Makale
Abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların elektronik ortamda takibini sağlayan Merkezi Takip Sistemi (MTS), icra süreçlerini hızlandırırken, borçlu malvarlığı verilerine kolay erişim imkanı sunması ve tamamen dijitalleşen bu yapının siber güvenlik zafiyetleri barındırması sebebiyle ciddi hukuki riskleri de beraberinde getirmektedir.
Merkezi Takip Sistemi ve Bilişim Çağında Veri Güvenliği Riskleri
Bilişim hukuku perspektifinden değerlendirildiğinde, icra ve iflas sistemimizde yaşanan dijital dönüşümün en çarpıcı yansımalarından biri Merkezi Takip Sistemi (MTS) uygulamasıdır. 7155 sayılı Kanun ile hukukumuza giren bu sistem, özellikle telekomünikasyon ve altyapı hizmetleri gibi alanlarda faaliyet gösteren geniş ölçekli şirketlerin abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan para alacaklarının tahsilini kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmıştır. Takip işlemlerinin haciz aşamasına kadar tamamen elektronik ortamda ve bilişim altyapısı üzerinden yürütülmesini öngören bu yapı, fiziki dosya usulünü ortadan kaldırarak adliye iş yükünü azaltmayı hedeflemektedir. Ancak, internet ortamında tutulan bilgilerin ve bilişim sistemlerine entegre verilerin korunması noktasında, avukatlar aracılığıyla yürütülen bu takiplerin siber güvenlik zafiyetlerine ve veri ihlallerine ne derece açık olduğu sorunu, hukuki güvenliğin sağlanması açısından titizlikle irdelenmelidir.
Merkezi Takip Sisteminde Malvarlığı Sorgulama ve Gizlilik İhlali Riski
İcra ve İflas Kanunu'na eklenen düzenlemelerle birlikte, MTS üzerinden başlatılan takiplerde alacaklılara borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulama yetkisi tanınmıştır. Sisteme entegre edilen bilişim ağları vasıtasıyla yapılan bu sorgulamalar, belirli bir kota dâhilinde ücretsiz, sonrasında ise cüzi bir miktar olan elli kuruş gibi bir bedelle gerçekleştirilebilmektedir. Hukuki açıdan bakıldığında, borçlunun malvarlığı verilerinin bu denli kolay ve düşük bir bedelle alacaklının erişimine açık hale gelmesi, veri ihlali risklerini önemli ölçüde artırmaktadır. Kötü niyetli kullanım senaryolarında, alacaklı tarafın gereğinden fazla sorgu yaparak borçlunun finansal mahremiyetini ihlal etmesi ihtimal dâhilindedir. Bu durum, hukuki güvenliğin önüne geçerek, teknolojik kolaylığın veri gizliliğini zedeleyen bir araca dönüşmesi tehlikesini barındırmaktadır.
E-Haciz ve Elektronik Dosyaların Kaybolma Tehlikesi
Dijitalleşmenin icra dairelerindeki fiziki dosya tutma usulünü tamamen kaldırması, elektronik icra ve e-haciz gibi yenilikleri hukukumuza entegre etmiştir. Ancak, sadece sanal ortamda varlığını sürdüren icra dosyalarına erişimin kesilmesi veya internet ortamında tutulan bilgilerin kaybolması tehlikesi, bilişim hukuku bağlamında en büyük handikaplardan biridir. Olası bir sistemsel çöküşte veya siber saldırıda verilerin zarar görmesi, taraflar açısından telafisi imkânsız hak kayıplarına yol açabilecektir. Bu nedenle, MTS ve e-haciz süreçlerini yürüten bilişim sistemleri için üst düzey güvenlik ağlarının ve felayet kurtarma mekanizmalarının kurgulanması zorunludur. Altyapının yeterince sağlamlaştırılmadan fiziki ortamdan tamamen uzaklaşılması, vatandaşın sisteme duyduğu güveni temelinden sarsabilecek veri kaybı ve ihlal riskleri taşımaktadır.
Sistem Güvenliği ve Mevzuatın Düzenlenmesi İhtiyacı
Bilişim hukuku uzmanı olarak değerlendirmemize göre, devasa teknoloji ve telekomünikasyon şirketleri ile bireysel borçlu vatandaşın, MTS gibi dijital takip platformlarında karşı karşıya gelmesi, sistemin borçlu aleyhine sonuçlar doğurmasına neden olabilmektedir. Mevcut düzenlemeler, alacaklı kurumlara hızlı ve elektronik tahsilat imkânı sağlarken, kişisel verilerin korunması ve sistemsel güvenliğin temini konularında eksiklikler içermektedir. Bu bağlamda, hukuki güvenliği tesis etmek adına alınması gereken başlıca önlemler şunlardır:
- MTS üzerinden yapılan malvarlığı sorgulama işlemlerinin katı şekilde sınırlandırılması ve kötü niyetli sorguların idari denetime tabi tutulması.
- Sadece elektronik ortamda tutulan dosyaların veri ihlallerine ve kayıplarına karşı yedekleme altyapılarının üst düzeye çıkarılması.
- E-haciz ve dijital icra işlemlerinde, borçlunun finansal mahremiyetini koruyacak yeni hukuki kalkanların yasal mevzuata eklenmesi.