelik haksız müdahaleleri cezalandırırken, failin sadece cebir veya tehdit kullanmasını aramamış; aynı zamanda suçu hukuka aykırı başka bir davranışla işlenebilecek serbest hareketli bir suç olarak kurgulamıştır. Bu genişletici ifade, işyerinde uygulanan psikolojik taciz eylemlerinin de suç kapsamında değerlendirilmesine hukuki zemin hazırlamaktadır. Türk Borçlar Kanunu ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin işçiyi koruma ve gözetme borcu bulunmaktadır. İşverenin işçilerin psikolojik tacize uğramamaları için gerekli önlemleri almaması veya bizzat tacizde bulunması kanuna açıkça aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla, işverenin işçisine yönelik gerçekleştirdiği düşmanca tavırlar, otoritenin aşırı güç kullanımı veya aşağılayıcı nitelikteki eylemleri, hukuka aykırı bir fiil niteliğindedir. İşçisine karşı bu tür sistematik eylemlerde bulunan bir işveren, mağdurun çalışma hürriyetini ihlal ederek söz konusu suçu işlemiş kabul edilir.

İhmal Suretiyle Psikolojik Taciz ve İşverenin Sorumluluğu

Ceza hukuku uygulamasında suçlar icrai hareketlerle işlenebileceği gibi ihmali hareketlerle de gerçekleştirilebilir. İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu, failin hareketsiz kalarak yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle, yani ihmali hareketle de vücut bulabilir. İşyerinde yaşanan vakalarda bu durum, işverenin diğer çalışanlar tarafından gerçekleştirilen psikolojik taciz eylemlerine göz yumması şeklinde karşımıza çıkar. İşverenin, işyerinde süregelen yıldırma ve bezdirme politikalarından haberdar olmasına rağmen müdahale etmemesi, işçiyi koruma borcunun ağır bir ihlalidir. Bu bağlamda, başka çalışanları tarafından gerçekleştirilen psikolojik tacizlere göz yuman ve gerekli önlemleri almayan bir işveren, çalışma hürriyetini ihlal suçunu ihmal suretiyle işlemiş sayılacaktır. İşçi üzerinde yaratılan manevi baskı ve iş ortamının çekilmez hale gelmesi, çalışanın işten ayrılmasına veya çalışma veriminin düşmesine neden olacağından, kanunun koruduğu çalışma hürriyeti doğrudan zedelenmiş olur.

Ceza Hukuku Kapsamında Değerlendirme Şartları

Psikolojik taciz eylemlerinin ceza normları kapsamında suç teşkil edebilmesi için hukuki doktrin ve mevzuat ışığında bazı temel unsurların varlığı aranmaktadır. Bir eylemin salt işyeri anlaşmazlığı boyutundan çıkıp ceza hukuku yaptırımına tabi olabilmesi için şu özelliklere sahip olması büyük önem taşır:

  • Eylemlerin bir defaya mahsus değil, çalışanı yıldırma ve bezdirme amacıyla belirli bir süre zarfında sistematik olarak tekrarlanıyor olması gerekir.
  • Eylemin, işverenin gözetme borcuna aykırı düşecek şekilde, yasal dayanağı olmayan düşmanca tavır, haksız davranış veya ayrımcılık içermesi şarttır.
  • Gerçekleştirilen psikolojik tacizin, mağdurun çalışma iradesini kırmayı, iş yapma huzurunu bozmayı veya onu işi bırakmaya zorlamayı hedeflemesi gerekmektedir.
  • İşverenin bizzat tacizde bulunması suretiyle icrai hareket veya işyerindeki tacizlere sessiz kalması suretiyle ihmali hareket boyutunda suçu oluşturmaya elverişli bir zemin bulunmalıdır.
Patronum bana taktı, sürekli eziyor. Bu yaptığı suç değil mi? expand_more
İşvereninizin size karşı sergilediği sürekli ve düşmanca tavırlar, hukukumuzda sadece bir iş uyuşmazlığı meselesi değil, aynı zamanda ciddi bir ceza hukuku ihlalidir. Türk Ceza Kanunu'nun 117/1 maddesi uyarınca, kişilerin çalışma hürriyetinin hukuka aykırı davranışlarla ihlal edilmesi açıkça suç olarak düzenlenmiştir. İşvereninizin otoritesini aşırı güç kullanımı veya aşağılayıcı eylemlerle size karşı kullanması, yasal olarak sizi koruma ve gözetme borcuna da aykırılık teşkil eder. Bu tür sistematik yıldırma ve bezdirme politikaları doğrudan çalışma huzurunuzu hedef aldığı için şikayet hakkınızı kullanarak cezai süreç başlatabilirsiniz.
İş arkadaşım bana eziyet ediyor, patron ses çıkarmıyor. Patronu şikayet edebilir miyim? expand_more
Kesinlikle şikayet edebilirsiniz, zira ceza hukukunda suçlar sadece doğrudan eylemlerle (icrai) değil, hareketsiz kalarak (ihmali) da işlenebilir. İşvereninizin, diğer çalışanlar tarafından size uygulanan psikolojik tacizden haberdar olmasına rağmen buna göz yumması ve gerekli önlemleri almaması yasal yükümlülüklerinin ağır bir ihlalidir. Başka çalışanların tacizlerine sessiz kalan bir işveren, çalışma hürriyetini ihlal suçunu ihmal suretiyle bizzat işlemiş kabul edilir. Bu sessizlik sizin üzerinizde manevi baskı yaratarak çalışma hürriyetinizi doğrudan zedelediği için işverenin doğrudan cezai sorumluluğuna gidilmesi mümkündür.
Patronum dün bana bağırdı ve hakaret etti. Hemen mobbing davası açabilir miyim? expand_more
Yalnızca bir defaya mahsus yaşanan tartışmalar, parlamalar veya olumsuz tutumlar ceza hukuku kapsamında mobbing (psikolojik taciz) suçu olarak değerlendirilmemektedir. Bir eylemin bu kapsamda suç teşkil edebilmesi için, sizi yıldırma ve bezdirme amacıyla belirli bir süre zarfında sistematik olarak tekrarlanıyor olması yasal bir şarttır. İşvereninizin davranışlarının yasal dayanağı olmayan düşmanca tavır, haksız davranış veya ayrımcılık içermesi ve bunun sürekli bir hal alması gerekmektedir. Bu nedenle, yaşanan münferit bir olay üzerinden değil, süreklilik arz eden haksız davranışların tümünü ortaya koyarak hukuki süreci başlatmanız doğru bir strateji olacaktır.
Beni işten çıkarmıyorlar ama istifa edeyim diye her gün canımdan bezdiriyorlar. Ne yapmalıyım? expand_more
İşvereninizin bizzat veya başkaları aracılığıyla sizi işi bırakmaya zorlaması, çalışma iradenizi kırmayı hedefleyen tipik bir psikolojik taciz eylemidir. Türk Ceza Kanunu kapsamında bu tür sistematik bezdirme politikaları, iş ve çalışma hürriyetinizin hukuka aykırı başka bir davranışla ihlali anlamına gelmektedir. İş ortamının sizin için kasten çekilmez hale getirilmesi, kanunun koruduğu çalışma hürriyetinize ve kişisel huzurunuza doğrudan bir saldırı niteliğindedir. Bu haksız eylemlere dayanamayıp pes etmek yerine, maruz kaldığınız psikolojik tacizi hukuki yollarla ispatlayarak hem işçi haklarınızı savunabilir hem de sorumlular hakkında ceza soruşturması başlatılmasını talep edebilirsiniz.
Av. Hanifi Bayrı
Av. Hanifi Bayrı İstanbul 1 Nolu Barosu (Sicil: 40976)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. İş hukuku, mobbing, KVKK uyum süreçleri, bilişim hukuku, hasta ve çocuk hakları alanlarında uzmanlaşmış olup, 2012 yılından bu yana İstanbul merkezli hukuk bürosunda yüz yüze ve online hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.

star star star star star

Bizi Değerlendirin

Hizmet kalitemizi artırabilmemiz için görüşleriniz bizim için çok değerlidir.

Google'da Değerlendir