Anasayfa Makale SEGBİS Kayıtları ve Kişisel Verilerin Korunması

Makale

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) kayıtlarının kişisel verilerin korunması hukuku bağlamındaki durumu, anayasal güvenceler, yasal mevzuattaki boşluklar ve KVKK istisnaları çerçevesinde incelenmektedir. SEGBİS kayıtlarının saklanması ve imhası süreçlerindeki hukuki gereklilikler, bilişim hukuku perspektifiyle değerlendirilmektedir.

SEGBİS Kayıtları ve Kişisel Verilerin Korunması

Gelişen teknolojinin yargı sistemine entegrasyonu sonucunda ortaya çıkan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi, kısaca bilinen adıyla SEGBİS, yargılama faaliyetlerini hızlandırmakla birlikte kişisel verilerin korunması bağlamında çeşitli hukuki tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, herkes kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bilişim hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kesişiminde yer alan SEGBİS kayıtları, kişilerin kimliğini belirli veya belirlenebilir kılan ses ve görüntülerini içermesi sebebiyle doğrudan kişisel veri niteliğindedir. Bir bilişim hukuku avukatı perspektifiyle yaklaşıldığında, bu verilerin anayasal güvencelere ve kanunilik ilkesine uygun olarak işlenmesi, kaydedilmesi ve muhafaza edilmesi büyük önem taşımaktadır. Ancak güncel mevzuatımızda SEGBİS ile elde edilen verilerin işlenmesine yönelik kapsamlı yasal güvencelerin bulunmaması, kişilerin özel hayatlarına yönelik potansiyel riskler barındırmaktadır.

KVKK İstisnası ve Anayasal Güvenceler

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilerin işlenmesine dair temel usul ve esasları belirlemektedir. Ancak ilgili kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasının ilgili bendi uyarınca, soruşturma, kovuşturma, yargılama ve infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları tarafından işlenen kişisel veriler kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu istisna nedeniyle SEGBİS kullanımının KVKK korumasından mahrum kalması, kişisel verilerin yetkisiz erişim tehlikelerine açık hale gelmesine yol açmaktadır. Buna karşılık, Anayasa gereğince kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği kuralı geçerliliğini daima korumaktadır. Uygulamada SEGBİS faaliyetlerine ilişkin detayların kanunlar yerine yönetmelikler ve idari işlemlerle düzenlenmesi, temel hakların yalnızca kanunla sınırlanabileceği ilkesine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bilişim hukuku bağlamında, yargısal faaliyetlerde dahi anayasal denetim ve koruma mekanizmalarının bütünüyle devre dışı bırakılması hukuken kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.

SEGBİS Kayıtlarının Korunması ve Türk Ceza Kanunu

SEGBİS aracılığıyla elde edilen ve UYAP bilişim sisteminde muhafaza edilen ses ve görüntü kayıtlarının yetkisiz kişilerce ele geçirilmesi veya ifşa edilmesi ciddi yaptırımlara bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesini, bu verilerin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesini veya ele geçirilmesini suç olarak düzenlemiştir. Bu suçların kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak işlenmesi halinde ise verilecek cezalar ilgili kanun uyarınca yarı oranında artırılmaktadır. Kanun koyucu bu düzenlemelerle, kişisel verilerin korunması hakkını ceza normlarıyla ve sağlam temeller üzerinde koruma altına almayı amaçlamıştır. Ceza yargılamasında alınan SEGBİS kayıtlarının gizliliğinin sağlanması ve yasal sınırlar dışında kullanımının engellenmesi, hukuki veri güvenliği açısından oldukça hayati bir öneme sahiptir.

Özel Nitelikli Davalarda Ses ve Görüntü Verileri

Bazı hassas suç tiplerinde SEGBİS ile veri kaydı, kanun koyucu tarafından çok daha özel ve sıkı şartlara bağlanmıştır. Özellikle cinsel saldırı gibi suçların mağduru olan yetişkinlerin beyanlarının SEGBİS aracılığıyla kaydedilebilmesi için mağdurun rızası şarttır. Ceza Muhakemesi Kanunu ile koruma altına alınan bu zorunluluk, özel hayatın gizliliği hakkına yönelik çok önemli ve pozitif bir yansıma sağlamaktadır. Öte yandan mağdur çocukların tekrar tekrar dinlenerek örselenmesini önlemek amacıyla, beyanlarının adli merkezlerde alınarak zorunlu şekilde kayıt altına alınması sağlanmıştır.

Özel nitelikli yargılamalarda SEGBİS kayıtlarına ilişkin yasal sınırlar şunları içermektedir:

  • Kayıtlar yalnızca ve münhasıran ceza muhakemesi işlemleri için kullanılabilir.
  • Kırılgan gruptaki mağdurlara ait kayıtlar özel gizlilik tedbirleriyle dosya içinde saklanır.
  • İlgilinin açık talebi halinde kişisel verilerin sadece kapalı oturumda dinlenmesi mümkündür.

Bu bağlamda kişisel verilerin korunduğu özel oturumların uygulanması, ihlalleri asgari düzeye indirmektedir.

SEGBİS Verilerinin İmhası ve Hukuki Boşluklar

Kişisel veri niteliği taşıyan adli kayıtların sonsuza dek sistemde muhafaza edilmesi hukuken kabul edilemez bir uygulamadır. Türk Ceza Kanunu, verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olanların bu görevlerini yerine getirmemelerini suç saymıştır. Ne var ki mevzuatımızda, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi veya fiziksel kimliğin tespiti neticesinde elde edilen verilerin belirli sürelerde derhal imha edileceği açıkça düzenlenmişken, SEGBİS kayıtlarının ne kadar süreyle saklanacağına ve imha prosedürüne dair açık bir kanuni hüküm bulunmamaktadır. Bu durum, kişisel verilerin yalnızca saklanma amacı için gereken makul süreyle muhafaza edilebileceğine yönelik evrensel hukuk ilkeleriyle çelişmektedir. Beraat veya takipsizlik kararı kesinleştiğinde SEGBİS verilerinin makul bir sürede Cumhuriyet savcısı veya hâkim huzurunda imha edilmesi elzemdir. Veri imha usullerinin kanunla netleştirilmesi, modern bilişim hukukunun temel gerekliliklerindendir.

4 dk okuma Yayınlanma: Güncelleme: